Yukarı
4

Aydan Tuncayengin

Nerenden tutsam elimde kalıyorsun!

07 Eylül, 2017

   Son 50 yılımıza bakınız…

   Siyasi yapılar içindeki yozlaşma, toplumun bilincinin gelişmesinin önüne geçti.

   50 yılda 36 gölün kuruması gibi içimiz de, gelir kaynaklarımız da kurudu!

   Gericilik ve zulüm artarken işçilerin, emekçilerin, kadınların, öğrencilerin, muhaliflerin payına sadece acı, gözyaşı, ölüm düştü.

   İçeride ve dışarıda gerilim bitmezken, ölümün her türlüsü sıradanlaştı.

   Ekonomide ve siyasette yakalanamayan istikrar, İslamcı gericileştirmede yakalandı.

   Kadın eve hapsedilmeye çalışılırken, bedeni ve duruşu ile de sürekli AKP’li bakanların dilinde sakız oldu düşmedi…

   Söylemleri kadına yönelik şiddeti patlattı! AKP iktidarı döneminde şiddete yönelik eğilim yüzde bin 400 yani 14 kat arttı. 2002-2016 arasında 6 bine yakın kadın erkekler tarafından katledildi. Savcılığa yansıyan verilere bakınız, ne ektiyseniz onu biçtiğiniz vahim tabloyu göreceksiniz…

   Bu girdap içinden çıkamayan, araştırmayan, okumayan, ekonomik özgürlüğüne ulaşamayan, her şeye inanan bazı kadınlarımız, erkek tarafından baskılanan model olmanın zayıf halkasından da bedenini ve beynini bir türlü kurtaramadı.

   Erkeğin ekonomisine bağımlı yaşamayı seçen kadınlar, yeteri kadar mücadele etmediği için, direnmedi, direndiği zamanda erkeğin kurbanı oldu…

   Lüks hayatı kabullenerek, işine geldiği gibi davranarak, etkisiz rolü ile tembelliğinin kölesi oldu.

   Oysa kadın sevginin, barışın, düzenin koruyucusu, kollayan gücüdür.
   Oysa kadın toplumun en önemli harcı, merkez üssüdür.

   M.E.B tarafından kadına "kocaya itiat, ibadettir!" modeli biçilerek eşitlik kaldırıldı.

   Bu kafa Milli Eğitim Bakanlığı’nın dayatmaya çalıştığı laiklik karşıtı eğitim modelinin zihniyetidir. 
M.E.B'in işi toplum mühendisliği yapmak mıdır?

   Yeni eğitim/öğretim sürecinde erkek çocuklarına lise müfredatında düzenlenen kitaplarda kadınlara nasıl bakmaları/davranmaları öğretilecek!

   Böylece “Medeni Kanun” bu dersle rafa kalkacak...

   Milli Eğitim Bakanlığı, Cumhuriyet, Kadın ve Türkiye için tehlikeli işler peşinde! 
Cinsiyetçilik ve ayrımcılık son sürat gidiyor. Oysaki insanı mantık dışı noktalara sürüklemek, kadın ile erkeği düşman kılmak, arkadaşlıklarını bozmak yaşamı çekilmez hâle getirir. İşte bu cehaletin saltanatında kadının adı yok...

   Kutsal Kitap Kuran da muhatap olarak erkekleri almış; zevceleriniz, kadınlarınız vb. diye hep erkeklere sesleniliyor. Garip değil mi? Cinsiyet ayrımcılığı buradan başlıyor. Belli ki bir erkek yazmış!
Dinler insanları ayrıştıran, gerek kadın-erkek eşitsizliği, gerekse sahip-köle ilişkisi ile adaletsizliğin yuvasıdır.

   M.E.B’in ders kitabında(!) "Erkekler güç ve kuvvet yönünden daha ileri olduğundan ailenin sorumluluğu onlardadır!..” Bu mantıktan yola çıkacak olursak, dünyayı en güçlü ve en kuvvetli insan yönetmeli, bilgi, birikimin ve zekânın hiç önemi yok.

   M.E.B’in yeni müfredatında evrim çıkarıldı, laiklik daraltıldı, biyoloji dersleri azaltıldı din dersleri artırıldı, cihat temel ibadet sayıldı. İşte çağdaş ve bilimsel diye tanımlanan müfredatımız!..

   Bakan İsmet Yılmaz’ın "Kesinlikle eskisinden daha iyi olacak. Yapılmış en demokratik, en bilimsel, en çağdaş müfredat. İstiyoruz ki evlatlarımız daha iyi yetişsin" diye savunduğu çağdaşlık bu mu? Erkeklere dindar kadın “seçmeyi” öğütlemek mi? Evliliklerde kadına mehir (mal veya para) verilmesi gerektiği öğretilerek, kadına alınıp-satılan bir emtia gözüyle bakılmasını sağlamak mı?

   Kadına vahşi bakış açısı  “boş ol” da müfredata girdi! Milli değil, Şer’i eğitimle  lise Temel Dini Bilgiler dersi şeriat eğitimine dönüştü. En önemlisi de konuların hangi anlayışa göre işleneceği tamamen kitap yazarlarına ve öğretmenlere bırakıldı.

   Çocuklarımızı bu yeni müfredattan ve M.E.B'ten korumak artık bir görev halini aldı.
Çocuklarınızla artık çok daha fazla ilgilenmeniz ve onları sıkı takip etmeniz gerekiyor. Hiç bir şey eskisi gibi değil.

   Gelişmeler son derece tehlikeli.

   Gerçek demokrasinin, eşit yurttaşlığın, temel hak ve özgürlüklerin genişlemesi ancak, Türkiye’nin gerçek bir laikliğe, eşitliğe ve özgürlüğe, demokratik bir toplum ve demokratik bir Cumhuriyete kavuşmasıyla mümkündür.

   Çemberi giderek daraltmaya çalışanlar 2019 kırılma noktasına ulaşmak için bizim değerlerimizi ve yaşam ilkelerimizi yok etmeye çalışacak ve bileğimizi yavaş yavaş bükmeye, kırmaya başladılar bile... 
Çağ dışı, pozitif bilimden, değer yargılarından uzak, birbirinden nefret eden bir nesil yetiştirmenin peşindeler. Vatana, millete ihanettir bu...

   Çocuklar organize bir şekilde zehirleniyor! Ne kadar gerici, cinsiyetçi, ırkçı ve bilimsel olmayan bilgi varsa hepsi ders kitaplarında!

   Toplumsal yaşayışın ve kamusal alanın dinselleştirilmesi yönünde toplumda bir dip dalgası halinde seküler bir hayat, seküler bir siyaset arzusu giderek güçlenmektedir. Toplumun en az yarısı ki çoğunluğu büyük şehirlerde yaşayan en eğitimli kesimlerdir, tarikatların, cemaatlerin, siyasallaşmış dinin, kendisine ve çocuklarının geleceğine verdiği korkunç zararı fark etmiş, laikliğin önemini umarım iyi anlamışlardır.

   Eğitimdeki iyi zamanlarımız bunlar... Çocuklarımızın yarınlarını çaldırmayalım!
Kadınlar özellikle erkek çocuklarınıza cinsiyetlerinin gücünü yüklemeyin. 
Çocuklarınızı iyi, ahlaklı, vicdanlı insanlar olarak yetiştirin.  

   Rehberimiz; Atatürk, çağdaşlık, özgür irade, bilim, laiklik, medeniyet, akıl ve kadın/anne olmalıdır. 

   Türkiye halkının adalet, refah, özgürlük, çağdaş eğitim gibi sorunları acil çözülmelidir. Halk ters köşeye yatırılmış durumda.

   Eğitim sisteminin demokratik ve bilimsel olması, demokrasiye ve eşitlik mücadelesine hizmet etmesi, bireylerin inançlarını hiçbir baskı altında kalmadan gerçek anlamda özgürce yaşaması için tek yol  ‘Laik Eğitim ve Laik Yaşam’ mücadelesini güçlendirmekten geçmektedir” 



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Göçer ‘Her şey yolunda ayrılmadık’

Yaklaşık olarak 10 senedir birlikte olan Ferhat Göçer ve Ömür Gedik ikilisi hakkında bugün bazı internet sitelerinde ayrılık iddiaları ortaya atıldı. Sözcü'ye konuşan Ferhat Göçer, iddial...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

"O kadınlar daha uzun yaşıyor"

İç Hastalıkları ve Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Canan Karatay, Kırşehir Belediyesi tarafından organize edilen programda, sağlıklı yaşamanın püf noktalarını anlattı. Karatay, "Kolesterolü yüksek olan kadınlar uzun yaşıyor" dedi.

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR