Yukarı
  • Dollar d8797bc80763a6ccec78dddd4bc4d62f1e9180a5f577e4fe50a07f9c32223796 DOLAR 3.528
  • Euro 88846c0ec7b5e4a29938893f6edbf2ef35fe6fd75e19ea7b4783c7102aa482c5 EURO 4.109
  • Coins 45be724445466553ce04230f4f956955311fa265af9fa5cd06677c6f53df1b65 ALTIN 460.969
  •  28 İzmir (14 ℃) 4 ℃
  •  25 İstanbul (12 ℃) 2 ℃
  • 45 Ankara (6 ℃) -7 ℃
1

Sinan Kara

O çamur Gökmen Ulu’nun üzerine yapışmaz…

23 Mayıs, 2017

   Hani “Ölüyü diriyi geçti gözü bize dikti” ( Ben böyle söyleyeyim gerisini siz anlayın ) diye bir deyim vardır, geçtiğimiz Cumartesi gününden bu yana bunun tıpatıp benzerini yaşıyoruz. AKP İktidarı yıllarca besleyip büyüttüğü FETÖ’den hesap vermekten özenle kaçınırken, gözü Atatürkçü, aydın ve onurlu gazetecilik yapanlara dikti. Bunlardan birisi de Sözcü gazetesinden arkadaşımız Gökmen Ulu.

   Gökmen gazetecilikte ceza değil, ödül gerektiren bir haberin altına imza attı. 15 Temmuz günü günlerce kayıplara karışan Cumhurbaşkanını Marmaris’te buldu ve bunu bir gazetecilik refleksiyle haber yaptı. Diğer gazetecilerin kaçırdığını Gökmen nasıl buldu diye sorabilirsiniz. Öncelikle Gökmen’in yıllarca Marmaris’te gazetecilik yaptığını ve orada herkes tarafından sevilen bir gazeteci olduğunu hatırlatmakta yarar var. Ki ben bile o günlerden tanırım kendisini.

   İtiraf etmeliyim ki o haber, biz gazetecilerin kıskandığı ve imrendiği türden bir haberdi. Malumunuzdur ki aynı günün akşamı ülkemizde bir darbe girişimi oldu. Ülkenin yanı sıra, Gökmen’in de en büyük talihsizliği böyle bir haberin o güne denk gelmesi oldu. Ama bu ayrı bir konu çünkü Gökmen’in görevi gazetecilikti ve o gün sorumlu olduğu görevini yerine getirdi. Sadece bununla da kalmadı. Mesela darbenin olduğu saatlerde Cumhurbaşkanının “Halkı sokağa davet eden” açıklamalarını da Türkiye’ye ilk duyuran gazeteci yine Gökmen’dir.

   Aradan 10 ay gibi uzun bir zaman geçti. Bir savcının açtığı dosyada Gökmen Ulu’nun ödül verilmesi gereken haberi “FETÖ’ye üye olmamakla birlikte yardımcı olmak, Cumhurbaşkanının yerini bildirmek” gibi tuhaf bir suçlamaya tabi tutuldu. Bu çerçevede geçtiğimiz hafta sonu Karşıyaka’da bulunan evinde aramalar yapıldı ve gözaltına alındı.

   Gözaltı sırasında gün boyu ben de yanında oldum. FETÖ ile ilişkili olup gözaltına alınan bazı gazeteciler gibi başı eğik değil, görevini doğru biçimde yapan bir gazeteciliğin verdiği sorumlulukla başı dimdikti. Çünkü o Çağdaş ve Atatürkçü bir gazeteciydi. FETÖ gibi gerici bir yapılanmayla bırakın anılmasını uzağından bile geçemeyecek isimdi.

   Gökmen, Sözcü’nün sorumlu müdürü Mediha Olgun ile birlikte halen gözaltında tutuluyor. Bu ülke de ufacıkta olsa Hukuktan bir kırıntı kaldıysa derhal serbest bırakılmaları gerekiyor. Çünkü, eğer Gökmen’in amacı FETÖ’ye Cumhurbaşkanının yerini bildirmek olsaydı, bunu imza attığı haberle değil bir telefonla bile yapabilirdi. O nedenle bu soruşturmanın şaibeli olduğu kadar ve hiçbir inandırıcılığı bulunmamaktadır.

   Son olarak, Gökmen Ulu’nun İzmir’de yaptığı gazetecilikten de bahsetmeden geçmeyelim. İzmirliler bilir, aylardır Çeşme’de ranta yönelik bir takım iddialar Sözcü gazetesinde yer alıyor. Bu iddiaların ucunda AKP’ye yakınlığıyla bilinen işadamları var. Ve bu haberlerin AKP cenahında ve söz konusu işadamlarında nasıl bir rahatsızlık yarattığını da unutulmayalım derim.

   Sözün özü;

   En son aldığım bilgiye göre Gökmen’in gözaltı süresi dolmuş durumda. Bu sürenin uzatılması, yapılan yanlışta ısrar etmek anlamına gelir. Bu ısrar, bir gazetecinin mağduriyetini arttıracağı gibi FETÖ operasyonlarını sulandırmaya da katkı koyar.

   Yok illa ki “bu işe bir kulp bulmak istiyoruz” deniliyorsa, o zaman dönüp aynaya bakılmalı. O çamurun yıllarca FETÖ ile can ciğer kuzu sarması olan Yeni Şafak, Sabah, Akit, Akşam, Takvim, Star gibi gazetelere; Cem Küçük, Rasim Ozan Kütahyalı, Abdülkadir Kadir Selvi ve Nagehan Alçı gibi gazetecilerin üzerine yapışma olasılığı yüksektir ama Sözcü gazetesi ve Gökmen Ulu’nun üzerine yapışmayacağının iyi bilinmesi gerekir…

   Son bir not;

   Gözaltına alındığı sırada evinin önüne gelip Gökmen’e destek olan CHP Genel Sekreteri Kamil Okyay Sındır, CHP’li Vekiller Aytun Çıray, Atilla Sertel, Musa Çam, Tacettin Bayır ile birlikte CHP İzmir İl Başkanı Asuman Ali Güven, Seyrek eski Belediye Başkanı Nurgül Uçar, Dikili eski Belediye Başkanı Osman Özgüven ve CHP Karşıyaka İlçe Başkanı Uğur Yıldırım'ı buradan kutluyorum. Ayrıca gazeteciler Feyzi Hepşenkal, Murat Attila, Serdar Öztürk, Haluk Işık ve Halil İbrahim Hüner de o gün Gökmen'i yalnız bırakmayan isimlerdi. 

   Diğer yandan, beş dakikalığına da olsa vakit ayırıp oraya gelmekten kaçınan, başta İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu ve İlçe Belediye Başkanlarının bu duyarsızlıklarının da şık düşmediğini belirtmek istiyorum…



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Deniz altında şarkı söyledi

Başarılı komedyen Ata Demirer konser daveti için paylaştığı videoda denizin altında şarkı söyledi. Komedyen Ata Demirer, aynı zamanda başarılı bir ses sanatçısı. Hemen her sene verdiği ko...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

Stressiz yaşamanın 6 yolu

Stressiz bir yaşam düşünebiliyor musunuz? Aslında cevap siz de saklı. Tecrübelerinize güvenerek günlük yaşamınızı kontrol altına alabilirsiniz. Yaşamınızın bir stres yumağı haline gelmesindeki rolünüzü göz ardı etmeden kendinize yeni bir yol çizebilirsiniz. Nasıl mı?

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR