Yukarı
174754

Neden kanser oluyoruz?

02 Nisan 2017 12:53

Prof. Oktar Asoğlu, “Kanser oluyoruz çünkü kanserojen maddelerle iç içe yaşıyoruz” dedi Rektum kanseri hastalarına umut olan yeni ameliyatsız tedavi yönteminin detayını anlattı

Dünyada ve Türkiye'de en sık görülen kanser türleri içinde üçüncü sırayı, kolon ve rektum kanseri alıyor. Hastalara en uygun tedavi yöntemi olarak; ilaç ve ışın tedavisinin ardından ameliyat öneriliyor. Ancak artık rektum kanserinde ameliyatsız tedavi mümkün. Hastaların yaşam kalitesini arttıran ve organlarını koruyan bu yeni tedavi yöntemini uygulayarak Türkiye'de son iki yılda 15 hastasını ameliyatsız tedavi eden Prof. Oktar Asoğlu, tedavi süreciyle ilgili merak edilenleri anlattı. “Neden kanser oluyoruz?” sorusuna yanıt verdi. İşte Genel Cerrahi Uzmanı Asoğlu'nun anlattıkları:

HER ŞEY RADYASYON

■ Kanser hastası sayısı artıyor. Neden kanser oluyoruz?
Çünkü kanserojen maddelerle iç içeyiz. Yaşadığımız modern hayatın kötü bir hediyesi bu. Cep telefonu kullanıyoruz, boyanmış gıdalar yiyip içiyor, stresli yaşıyor, sigara ve alkol kullanıyoruz. Çevremizdeki her şey radyasyon yayıyor. İnsan olarak ne zaman ki doğal yaşamdan çıktık, hayatın doğal dengesini bozduk sorunlar işte o zaman başladı. İnsanoğlunun doğaya egemen olma düşüncesinin kötü bir sonucudur kanser. Ama onu yenmede çok mesafeler aldık. Kanserde, özellikle rektum kanserinde yeni hedefimiz ameliyatsız tedavidir.

02handeyle25cm

REKTUM KANSERİNE AMELİYATSIZ TEDAVİ Prof. Oktar Asoğlu, Hande Zeyrek'in sorularını yanıtladı. Sağlıkta dünyanın en prestijli kurumlarından SRC'nin “Mükemmel Cerrah” akreditasyonuna sahip Asoğlu, rektum kanserini ameliyatsız tedavi ediyor.

BİZİM İÇİN EN ZOR GRUP

■ Rektum kanseri ve ameliyatsız tedaviden bahseder misiniz?
Kalın bağırsağın son 15 santimetrelik kısmına biz “Rektum” diyoruz. Özellikle de rektumun son 10 santimetresine yerleşen kanser tümörleri bizim için çok zor bir grup. Eskiden yaptığımız ameliyatlar bu bölgeyi güvenli şekilde dışarıya çıkarma esasına dayanıyordu. Bir yumurta düşünün. Yumurtayı kırmadan çıkarmak üzere eğitildik. Ameliyat yöntemleri yıllar içinde gelişti. Robotik cerrahi ile daha iyi sonuçlar aldığımızı gördük. Sadece rektum üzerine 520 hasta ameliyat ettim. Ameliyatsız tedaviyi ilk başlatan Brezilya'da bir kadın doktordu. ABD'nin önemli kanser merkezlerinde ameliyatsız tedaviyle iyileşen 113 vaka var. Bizim de şu an vaka sayımız 15, ancak 17 hasta da tedavi altında.

TÜMÖR DAHA ORTAYA ÇIKMADAN YOK EDİLMELİDİR

 Nasıl bir tedaviden bahsediyorsunuz? 
İlaç ve ışın tedavisinin ardından cerrahi müdahale yapılarak tümörleri tamamen yok olan hastaların hiçbirinde lokal nüks görülmüyordu. Bu hastaların tümörlerini ışın ve ilaç tedavisiyle yok ediyorsam, ameliyata gerek yok. Önce bir pilot çalışma yapmaya karar verdik. Ekip olarak yeterli deneyime ulaştıktan sonra hastalarımıza bu tedavi seçeneğini önermeye başladık. Normalde hastalarımız 6 haftalık bir kemo-radyoterapi aldıktan 4 hafta sonra kontrolümüzü yapıyor, endoskopi ile bakıyor, iki hafta sonra da o bölgeyi yani yumurtayı kırmadan çıkartıyorduk. Ameliyatsız protokolde ise bekleme süremizi uzatarak yanıt oranımızı artırdık. Baktık ki sonuçlar çok olumlu, tümörler küçülüyor. İleri evre hastanın yüzde 52'si ameliyata gitmeden iyileşiyor. Geri kalan yüzde 48'lik grubun içinde tümör o kadar küçülmüş oluyor ki onların da sonuçlarının iyi olacağını görüyoruz.

■ Kanser tedavisi sürecinde neler hayati önem taşıyor?
Öncelikle erken tanı… Asıl doğru olan da daha tümör ortaya çıkmadan yok edilmesi. Ama tümör ortaya çıkmışsa yapılacak iş; hastamızın organını koruyarak onu iyileştirme yollarını aramak. Kanser cerrahisi gelecekte organı korumaya yönelmek zorunda.
O yüzden cerrahlar da spesifik alanlarda çalışmalı. Herkes her şeyi yapmamalı. Bu sürecin belirleyicisi asla performans olmamalı. Belirli alanda özelleşmiş ihtisas hastaneleri olmalı. Biz sürekli hastaneler açıyoruz! İyi güzel de hepsi birbirinin aynısı. Umarım paydaşlar aynı gemide olduğumuz bilinci ile bu toplumsal sağduyuyu gösterecek olgunluğa erişirler.

SÖZCÜ



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


Diğer Haberler

"O kadınlar daha uzun yaşıyor"

İç Hastalıkları ve Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Canan Karatay, Kırşehir Belediyesi tarafından organize edilen programda, sağlıklı yaşamanın püf noktalarını anlattı. Karatay, "Kolesterolü ...

Antibiyotik değil turşu tüketin

YOĞURT, kefir, kımız, turşu, boza gibi gıdaların hem lezzetli hem de sağlıklı olduğunu belirten Yaşar Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü Öğ...


Uyurken ağzınızdan salya akıyorsa...

Uyurken ağızdan salya akması birkaç nedenden kaynaklanabilir. Salya akması sıkça rastlanan bir durum olsa da, bazen ciddi bir sorunun belirtisi olabilir. Salya ağızdan sızan tükürüğü t...

Sinsi tehlike KOAH'ta artış

İZMİR Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Bünyamin Sertoğullarından, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verilerine göre, dünyada ...


Yaşlanmaya çözüm arıyorlar

Japonya, ABD ve Kanada’dan bir grup bilim insanı, yaşam süresini uzatan ve yaşlanmayla beraber ortaya çıkan hastalıkların gelişmesini önleyen ender bir gen mutasyonu keşfettiklerini açıkl...

Bilgisayar çipleri ilaçların içine girdi

İlaç hasta tarafından yutulduktan sonra, mide asidi ile temasa geçtiğinde özel çip devreye giriyor.


İntihar düşüncesi tespit edilebilecek

Yeni geliştirilen bir teknikle, insanların intihar düşüncesine sahip olup olmadığı yüzde 91’e yakın başarıyla anlaşılabilir.

Sonbahar depresyonuyla başa çıkın

Sonbahar depresyonunu güçlü duygusal sıçramalarla tanımak kolaydır. Belirtileri arasında mantıksız şeylere ağlamak, hayata karşı ilgisizlik ve küçük şeylere sinirlenmek bulunur. Bununla b...


Danıştay'dan botoks kararı

Danıştay, hiperhidroz (aşırı terleme) hastalığı nedeniyle botoks tedavisi gören emekli öğretmen İsmail Hatemoğlu'nun tedavi masraflarını SGK'nın karşılamasına karar verdi.