Yukarı
167723

Koray Aydın’ndan milletvekillerine çağrı

11 Ocak 2017 16:10

MHP eski Milletvekili Koray Aydın, Anayasa değişiklik teklifiyle ilgili MHP milletvekillerine çağrı yaparak, "Ülküdaşlarımızın ezici çoğunluğunun karşı olduğu bu teklife evet demek, MHP'nin kuruluş ilkelerini, tarihini, parti programını, seçim beyannamesini ve nihayet ülkücülerin ortak aklını ve bunca yıllık mücadelesini görmezden gelmek; yok saymak demektir. İktidara gelmek için sistemin doğası gereği birinci ve ikinci partilerin yarışını öne çıkaran bu ucube sisteme evet demek, milliyetçi-ülkücü hareketin en büyük eseri MHP'nin göz göre göre tasfiye edilmesinin vebalini üstlenmek demektir" dedi.

MHP genel başkan adaylarından Koray Aydın, TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen Anayasa değişiklik teklifi ve partili cumhurbaşkanlığına ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Partili cumhurbaşkanlığıyla cumhuriyet mirasının hiçe sayılacağını savunan Aydın, şunları kaydetti: "Ülkenin gündemi ve önceliği FETÖ, PKK, PYD, IŞİD gibi darbeci, bölücü, yıkıcı ve ayrılıkçı terör örgütleriyle mücadele, yolsuzluk, işsizlik, yoksulluk ve hayat pahalılığı gibi büyük sorunlar olduğu halde, olağanüstü hal şartlarının getirdiği iklimden yararlanmak suretiyle Türkiye'nin yönetim sistemi, AKP iktidarı tarafından adeta 'yangından mal kaçırırcasına' değiştirilmek istenmektedir.

Oysa 14 yıllık AKP iktidarı sürecinin, bugün yaşadığımız büyük sıkıntıların kaldırım taşlarını döşediğini hiçbir zaman göz ardı edemeyiz. Tasarlanan bu model, mevcut Cumhurbaşkanı'nın siyasal kariyer planlaması üzerine inşa edilmiş; Genel Başkanımızın 23 Şubat 2016 tarihli grup toplantısında da belirttiği üzere 'Recep Tayyip Erdoğan'ı mutlu etmek ve başkanlık hayalini temin etmek' üzere hazırlanmıştır.

Yine Sayın Bahçeli'nin 9 Mart 2016 tarihli yazılı açıklamasında işaret ettiği gibi bu teklif, 'yalnızca bir kişinin egolarını tatmin etmek, mevki tutkusunu karşılamak ve kişisel kariyer açlığını doyurmak için parlamenter sisteme neşter vurmaya teşebbüs ederek geçmişe sünger çekilmesi, 93 yıllık Cumhuriyet mirasının hiçe sayılması anlamına' gelmektedir.

Anayasamızda Cumhurbaşkanı'na tanınan yetkilerin virgülüne dahi dokunulmadığı halde, sırf seçilme yöntemini bahane ederek, anayasayı çiğnemek ve ortaya çıkan fiili durumdan da bir sistem değişimi devşirmek, demokratik bir hukuk devletine aykırıdır ve asla kabul edilemez. Teklifin en önemli özelliklerinden biri, kuvvetler ayrılığına son vermesidir. Bu sistem, iddia edildiği gibi bir 'Başkanlık Sistemi' olsaydı net, katı ve kesin bir kuvvetler ayrılığı olması beklenirdi"

"YASAMA YETKİSİ ÖRTÜLÜ BİR ŞEKİLDE CUMHURBAŞKANI'NA DEVREDİLMİŞ OLACAK"

Anayasa değişiklik teklifiyle kuvvetler ayrımı yerine, kuvvetlerin tek elde toplanacağını ileri süren Koray Aydın, açıklamasını şöyle sürdürdü:

"Öte yandan teklifin 'Başkanlık Sistemi' olmaması da kuvvetler ayrılığının kaldırılmasına bir gerekçe teşkil etmemelidir. Demokratik hukuk devletinin temel unsurlarından biri hiç kuşkusuz kuvvetler ayrılığı ilkesidir. Kuvvetler ayrılığın olmadığı, yasama, yürütme ve yargının birbirini denetlemediği ve dengelemediği bir ülkede demokratik hukuk devleti, sadece sözde kalır; özde yaşaması mümkün değildir.

Teklifte getirilen, cumhurbaşkanlığı seçimleri ile TBMM seçimlerinin aynı gün yapılması ve Cumhurbaşkanı ile TBMM'nin karşılıklı ve eş zamanlı fesih yetkisi, tam bir kuvvetler birliği mantığıdır. Bir başka önemli husus da halkoyu ile doğrudan seçilen Cumhurbaşkanı'nın, yürütme yetkisini tek başına kullanacak olmasıdır.

Yürütme alanına giren konularda kanun kuvvetinde kararnameler çıkarmak, vekâlet vereceği ve halkın oyuyla seçilmemiş yardımcıları dâhil tüm bakanları ve üst düzey bürokratları tek başına atamak gibi yetkiler, 'bir kişilik' yönetim modeli anlamına gelmektedir. Öte yandan yürütme yetkisi içinde kalıp da kanunla düzenlenmemiş konularda, kararname çıkarma yetkisinin tanınması, pek çok konunun Cumhurbaşkanı'nın iradesiyle düzenlenebileceği anlamını taşımaktadır. Böylesi bir yetki, oldukça muğlak ve geniş bir alanı kapsamaktadır. Dolayısıyla keyfiliğe yol açması kaçınılmazdır.

Kaldı ki olağanüstü hal ilan etme yetkisi olan Cumhurbaşkanı'nın, olağanüstü hal döneminde sadece yürütme alanında değil, her alanda kararname çıkarma yetkisine sahip olacağı hüküm altına alınmıştır. Teklif, bir yasama organı olarak TBMM'nin işlevlerini de ortadan kaldırmaktadır. Geçmişteki tecrübeler ışığında, parti üyeliği devam eden Cumhurbaşkanı eliyle belirlenecek olan milletvekilleri, mevcut duruma göre daha da bağlı ve bağımlı bir konuma düşeceklerdir. TBMM'nin yasa yapma, değiştirme ve kaldırma yetkisi, bu durumdan etkilenecek; parti disiplini daha da güçlenerek farklı düşüncelere engel teşkil edecektir. Yasama yetkisi, örtülü bir şekilde Cumhurbaşkanı'na devredilmiş olacaktır"

"GAZİ MECLİS'İN DÜŞÜRÜLDÜĞÜ DURUM: 360'A KARŞI, 1 OY"

Teklifle Meclis'in denetim yetkisinin sıfırlanarak, 'danışma meclisi'ne dönüşeceğini belirten Aydın, "Böylesi bir TBMM'nin yürütme organı üzerinde yasama denetimi yapması beklenemez. Gensoru, güvenoyu ve sözlü soru önergesi kaldırılmış, meclis soruşturması ve bütçe onaylama kısıtlanmış böylece yasama organının yürütme üzerindeki denetim yetkisi adeta sıfırlanmıştır.

Teklifle TBMM, etkisiz, yetkisiz ve işlevsiz bir kuruma dönüştürülmekte; adeta bir 'Danışma Meclisi' olmaktadır. Tek parti döneminde Türk İstiklal Savaşı'nın Başkomutanı ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e bile tanınmayan Gazi Meclis'i feshetme yetkisi başta olmak üzere, pek çok yetkinin tek adama verilmesi, bugün eriştiğimiz çok partili demokratik hukuk devleti döneminde, tam bir akıl tutulması anlamına gelmektedir.

Teklif metninde, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne de seçim kararı alma yetkisi lütfedildiği (!) görülmektedir. Ancak hiçbir gerekçe göstermeden tek başına seçim kararı alacak Partili Cumhurbaşkanının 1 oyuna karşılık, parlamentoda yüzde 60 oy, yani 360 milletvekilinin oyu gerekmektedir. Milli iradenin tecelligâhı Gazi Meclis'in düşürüldüğü durum aynen şöyledir: 360'a karşı, 1 oy" dedi.

"İÇİ BOŞ SÖYLEMLER MİLLİYETÇİ-ÜLKÜCÜ CAMİANIN AKLIYLA ALAY ETMEKTİR"

Anayasa değişiklik teklifini 'seçilmiş krallık' olarak nitelendiren Koray Aydın, açıklamasını şöyle sürdürdü:

"Teklifle getirilen yargı düzeninin hali de içler acısıdır. Hukukun üstünlüğünü sembolize eden 'Yüksek' ibaresinden rahatsızlık duyulmuş olacak ki yeni adıyla Hâkimler Savcılar Kurulu'nun 13 üyesinden 1'i Adalet Bakanı, 1'i Adalet Bakanlığı Müsteşarı ve 4'ü de üye olmak üzere 6'sını Partili Cumhurbaşkanı olarak bizzat atayacak, 7 üyeyi de parti genel başkanı sıfatıyla yine bizzat kontrolündeki TBMM marifetiyle atayacaktır. Anayasa Mahkemesi ve yüksek yargı üyelerinin ezici çoğunluğunu da belirleyecek olan Partili Cumhurbaşkanı, böylece yasama, yürütme ve yargıyı tek başına kontrol edecek; bütün güçleri elinde toplayacak ve kelimenin tam anlamıyla seçilmiş kral olacaktır. Bütün bu değişiklik teklifleri, Anayasamızın ruhunu teşkil eden başlangıç kısmıyla ve ilk üç maddeyle uyuşmamaktadır. Söz gelimi, 'Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir' şeklindeki 2. maddenin içi boşaltılmış olacaktır. Dolayısıyla 'İlk 4 maddeye dokundurtmadık.' söylemleri, açık veya kapalı ama hazin bir aldatmadan ibarettir.

Aynı şekilde, 'Türklüğün korunduğu' veya 'Türk Tipi Başkanlık' getirildiği şeklindeki içi boş söylemler de milliyetçi-ülkücü camianın aklıyla alay etmektir. Zira teklifte Türklüğün lehinde ilave hiçbir düzenleme olmadığı gibi Türk Milleti, bir kişinin insafına terk edilmektedir. Böylesi bir düzenleme, millet iradesini dikkate almamak ve fiilen Türklüğü hiçe saymak anlamına gelmektedir.

Çok değil bundan 1 yıl önce Genel Başkanımız, 10 Ocak 2016 tarihinde Milletvekilleri, MYK ve MDK üyelerinin de hazır bulunduğu basın toplantısında şu can alıcı soruları sormuştu: 'Bugün başkanlık isteyenler, yarın hanedanlık kuracağız derlerse ne yapacağız? Bugün başkan olacağım diyenler, yarın Türkiye Cumhuriyeti'nin tarihi ve milli mirasını tamamıyla ters tasarruflarla dağıtırsa ne yapacağız? Bugün başkan olanlar, yarın krallık iddiasında bulunurlarsa buna nasıl mani olacağız?'"

AYDIN'DAN MHP'Lİ VEKİLLERE: 'EVET' DEMEK, MHP'NİN TASFİYESİNİN VEBALİNİ ÜSTLENMEK DEMEKTİR

MHP milletvekillerine teklifle ilgili çağrıda bulunan Aydın, şunları kaydetti: "Hanedanlığa ve krallığa mani olmanın yolu, 'Partili Cumhurbaşkanlığı' teklifine öncelikle TBMM'de 'Hayır!' demekten geçmektedir. Bu vesileyle Milletvekillerine ama özellikle de Ülkücü Hareket'i temsil eden MHP Milletvekillerine seslenmek ve tarihi bir çağrıda bulunmak istiyorum. Öncelikle tüm ülküdaşlarımızın merak ettiği soru şudur: MHP, ne zaman ve hangi yetkili kurulunda bu sistem değişikliği teklifini görüşmüş ve 'evet' kararı almıştır? Bu sorunun cevabını vicdanınızda sorgulayınız.

Oysa MHP'nin kurucu lideri olan, doktrini tayin eden, teşkilatını kuran, son Genel Sekreteri olmaktan onur duyduğum Başbuğ Alparslan Türkeş'in, önemli kararlar öncesinde 'MHP ne yapacak?' sorusuyla uzatılan mikrofonlara cevabı her zaman 'yetkili kurullarımıza danışacağız, ona göre karar vereceğiz' şeklinde olmuştur. Ülküdaşlarımızın ezici çoğunluğunun karşı olduğu bu teklife evet demek, MHP'nin kuruluş ilkelerini, tarihini, parti programını, seçim beyannamesini ve nihayet ülkücülerin ortak aklını ve bunca yıllık mücadelesini görmezden gelmek; yok saymak demektir. İktidara gelmek için sistemin doğası gereği birinci ve ikinci partilerin yarışını öne çıkaran bu ucube sisteme evet demek, milliyetçi-ülkücü hareketin en büyük eseri MHP'nin göz göre göre tasfiye edilmesinin vebalini üstlenmek demektir"

"SEÇİLMİŞ KRALLIĞA VE SALTANATA ONAY VERMEYİN"

MHP eski Milletvekili Koray Aydın, açıklamasını şöyle sürdürdü: "Nihayet devletin bütün yönetim erklerini tek elde toplayan bu teklife evet demek, seçilmiş krallığa ve saltanata onay vermektir. Sayın Milletvekilleri buna izin ve onay vermeyin. Yol kavşağına gelmiş Türk Milleti, İslâm Âlemi ve bütün insanlık, gözünü Ankara'ya dikmiştir. Türklüğün başkenti, İslâm'ın göz bebeği, mazlumların ümit ışığı ve demokrasinin tecelligâhı Ankara'da, emperyalizme başkaldırının sembolü Gazi Meclis, tarihi bir sorumlulukla baş başadır. Temennimiz, bu kutlu başkaldırıda sevdamız MHP'nin öncü olmasıdır. Tarih, bu mesuliyeti anlayanları ve gereğini yerine getirenleri altın harflerle yazacak; bundan nasibini almamışlara da gereğini yapacaktır"

DHA



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


Diğer Haberler

Canpolat: 5 ilde operasyon hazırlığı var

CHP İstanbul İl Başkanı Cemal Canpolat, Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi'nin görevden alınmasına ilişkin açıklama yaptı. Canpolat, "İdari soruşturma yapılmasına karşı değiliz. Huk...

'Trump' çağrısı: Görüşmeyeceksiniz

Yılmaz, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, İslam İşbirliği Teşkilatı üye ülkelerine Trump'ın yalnızlaştırılması gerektiği çağrısında bulundu. Teşkilatın 13 Aralık Çarşamba günü İsta...


‘Saray’da yeni kumpaslar hazırlanıyor!

Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü, önümüzdeki 5 yıl içerisinde 228 adet yeni ceza infaz kurumu açılmasının planlandığını, toplam kapasitelerinin 137 bin 687 kişi olaca...

İstenen ceza belli oldu

FETÖ'nün medya yapılanması kapsamında İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi'nde aralarında Ahmet ve Mehmet Altan kardeşler ile Nazlı Ilıcak'ın da bulunduğu 6'sı tutuklu 7 kişinin yargılandığı ...


Cankurtaran'dan Soylu'ya sert tepki!

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun CHP lideri Kılıçdaroğlu için söylediği sözlere CHP Genel Başkan Yardımcısı Yasemin Öney Cankurtaran'dan çok sert yanıt geldi. Cankurtaran, Soylu'ya Demo...

AKP'li eski başkana FETÖ gözaltısı

İçişleri Bakanlığınca, yürütülen soruşturmalar kapsamında AK Parti'den daha önce ihraç edilen ve ardından görevden alınan Adana'nın eski Ceyhan Belediye Başkanı Alemdar Öztürk, Fetullahçı...


İlaca yeni zam geliyor

Şeyma Paşayiğit- Cumhuriyet- Satın alma bedelindeki yükselişten dolayı 19 Aralık itibarıyla ilaçlara gelecek yüzde 16’lık zamla birlikte kur seviyesi nedeniyle şubat ayında yapılacak ikin...

Reina Katliamı davası bugün başlıyor

IŞİD’in gerçekleştirdiği Reina Katliamı davası bugün Silivri Cezaevi’nde bulunan duruşma salonunda başlıyor. Saldırgan Masharipov’un 40 kez ağırlaştırılmış müebbet hapsi isteniyor. İstanb...


Putin bugün Ankara'ya geliyor

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la görüşmek üzere bugün Ankara’ya gelecek. Görüşmelerde, iki ülke ilişkilerinin yanı sıra Suriye ve Kudüs’te yaşana...

SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Eliz Sakuçoğlu attığını vurdu

Sosyal medya hesabından paylaştığı cesur karelerle kendisinden söz ettiren Eliz Sakuçoğlu, telefonundaki görüntüleri silerken bulduklarını takipçileriyle paylaştı. Modacı Beren Benan ile ...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

Kuru öksürüğe dikkat

Uzmanlar akciğer içindeki hava keselerinin kalınlaşması ile kendisini gösteren ve bir akciğer hastalığı olan idiyopatik pulmoner fibrozise dikkat çekti. İstanbul'da gerçekleştirilen Akciğer Hastalıkları ve Yoğun Bakım Günleri Tanı ve Tedavide Son Gelişmeler Sempozyumu'nda konuşan uzmanlar...

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR