Yukarı
27

Sabahattin İzcioğlu

Ancak sıra gelebildi!

24 Ağustos, 2016

Demek ki, kendi gündemim, ülke, çevre gündemi o kadar yoğun ki asıl mesleğim olan eğitimle ilgili bir yıldan fazla zamandır bir kelime etmediğim gibi yazma zahmetinde de bulunmadım. Aslında konu çokluğundan hangisini yazayım derken, bir köşe yazarının üzülerek okuduğum yazısı bu konuda yazmama vesile oldu. Yazar, köşe yazısında, ‘’itibarı yüksek 68 bilim dergisi, dünyanın yükselen üniversitelerinde 8 bin üniversiteyi buna göre sıralıyor ilk 100 üniversiteye bakıyoruz ilk 10’un 9’u Çin üniversitesi 100 üniversite arasında 40 tane Çin üniversitesi var. ABD den 11, İngiltere den 9, Rusya, Singapur, Güney Kore 3’’ üniversite ile ilk yüz üniversitede yer alırken Türkiye bu listede yok diyor.

Bu haberi benim gibi üniversite rektörleri de mutlaka okumuş veya biliyorlardır. En azından vicdanları ile baş başa kalıp kendileri ile yüzleştiklerinde bunun nedenini nasıl açıklarlar acaba? İlk yüze giren bu üniversiteler, acaba üniversitelerine siyaset sokmuşlar mıdır? Dincilik, ırkçılık yapmışlar mıdır? Bilimi, teknolojik gelişmeleri, mezheplerine, kendilerine göre yorumlamışlar mıdır? Rektör seçimleri, bölüm başkanları seçilirken atanırken muktedirlere, iktidara yakınlığına göre mi atanmışlar veya seçilmişlerdir? Öğretim üyeleri dini inançlarına, mezheplerine, tarikatlara göre mi ya da liyakat veya bilimsel çalışmalarda ki başarılarına göre mi alınıyorlar acaba?  Daha bunun gibi yüzlerce soru üretilebilir. Bilime inanmış, kendi insanının, ülkesinin geleceğini düşünen, demokrat, özgürlükçü bir üniversite yetkilisi, sorumlusu vicdanının sesini dinleyerek, kendisi ile yüzleşip, biz neden bu sıralamada yokuz diye günlerce düşünmesi, listede ki bu üniversitelerin öğretim, eğitim yöntemlerini, sistemlerini şu veya bu şekilde incelerek kendilerinin eksikliklerini, aksaklıklarını, başarısızlıklarını tüm çıplaklığı ile kamuoyuna açıklaması gerekmez mi?

Bu sorunu daha da genişletelim, sadece üniversite yetkililerinin, sorumlularının, kadrolarının vicdan muhasebesi yetmez. Tüm eğitim camiasında ki insanlarımızın, tüm ebeveynlerin, hatta tüm ülke insanının bu konuda yani eğitim konusunda vicdan muhasebesi yaparak yüzleşmemiz gerekir.  Ham maddesi insan olan eğitimde, insan sadece çevresini, şehirleri, nesneleri tasarlamaz, kendisini de tasarlar, kendisini de inşa eder, dönüştürür, geliştirir. Tüm bu tasarımları da bilimle teknoloji ile, birikimle, deneyimle, araştırmayla öğrenmeyle yapar. Yalnız bu tasarımları insanlığın sosyal yaşamı, adaleti, eşitliği, özgürlüğü için yapabildiği gibi, savaş, güç, baskı içinde yapabilir. Düşünmenin yerine ezberciliği, araştırmanın, sorgulamanın, yaratıcığın yerine bilgi enkazının yer alması, demokratik eğitim yerine emir komuta, manga disiplini uygulanır ise nasıl bir insan tasarımı ortaya çıkaracağı açıktır.  

Açıkçası, dünyada ilk yüze giren üniversitelerin eğitim sistemlerinin tüm inceliklerini bilmiyoruz veya ben bilmiyorum. Yalnız şu gerçektir ki, eğitim ve öğretim günü düşünmek değil, geleceği ön görmektir, bunun içinde yaratıcı, yetenekli, düşünen, araştıran, sorgulayan, soran, araştıran insan tipinin yetişmesi için evrensel ahlakın, adalet, hukuk, özgürlük gibi çok temel değerlerinin eğitim sisteminin temelinde olmadığı sürece okulların, üniversitelerin dünya listelerine girme olasılığı olmadığıdır.       



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Eliz Sakuçoğlu attığını vurdu

Sosyal medya hesabından paylaştığı cesur karelerle kendisinden söz ettiren Eliz Sakuçoğlu, telefonundaki görüntüleri silerken bulduklarını takipçileriyle paylaştı. Modacı Beren Benan ile ...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

Kuru öksürüğe dikkat

Uzmanlar akciğer içindeki hava keselerinin kalınlaşması ile kendisini gösteren ve bir akciğer hastalığı olan idiyopatik pulmoner fibrozise dikkat çekti. İstanbul'da gerçekleştirilen Akciğer Hastalıkları ve Yoğun Bakım Günleri Tanı ve Tedavide Son Gelişmeler Sempozyumu'nda konuşan uzmanlar...

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR