Yukarı
289457

Prof. Dr. Naci Görür, Marmara depremi için uyardı: Tarih öne çekilmiş olabilir

04 Temmuz 2020 13:03

Yer bilimci Prof. Dr. Naci Görür, depremin kitabını yazdı ve çok önemli uyarılarda bulundu.

Sözcü'den Özlem Güvemli'nin haberine göre; İstanbul'da 30 yıl içinde olması beklenen 7.2 büyüklüğündeki olası depremin gittikçe yaklaştığını vurgulayan Görür, ''Eylül ve ocak ayındaki son depremler, kırılmasını beklediğimiz fayın batı ucunda gerçekleşince şahsen ben endişeye kapıldım. Küçük de olsalar bu depremlerin, beklenen Marmara depremini öne çekmiş olabileceğini düşünüyorum'' dedi.

Prof. Dr. Naci Görür’ün son kitabı ‘Türkiye’de Deprem-Az gittik uz gittik’ Doğan Kitap’tan çıktı. Kitabında bir deprem ülkesi olan Türkiye’nin ve özellikle İstanbul’un karşı karşıya olduğu tehlikeyi madde madde anlatan Görür, Sözcü’nün sorularını yanıtladı.

”1999’DAN SONRA İSTANBUL İÇİN ALARM VERDİK”

Prof. Görür, 7.4 büyüklüğündeki 17 Ağustos 1999 İzmit Depremi’nin hemen ardından yer bilimciler olarak ”İstanbul tehdit altına girdi” diye alarm vermeye başladıklarını hatırlattı ve riski şöyle özetledi:

”1999 depremi esnasında Anadolu levhası 5,5 metre batıya doğru savruldu. Deprem kırığı İzmit Körfezi’nin Marmara’ya girdiği yerde durdu. Böylece bu depremler belirli miktardaki stresi Marmara’nın altındaki kırılmayan kabuğa transfer etti. Depremler olmasaydı Anadolu levhası yılda sadece 2,5 cm batıya kayacak ve bu yer değiştirmeye denk gelecek bir stresi Marmara Denizi’nin altındaki kabuğa yükleyecekti. Fakat bu depremler normalde 200-220 senede birikebilecek olan bir stresi saniyeler içinde Marmara kabuğuna yüklediler ve her sene de 2.5 cm’lik bir stresi yüklemeye devam ediyorlar. İşte bu nedenle Marmara Denizi’nin altındaki kabuğun fazla dayanamayacağını ve eninde sonunda kırılarak büyük bir deprem üreteceğini düşünüyoruz.”

”BEKLENEN DEPREMİ ÖNE ÇEKMİŞ OLABİLİR”

Görür, depremin ne zaman olacağını bilmenin mümkün olmadığını ama araştırmaların 1999’dan itibaren 30 yıl içerisinde olma olasılığının yüzde 60’tan fazla olduğunu ortaya koyduğunu vurguladı.

Marmara tabanını boydan boya kesen doğrultu atımlı fayın üç kola ayrıldığını anlatan Görür, İstanbul’u etkileyecek depremin 70-75 km uzunluğundaki Yeşilköy açıklarında başlayıp orta Marmara çukurluğunda devam eden Kumburgaz fayında meydana geleceğini düşündüklerini belirtti.

Kilitli olan bu fayın kırıldığı takdirde 7.2 büyüklüğünde bir deprem üretebileceğini ifade eden Görür, Marmara’da en son 26 Eylül 2019’da meydana gelen 5.8 büyüklüğündeki ve 11 Ocak 2020 tarihli 4.7 büyüklüğündeki depremlerin bu kolun batı ucunda meydana geldiğini söyledi.

Görür çok önemli bir uyarı yaparak ”Son depremler bu kolun batı ucunda gerçekleşince şahsen ben endişeye kapıldım. Küçük de olsalar bu depremlerin beklenen Marmara depremini öne çekmiş olabileceğini düşünüyorum” dedi.

HÜKÜMETE ÇAĞRI: DEPREM PARTİ TANIMAZ

İstanbul’un en az 7,2 büyüklüğünde bir deprem beklediğinin altını çizen Görür, şu çağrıyı yaptı:

”Yerel yöneticileri ve hükümeti, yaklaşan bu tehlike karşısında önlem almaya davet ediyoruz. Depremde olması muhtemel zararların önüne geçebilecek tedbirleri almalı. Deprem siyasi ideoloji ve parti tanımaz. Geldiğinde hepimiz zarar göreceğiz. Dua edelim de gelmeden önce yöneticilerimiz akıllarını başlarına alsın ve bu afete karşı önlem almada kenetlensinler.”

960 BİN RİSKLİ BİNA

İstanbul’daki binaların depreme hazır olmadığına dikkat çeken Görür, ”Devletin resmi rakamlarına göre İstanbul’daki yapı stokunun yüzde 60’ı herhangi bir mühendislik hizmeti almamış ve gecekondu mantığıyla inşa edilmiş. Resmi rakamlara göre İstanbul’da 1 milyon 600 bin bina var. Eğer bu binaların yüzde 60’ı beklediğimiz 7,2 büyüklüğündeki depreme dayanmazsa toplam 960 bin riskli bina var demektir. Bu binaların deprem olmadan önce deprem güvenli hale getirilmeleri gerekir. Resmi binaların güçlendirildiğini veya yeniden yapıldığını biliyorum ama halkın oturduğu yerlerin önemli bir kısmının henüz elden geçirilmediği de malum” dedi.

RANTSAL DÖNÜŞÜM TEPKİSİ

Kentsel dönüşüm projelerinde birçok binanın yenilendiğini ancak sürecin daha çok ‘rantsal’ dönüşümün aracı haline geldiğini vurgulayan Görür, ”Çünkü projenin motor gücü, müteahhitler. Öyle olunca da müteahhit nerede kâr edebilecekse kentsel dönüşümü oradan başlatıyor. Bugün İstanbul'un birçok semtinde, özellikle Bağdat Caddesi çevresinde, deprem bahanesiyle birçok lüks ve pahalı rezidans yapılmış, gereksiz yere milli servet heba edilmiştir. Halbuki bu paralarla kısa sürede çok daha fazla deprem dayanıklı bina inşa edilebilirdi” diye konuştu.

İSTANBUL 20 YILDA DEPREME NEDEN HAZIRLANAMADI?

Görür, beklenen Marmara depreminin ülkenin en stratejik bölgesini vuracağının herkes tarafından bilinmesine, ‘milat olacağı’ söylenen İzmit depreminin üzerinden 20 yıl geçmesine rağmen halen İstanbul’un depreme hazır olmadığını vurguladı.

Görür bunun nedenini şöyle açıkladı:

”İstanbul’u depreme yeterince hazırlamamış olmamız bu işi pek beceremediğimizi göstermektedir. Beceremeyişimizin nedeni bu işi nasıl yapacağımızı bilmediğimizden değil, umursamazlık. Tehlike ve risk analizlerini yaparak bir an önce belli bir program dahilinde zarar azaltma çalışmalarını kararlılıkla sürdürürseniz istediğiniz kenti veya bölgeyi depreme hazırlarsınız. Ama üzülerek söylemeliyim ki bizim yöneticilerimiz deprem gelmeden önce pek bir şey yapmak istemiyor.”

”KANALIN DAYANMASI ZOR”

Kitabında ‘Kanal İstanbul ve deprem’ konusunu ayrı bir başlıkta inceleyen Görür, ‘çılgın projenin’ yarattığı tehdidi şöyle anlattı:

”Beklenen Marmara depremi minimum 7,2 büyüklüğünde olacaktır. Bu deprem gerçekleştiğinde Kanal İstanbul’un Küçükçekmece Gölü ile Marmara Denizi arasındaki bölümü en az 9-10 şiddetinde etkilenecektir. Bu şiddetteki bir depreme kanalın bu bölümünün ciddi bir hasar almadan dayanması çok zordur. Ben açıklandığı ilk günden beri Kanal İstanbul’a karşı çıktım. Karşı oluşum siyasi veya ideolojik nedenlerden dolayı değil tamamen bilimsel gerekçelerledir. Deprem kenti olan ve büyük bir deprem bekleyen İstanbul'da böyle bir projenin yapılması son derece risklidir.”

TÜRKİYE’DE NERELERDE DEPREM BEKLENİYOR?

Prof. Görür, Türkiye’nin deprem riski taşıyan diğer noktalarını da sıraladı. Görür ”Depremin zamanını önceden bilmemiz mümkün değil. Biz deprem kestirimi yapmıyoruz. Belirli bir fay üzerinde uzun dönemdir deprem olmuyorsa ve fay da aktifse stres birikiminin arttığını düşünerek depreme gebe olduğunu söyleriz” dedi.

Görür buna göre Kuzey Anadolu Fayı üzerinden İstanbul, Karlıova-Erzincan’ın; Doğu Anadolu Fayı üzerinde Çelikhan-Erkenek, (Malatya-Maraş-Adıyaman yöresi), Kahramanmaraş-Türkoğlu’nun; Ölüdeniz fayı üzerinde Antakya civarının sıkıntılı olduğunu söyledi.

Kuzey Anadolu Fayı’nın güney kolunda da Bursa, İznik, Geyve yörelerinde 1700-1800’lerden beri deprem üretmemiş faylar bulunduğunu ifade etti. Görür, Van’da 2011’deki depremin stresi boşaltmış olmasına karşın kentin İran sınırına giden kesimlerinde hareketlilik artışı olduğunu kaydetti.

Karadeniz’de endişe edecek bir durum olmadığını, bu yörede büyük deprem beklemediklerini dile getiren Görür, Ege’nin deprem açısından her zaman riskli olduğunu belirtti. Görür ”Manisa yöresinde devamlı depremler oluyor. Çoğu kez küçük depremler. Bölgenin Gediz ana fayı boyunca yavaş yavaş kayıp dönmesi, kabuğun yerleşmesi şeklinde yorumluyorum. Çok büyük endişe verici bir durum yok. İzmir de ciddi bir deprem bölgesi. Nerede bir deprem olsa İzmir ondan etkileniyor. Kendine has depremlerinin çoğunun büyüklüğü 6’lar mertebesinde. Çoğu kısa faylar. Benim kanaatime göre İzmir’de en fazla 6’lar mertebesinde deprem olabilir.”

 



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


Diğer Haberler

Erdoğan'ın tepki gösterdiği Dilipak'tan paylaşım: Duanıza muhtacım

İstanbul Sözleşmesi'ni savunan kadınlara 'fahişe' diyen Abdurrahman Dilipak'a Erdoğan da tepki gösterince, Dilipak paylaşım yaptı ve "İstişareler yapıyorum. Duanıza muhtacım" ifadelerini ...

TTB’den çok konuşulacak iddia: Aktif hasta sayısı açıklananın 10 katı

Türk Tabipleri Birliği (TTB) COVID-19 İzleme Kurulu, COVID-19 pandemisine ilişkin 5'inci ay değerlendirmesini zoom üzerinden gerçekleştirilen basın toplantısı ile kamuoyuna duyurdu. TTB'n...


CHP'den İstanbul Sözleşmesi kampanyası!

CHP İstanbul İl Başkanlığı'nın “İstanbul Sözleşmesi Uygulansın, Kadınlar Yaşasın” sloganıyla gelecek hafta kampanya başlatacak. Sözleşmenin temel hedefleri, ne işe yarayacağı, nasıl uygul...

Ağabeyinin darp ettiği üniversiteli Ceylan, kendini ikinci kattan attı

Adana'da telefonunu vermediği için ağabeyi tarafından darp edildiği ileri sürülen üniversite öğrencisi Ceylan E., ikinci kattan atlayarak intihar girişiminde bulundu. Yüreğir ilçesi Ba...


Türkçe bilmeyen MEB Teftiş Kurulu Başkanı'na tepki yağdı!

Milli Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanı Atıf Ala'nın sosyal medya hesabından yaptığı paylaşım hem çirkin üslubu hem de bozuk dili nedeniyle tepki çekti. Milli Eğitim Bakanlığı Tef...

CHP'li Veli Ağbaba: 'En az 6,2 milyon kişi gelir kaybına uğradı'

CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, “Pandeminin 5. Ayında emek ve çalışma yaşamı” raporunu açıkladı. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı ve Emek Büroları Koordin...


Başkan İmamoğlu, Hacıbektaş’a gidiyor

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, 15-18 Ağustos tarihleri arasında gerçekleştirilecek 31. Hacı Bektaş-ı Veli Anma Törenleri ve Kültürel etkinliklerine katılmak için Nevşehir’e gidiyor. İBB’nin ...

Koronavirüse yakalanan sağlık çalışanlarına skandal soruşturma!

Sağlık-Sen Manisa Şube Başkanı Mustafa Irgatoğlu, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi'nde sağlık çalışanlarına ‘Neden pozitif çıktınız?, Neden kendinize dikkat etmedini...


Koray Aydın'dan MHP'ye 'evine dön' yanıtı

İYİ Parti Teşkilat Başkanı Koray Aydın, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin, Akşener'e çağrısına ilişkin, "Bizi davet edecek durumda değil" dedi. İYİ Parti Teşkilat Başkanı Koray Aydı...

SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Nuri Alço balayından paylaştı!

Yeşilçam’ın efsane ismi Nuri Alço, geçtiğimiz ay evlendiği Burcu Sezginoğlu’yla, Marmaris’te balayı yapıyor. Alço, sosyal medya hesabından bir paylaşımda bulunmayı da ihmal etmedi. Geç...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

Sağlıklı kahvaltının püf noktaları

ABD’de yapılan bir araştırma diyabet ile kahvaltı ilişkisine dair önemli bir sonuç ortaya çıkardı. Buna göre kahvaltı yerine akşam yemeğini tercih edenlerde kalp damar hastalıklarına bağlı yaşam kaybı riski yüzde 69, diyabete bağlı ölüm riski ise 2 kat artıyor. Endokrinolog Prof. Dr. Hasan Aydın, “Sağlıklı beslenme dediğimizde...

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR