Yukarı
44

Türkan Başyiğit

Kadının adı yoktu artık can güvenliği de yok...

05 Kasım, 2018

   Bir toplumun uygarlıkta aldığı yolu mu merak ediyorsunuz? Kadınlara bakın. Bir toplumda kadınların gözlerinin içi ışıl ışılsa, kadınlıklarından önce insan yerine konuluyorlarsa o toplum gelişir güzelleşir.

   Türkiye’de son yıllarda kadınların durumuna bakın toplumun nereye gittiğini görebilirsiniz. Duygu Asena Kadının Adı Yok diye haykırmıştı kitabında. Bugünleri görse içi sızlardı. Artık kadınların bu toplumda can güvenliği de yok. Her an ölebiliriz. Katilimiz uzaktan değil üstelik. Eşimiz, babamız, abimiz, boşandığımız çocuğumuzun babası.

   2015 te bir akademisyen duyarlılığı ile Milletvekili aday adayı olmuştum. Topluma anlatmak istediğim çok şey vardı. Farkındalık yaratmak için… Bir konuşmamda kadınların yaşam alanı günden güne daralıyor. Her geçen gün özgürlük alanımız azalıyor. Yaşamlarmız bile tehlikede… Ben kadınların sesi olabilmek onların haklarını savunabilmek için adayım demiştim. Haftasına Özgecan’ı hunharca bir cinayette kaybettik. Hatırlıyor musunuz? Onu andığımız törende bir kadın yanıma geldi. Haklıymışsınız ne demek istediğinizi şimdi anlıyorum demişti. Özgecan’la son buldu mu kadın cinayetleri? hayır. Sonrasında bir sürü kadın öldürüldü.

   (CHP) Giresun Milletvekili ve TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu (KEFEK) üyesi Necati Tığlı tarafından hazırlanan raporla 1 Ocak 2016 ile 31 Ağustos 2018 tarihleri arasında kadına yönelik cinayet, şiddet ve istismarı mercek altına alındı. en az 1012 kadın erkekler tarafından öldürülürken, en az 870 kadın erkek tarafından şiddet gördü; en az 342 kadınsa tecavüze uğradı. 2003 yılında erkekler tarafından öldürülen kadın sayısı 83 iken 2017 yılında bu sayı 409 olmuştur. 2018 yılının ilk sekiz ayında da en az 284 kadın erkekler tarafından öldürülmüştür. 2003 ile 2017 yılları arasındaki veriler baz alındığında kadın cinayetlerinde 14 yıldaki artış, yaklaşık % 392 olmuştur."

   Bu raporlar haberler verilen sayılar aslında sadece rakam değildir. Bir hayat vardır. Her sayının bir hikayesi, gelecek umutları vardır. Ve kadınların çoğu tehdit altında olduğunu söylemiş devletten koruma istemiştir. Ne yazık ki ölümden kaçamamışlardır.

   Geçen hafta Sıla yine sanatçı sevgilisi tarafından şiddete uğrayınca toplumda bu sorun yeniden görünür oldu. Tartışıldı. Sıla her zaman net duruşu olan, fikirlerinin ardında sonuna kadar duran başarılı bir kadın profili çiziyor. Ve yine modern çizgideki sanatçı sevgilisi tarafından şiddete maruz kalıyor. Toplumun görmezden geldiği bir olayın belki de medyanın gücü ile toplumun yüzüne vurması.. Hergün sıradan kadınlar öldürülürken görmezden gelindi. Hatta kanunlarda erkeklerden yana oldu. Davalara takımelbise ile gelip iyi hal indirimi aldılar.

   Bu şiddete dur demenin ilk yolu hiç kuşkusuz ki ceza yaptırımlarını arttırmaktır. Daha önemlisi ise eğitimdir. Kadınların çalışma hayatına girmesi kamusal alanda olmaları başarıları desteklenmelidir. Oysa son yıllarda talihsizce işsizliğin sebebi olarak kadınların çalışma hayatına girmesi bile gösterildi. Yine istatistikler gösteriyor ki eşi kendinden çok kazanan erkekler kadına şiddet uyguluyor.

   Her şeyin başı eğitim. Dün Yüksek Lisans öğrencilerime Eğitim Tarihi dersinde Atatürk dönemi eğitim politikalarını  anlatırken bugünle bir kıyaslama yaptım. Bugün Türkiye’de 8.000.000 (sekiz milyon) kadın okuma-yazma bilmiyor eğitimimizin geldiği nokta bu dedim. Öğrencilerim uyardı. Hocam yanlış mı söylediniz rakamı diye. Bir öğrencim google’dan yardım almış. Evet haklısınız dedi. Bugün Türkiye’de kadının bu kadar değersizleştirilmesi, çocuk gelinler, töre cinayetleri, müftü nikahları, saçın namus göstergesi olması, kadınların da kendi değerlerinin farkında olamamasının temelinde bu cahillik var. Ve giderek artıyor... Çevrenizde okuma-yazma bilmeyen bir kişiye okuma-yazma öğrettiniz mi? Cumhuriyet kuşağı Millet Mektepleri, Halk Dersaneleri ile bu devrimi yapmıştı. Cehaleti yayanlara inat çevremizi eğitelim.

   Medyada gençlerimize sunulan ders kitaplarında işlenen kadın rol modeli: evde oturan, yemek yapan,itiraz etmeyen kendisine verilenle razı olan silik bir kadın. Görevi sadece analık.

   Oysa Atatürk Türkiyesi’nde kadınlar uçak kullandılar, ,mühendis oldular, dünya çapında sanatçı oldular. Dünya çapında Türkiye’nin ismini çok farklı alanda duyurdular. Cumhuriyetin bilimsel ışığını köylere kadar götüren öğretmenler oldular. Bugün o öğretmen modeli Aybüke Öğretmen gibi öldürülüyor. İzin vermeyelim. Atatürk Cumhuriyeti modern Türkiye’yi kadınlarla inşa etmişti. Hindistan Kadınlar Birliği Atatürk’ün ölümü üzerine “sadece Kadınlar içn yaptıklarıyla bile büyük bir devrimcidir.” Demiştir. O devrimciyi her geçen gün çok daha fazla özlüyoruz. Misyonumuz ise özgür,eğitimli başarılı kadınlar olarak bayrak yarışında bizden önceki kadınlardan aldığımız kazanımların fazlasını bizden sonraki nesile aktarabilmek olmalı...



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Jahovic’ten Sadettin Saran’a yorum

İş insanı Sadettin Saran'a gönlünü kaptıran Emina Jahovic, sosyal medya hesabından yaptığı yorumla aşkını gizlemeden yaşadığını gözler önüne serdi. Popçu Mustafa Sandal ile Emina Jahovic’...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

Diş eti kanamasının tedavisi nasıl olur?

Diş eti kanaması diş eti hastalığının en sık karşılaşılan belirtilerindendir. Ancak diğer sağlık sorunlarına da işaret edebilir. Diş eti kanamasının nedenleri ve tedavisi hakkında merak ettiğiniz tüm detayları haberimizde bulabilirsiniz...

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR