Yukarı
1

Sinan Kara

Gökdelen konusunda; Soyer mi yoksa Batur mu haklı?

11 Aralık, 2019

   Malumunuzdur. Konu Gökdelen tartışması.

   İzmir’in merkezi olan Konak’a Zorlu Holding’in 250 metre boyunda ve 60 kat olacağı belirtilen Gökdelen dikilmesi gündemde.

   Bu projenin tarihi 2008’lere kadar gidiyor. O zaman ki Konak Belediye Başkanı Muzaffer Tunçağ ve Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu döneminde ilk plan değişikliğinin yapıldığını hatırlatmak gerekir. Ve asıl kırılma noktasına gelirsek, Gökdelene inşaat ruhsatı 5 Aralık 2018 yılında dönemin Konak Belediye Başkanı Sema Pekdaş tarafından veriliyor. Ne acıdır ki bu kazulet için yapılan plan değişikliği, verilen ruhsat o günlerde çokta gündeme gelmiyor. Ta ki Tunç Soyer’in kafa karıştıran açıklamalarına kadar.

   Şu aralar bu gökdelen tartışması iki CHP’li Belediye Başkanı arasında alevlenmiş durumda. Soyer karşı olmadığını söylüyor. Konak Belediyesinin yeni başkanı Abdül Batur ise “İzmir’in kalbine bir hançer saplanacak!” diyerek, projeye sert biçimde karşı çıkıyor.

   Bu arada sadece Batur değil, meslek odaları ve neredeyse İzmirlilerin büyük bölümünün de karşı olduğunu da ayrıca söylemek gerekir.

   Konu ile ilgili Soyer’in yerel seçimler öncesi vaatlerini araştırdım. 12 Mart tarihinde, yani seçimlere 19 gün kala İzmir’de bir canlı yayına katılıyor. Kendisine yapılmış mevcut Gökdelenlerle ilgili soru yöneltiliyor.

  Verdiği cevap aynen şu şekilde;

Evet, gökdelenler CHP’li Belediyeler döneminde yapılmış olabilir. Kent silüetini bozduğuna kesinlikle katılıyorum. Yani bunda yapacak bir şey yok. Onlar orada duruyorlar, yıkıp kaldıramayacaksınız. Benim dönemimde bunlar olmayacak..

   Bu sözleri o gün söyleyen aynı Tunç Soyer, ne tuhaftır ki bugüne geldiğimizde 180 derece çark ederek “Gökdelenlere karşı değilim!” diyebiliyor.

   Diğer taraftan Batur’un seçim öncesi verdiği vaatlere de göz atmak istedim.

   Batur 9 Şubat tarihinde, yani seçimden yaklaşık 50 gün önce gazetelere aynen şu demeci veriyor;

   Zorlu Holding tarafından kent merkezine dikilmek istenen gökdelen projesine karşı olduğunu belirten CHP adayı Abdül Batur, yüksek binalar için Bayraklı’nın belirlendiğine dikkat çekti.

   Batur “Konak’ta yapılacak olan yeni yapılaşmalar orada yaşayan insanların kültürüne ve dokusuna zarar vermeyecek. Mahalle dokusuna uygun olan yapılara izin verilecek. Tarihi bir yer olan Konak’ın bu özelliği korunacak. Kentin planlanmasında tarihi doku da göz önüne alınacak” dedi.

   Yani bu demeçlerden kimin Gökdelenlere karşı, kimin karşı olmadığı gayet net biçimde anlaşılıyor. Peki, durum bu kadar açık seçik ortadayken Soyer neden bir gün başka diğer gün başka konuşuyor?

   Bakın naçizane olarak bu konuda baya deneyimli olduğumu söylemem gerekir.

   Seçim öncesi Soyer’in Seferihisar’da Başkanlığı döneminde, Yandaş Albayraklar Grubu ile nasıl iş tuttuğunu “Soyer’in öteki yüzü!” başlıklı yazımda kaleme almıştım.

   İlk yazıma alelacele aynı gün içerisinde cevap vermek zorunda kalan Soyer sonra ki, yani ikinci yazıma cevap verememişti. Çünkü veremezdi. Çünkü o yazıda tüm gerçekleri ortaya koymuştum, susmak zorunda kalmıştı. Bir anlamda kendisine yönelttiğim soruları susarak kabullenmek zorunda kalmıştı.

   Bir başka olay, Kıbrıs meselesi.

   Soyer’ın Kıbrıs ile ilgili söyledikleri sözleri aslında bir yazımda haklı bulmuş ve desteklemiştim. Öyle ya Kıbrıs’ın kaderini orada yaşayanlar belirlemeliydi. Şahsen bunda bir sorun bulmamıştım. Ancak sorun daha sonra ortaya çıkmıştı.

   Soyer yine çark etmişti. Kıbrıs ile ilgili düşüncelerini yıllar önce ayaküstü gazetecilerin soruları karşısında Kıbrıs’ta açıkladığını söylemişti. Oysa bu söylediği de gerçek değildi. O röportaj 10 Ekim tarihinde İzmir Büyükşehir Belediyesindeki makamında yapılmıştı. Nasıl mı anlaşıldı?

   Çünkü o röportajın tamamının ses kaydı gelmiş ve dinlediğimizde her şey net biçimde ortaya çıkmıştı.

  Konjonktürel sürece göre duruş belirleyen Soyer, sadece çark etmekle kalmamış röportajı yapan Kıbrıslı muhabir kızcağızı da zor duruma düşürmekte hiçbir beis görmemişti.

  Sözün özü

   Soyer’in gökdelen projesini desteklemesi bazılarını şaşırtmış olabilir ama şahsen şaşırmadım.

   Liberal ve sermayeden yana olan birisinden kalkıp halkçı ve sosyal demokrat belediyecilikten yana tavır almasını beklemek, hayalden başka hiçbir şey olmazdı.

   O nedenle bundan sonra ki çizgisi ve icraatları da lütfen sizleri şaşırtmasın. Uyarmadı demeyin..

   21 Aralık 2018’deki “Tunç Soyer’in öteki yüzü!” başlıklı yazıda söylediğim sözler ile bu yazıyı bitireyim;

  Bir yüzü; söylemde SOL’a dönük.    

  Diğer yüzü de; pratikte ranta dönük…

Tunç Soyer'in  12 Mart Tarihinde Gökdelenler İle Görüşleri...



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Kıvanç Tatlıtuğ hastaneye kaldırıldı

Eşi Başak Tatlıtuğ ile Kemerburgaz’da orman içinde bulunan evlerinde inzivaya çekilen Kıvanç Tatlıtuğ koronavirüs şüphesi ile hastaneye kaldırıld Koronavirüs nedeniyle eşi ile birlikte...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

Coronayla ilgili doğru bilinen yanlışlar

​Prof. Dr. Birol Baytan son zamanlarda corona virüsüne karşı etkili olduğu şeklinde bilgi yayılan tuzlu su, sirke ve limonun tedavide hiçbir etkisi olmadığını ancak ayakkabı ve giysilerin temizliğinin virüsün yayılmasını önlemede önemli olduğuna vurgu yaptı...

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR