Yukarı
169869

Ses kısıklığının 7 muhtemel nedeni

02 Şubat 2017 10:24
Kış aylarında çoğu kez gripten kaynaklanan ses kısıklığı, kimi zaman gırtlak kanserinin habercisi de olabiliyor. Bu nedenle iki haftadan fazla süren ses kısıklığı durumunda mutlaka doktora başvurmak gerekiyor. Kulak Burun ve Boğaz Uzmanı Dr. Ahmet Erdem Kılavuz, ses kısıklığının sebeplerini sıraladı ve önemli önerilerde bulundu.

Reflüden üst solunum yolu enfeksiyonuna kadar pek çok sebeple oluşabilen ses kısıklığı bazen basit bir belirti gibi görülebiliyor. Ancak özellikle iki haftadan uzun sürmesi durumunda ses kısıklığının hekimlik bir sorun olduğunu belirten Acıbadem Taksim Hastanesi Kulak Burun ve Boğaz Uzmanı Dr. Ahmet Erdem Kılavuz, önemli uyarılarda bulundu.

1.Üst solunum yolu enfeksiyonu
Üst solunum yolu, burun ve ağız girişinden soluk borusuna kadar olan geniş bir alanı kapsıyor. Bu bölgenin grip ve nezle gibi viral enfeksiyonları ya da bunların üzerine gelişen ikincil bakteriyel enfeksiyonlar, üst solunum yolunu döşeyen ve mukoza adı verilen özelleşmiş dokusunda ödem ile akıntılara sebep olabiliyor. Bu akıntılardan ses telleri dolaylı olarak etkilenebiliyor. Ayrıca bu enfeksiyonlar bazen “larenjit” adı verilen ve ses tellerinin kendisini doğrudan etkileyen bir tablo şeklinde ortaya çıkabiliyor. Bu durumların tümünde değişik şiddette ses kısıklığı gelişebiliyor. Üst solunum yolu enfeksiyonları komplike olmadığı durumlarda bir kaç gün içinde tedaviyle düzeldiğinde ses kısıklığı sorunu da ortadan kalkıyor.

Üst solunum yolu enfeksiyonları komplike olmadığı durumlarda bir kaç gün içinde tedaviyle düzeldiğinde ses kısıklığı sorunu da ortadan kalkıyor.

Üst solunum yolu enfeksiyonları komplike olmadığı durumlarda bir kaç gün içinde tedaviyle düzeldiğinde ses kısıklığı sorunu da ortadan kalkıyor.

2. Reflü
Reflü mide içeriğinin mide alt kapağındaki zayıflıktan dolayı yukarı yemek borusuna ve boğaza doğru çıktığı duruma deniyor. Mide içeriğindeki kuvvetli asit genellikle yemek borusuna doğru çıkıp bu bölgeyi rahatsız ediyor. Ancak bazen larengofarengeal reflü denilen durumda bu asidin daha yukarıya, gırtlak bölgesine ulaştığı da oluyor. Bu durumda asit maruziyetine alışık olmayan gırtlak ve ses telleri ciddi olarak etkilenip zarar görebiliyor. Bu da ses tellerinin yapısında bozulmalara yol açarak ses kısıklığı oluşturabiliyor. Yemek sonrası artan ses kısıklığı ve boğazda temizleme ihtiyacı geliştiğinde mutlaka Gastroenteroloji ve Kulak Burun Boğaz uzmanlarına muayene olmak gerekiyor.

3. Geniz akıntısı
Geniz akıntısı boğaza doğru inip rahatsızlık yaratabiliyor. Bu akıntıların altında yatan nedenler kronik sinüzit, sigara kullanımı veya allerjik burun iltihabı gibi durumlar ise hayat kalitesinde ciddi düşüşe sebep olabiliyor. Geniz akıntısı, boğazda takılma hissi, sürekli yutkunma ve boğaz temizleme alışkanlığına sebep olduğu gibi, bu akıntının daha aşağıya inmesi durumunda ses tellerini de etkileyip ses kısıklığına yol açabiliyor. Özellikle sabahları yoğun boğaz temizleme ihtiyacı duyulduğunda, boğazda takılma hissi ile beraber ara ara ses kısıklıkları yaşandığında, geniz akıntısının varlığı ve altta yatan sebebin tedavisi için mutlaka kulak burun boğaz uzmanına başvurmalı.

4. Ses tellerine ait nodül ve polipler
Sesin yanlış ve yoğun kullanımı ile sigara gibi sebepler ses tellerinde uzun vadede nasırlaşma (nodüller) ile lokal ödemin ilerlemesine bağlı küçük yumrular (polipler) oluşturabiliyor. Kulak Burun ve Boğaz Uzmanı Dr. Ahmet Kılavuz bu nodül ve poliplerin ses tellerinin titreşimlerini engelledikleri için ses kısıklığına neden olabildiklerini belirterek, “Bu durum özelikle sesini yoğun kullanan ses ve performans sanatçıları ile öğretmenler gibi meslek gruplarında daha sık görülüyor. Nodül ve poliplerin gerekli durumlarda cerrahi olarak tedavi edilmesinin yanı sıra, daha öncelikli olarak altta yatan yanlış ses kullanımını düzeltmek için ses terapistleri ve kulak burun boğaz uzmanları beraber çalışarak çözüm üretiyor” diyor.

5. Yanlış ses alışkanlıkları
Yanlış ses alışkanlıkları ses yapısının oturduğu ergenlik dönemi de dahil olmak üzere ses tellerinin fonksiyonel hareketlerini bozabiliyor. Ses tellerinin doğru kapanmasını ve titreşimlerini engelleyebileceği gibi ciddi durumlarda ses tellerinin yapısında da değişiklik oluşturarak ses kısıklığına yol açabiliyor. Ayrıca maç gibi ortamlarda sürekli bağırmanın veya konserlerde şarkılara yüksek sesle iştirak etmenin neden olduğu ses tellerindeki travma da ses kısıklığı oluşturabiliyor. Yanlış ses kullanımının öncelikli sebep olduğu bu durumlarda doğru ses terapisi sorunun üstesinden gelmede yardımcı olabiliyor.

6. Ses tellerine ait hareket bozuklukları
Ses tellerinin hareketini sağlayan kasları, bunun için özelleşmiş sinirler çalıştırıyor. Her iki ses teli için ayrı olan bu sinirleri etkileyen çeşitli durumlar ses tellerinin hareketlerini kısıtlayıp ses kısıklığına yol açabiliyor. Bu durumlar arasında çeşitli nörolojik bozukluklar, sinirin uzandığı yol boyunca siniri etkileyen çeşitli hastalıklar ve kitleler sayılabileceği gibi, bazen bu bölgeye yapılan, özellikle tiroid ameliyatı gibi cerrahi işlemler de etken olabiliyor. Ses tellerinin sinirine ait bozukluklardan şüphelenilmesi durumunda Kulak Burun Boğaz uzmanı, Nöroloji ve Göğüs Hastalıkları uzmanlarının ortaklaşa değerlendirilmesi sonucu tanı ve tedaviye ulaşılabiliyor.

7. Gırtlak kanseri
Gırtlak bölgesinin kanserleri genellikle sigara kullanımı, eşlik eden alkol kullanımı, genetik sebepler ve bazı viral hastalıkların etkisiyle oluşuyor. Gırtlak ve ses tellerini tutan bu tümörler ses tellerinin hareket ve titreşimlerini etkiledikleri gibi gırtlağın kas, sinir ve eklem yapısını da tutması durumunda da ses kısıklığına neden olabiliyor. Kulak Burun Boğaz Uzmanı Dr. Ahmet Erdem Kılavuz gırtlak kanserinin erken dönemde de belirti vermesi sayesinde erken tanı ve tedaviye olanak sağlayabilen nadir kanserlerden olduğuna dikkat çekerek şunları söylüyor: “Dolayısıyla uzun süren ses kısıklıklarında özellikle yoğun sigara kullanımı öyküsü olan kişilerin hiç ertelemeden bir kulak burun boğaz uzmanına başvurmaları yaşamsal önem taşıyor. Erken dönemde tespit edilen gırtlak kanseri uygun tedaviyle tamamen iyileşebiliyor. Erken tanı ve tedavi ayrıca gırtlağın korunmasına ve kişinin sesini koruyabildiği tedavi çözümlerine de olanak verebiliyor. Bunların yanı sıra hastalığın erken tespiti kanserin bölgesel yayılımının ve akciğer gibi uzak organlara sıçrayabilmesinin de önüne geçiyor.”



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


Diğer Haberler

İnatçı ve meşgul olan 100'ü görüyor!

Yeni bir araştırmaya göre inatçı ve meşgul insanların akıl sağlığı daha iyi oluyor ve uzun yaşıyorlar... San Diego Üniversitesi ve Roma Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırmaya gör...

Sarımsağın faydaları nelerdir?

Sarımsak mutfaklarımızın başköşesinde yer alan, et yemeklerinden mezelere birçok kullanımı olan bir bitkidir. Yemeklere kattığı lezzetin yanı sıra sarımsak sağlığımıza inanılmaz faydalar ...


Kuru öksürüğe dikkat

Uzmanlar akciğer içindeki hava keselerinin kalınlaşması ile kendisini gösteren ve bir akciğer hastalığı olan idiyopatik pulmoner fibrozise dikkat çekti. İstanbul'da gerçekleştirilen Akciğ...

Topuz saçla uyumak gerekiyormuş

Saçı topuz yaparak uyumanın bu avantajını bilseydiniz bir daha asla salık saçla yatağa bile girmezdiniz… Biz kadınların uykudan önce yapacak o kadar çok rutin işleri var ki elbet haftanın...


Kardeşler arası çatışmayı önlemenin 12 yolu

Tüm Üstün Zekalılar Derneği TÜZDER Genel Müdürü Tunahan Coşkun, ailenin bir çocuk için ilk sosyalleşme ortamı olduğunu söylüyor. Coşkun'a göre bu noktada kardeşler arasındaki ilişki de bü...

Canan Karatay'dan erkeklere uyarı

İç Hastalıkları ve Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Canan Karatay, "Erkeklerde X ve Y kromozomu var. Y kromozomuna baktığınızda bir bacağı eksik. Sizin bir telomeriniz doğuştan eksik. O sebep...


Hurmanın glisemik indeksi kaç?

Türkiye'de Ramazan sofralarının baş köşesinde yer alan hurma, aslında tüketimi sadece bir ayla sınırlandırılamayacak kadar yararlı bir meyve. Hz. Muhammed'in en sevdiği, her gün muhakkak ...

'Her ilacı buzdolabında saklamayın'

HALK arasında ilacın buzdolabında saklanması gerektiği konusunda yanlış bir inanış olduğunu söyleyen Doç. Dr. Buket Aksu, "Her ilacı buzdolabında saklamayın. İlacın içindeki etkin maddeni...


Kilo verdiler, şeker hastalığını yendiler

Britanya'nın Newcastle ve Glasgow kentlerinde yapılan yapılan ve "dönüm noktası" diye tabir edilen araştırmada, hastaların yarıya yakını Tip 2 diyabeti (şeker hastalığı) geriye çevirmeyi ...

SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Hakan Yılmaz ilk kez konuştu!

Oyuncu Hakan Yılmaz ve eşi Elif Yılmaz, geçtiğimiz günlerde Etiler'deki bir otelde üç kişinin saldırısına uğramıştı. Saldırı sonrası Hakan Yılmaz, ilk kez konuştu. Geçtiğimiz günlerde Eti...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

İnatçı ve meşgul olan 100'ü görüyor!

Yeni bir araştırmaya göre inatçı ve meşgul insanların akıl sağlığı daha iyi oluyor ve uzun yaşıyorlar... San Diego Üniversitesi ve Roma Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırmaya göre 100 yaşına kadar yaşayabilmek için ‘inatçı ve meşgul’ olmak gerekiyor.

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR