Yukarı
215438

Obeziteden kurtulmak elimizde

12 Temmuz 2018 10:06

Obezite yani şişmanlık, kısaca vücutta sağlığı bozacak ölçüde aşırı ve anormal düzeyde yağ birikmesi olarak tanımlanabilir. Şişmanlık; karmaşık, çok nedenli, süreğen olan, kalıtım ile çevre şartlarının etkileşiminden oluşan ve tüm dünyayı etkileyen çok yaygın bir hastalık olarak karşımıza çıkmaktadır. Kadınlarda vücutlarının yüzde 30, erkeklerde ise yüzde 25 üzeri olan rakamlarda obezite olarak görülür. Yağ dokusu tüm sisteme etkileyecek şekilde hormonal ve kimyasal maddeler salgılar. Bazı salgılar iştahın açılmasına, doyma sınırının üste çekilmesine ve obezitenin ilerlemesine sebep olur.

Çok ağır sonuçları olan obezite ile savaşmanın şart olduğunu söyleyen Genel Cerrah Doç. Dr. Fahri Yetişir, obezitenin tanı ve tedavisi hakkında merak edilenleri anlattı.

OBEZİTENİN NEDENLERİ NELERDİR?

Şişmanlık sağlığı bozacak komplikasyonlara neden olan, yaşam süresini ve kalitesini olumsuz yönde etkileyen, genetik ve çevresel etkileşimleri olan ciddi kronik bir hastalık olarak literatüre girmiştir. Ayrıca şişmanlık Dünya Sağlık Örgütü tarafından en riskli 10 hastalıktan biri kabul edilmiştir. Bilimin ulaştığı şu noktada bile sebebi ve oluşum mekanizması tam olarak ortaya konulamamış olmakla birlikte şişmanlık, enerji alımı ve kullanımı arasındaki dengesizlik sonucu ortaya çıkmaktadır. Daha çok enerji alıp daha az harcamaya sebep olan faktörlerin hepsi şişmanlık nedeni olarak sayılabilir. Bu faktörleri 3 gruba ayırabiliriz. Bu üç faktörün etkileşimi sonucunda şişmanlık ortaya çıkmaktadır. Bu faktörler: “genetik faktörler”, “çevresel faktörler” ve “diyete bağlı faktörler”dir.

OBEZİTE TANISI NASIL KONUR?

Şişmanlığın bilimsel alanda belirli tanımlama kriterleri bulunmaktadır. Şişmanlık tanısı için bir sürü kıstas mevcuttur fakat en sık kullanılanı vücut kitle indeksi (VKİ) ve bel çevresi (BÇ) ölçümleridir. VKİ insanın kilosunun (kg) boyunun (m) karesine bölümü ile elde edilir. VKİ=kg/(m). VKİ'ye göre kişiler, vücut kitle indeksi 18.5'ten küçük olanlar zayıf, 18.5-24.9 arası olan normal, 25-29.9 olan fazla kilolu, 30-39.9 olan obez ve 40’tan fazla olanlar morbid obez şeklinde şişmanlık sınıflarına ayrılır. Bel çevresi ölçümüne göre kalp, damar ve akciğer hastalıkları açısından riskli kabul edilen değerler ise erkekler de 94 santimin üstü artmış risk grubu, 102 santim üstü ise yüksek risk grubuna giriyor. Kadınlarda ise bel çevresi ölçümü 80 santimin üzerinde olanlar artmış risk grubu, 88 santimin üzerindekiler de yüksek risk grubuna giriyor. Son yıllarda şişmanlık iki kat artarak, yapılan araştırmalara göre Türk erkeklerinin yüzde 25'i, kadınların ise yüzde 44'ünde obezite saptanmıştır.

OBEZİTE CERRAHİSİ KİME UYGULANMALI?

Obezitede hastaların hangi tedavi yöntemi ile devam edileceğine, başka hastalıkların bulunup bulunmaması, beslenme şekli ve vücut kitle endeksinin değerlerine göre karar verilir. Obezitenin tedavisi ana hatları ile ikiye ayrılabilir: Cerrahisiz tedavi yöntemleri; diyet, egzersiz, yaşam şekli değişikliği, psikoterapi, yoga, akupunktur ve ilaç tedavileridir. İkincisi ise cerrahi ile kombine yöntemlerdir. Herhangi bir hastalığı olmayan bireyde VKİ'si 40'ın üstünde ise veya yandaş hastalıklarla birlikte VKİ'si 35'in üstünde ise, obezite cerrahisi tercih edilmelidir. Operasyon risklerinden endişe duyan kişiler genellikle cerrahisiz yöntemlerle kilolarından kurtulmayı hedeflerler ama özellikle morbid obez olan bireylerde cerrahisiz yöntemler başarısız olmaktadır. Cerrahisiz yöntemler kilo verme işleminde kısa süreli başarı sağlayabilse de uzun dönemde başarısız olmakta ve hastalar tekrar kilo almaktadırlar. Bu durumlarda cerrahi ile kombine tedaviler şu an için tek kalıcı tedaviyi seçeneği olarak görünmektedir. Obezite cerrahisi konusunda uzman ve deneyimli bir ekip tarafından uygulanan operasyonlarda risk oranları oldukça düşüktür. Yapılan çalışmalar göstermiştir ki obezite ameliyatı yapılan morbid obez hastalar ameliyat olmayanlara göre 12 yıl daha fazla yaşamaktadırlar. Ayrıca ameliyat sonrasında obeziteden kurtulmanın yanında obezite ile ilişkili olan şeker hastalığı, yüksek tansiyon, akciğer hastalıkları, eklem hastalıkları gibi bir sürü hastalıktan da kurtulmaktadırlar.

Çok ağır sonuçları olan obezite ile savaşmak şart. Bu savaşta başarı sağlamak için öncelikle bu savaşı ciddiye almalıyız. Obezite ile ciddi bir şekilde mücadele edersek obeziteden sakınmak ve kurtulmak elimizde.

Hürriyet



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


Diğer Haberler

Bakanlıktan tehlike doğuracak karar!

Sağlık Bakanlığı’nın gerici aşı reddine karşı mücadele etmesi gerekirken, İstanbul’daki hastanelerin göçmen ailelerin aşı isteklerini geri çevirdiği ortaya çıktı. Sağlık Bakanlığı, son...

Diyabette endişe verici tablo

14 Kasım Dünya Diyabet Günü dolayısıyla yurt genelinde çeşitli etkinliklerle hastalığa dikkat çekilirken, Türk Diyabet Vakfı Başkanı Prof. Dr. Temel Yılmaz, Türkiye'deki durum hakkında en...


Soğuk havalar kalp krizini tetikleyebiliyor

Kardiyoloji Uzmanı Dr. Özgür Öz, soğuk havaların kalp krizini tetikleyebileceğini belirterek, kalp hastalarının mümkünse soğuğa yavaş yavaş kendilerini alıştırarak çıkmalarını tavsiye ett...

Aile hekimleri yalnız, hastalar çaresiz

İstanbul’da 263 aile hekimi, aile sağlığı elemanı olmaksızın tek başına çalışıyor. İstanbul’un ilçelerinde birinci ve ikinci basamak sağlık hizmetinde çalışan 54 bin 420 sağlık personeli ...


Gözümüzdeki gizli düşmana dikkat

Göz Hastalıkları Uzmanı Op.Dr. Şeyda Atabay, “Konjonktiva; göz kapaklarının iç kısmını ve gözümüzün beyaz tabakası yani skleranın ön kısmını örten ince, saydam, müköz membrandır. Bu neden...

Çocuklarda soğuk algınlığı uyarısı

Diyarbakır’ın Ergani İlçe Devlet Hastanesi’nde Başhekim Yardımcısı olarak görev yapan Uzman Dr. İbrahim Yaman soğuk algınlığı konusunda önemli uyarılarda bulundu. Uzman Dr. İbrahim Yaman ...


Balığın vücuda 10 faydası

Uzman Diyetisyen Şebnem Kandıralı Yıldırım, balık tüketilmesinin önemli olduğunu belirtti.  Balığın vücuda faydalarının saymakla bitmeyeceğini belirten Uzman Diyetisyen Şebnem Kandıralı Y...

Doğurganlık hızı dünya çapında düşüyor

Bilim insanlarının yaptığı yeni bir araştırma, dünyada toplam doğurganlık hızının 1950'den bu yana yarıya düştüğünü gösterdi. Toplam doğurganlık hızı, bir kadının yaşamı boyunca dünyaya g...


Korku ve fobiyi birbirine karıştırmayın

Yrd. Doç. Dr. Rıdvan Üney, korku ve fobinin birbirinden farklı olduğunu söyledi. Yrd. Doç. Dr. Rıdvan Üney, "Korku; bir tehlike veya tehlike düşüncesi karşısında duyulan aşırı kaygı ve üz...

SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Erbil’in kardeşinden ‘can sıkıcı’ haber

Yaklaşık bir aydır yoğun bakımda tutulan Mehmet Ali Erbil'in Pfofesör kardeşi Yeşim Erbil'den kendi tabiriyle 'Can sıkıcı' bir haber geldi. Ünlü şovmen Mehmet Ali Erbil, bir ay önce ev...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

Soğuk havalar kalp krizini tetikleyebiliyor

Kardiyoloji Uzmanı Dr. Özgür Öz, soğuk havaların kalp krizini tetikleyebileceğini belirterek, kalp hastalarının mümkünse soğuğa yavaş yavaş kendilerini alıştırarak çıkmalarını tavsiye etti. Medicana Konya Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Özgür Öz, çok sıcak havalarda olduğu gibi çok soğuk havalarda da kalbin olumsuz etkilenebileceğini söyledi.

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR