Yukarı
7

Av. Anıl Selek

Ele verir talkını, kendi yutar salkımı...

22 Haziran, 2017

   6772 sayılı Kanun Devlet ve Devlete bağlı kurumlarda çalışan işçilere ilave tediye (ödeme) yapılmasını içermektedir. İzmir Büyükşehir Belediyesine ait şirketlerde çalışan bazı işçiler yasadan kaynaklı geçmişe dönük haklarını almak için açtıkları davaları kazandı. Emsal teşkil edecek bu durum sonrasında birçok işçi de hakkını aramak adına dava açtı ya da açmak için harekete geçti. Davayı kazanan işçiler sevinmeye fırsat bulamadan maalesef “performans düşüklüğü”(!) sebebiyle işten çıkartıldı. Bizzat bana gelen bilgilere göre de dava açan diğer işçiler de “işten çıkartılacağı” baskısıyla davalarını geri çekti. Tabii Aziz başkan baskıyı kabul etmiyormuş ancak Bayraklı adliyesinde açılıp kısa süre sonra feragat edilen iş davaları bunun açık ispatıdır.

   Sayın Kılıçdaroğlu’nun ülkedeki adaletsizliğe tepki olarak başlattığı “Adalet Yürüyüşü”’ne tam destek veriyor ve takdirle karşılıyorum. Ancak bu yürüyüş sadece mahkeme kararlarına karşı yapılmıyor, her türlü adaletsizliğe karşı gerçekleşiyor. İşçinin anasının ak sütü gibi helal olan haklarını ödenmemesi de “bir başka adaletsizlik” hele hele mahkeme kararı ile haklı çıkan işçinin işten çıkartılması ve dava açan diğer işçilerin de davadan feragat etmelerinin sağlanması da KOCAman bir adaletsizliktir.

   Bir taraftan CHP lideri ülkedeki adaletsizliğe karşı hergün onlarca kilometre yürürken diğer taraftan partinin belki de Genel Başkan Kılıçdaroğlu’ndan sonra en etkili ve etiketli mevkiine sahip sayın Aziz Kocaoğlu’nun işçilerin mağduriyetiyle ilgili bu konuda adının geçmesi tam bir tezat oluşturmakta.

   Hiç kimsenin, hiçbir kurum yöneticisinin hele hele “sosyal demokrat” çizgideki bir partiye mensup Belediye Başkanı’nın işçilerin haklarını vermemesinin hiçbir geçerli açıklaması olamaz. Bırakın dava açanların bu davadan feragat etmelerini sağlayan bir yola girmeyi; dava bile açılmasına sebebiyet vermeden bu haklar ödenmeli, işçiler ne mahkeme kapılarına yönlendirilmeli ne de işten çıkartılacağı korkusu yaşatılmalı. Kaldı ki konuyla ilgili olarak DİSK / Genel-İş Sendikası İzmir 2 no’lu şube temsilcileri de çözüm için Büyükşehir Belediyesi’ne talepte bulunmuşlardır. Ancak sonuç olumsuz olmuştur.

   Kocaoğlu’nun bir an önce bu şaibeye son vererek tüm işçilerin haklarını ödenmesini sağlaması doğru ve vicdana uygun bir davranış olacaktır çünkü gerek partisinden gerekse kendisinden beklenen budur.

   Yaşananlar rahmetli anneannem sağlığında sıkça söylediği bir atasözünü aklıma getirdi; “Ele verir talkını (telkini), kendi yutar salkımı”. Bilmeyenlere açıklayalım; Türk Dil Kurumu’nun Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü’nde bu sözün karşılığında “kendisinin inanmadığı ve tutmadığı öğütleri başkalarına kolayca vermek” olarak aktarılmış. Sizler adalet yürüyüşü için yollara düşeceksiniz ama kendi içinizde adaleti sağlayamayacaksınız! Olmadı Aziz başkan, adınız gibi aziz olmak yakışır size…



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle