Yukarı
207337

Migren ağrılarının esiri olmayın

14 Nisan 2018 14:50

Nöroşirurji Uzmanı Op. Dr. Kerem Bıkmaz, baş ağrısının en sık görülen ağrı türü olduğunu belirterek, "Hemen herkes baş ağrısı tecrübesi yaşar. Herhangi bir yılda çoğu insan en az bir kez baş ağrısı çeker. Çoğu kişi için ise baş ağrıları tekrarlayıcı ve anlamlı bir problemdir" dedi. 

Nöroşirurji Uzmanı Op. Dr. Kerem Bıkmaz, tipik migren baş ağrısının özelliklerini, "Ciddi zonklayıcı ağrı, bulantı ve bazen kusma, ışık ses ve kokulara hassasiyet” olarak ifade ederek, "Migren ağrısı başın bir yanında veya tüm başı etkileyebilir. Baş ağrısı erişkinlerde tipik olarak 4 ile 72 saat arasında sürerken çocuklarda saatlerce sürebilir. Fiziksel aktivite, yürüme ve eğilme gibi ağrıyı kötüleştirebilir. Migren baş ağrısı sıklığı kişisel değişkenlik gösterir, bazen bir ayda defalarca veya yılda 1-2 kez veya daha nadir olabilir” diye konuştu. 

Op. Dr. Bıkmaz, en çok 20-50 yaşları arasında görülen hastalığın yüzde 75 oranında da genetik olduğunu belirterek, “Kadınlarda daha sık görülen migren 50 yaşından sonra azalabilir, hatta menopozla tamamen yok olabilir" dedi. 

"Beyinde seratonin ve endorfin düzeylerinde değişikliğin rolü olabildiğine inanıyoruz" 
INCA Klinik Ünlü Nöroşirurji Uzmanı Op. Dr. Kerem Bıkmaz, açıklamasını şöyle sürdürdü: 

"Migren hastalığının nedeni tam olarak bilinmemektedir. Beyinde seratonin ve endorfin düzeylerinde değişikliğin rolü olabildiğine inanıyoruz. Seratonin, yüz ve kafatası duyusunu sağlayan trigeminal sinir yollarıyla iletilen ağrıyı düzenleyen bir beyin kimyasalı. Trigeminal sinirler ise yüz, göz, burun, sinüsler kan damarları ve beyin kılıflarından kaynaklanan ağrılar için temel yollardır. Endorfini de beyin ve omurilik tarafından üretilen doğal ağrı giderici kimyasallar olarak özetleyebiliriz.” 

Op. Dr. Bıkmaz, migren hastaları, ağrıyı tetikleyen faktörleri tespit ederek hayatlarını kolaylaştırabileceğini ifade ederek bu etkenlerin birkaçını ise şöyle sıraladı; "Sağlıksız ve dengesiz beslenme, iklim değişikliği, parlak ışık, kötü kokular gibi çevresel faktörler, özellikle kadınlarda östrojen ve progesterone düzeylerindeki değişiklikler, hormonal dengesizlikler, kalp, damar ilaçları, uykusuzluk, stres gibi.

Migreni tetikleyen etkenlerden kaçınarak, baş ağrısı olduğunda akut tedavi yöntemlerinden faydalanarak ve yaşam tarzında değişikliklerle migren atak sayı ve şiddetini azaltılabilir. Ayrıca günlük rutinlerin belirlenmesi, düzenli egzersiz, östrojenin etkili tüketim maddelerinden uzak durulması gerekiyor." 

Op. Dr. Kerem Bıkmaz sözlerine son olarak şunları ekledi: 
"Şiddetli ve sık migren atakları olan kişiler için koruyucu birkaç tedavi yöntemi vardır. Bunlar arasında alın ve kafatası kaslarına botulinum toksin infeksiyonlarıyla migren baş ağrılarını sıklığı, şiddeti ve süresi azaltan botox infeksiyonları, yüksek doz magnezyum ve riboflavin (B2 vitamini), baş ağrısına eşlik eden kas gerginliğini azaltma metotlarını uygulamak için biyofeedback terapileri, tipik baş ağrısı tetikleyicilerinden haberdar olmayı, kaygı ve strese karşı tepkilerin azalmasını sağlayan kognitif davranış tedavisi ve gevşeme eğitimi gösterilebilir.” 

İHA



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


Diğer Haberler

Bakanlıktan tehlike doğuracak karar!

Sağlık Bakanlığı’nın gerici aşı reddine karşı mücadele etmesi gerekirken, İstanbul’daki hastanelerin göçmen ailelerin aşı isteklerini geri çevirdiği ortaya çıktı. Sağlık Bakanlığı, son...

Diyabette endişe verici tablo

14 Kasım Dünya Diyabet Günü dolayısıyla yurt genelinde çeşitli etkinliklerle hastalığa dikkat çekilirken, Türk Diyabet Vakfı Başkanı Prof. Dr. Temel Yılmaz, Türkiye'deki durum hakkında en...


Soğuk havalar kalp krizini tetikleyebiliyor

Kardiyoloji Uzmanı Dr. Özgür Öz, soğuk havaların kalp krizini tetikleyebileceğini belirterek, kalp hastalarının mümkünse soğuğa yavaş yavaş kendilerini alıştırarak çıkmalarını tavsiye ett...

Aile hekimleri yalnız, hastalar çaresiz

İstanbul’da 263 aile hekimi, aile sağlığı elemanı olmaksızın tek başına çalışıyor. İstanbul’un ilçelerinde birinci ve ikinci basamak sağlık hizmetinde çalışan 54 bin 420 sağlık personeli ...


Gözümüzdeki gizli düşmana dikkat

Göz Hastalıkları Uzmanı Op.Dr. Şeyda Atabay, “Konjonktiva; göz kapaklarının iç kısmını ve gözümüzün beyaz tabakası yani skleranın ön kısmını örten ince, saydam, müköz membrandır. Bu neden...

Çocuklarda soğuk algınlığı uyarısı

Diyarbakır’ın Ergani İlçe Devlet Hastanesi’nde Başhekim Yardımcısı olarak görev yapan Uzman Dr. İbrahim Yaman soğuk algınlığı konusunda önemli uyarılarda bulundu. Uzman Dr. İbrahim Yaman ...


Balığın vücuda 10 faydası

Uzman Diyetisyen Şebnem Kandıralı Yıldırım, balık tüketilmesinin önemli olduğunu belirtti.  Balığın vücuda faydalarının saymakla bitmeyeceğini belirten Uzman Diyetisyen Şebnem Kandıralı Y...

Doğurganlık hızı dünya çapında düşüyor

Bilim insanlarının yaptığı yeni bir araştırma, dünyada toplam doğurganlık hızının 1950'den bu yana yarıya düştüğünü gösterdi. Toplam doğurganlık hızı, bir kadının yaşamı boyunca dünyaya g...


Korku ve fobiyi birbirine karıştırmayın

Yrd. Doç. Dr. Rıdvan Üney, korku ve fobinin birbirinden farklı olduğunu söyledi. Yrd. Doç. Dr. Rıdvan Üney, "Korku; bir tehlike veya tehlike düşüncesi karşısında duyulan aşırı kaygı ve üz...

SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Erbil’in kardeşinden ‘can sıkıcı’ haber

Yaklaşık bir aydır yoğun bakımda tutulan Mehmet Ali Erbil'in Pfofesör kardeşi Yeşim Erbil'den kendi tabiriyle 'Can sıkıcı' bir haber geldi. Ünlü şovmen Mehmet Ali Erbil, bir ay önce ev...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

Soğuk havalar kalp krizini tetikleyebiliyor

Kardiyoloji Uzmanı Dr. Özgür Öz, soğuk havaların kalp krizini tetikleyebileceğini belirterek, kalp hastalarının mümkünse soğuğa yavaş yavaş kendilerini alıştırarak çıkmalarını tavsiye etti. Medicana Konya Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Özgür Öz, çok sıcak havalarda olduğu gibi çok soğuk havalarda da kalbin olumsuz etkilenebileceğini söyledi.

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR