Yukarı
  • Dollar d8797bc80763a6ccec78dddd4bc4d62f1e9180a5f577e4fe50a07f9c32223796 DOLAR 3.627
  • Euro 88846c0ec7b5e4a29938893f6edbf2ef35fe6fd75e19ea7b4783c7102aa482c5 EURO 3.852
  • Coins 45be724445466553ce04230f4f956955311fa265af9fa5cd06677c6f53df1b65 ALTIN 144.372
  •  28 İzmir (14 ℃) 4 ℃
  •  25 İstanbul (12 ℃) 2 ℃
  • 45 Ankara (6 ℃) -7 ℃
3

Murat Sayan

24 Nisan 1915: HEPİMİZİN ACISI

24 Nisan, 2013

   Her 24 Nisan; Türkiye’nin gündemi,başta ABD Başkanı olmak üzere,siyasi lobiler  1915’e soykırım diyecek mi demeyecek mi meselesine kilitleniyor.!

   Her 24 Nisan; devleti ve milleti ile Türkiye Cumhuriyeti pür dikkat bir halde,  kimler, hangi devletler, hangi lobiler soykırım oldu diye karar alacak, takip edelim psikolojisi ile alarm halinde oluyor. Birileri bu güne soykırım dese, o ülke hemen tespit edilip düşman ilan dilecektir! Bu hezeyanı halkların vicdanı daha ne kadar katlanabilir, kaldırabilir doğrusu merak ediyorum.

   Silahlı bazı Ermeni örgütlerin ‘yâda kimilerine göre’ Çetelerinin, Osmanlı’dan kopma niyeti ve bağımsızlık yâda eşit hak sahibi olma istemi ile Osmanlı askerlerine savaş açtığını tarafsız vicdan sahibi aydınlar biliyor. Karşılıklı bir çatışma neticesinde Osmanlıların kayıplar verdiği doğrudur. Yüzlerce yıl beraber yaşamış halkların arasında savaşın olması elbette tarihsel bir trajedidir…

   İşte tam da bu noktada çoğu zaman elmalarla armutları birbirine karıştırıyor, bilinç zehirlenmesi yaşıyoruz.

   Baskın Oran hocanın dediği gibi; ‘‘Bizim buradaki kızgınlığımız bir bağımsızlık mücadelesine mi yoksa bir takım çetelerin Osmanlı vatandaşlarını öldürmesine mi?

   ‘’Bugün PKK’da bir başkaldırının unsuru. Kürt başkaldırısının.!  Şöyle düşünün devlet tüm Kürtleri, PKK var diye öldürüyor veya sürüyor.’’!

   Baskın Hocanın örneğine dair aradaki tarihsel konjektörün farkına dikkat çekmekte fayda var deyip bir parantez açmak gerekiyor.(1990’lı yılların başında yakılan Kürt köyleri zorla boşaltıldı. Bu köylerden’’ terör örgütüne her tür lojistik destek sağlanıyor’’ bahanesi ile milyonlarca Kürt topraklarından, dilinden, mezarlarından, kültüründen kopartıldı.!  Aradaki fark Kürtler batı illerine sürülürken  Ermenilere yapıldığı gibi ciddi çokça  fiziksel soykırıma maruz kalmadılar…! Fakat bu sürülmenin de sosyal, kültürel ve ekonomik bir soykırım ve sürgün olduğunu da unutmamak gerekir!.)

   1915’deki soykırıma yol açan en önemli sebeplerden birinin Ermenilerin bağımsızlık ‘’yâda eşitlik’’ istemleri olduğunu aslında her iki tarafta çok iyi biliyor. Gerçekleri çarpıtma gayretleri halklara sadece acı veriyor. Ayrıca halkların kendi kaderlerini tayin etme hakları evrenseldir. Bu hakkı engellemeye dair her türlü girişimin kendisi bile soykırım değil midir?

   Bu insanlar o dönem hâkim olan Osmanlı devleti vatandaşıydılar. Çok doğal olarak da eşit haklara sahip olmak istediler. Bu red edilince de Osmanlıdan ayrılıp ayrı bir ulus istemek zaten meşru hakları idi…

   1877’den 1912’e Meclis-i Mebussan:

   1877 ilk Meclis-i Mebusun üye oluşumu 69 Müslüman, 46 gayrimüslim toplam 115 üye idi. İkinci Meclisi Mebussan: 56’sı Müslüman, 40'ı gayrimüslim olmak üzere 96'tır. Bunların 20 kadarı Ermeni’dir…            
          
   1912 dönemi Meclis-i Mebussan: 142 Türk, 60 Arap, 25 Arnavut, 23 Rum, 5 Yahudi 12 Ermeni (bunlara 4 Taşnak ve 2 Hınçak mensubu dâhildi).

   Son Osmanlı Meclis-i Mebusu (1920) ve 23 Nisan 1923:

   bir tek Ermeni bile yok.!!!                                                                                                                      

   Yüzyıllarca beraber yaşadığımız bu komşularımıza ne oldu. Kar olup o dağlarda eridiler mi?!               

   Şu an Anadolu’da Ermeni gören var mı?!                                                                                                    

   Yâda kendisine Ermeni’yim diyen kaldı mı oralarda da ?!...

   Bütün politik ve ideolojik tartışmaları bir yana bırakıp bu soruları vicdanımıza havale etiğimizde bu insanlara en azında bir özür borçlu değil miyiz?

   Tamda bu özür meselesi dile getirdiğimiz de bazı uyanık vicdansızlar Ermeni örgütlerin ÇATIŞMALI SÜREÇTE sebep oldukları öldürmeleri öne sürüyorlar. Bu öldürmeleri elbette tasvip etmeyi ‘’kimse’’  istemez. Fakat örgütlerin karşılıklı çatışmadan kaynaklı ölümleri sistematik soykırım ile nasıl bir tutulup aynı kefeye konuluyor!  Yani eğer asıl olan burada kurunun yanında yaşı da yakarız felsefesi ise o zaman sıradan adli suç işleyen birinin ailesini yakınlarını da aynı suça tabi tutup yargılamak gerekir.

   Burada tartışılması gereken en önemli konulardan biri de İttihat ve Terakki Genel Merkezinin rolüdür.         

   Bu merkez bir yandan Ermeni aydınlarını, yazarlarını, eşraflarını hedef haline getirirken öbür yandan Kürtlere; komşun Ermenileri o coğrafyadan kaçıştırırsan (ölüm seçeneği de dâhil)  sana hukuki soruşturma açmayacağım, onlardan kalan mal mülk senin olacak, aşiretlerinize unvanlar vereceğim dedi mi, demedi mi?!...

   Büyük burjuvazinin zenginliğinin kaynağı Ermeni mallarıdır, Rum mallarıdır:                                      

   Bazı Kürt aşiret reislerinin, şeyhlerinin, toprak ağalarının zenginliğinin kaynağı yine Ermeni malları, Süryani mallarıdır. Bu, Türkiye iktisat tarihinin yeniden yazılmasını gerektirecek kadar büyüktür.’’ (Sosyolog: İ. Beşikçi)

   Yukarda ünlü sosyolog ve bilim insanı İsmail Beşikçi hocanın değindiği gibi; Yüz binlerce gayrimenkulün yağmalandığı çok iyi biliniyor. Bunun en çarpıcı örneği Aşkale sürgünlerinden kalma malların yağmalanmasıdır. Kırıma uğrayan ve sürgün edilen bir ulustan geriye kalan malları, mülkleri kaydetmekle görevli "Emval-i Metruke", yani "Terk Edilen Mallar" İdaresi'nin kayıtları açıklandı mı?

   Hayır hiçbir zaman açıklanmadı.!...

   24 Nisan 1915; hepimizin acısıdır.

   Geçmişi ile yüzleşmeyen toplumların ruh hali asla sağlıklı kalamaz.                                                 

   Vicdanlarımızda ciddi izler bırakan bu talihsiz ve lanetli tarih ile yüzleşmemizin gecikmiş zamanı çoktan geldi…



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Birce Akalay, saldırıyı kınadı

Oyuncu Birce Akalay, sosyal medya hesabından Müjdat Gezen Sanat Merkezi'ne yapılan saldırıyı sert sözlerle kınadı. İstanbul Kadıköy’deki Müjdat Gezen Sanat Merkezi’ne gelen kimliği belir...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

Kocaoğlu'ndan çarpıcı referandum mesajları

EGE’NİN SESİ-İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, anayasa değişiklik teklifi ve referandum süreciyle ilgili çok önemli açıklamalarda bulundu. Katıldığı bir televizyon programında açıklamalar yapan Başkan Kocaoğlu, canlı yayında şu ifadelere yer verdi:

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR