Yukarı
198173

Obezite metabolik sendroma yol açıyor

03 Ocak 2018 10:06
Aşırı şişmanlık; metabolik sendromu artırıyor, metabolik sendrom kalp ve damar sağlığını bozuyor, felç riskini üç kat artırıyor.

Son günlerde en çok karşılaştığımız hastalık tanımlamalarından biri olan metabolik sendrom ile ilgili bilgi veren, Obezite ve Metabolik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Kaplan Baha Temizgönül, obezite ve metabolik sendrom arasındaki ilişkiyi anlattı ve şöyle konuştu: “Kalp ve damar hastalıkları riskini arttıran sağlık sorunlarının bütününe metabolik sendrom diyoruz. Evet, metabolik sendrom var diyebilmemiz için, erkeklerde bel çevresinin 102 cm, kadınlarda ise 88 cm olması, şeker hastalığı ya da insülin direnci bulunması, yüksek tansiyon, kanda ki yağ seviyesi yüksek, kandaki iyi kolestrol seviyesinin düşük ve bu 5 bulgunun bir arada bulunması gerekir.”

Bütün bu hastalıkların, kan pıhtılaşmasına ve iltihabi durumlara sebep olduğunu belirten Op. Dr. Kaplan Baha Temizgönül, obez olan kişilerde; metabolik sendromun tüm bulgularına rastlandığını söyledi. Kalp damar hastalıkları başta olmak üzere, felç riskini arttırdığına ve birçok hastalığa sebep olduğuna dikkat çekti. Bütün bu hastalıklara rağmen, yüzde 7 oranında kilo vermenin, metabolik sendromun birçok bulgusunu düzelttiğini belirtti.

Obezitenin, metabolik sendrom ile ortak noktalarından biri DİYABET!

Op. Dr. Kaplan Baha Temizgönül; insülin direncinin ve yüksek insülin düzeylerinin metabolik sendromun kalbi olduğunu söyleyerek şöyle konuştu: “Şeker hastalığı riski vücut kitle indeksi (VKİ) 25- 29 olan (fazla kilolu/obez olmayan) kişilerde 3 kat artarken, vücut kitle indeksi 30` dan fazla olan (1. Dereceden obez) kişilerde, bu risk 20 kattan fazladır. Bu yüzden diyabet ve obezite birbiriyle içiçe geçmiş, artık diyabezite olarak anılmaya başlanmıştır. Diyabezite, yüksek tansiyon, metabolik sendrom, kalp damar hastalıkları, inme, böbrek yetmezliği, eklem rahatsızlıkları, safra kesesi problemleri, uyku apnesi, kanser gibi hastalıkları belirgin olarak artırır. Diyabezite; böbrek yetmezliğinde, körlük ve parmakların şeker hastalığına bağlı olarak kesilmek zorunda kalınması durumlarının çoğundan sorumludur. Az da olsa kilo vermenin (< %10) metabolik sendrom başta olmak üzere diğer hastalıkların da riskini azaltır.”

Kanser ve Obezite İlişkisi

Kanser ve obezite ilişkisinin çok yakın olduğunu belirten Op. Dr. Kaplan Baha Temizgönül; yapılan araştırmalarda kanseri önlemek için kilo vermenin elzem olduğunu ortaya koyduğunu vurguladı ve şöyle konuştu: “Obez kişilerde fazla yağ dokusu bir iltihap odağıdır. Bu süregelen iltihabi durum kanser riskini artırır. Ayrıca Obez kişilerde kadınlık hormonu olan östrojen normalden yüksektir.

Bu da rahim ve meme kanserine zemin hazırlar. Bunlar göz korkutucu olsa da basit önlemler alarak bu riskleri azaltmak mümkündür. Hayatımızdan kanseri uzaklaştırmak için; ideal kilomuzu korumalı ve vücut kitle indeksimiz 25’den fazla olmamalı ve günde 30- 60 dakika orta düzeyde ya da 30 dakika yüksek tempoda, fiziksel aktivite yapılmalı, bitkisel ürünlerin daha fazla, yüksek kalorili, şekerli içecek ve işlenmiş kırmızı etleri daha az tüketmek gereklidir.

Egzersiz ve diyet ile %7 oranında kilo vermek bile diyabet riskini azalttır. İdeal kilosunu diyet ve egzersiz ile koruyamayan kişilerde obezite cerrahisi önerilir. Obezite cerrahisi olanlarda diyabet kaynaklı sorunların %92’sinin, kalp ve damar hastalıklarından kaynaklanan sorunların %59’unun azaldığını gösteren bilimsel yayınlar mevcuttur. Bu yüzden obezite cerrahisi, şeker hastalığı ameliyatı olarak da anılmaktadır.”



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


Diğer Haberler

Baş ağrınızın nedeni o olabilir

"Kişiler baş ağrısı ile çene eklemi rahatsızlığı arasında ilişki kuramasa da bu bölgede çevre kasların bulunması nedeniyle sık sık baş ağrısı şikayeti görülmektedir." Günümüzde de yine ay...

Kırmızı etteki tehlike balıkta da var

Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Meral Sönmezoğlu anlattı. Av sezonuyla birlikte balık tezgahları yeniden doldu. Balık çok zengin bir protein kaynağı ancak büyüdükçe metal yoğunlu...


Gut (nikris) hastalığı nedir?

Halk arasında gut, damla veya nikris hastalığı, tıp dilinde ise podagra denir. Özellikle fazla içki içen ve fazla kırmızı et yiyenlerde görülür. Osmanlı padişahları II. Bayezid, II. Mehme...

Benler ne zaman tehlike habercisidir?

Dermatolog Dr. Eylem Acar’dan cilt kanseri uyarısı... Bazen doğuştan olan bazen de sonradan ortaya çıkan benler çoğu zaman ciddiye alınmaz. Ancak bazen cilt kanserine işaret edebilir. İşt...


Rahim kanserine karşı nasıl korunurum?

Fitoterapi ve Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Canfeza Sezgin açıkladı: Genellikle orta yaş üzerindeki kadınları tehdit eden rahim kanserinden korunmada düzenli kontroller kadar bazı doğal...

Ciltte kalıcı iz bırakabilir!

Ergenlik dönemi kızlarda 11-16, erkeklerde ise 14-18 yaşları arasında yaşanıyor. Genellikle gençlerin yüzde 85'inde bu tür sivilceler çıkar. Ergenlik döneminin dışında, stres, güneş ışınl...


Sıraca nedir?

Sıraca, akciğerlerin dışında ortaya çıkan en yaygın tüberküloz enfeksiyonu türüdür. Tıp dilinde scrofula olarak bilinen sıraca hastalığı ile ilgili bilinmesi gerekenlerle ilgili tüm detay...

Safra kesesi taşı nedir?

Safra keseciğiniz karın bölgesinin hemen altında, karnınızın sağ tarafında küçük, armut şeklinde bir organdır. Safra kesesi, ince bağırsağınıza salgılanan safra denen bir sindirim sıvısın...


Dil ülseri neden olur?

Aft ve uçuk olarak kategorize edilen ve tıptaki adı “aftöz ülser” olan dil ülseri, dil üzerinde beyaz nokta şeklindeki lezyonlar ile karakterizedir. Her 100 kişiden en az birinde meydana ...

SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Olcay ve Mert Fırat’tan ‘Aşk Şarkıları’

Zuhal Olcay, 30 Eylül’de “Burada Müzik Var” etkinlikleri kapsamında başarılı oyuncu Mert Fırat ile Moda Kayıkhane’de aynı sahneyi paylaşacak. Zuhal Olcay 1989 yılında yayınlanan “Küçük Bi...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

Baş ağrınızın nedeni o olabilir

"Kişiler baş ağrısı ile çene eklemi rahatsızlığı arasında ilişki kuramasa da bu bölgede çevre kasların bulunması nedeniyle sık sık baş ağrısı şikayeti görülmektedir." Günümüzde de yine aynı sebepten dolayı dişlere ortodontik tedaviler, restoratif tedaviler yapılabiliyor ancak bu tedavi şekillerinin doğru olmadığı düşünülmektedir" dedi.

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR