Yukarı
359883

En sık yapılan 15 diyet hatası

30 Haziran 2022 08:36

“Diyete rağmen bir türlü kilo veremiyorum diyorsanız hem test yaptırın hem de yaşam tarzınızı gözden geçirin” tavsiyesinde bulunan Endokrin Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Yeşim Erbil, fazla kiloların; hormonal bir sorundan işlenmiş gıdalarla beslenmeye kadar birçok nedeni olabileceğini belirtti.

Kilo verme süreci ve gösterilmesi gereken istikrar kolay değildir. Dolayısıyla öncelikle fazla kiloların nedeni tespit edilmelidir. Diyete başlamadan önce ve kilo verme sürecinde yapılan hataların, zayıflamaya engel olduğunu belirten Endokrin Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Yeşim Erbil, o hataları şöyle sıraladı…

Prof. Dr. Yeşim Erbil

1 – Kontrole gitmemek: Diyete rağmen kilo veremiyorsanız bunun nedeni hormonal sorunlar olabilir… Hipotiroidi, Cushing sendromu, polikistik over sendromu, insülin direnci kilo kaybını engelleyebilir. Bu sorunlar tedavi edilirse kilo problemi de ortadan kalkar.

2 – Sadece tartıya odaklanmak: Tartıda yeterli kilo kaybı olmayabilir. Adet dönemlerinde tartıda 2-3 kg kadar oynama olur. Egzersiz ile kas kütlesinde artış olabilir bu da yağ kaybı olmasına karşın tartıda kilo kaybı olmuyor gibi görülebilir. Bu nedenle sadece tartıya odaklanmak yerine bel çevresinin ölçülerek kilo verme sürecinin takip edilmesi daha uygun olacaktır.

3 – Çok az veya çok kalorili beslenmek: Kilo verme alınan kalorinin harcanan kaloriden az olması ile gerçekleşir. Günde 800 kaloriden düşük beslenme programları kas kaybına yol açabileceği için önerilmemektedir. Yapılan bir çalışmada bin 200 kalorilik bir beslenme programına alınan kişilerin yedikleri kayda alınmış ve 700-1000 kalori daha fazla aldıkları gözlenmiştir. Bu sık yapılan hatalardan biridir, ufak miktarlarda alınan atıştırmalıklar kilo vermeyi engellemektedir.

4 – Egzersize güvenmek: Egzersiz veya yürüyüş yapan insanların daha fazla kalori alma eğilimi vardır. Yapılan bir çalışmada egzersiz yapan grubun 800 kalori daha fazla aldığı saptanmıştır. On bin adım yürüme ile sadece 200 kalori yakıldığı ancak bir dilim pastanın 500 kalori olduğu unutulmamalıdır.

5 – Hatalı egzersiz yapmak: Dozunda yapılan egzersiz kas kaybını engeller, metabolizmayı hızlandırır ve yağ yıkımını sağlar. Aşırı egzersiz metabolik dengeleri bozacağı için yarardan çok zarar verir. Yürüyüş veya kardio programları önerilen egzersizlerdir.

6 – Diyet ürünlere yönelmek: Az yağlı etiketi ile satılan ürünlerde genellikle şeker miktarı yüksektir. Ayrıca bu ürünlerin glisemik indeksi fazladır ve tokluk oluşturmaz.

7 – Yeterli protein almamak: Protein tokluk süresini uzatır, açlık krizlerini önler. Yapılan bir çalışmada 2 grup insanın beslenme programı yüzde 30 ve yüzde 15 olarak ayarlanmış ve yüzde 30 protein alanların gün sonunda 700 kalori daha az aldıkları saptanmıştır.

8 – Yeterli lif almamak: Lifler suda çözününce mide ve bağırsakta kitle oluşturarak tokluk sağlar ve acıkmayı geciktirir. Ayrıca lifler bağırsaktaki yararlı bakteriler için besin kaynağı oluşturur.

9 – Ketojenik diyet yapmak: Bu beslenme şekli son yıllarda popüler olup hızlı kilo verildiği için tercih edilmektedir. Düşük karbonhidrat yüksek yağ içeriği olan bu programın hekim kontrolünde yapılması çok önemlidir. Kontrolsüz yapılması sıvı elektrolit bozukluklarına neden olabilir.

10 – Az ve sık yemek: Çok uzun yıllardır metabolizmayı hızlandırma inancıyla az ve sık yemek önerilmekteydi ancak günümüzde bu anlayış çoğunlukla terk edildi. Tokluk hormonunun aktive olabilmesi, insülin değerlerinin düşmesine fırsat vermek için uzamış açlık tercih edilmesi gereken beslenme şekli olmuştur. Özel bir durum olmadığı sürece günde 2 öğün yemek yeterli olacaktır. Açlık süresinin 12 saati geçmesi ile de insülin düzeyi düşüp yağ yakımı başlayacaktır.

11 – Ulaşılabilir hedefler koymamak: Kilo verme sürecinde üç ayda 30 kilo vermeyi planlamak gerçekçi ve uygun değildir. İdeal olan bir yılda vücut ağırlığının yüzde 10'unu vermektir.

12 – Aç kalmak: Zayıflamak için aç kalmak yanlış bir yöntemdir. Çünkü bu yöntemle vücut su kaybına uğrar, kas kaybı yaşanır. Ancak yağ kaybı olmaz. Bu arada güçsüzlük, kan şekeri düşüklüğü ve baş ağrısı gibi sorunlar ortaya çıkar.

13 – Şekerli içecek tüketmek: Şeker ilave edilmiş hiçbir içeceğin tüketilmemesi gerekir. Meyve sularının da şeker ilave edilmemiş olsa bile kalori açısından düşük olmadığı unutulmamalıdır.

14 – Etiketleri okumamak: Satın alınan ürünlerin besin içeriği, katkı maddesi gibi özelliklerini mutlaka okuyup ona göre satın almak gerekir.

15 – İşlenmiş gıdalarla beslenmek: İşlenmiş gıdaların glisemik indeksi yüksektir ve neredeyse sindirilip emilmeye hazırdır. Tokluk hissi kısa sürer bu nedenle işlenmiş gıdalardan her zaman kaçınmak gerekir.



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


Diğer Haberler

“Kapalı alanlarda maske yeniden zorunlu olmalı”

Covid-19 vakalarındaki artışa dikkat çeken Doç. Dr. Hakko, “Bu durum ciddiye alınmalı ve aşılar tamamlanmalı. Maske kullanımı da aşıya ek olarak korun-mada çok yararlı” dedi. Yazın seyaha...

Sıcak havalarda sağlıklı beslenme önerileri

Beslenme açısından bazı küçük değişiklikler yapılarak serinlik veren ve rahatlama sağlayan çözümler üretilebileceğini söyleyen Gıda İşleme Bölüm Başkanı Doç. Dr. Ruhan Aşkın Uzel, sağlık ...


Araştırma: Yatağın solunda uyuyanlar daha pozitif uyanıyor

British Wool tarafından yapılan araştırma, yatağın sol tarafında uyuyan kişilerin, sağ tarafta uyuyanlara kıyasla uyandıklarında iyimser hissetme ihtimallerinin daha yüksek olduğunu ortay...

Covid-19 geçirenlerde hızla yayılmaya başladı: Yeni belirtiye dikkat

Dünya çapında 6 milyondan fazla insanın ölmesine sebep olan corona virüsü, birçok insanda da "Uzun Covid-19" sendromuna sebep olmaya devam ediyor. Covid-19'u atlatanlar arasında sabah uya...


Karantinaya girmemek için testten kaçıyorlar

Prof. Dr. Zafer Cantürk, bazı hastaların corona virüsü grip gibi geçirdikleri için test yaptırmadıklarını belirterek, "O arada da bir diğerine bulaştırıyor ve sayı artıyor. Bir kesim ‘Tes...

Bulgur mu yoksa kinoa mı daha faydalı?

“Son yıllarda zayıflama diyetlerinde sıkça kullanılmaya başlayan kinoa; vitamin, mineral ve içerik açısından bulgura tercih edilir oldu” diyen Endokrin Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Yeşim Er...


Aedes sivrisinek ısırığı belirtileri neler, nasıl geçer?

Aedes sivrisineği, özellikle yaz ayların zika virüsü, dang humması, chikungunya virüsü ve sarıhumma virüsünü bulaştırarak tehlike saçıyor. Aedes sivrisinek ısırığı ile bulaşan hastalıklar...

Kronik hastalığı olanlara Covid-19 uyarısı

Covid-19 salgını tüm dünyada etkisini göstermeye devam ederken coronavirüsten en fazla etkilenen 6 kronik hastalığa dikkat çeken Prof. Dr. Murat Hakan Terekeci, önemli tavsiyelerde bulund...


Maymun çiçeğinin hiç bilinmeyen yeni belirtileri

Bir süredir tüm dünyada maymun çiçeği virüsü endişesi yaşanırken, Dünya Sağlık Örgütü, Türkiye de dahil olmak üzere onlarca ülkede görülen maymun çiçeği salgınına yönelik “küresel acil du...

SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Pete Davidson, Kanye West yüzünden terapiye gidiyor

2021’de Kanye West’ten ayrılan Kim Kardashian, katıldığı bir programdan sonra ünlü komedyen Pete Davidson ile ilişkiye başlamıştı. 9 aydır dolu dizgin bir aşk yaşayan ikili geçen hafta ay...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

“Kapalı alanlarda maske yeniden zorunlu olmalı”

Covid-19 vakalarındaki artışa dikkat çeken Doç. Dr. Hakko, “Bu durum ciddiye alınmalı ve aşılar tamamlanmalı. Maske kullanımı da aşıya ek olarak korun-mada çok yararlı” dedi. Yazın seyahatlerin artması, kalabalık alanlarda daha çok vakit geçirilmesi ve tedbirlerin iyice gevşemesi Covid-19 vakalarında artışa yol açtı.

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR