Yukarı
1

Sinan Kara

Tunç Soyer’in “Albayraklar” aşkı…

24 Aralık, 2018

   Geçtiğimiz günlerde Seferihisar’da olan biteni yazmıştım. Başkan Tunç Soyer yazdıklarıma yanıt vermiş. Bu yanıtları hatırlatarak, karşı cevap hakkımızı kullanalım.

   Soyer diyor ki;

   “Otelin arazisinin mülkiyeti, Seferihisar Belediyesi’ne, üzerindeki tesisler aile şirketimize aitti. Belediye’nin 14.000.000 lira bedelle çıkardığı satış ihalesine iki firma katıldı. Rekabetle sonuçlanan ihalede, otelin arazisi, 17.700.00 liraya satıldı. Aile şirketimiz de ihaleyi alan şirkete sahip olduğu tesisleri ve hakları devretti. “Ortada büyük bir çelişki yok mu?” Diye sormuşsunuz. Belediye’nin arazisini biz almamışız...  Belediye’ye beklenenin üzerinde bir gelir kazandırmışız, ayrıca da 30 yıllık yatırımı, emeği, hatıraları her şeyi bırakıp, çekip gitmişiz…. Çelişki ya da kafa karıştıran şey nerede acaba?

   Yanıt vereyim..

   Sevgili Soyer, öncelikle size bir konuyu hatırlatmak isterim. Otelin arazisi Seferihisar Belediyesi’ne ait bu doğru, ancak otelin arazisi rahmetli babanız tarafından yap işlet devret modeli ile kiralandı. Dolayısıyla sadece otelin arazisini satabilirsiniz. Üst hakkı, yani kullanım hakkı sizde. Üzerine yapılan tesis sizin ailenize ait olan Güneş Turizm’in. Yap işlet devret modeli yani kiralama süresi bittiğinde, üzerindeki tesisin Seferihisar Belediyesi’ne geçmesi gerekir.

   Sizin verdiğiniz yanıtta, “Aile şirketimiz de ihaleyi alan şirkete sahip olduğu tesisleri ve hakları devretti.” diyorsunuz. Siz tesisteki kiralama hakkınızı devredebilirsiniz, üzerindeki tesis Seferihisar Belediyesi’nindi. Dolayısıyla tesis sizin ailenizin tesisi değil.

   Yanılmıyorsam 12 yıl sonra sizin kiralama hakkınız sonlanacaktı. Bu durumda tesisi Seferihisar Belediyesi devir alması gerekirdi değil mi?

   Hatıralarınızdan söz ediyorsunuz ki haklısınız. Çünkü TEOS Otel’in içinde sizin ve kardeşinizin kullanımında olan ayrıca villalar da vardı. Madem hatıralarınıza önem veriyorsunuz; sizin kullanımınızda olan otelin satışını engelleme hakkınız da vardı. Çünkü kira süreniz bitmemişti. Yani sizin onayınız, rızanız olmadan bu satışın gerçekleşmesi mümkün değildi!

   Siz kabul etmeseniz de çelişkiye düştüğünüz konulardan birisi budur. Sevgili Soyer, neden bu satışa ikna oldunuz?

   Ve ikinci çelişkinizi de hemen dile getireyim.

   Henüz birkaç gün önce Ahval diye bir gazeteye verdiğiniz demeçte, Büyükşehir için “Başkan olursam, Cengiz ve Kolin gibi şirketlere karşı halkı koruyacağım!” diyorsunuz.

   Sorarım size, küçücük Seferihisar’ı bile yandaş şirketlere karşı koruyamayan siz, İzmir’i nasıl koruyacaksınız?

   Yazıda temel almanız gereken asıl nokta işte burasıydı, yani duruşunuzla ilgiliydi. Telefonda bu koca çelişkiyi yüzünüze karşı söyledim ama yanıt veremediniz. Bir kez daha buradan sormuş olayım; Nasıl koruyacaksınız?

   2010 yılında Kolin’in açılışına katıldınız ve bunu da “İlçe de yapılan bu açılışa protokol gereği katıldım, ayrıca o zamanlar Kolin’i bilmiyordum vs.” diye cevaplamışsınız.

   Kolin 40 yıllık bir şirket. Yandaş olduğundan dolayı, aldığı ihalelerle, aynı zamanda ülkemizde son 15 yıldır tartışılan bir şirket. Ayrıca Seferihisar TEOS Marina’nın yapımını da 2009 yılında bu şirket üstlenmiş. Bilmiyordum demenizi anlamak mümkün değil. Üstelik buraya daha sonraları da gittiğiniz anlaşılıyor.

   Bakınız sevgili Soyer, hazır lafı açılmışken ortada birçok başka iddialar da var. Ben bunlara inanmak istemiyorum ama yeri gelmişken sorayım. Sizin, ailenize ait olan Güneş Turizm’in devri için bahse konu yandaş holdingden kaç para aldınız?

   Otelin arazisinden çok daha büyük bir bedelle sattığınız doğru mu?

   Meclis Toplantısında söz konusu TEOS Otelin satışı oylanırken siz meclis başkanlığı yaptınız. Ancak yönetmeliğe göre, Ailenize ait bir şirketin satışında meclis başkanlığı yapmanız mümkün değil. Aynı zamanda etikte değil.

   Üstelik bu meclis toplantısı da olağanüstü bir meclis toplantısıydı. Öyle değil mi?

   Ve devamla;

   “Yazdıklarınızdan sonra ikiyüzlü olduğuma karar vermişsiniz. Elde şahsi bir web sayfası olunca kolay karar alınıyor galiba? Oysa halkın doğru bilgilendirilmesi sorumluluğunu taşıyan gazetecilerin, haysiyet cellatlığına soyunması, bazen sosyal demokratlığı büyük bir onur olarak yaşayan insanların uzun yıllar içinde tuğla tuğla ördüğü sağlam duvarlara toslar. Bundan o insanlar zerre kadar zarar görmez, olsa olsa uykusuz bir gece geçirirler ama bu mesleğin algısı kirlenir ve ekmeğini bu meslekten kazanan temiz gazeteciler lekelenir. O nedenle sorumluluğunuzu hatırlatıyor, sağduyuya, adalete, vicdana ve ahlaka davet ediyorum.

   Size cevabımı aynen yayınlamazsanız, bir yüzünüzün söylemde “Sol’a dönük… diğer yüzünüzün pratikte ranta ve yandaşa dönük olduğuna karar vereceğim.” diyerek açıklamanızı bitirmişsiniz.

   Sevgili Soyer, kullandığınız dil iyi ve güzel bir dil değil. Doğruları yazmak, eğer size göre haysiyet cellatlığı ise bakış açınızda bir sakatlık var demektir. Çünkü yaptığınız açıklamada, bahse konu satışları yalanlayamadığınız gibi, yazılanları demagoji yaparak geçiştirmeye çalışmışsınız.

   Bakınız iddia ettiğiniz gibi, amacım sizin kişilik haklarınıza saldırmak falan da değil. Seferihisar’da on yıldır Belediye Başkanlığı yapıyor ve Büyükşehir Belediye Başkanlığı için aday adayısınız. Kim bilir belki de Büyükşehir’e de atanırsınız. Ama inanın bu yönleriniz beni hiç mi hiç ilgilendirmiyor. Tıpkı on beş yıldır görevde olan Kocaoğlu’nda (Bilenler bilir) olduğu gibi.

   Fakat siz aynı zamanda kamuyu temsil eden birisiniz. Söyledikleriniz ve yaptıklarınız arasında tutarsızlıklar varsa, bunu ortaya çıkarmak ve eleştirmek doğal olarak bizlerin görevidir. O nedenledir ki bu çelişkili halleriniz, öteki bir yüzünüz olduğunu düşünmeme neden oldu. Böyle olmadığına dair beni inandırmanızı bekledim ama şu ana kadar bu beklentim boşa çıktı.

   Yani sizin için “Bir yüzünüzün SOL’a, diğer yüzünüzün rant ve yandaşa dönük” olduğunu söylemekte ne kadar da haklıymışım. Çünkü yaptığınız açıklama adeta bu düşüncemi tescil eder nitelikte.

   Bu arada keşke açıklamanızda, bu konuları yazmamam için araya koyduğunuz “Elçilerden” de, söz edebilme erdemini de gösterebilseydiniz.

   Son olarak, madem iddialardan konu açıldı. Okuyucularımızdan gelen iki iddiayı daha sorup, bu yazıyı bitirelim.

   1-    Siz ya da ailenizin bir ferdi, Fas Marakeş’te bir otel satın aldı mı?

   2-    Seferihisar’da Albayraklar’a başka nereleri sattınız?

   Sizden laf kalabalığı yapmadan, yukarıda sıraladığım sorulara “Şeffaf” biçimde, cevaplar vermenizi bekliyorum…



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Azra Akın kızının adını kalbine yazacak!

Yaklaşık 4.5 ay önce anne olan Azra Akın, oğlu Demir’in adını kalbinin üstüne gelecek şekilde dövme yaptırıyor.Yaklaşık 4.5 ay önce anne olan Azra Akın, oğlu Demir’in adını kalbinin üstün...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

Ülkelerin kahve gelenekleri

​Dünyanın neresine giderseniz gidin karşınıza çıkacağından emin olduğunuz şeylerden biri kahvedir. Afrika, Güney Amerika ya da Avrupa fark etmez, neredeyse her ülkenin kahve kültürü ve özel bir kahvesi vardır. İşte ülkelere göre kahve gelenekleri...

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR