Yukarı
1

Sinan Kara

İmamoğlu’na açılan soruşturma ve İzmir’deki Belediye Başkanlarına konuşma yasağı..

16 Kasım, 2020

   AKP İktidarının ekonomi, hukuk ve demokrasi reformu başlatma sözü daha şimdiden inandırıcılığını yitirmeye başladı.

   Nasıl yitirmesin ki?

   Bir taraftan reform yapacağını söyleyen AKP zihniyeti, diğer taraftan Kanal İstanbul projesine bilimsel nedenlerle karşı çıkan CHP’li İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na “Devletin projesine karşı çıkmak..” gerekçesiyle soruşturma açabiliyor.

   Yine bir taraftan reform yapacağını söyleyen zihniyet Bakanlık eliyle yayınladığı genelgeyle, “İzmir’deki depremle ilgili Belediye Başkanları Basın yayın organlarına açıklama yapmasın. Sadece Vali konuşacak..” diye yasak koyabiliyor.

   Sanırım muhalefetteki Belediye Başkanlarını, kendi memur başkanlarıyla karıştırıyorlar.

   İstanbul için yapılacak her iş, seçilmiş Belediye Başkanını ilgilendirdiği gibi görev kapsamı içerisindedir. Özellikle deprem riski açısından Kanal İstanbul'u düşününmek başkanlığın yanı sıra insani bir görevdir. Ve İstanbul’u düşünmenin adı bölücülük ya da yıkıcılık değil, tam aksine vatanseverliktir. Bölücü ve yıkıcı aranıyorsa rant için o kadim şehri yok etmeye çalışanlara bakmalı.

  Yeri geldiğinde “Millet iradesi” sözünü ağzından düşürmeyenler, atanmışları; milletin iradesiyle seçilenlerin başına demoklesin kılıcı gibi koymaktan da nedense geri kalmıyor.

   Bu yaşananlar bizlere bir kez daha gösteriyor ki, Reform yapabilmek için öncelikle zihniyetlerde reform yapılması gerekiyor.

  AKP antidemokratik geçmişinden ders çıkarıp, bu reformu önce kendi içerisinde yapmalı ki başarılı bir sonuç alabilsin.

  Çünkü ;

  Kendisi gibi düşünmeyenlere 18 yıldır her türlü haksız, hukuksuzluk ve zorbalığı dayatanların, daha önceden de yaptığı gibi reform söylemleri nedense kimseye de pek samimi gelmiyor.

  Nasıl gelsin ki?

  Reform söylemini dile getirip hemen arkasından bu tür zorbalıklar ve yasaklarla gündeme gelen bir zihniyetin samimiyetine kim, neden inansın?

   Seçilmiş kişilere “Projelere karşı çıkma” diyerek aba altından sopa göstermek, seçilmiş kişilere “Açıklama yapma!” diyerek yasak koymaya çalışmak, askeri sıkıyönetim olduğu dönemlerde yaşanırdı. O dönemleri şimdiye kadar aratmadıkları gibi, bundan sonrasında da aratmayacak uygulamaları görmek çokta şaşırtıcı olmaz.

   Salt ekonomik çöküşü düzeltebilmek iddiasıyla, yanına monte edilmeye çalışılan sözde hukuk ve demokrasi reformunun yine havada kalacağı şimdiden açığa çıkmış durumda.

   Dediğim gibi eğer samimi olsalardı, dün reform deyip; bugün antidemokratik ve yasakçı uygulamaları devreye sokmazlardı.

Sevsinler sizin reform ve demokrasi anlayışınızı!

 



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Aleyna Tilki'den aşı çıkışı

Geçtiğimiz haftalarda yakalandığı koronavirüsü yenen Aleyna Tilki, Bebek'te sohbet ettiği muhabirlerle salgın hakkında konuştu. İlaç sektörüne güvenmediğini söyleyen Tilki, "Anneme, kendi...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

'8 kez koronavirüs geçirmek abartıdır'

Koronavirüs tedbirleri kapsamında yurt genelinde alınan önlemler sıklaştırılırken, uzmanlar özellikle sosyal medyadaki bilgi kirliliğine karşı vatandaşı uyarıyor. 8 kez geçirebilmek abartıdır. Covid-19 testi 30 güne kadar pozitif olabilir. Bunu ikinci bir enfeksiyon gibi algılamamak lazım" dedi.

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR