Yukarı
1

Sinan Kara

Gazete değil; hedef tahtası…

25 Ocak, 2018

   Son yıllarda habercilikten ziyade AKP’nin tetikçiliğini üstlenen, İzmir’in köklü gazetesi Yeni Asır’ın bugünkü birinci sayfa haberini görmediyseniz, hemen alın bakın derim. Tam bir rezalet. Adeta, Hitler Almanya’sının propaganda aracı kıvamında…

   Gazete denilen bu kağıt parçasında Afrin’e yapılan operasyon üzerinden, CHP İzmir Milletvekilleri Atilla Sertel, Mustafa Balbay, Musa Çam, Tacettin Bayır ve Zeynep Altıok’un profil fotoğraflarını 1 sayfaya, devamını da orta sayfaya koyarak “Terör Seviciler, Terör Destekçileri” diye hedef göstermiş.

   Peki, bu Vekiller ne demişte bu denli bir linçe maruz kalmışlar?

   Bu “gazete”de yayınlanan Vekillerin o sözlerini olduğu gibi aktarıyorum..

   Atilla Sertel: "Biz terörü temizleyelim noktasındayken, insanlarımız da ölmemeli, şehitler vermemeliyiz. Bunu söylemek suç değil. Kimse bu ülkede bir hain tespitine kalkışmasın"

   Mustafa Balbay: "Savaşa hayır' diyenlere 'terörist' muamelesi yapılması kabul edilemez"

   Musa Çam: "Türkiye'nin üniter devlet anlayışını tehdit eden girişimlere seyirci kalması söz konusu değildir ancak savaş zaruri olmadığı sürece bir cinayettir. Burada savaşa karşı çıkan herkesi terörist görerek öğrencileri, STK yöneticilerini gözaltına almayı doğru bulmuyorum"

   Tacettin Bayır: "Gençler savaşa hayır diyebilir. Kınalı kuzu Mehmetçiklerimizin şehit olmasını nasıl isterim? Terör tabi ki bitsin, ama bunu bitirmenin tek yolu savaş mıdır? Savaşa hayır diyenlerin gözaltına alınması bir sindirme operasyonudur"

   Zeynep Altıok: "Dünyanın hiçbir yerinde adalet ve barış istemek suç değil. OHAL derhal sona erdirilmeli"

   Allah aşkına şu sözlerin hangisinde ve neresinde “Teröre destek ve Terör seviciliği” var?

   Adı “gazete” olan bu kağıt parçasının yaptığı; bir linç değil, bir hedef gösterme değil ve bir tetikçilik değil de nedir?

   İnsanların onuru ve şerefiyle oynamak, onları toplum önünde “Terör destekçisi” diye göstermek bu kadar mı kolay olmalı?

   Sadece onları mı?

   Böylesine zalimce bir yöntemi devreye koymak, aynı zamanda bu insanların ailelerini de fişlemeye çalışmak demek değil midir?!

   Gazeteciliği bir tehdit aracı ve hedef tahtası haline getiren bu rezalete asla prim verilmemelidir. CHP’li Vekiller, kesinlikle bu rezaletin hesabını yargı önünde sormalıdır…



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle