Yukarı
301163

İki gün süren karın ağrısına dikkat!

23 Ekim 2020 09:28

Karın ağrılarının 'Ailesel Akdeniz Ateşi' (FMF) olabileceğini belirten uzmanlar, bu hastalığın en sık 5 ila 15 yaşları arasında ortaya çıktığını söylüyor.

Ailesel Akdeniz ateşi olarak bilinen FMF hastalığının belirtileri vatandaşlar tarafından araştırılıyor. FMF tekrarlayan karın ağrısı ve ateş ataklarıyla seyreden genetik geçişli romatizmal bir hastalık olarak dikkat çekiyor. En sık 5 ila 15 yaşları arasında ortaya çıkan hastalıkta vakaların yüzde 90’ı, 20 yaşından önce tanı alsa bile daha ileri yaşlarda da tanı konulabiliyor. İşte Akdeniz ateşiyle ilgili merak edilenler…

Romatoloji Uzmanı Dr. Yeliz Zahiroğlu, hastalığın belirtileri ve tanının nasıl koyulacağına değinerek, şu bilgileri verdi:

* Hastalığın en önemli belirtisi genellikle 2-3 gün süren karın ağrısı ve ateş ataklarıdır. Ataklar düzensiz aralıklarla tekrarlama gösterir ve iki atak arası bir hafta ile birkaç ay arasında değişebilir. Ataklar arasında kişi tamamen normaldir ve her hangi bir şikayeti yoktur. Bazı hastalarda ataklar sırasında göğüs ağrısı, eklemlerde ağrı ve şişme, bacaklarda kırmızı döküntüler, kusma-ishal, skrotumda (erbezleri) ağrı ve hassasiyet görülebilir.

* FMF tanısı için özel bir test bulunmamaktadır. Diğer olası hastalıklar dışlandıktan sonra bulguların bulunup bulunmamasına göre doktor tarafından tanı konabilir. Bu tanılar; FMF klinik belirtilerinin olması (Nedeni açıklanamayan ani ateş, şiddetli karın, göğüs ve eklem ağrısı), aile öyküsü (Anne, baba, kardeşler ve akrabalarda FMF olması riski arttırır), kan testleri (Ataklar sırasında beyaz kan hücreleri, sedimantasyon, CRP ve fibrinojen düzeylerinde artış görülse de hiçbiri hastalığa özgü değildir), kolşisin adlı ilaca olumlu yanıt vermesi FMF tanısını destekler ve genetik testler FMF hastalığına neden olan mutasyonları göstererek tanıyı destekleyebilir.

DİĞER HASTALIKLARLA KARIŞTIRILABİLİR

Tanının neden geciktiğini ve hastalığın kimlerde görüldüğünü de açıklayan Dr. Zahiroğlu, Akdeniz ateşini diğer hastalıklardan ayıran belirtileri şöyle anlattı:

* Ataklar sırasında ortaya çıkan bulgular hastalığa özgü olmadığı için başlangıçta FMF tanısı koymak zordur. Karın ağrısı ve ateş nedeniyle bu hastalık sıklıkla apandisit ile karıştırılır. Hatta bazı hastalara apandisit ameliyatı bile yapılabilir. Eklemlerdeki ağrı ve şişme nedeniyle diğer romatizmal hastalıklarla karışabilir. Hastalığa özgü bir laboratuvar bulgusu yoktur. Ataklar sırasında görülen yüksek sedimantasyon hızı, artmış CRP ve fibrinojen düzeyleri tüm iltihabi hastalıkların ortak bulgularıdır ve ayırt ettirici değildirler.

* Genetik testler, özellikle atipik bulguları olan hastalarda tanıya yardım edebilir. Hastalık genetik olarak anne ve babadan çocuklara geçmektedir. Anne veya baba FMF hastası olabilir. Ancak bu şart değildir. Anne ve baba tamamen sağlıklı görünse de genetik olarak taşıyıcılık varsa çocukları FMF hastası olabilir. Yine yakın akrabalarında FMF hastalığı olanlarda da FMF görülme riski yüksektir.

AKDENİZ ATEŞİ TEDAVİSİ NASIL OLUR?

Hastalığın tedavi sürecinden de bahseden Zahiroğlu, şunları söyledi:

* FMF gibi genetik hastalıklar, hamileliğin 11. haftasından itibaren alınan fetal örneklerden elde edilen DNA analizleriyle tespit edilebilmektedir. Ancak FMF tedavi edilebilir bir hastalık olması ile diğer genetik hastalıklardan ayrılır. Bu nedenle gebeliğin sonlandırılmasına gerek olmadığından günümüzde FMF için prenatal tanı uygulanmamaktadır. FMF hastalığını vücuttan tamamen yok eden bir tedavi yöntemi yoktur. Kullanılan en etkili ilaç kolşisindir. Bu ilaç kullanıldığı sürece etkili olur. İlacı bırakanlarda hastalık tekrar başlar. Bu nedenle kolşisin tedavisine ömür boyu devam edilmelidir.

* Tedaviye düzenli devam etmeyenlerde yıllar içerisinde amiloidoza bağlı olarak böbrekler hasar görür. Hasta böbrek yetmezliğine girer ve diyaliz hastası olarak yaşama devam etmek zorunda kalabilir. Böbrek hasarı gelişimi açısından hastalar düzenli olarak takip edilmelidir. Böbrek yetmezliğinden korunmanın tek yolu ömür boyu kolşisin kullanmaktır. Şikayetleri kolşisin ile kontrol altına alınamayan hastalarda ise biyolojik ajanlar. Bu ilaçların hepsi kolşisin ile birlikte kullanılan enjeksiyon yani iğne şeklinde yapılan ilaçlardır.

* Stres ve aşırı fiziksel yorgunluk atak sıklığını arttırabilir. Bu nedenle stres ve aşırı yorgunluktan kaçınılmalıdır. Hastalığın diyet ve beslenme ile ilişkisi gösterilememiştir. Bu hastalığın tedavisinde etkinliği ve güvenilirliği tıbbi olarak gösterilmiş bitkisel bir ürün yoktur. Tedavide kullandığımız kolşisin karaciğer fonksiyonlarını bozabilmektedir. Kolşisinle kullanılacak bitkisel ürünler karaciğer fonksiyonlarını daha da olumsuz etkileyebilir. Bu tarz bitkisel destek ürünleri kullanmadan önce mutlaka doktora danışılmalıdır. (İHA)



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


Diğer Haberler

Covid-19’a karşı C vitamini takviyesi

İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Osman Erk anlattı. Coronadan korunmak için pek çok kişi bağışıklık sistemini güçlendirmeye çalışıyor. Peki bunun için C vitamini takviyesi gerekir mi? İşt...

Pandemi sürecinde diş ve ağız sağlığı nasıl korunmalı?

Pandemi döneminde kişiler arasındaki bulaşın genellikle nefes yoluyla gerçekleştiğinin altını çizen Çene Cerrahisi ve İmplantoloji Uzmanı Prof. Dr. Serhat Yalçın, bu süreçte ağız bakımına...


Koronadan koruyan burun spreyi: 48 saat etkili

İngiltere, Birmingham Üniversitesi’nde yapılan araştırmada, koronavirüsten 48 saat boyunca koruyan sprey üretildi. Laboratuvar testlerinden başarıyla geçen burun spreyinin seri üretimine ...

Cildi yaşlandıran gıdalara dikkat!

Dermatoloji Uzmanı Dr. Eylem Acar anlattı. ‘Cilt yaşlanmasında en önemli faktörlerden biri de yanlış beslenmedir’ diyen Dr. Eylem Acar, uzak durulması gereken yiyecek ve içecekleri şöyle ...


Hastalıklara karşı beslenme tüyoları

Diyetisyen Ayşe Binöz, hem coronavirüse karşı bağışıklığı güçlendirmek hem de pandemide artan kolesterol, karaciğer yağlanması gibi hastalıklardan korunmak için sağlıklı beslenme tüyoları...

Her dezenfektan virüsleri öldürmüyor

Koronavirüs salgını tüm dünyada tekrar artışa geçti. Aşı gelene kadar maske, mesafe ve hijyen kuralına uyarak herkesin kendini koruması gerekiyor. Piyasada merdiven altı diye tabir edilen...


Bilim insanları duyurdu: Yaşlanmayı tersine çevirdik

İsrailli bilim insanları, bir grup yaşlı yetişkin üzerinde yaptıkları deneylerde, biyolojik yaşlanma sürecini başarıyla tersine çevirdiklerini duyurdu. İsrailli bilim insanlarından “yaşla...

Salgın döneminde kaygı ve depresyon belirtileri arttı

Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Yunus Hacımusalar, "Pandemi döneminde insanlarda kaygı, mutsuzluk ve depresyon belirtileri yoğunlaştı. Bu dönemde en çok başvuruyu, uyku düzeni ve kaygı bozuklu...


Prof. Dr. Küçük: Pankreas kanserinin görülme sıklığı artıyor

Acıbadem Kayseri Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Can Küçük, pankreas kanserinin toplumda görülme sıklığının arttığını vurgulayarak, hastalığın geç belirti vermesinden dolayı erke...

SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Kubilay Aka ölümden döndü!

Oyuncu Kubilay Aka, "Hızlı araç kullanır, çok kaza yaparım" dediği röportajının çıktığı gün trafik kazası geçirdi. Sabah'ın haberine göre; Kubilay Aka, aracıyla seyir halindeyken yağış...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

Covid-19’a karşı C vitamini takviyesi

İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Osman Erk anlattı. Coronadan korunmak için pek çok kişi bağışıklık sistemini güçlendirmeye çalışıyor. Peki bunun için C vitamini takviyesi gerekir mi? İşte Erk’in yanıtları...

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR