Yukarı
42

Haydar Koçak

Daha söylenecek söz, sorulacak çok soru var!​

22 Ağustos, 2017

   İzmir fuarı açılışında yaşanan krizin ardından yaptığım telefon trafiği sonunda aldığım bilgiler doğrultusunda anladım ki; Büyükşehir belediyesi yetkililerinin 'protokol krizi'  topunu valiliğe atma çabaları boşuna. Top  çoktan taca  çıkmıştır.

   Açılıştan 10 gün önce İZFAŞ Protokol Müdürü Gül Şener'in TBMM Sanayi Komisyonu Sekreterliğini arayarak "komisyonun o tarihte İzmir’de olduğunu öğrendik. 

   Aldığımız bilgiye göre 25 kişi ile fuar açılışına katılacakları doğrultusunda.  Teyit etmek için arıyorum "aldığı teyitten sonra komisyon sekreteri hanımefendiye  "bu durumda ben protokolü nasıl hazırlayacağım? Bu işin altından nasıl kalkacağım?" Diyen Şener, görüldüğü gibi altından kalkamadığı gibi eline yüzüne bulaştırmıştır. Aziz Kocaoğlu bürokratlarının deyim belki yetersiz kalacak ama! 'adım atarken' bile başkana haber verdiklerini yıllardır İzmir’de bilmeyen yok. 

   Şener'in 'devlet  protokolü' nu bilmediğini düşünmek mümkün mu? Hangi düşünceyle ve ne zamandan beri iş dünyası  halkın seçilmiş milletvekillerinden önde geliyor. Hele ki TBMM Katip Üyesi kırmızı plakalı Sayın Özcan Purçu ve bir eski bakan Zekeriya Temizel'i ( pardon CHP milletvekilleri olduğunu unutmuşum) arka sıralara atma fikri kimin? 

   İlk tepkiyi veren Sayın Purçu'yu ve onunla beraber tepki veren CHP İzmir  Milletvekilleri Ali Yiğit, Musa Cam, Mustafa Balbay, Murat Bakan, Tacettin Bayır ve Sanayi Komisyonu Üyesi olarak orada bulunan  Gaziantep Milletvekili Akif Ekici ve Denizli Milletvekili Kazım Arslan'ı kutluyorum. 

   Tacettin Bayır'in sanayi komisyonu üyesi olduğu için adının 2. sırada olmasına rağmen ön sırada yer gösterme çabası gösteren AK Parti Milletvekili Necip Kalkan'ın çabaları bile Sayın Bayır'ın tepkisini önleyememiştir. Tacettin Bayır ' neden AKP Milletvekilleri ve iş adamları ön sırada CHP’li milletvekilleri arkada bunun cevabını verin önce,  bu Cumhuriyet Halk Partisi’ne yapılan saygısızlıktır' diyerek alanı terk etmiştir. Bir kaç konuya  değinmeden geçemeyeceğim;  

   1-  CHP milletvekillerinin yer aldığı 2. siranin en başında Alaattin Yüksel ve Asuman Ali Güven yan yana otururken, Asuman abinin sessizce oturmaya devam etmesi

   2- Ertesi gün basın açıklaması yaparak 'Büyükşehir'in bunda suçu yoktur' demesi. Asuman abi,  kimden talimat bekledin bir gün sonra o talihsiz açıklamayı yapmak için?

   3- Olayı duyar duymaz  CHP Genel Başkan Yardımcısı Zeynep Altıok 'un danışmanı olan arkadaşımı aradım.

   "Neden Zeynep Hanım milletvekillerinin yanında olmadı? Orda kalmaya devam ettiniz?" aldığım cevap çok şaşırtıcıydı: "Zeynep Hanımı da 2. sıraya yazmışlar ama biz müdahale edince ön sıraya oturttular" olmuştu.  

   Demem şu ki; CHP Genel Başkan Yardımcısını bile 2.siraya, yani sermayenin arkasına uygun görmüşler. 

   Daha söylenecek söz sorulacak çok soru var, ama eminim ki Cumhuriyet Halk Partisi’nin kalesi olan ve 'Adalet Kurultayı'na çağrı yapıldığı bu günlerde;

   Özellikle  genel başkan ve genel sekreter ile birlikte 4 MYK Üyesi bulunduran İzmir'e  yakışmayan bu harekete genel merkez yöneticilerinin sessiz kalmayacağını umuyorum. 

Haydar Koçak

haydarkocak06@gmail.com



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Seki, yeniden yargılanmak istiyorum

Uyuşturucu satmak ve kullanmak suçlamasıyla ceza alan ve 3 buçuk yıl boyunca cezaevinde kalan Deniz Seki, kendisine kumpas kurulduğunu iddia etti ve yeniden yargılanmak için talepte bulun...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

Türkiye boğuluyor

Şu an Türkiye'de nefes alınabilecek tek il Rize. Uzmanlar Ankara ve İstanbul'un birçok bölgesinin derhal terk edilmesi gerektiğini söyleyerek, hava kirliliğinde gelinen vahim noktaya vurgu yapıyor. Fosil yakıtlarla ihtiyacımızdan fazla enerji üretiliyor. Çocukların akciğerleri, daha gelişemeden hastalanıyor.

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR