- CHP bu hafta Çatalca'da... Özgür Özel 'Tarih önünde kayda geçiyorum' dedi, ayrıntıları açıkladı! 'AK Toroslar çetesinin hedefinde...'
- İş hanını alevler sardı, itfaiye 12 kişiyi kurtardı
- Çağatay Güç: İktidarımızda Hizmetin Önündeki Tüm Engelleri Kaldıracağız
- Atatürk Çocukları Kütüphaneleri, Kitap Bağışlarını Bekliyor
- “Ağaçlar Ayakta Ölür” seyirciyle buluşuyor
Yaşlanmayı frenleyen süper güç
‘Glutatyon’un yaşlanma hızını yavaşlatan çok önemli bir antioksidan olduğuna dikkat çeken Harika Özkaya ‘‘Vücudunuzda ne kadar fazla glutatyon varsa, hücreleriniz ve hücrelerinizin enerji kaynağı mitokondrileriniz o kadar sağlıklı olur’’ dedi.
Glutatyon en güçlü antioksidanlardan biri ve yaşlanma hızını yavaşlatmada önemli bir role sahip. Bu nedenle beslenmemize özen göstermemiz gerektiğini belirten Beslenme ve Diyet Uzmanı Harika Özkaya Yurttadur, vücutta glutatyon seviyelerini artırma yollarını şöyle açıkladı:

SAĞLIĞI HER AÇIDAN DESTEKLER
Glutatyon, üç amino asitten (glutamat, sistein ve glisin) oluşan bir tripeptid olup, vücutta doğal olarak karaciğerde üretilir.
Glutatyonu oluşturan bu aminoasitler, vücudumuzun ihtiyaç duyduğunda kendi kendine üretebildiği amino asitlerdir.
Güçlü bir antioksidan olan glutatyon, hücreleri korur. Bağışıklığı güçlendirir. Karaciğerdeki detoks süreçlerine yardım ederek vücudu ağır metallerden ve toksinlerden arındırır. Kanser riskini azaltır. Kas gücünü artırır. Tüm bu etkileriyle vücut sağlığını korurken, yaşlanmayı da frenler.
SADECE CİLDİ DEĞİL VÜCUDU TEPEDEN TIRNAĞA YENİLER
Glutatyon, son yıllarda yaşlanma sürecine karşı etkili bir çözüm olarak dikkat çekmektedir.
Yaşlanmanın etkileri yalnızca ciltte değil, tırnaklardan saçlara kadar vücudun birçok alanında gerçekleşir.
Serbest radikal (hücreleri hızla paslandırıp, yaşlandıran kötü moleküller) birikimi, bu süreci hızlandıran en önemli faktörlerden biridir.
Glutatyon, serbest radikallerle mücadele ederek yaşlanmayı yavaşlatmaya yardımcı olur. Eğer vücutta biriken serbest radikaller atılmazsa, kırışıklıklar, kırık tırnaklar ve dökülen saçlar gibi sorunlar kaçınılmaz hale gelir.
Zarar gören hücreleri de onarır
Glutatyon, hem zarar görmüş hücrelerin onarılmasını sağlar hem de mitokondriyal etkiyle yeni ve genç hücrelerin üretimine katkıda bulunur. Hücrelerin yaşlanması, yalnızca estetik açıdan değil, bedensel sağlık açısından da ciddi sorunlara yol açabilir. Bu nedenle, vücut sağlığını korumak adına atılacak adımlar büyük önem taşır.
Yapılan çalışmalarda 80’li yaşlarına ve sonrasına kadar sağlıklı bir şekilde yaşayan kişilerin glutatyon düzeylerinin daha yüksek olduğu tespit edilmiştir.
Düşük glutatyon seviyeleri, hücre ölümünü (apoptozu) tetikleyici sinyaller gönderir. Glutatyonun hücresel ve mitokondriyal fonksiyonlardaki kritik rolü göz önünde bulundurulduğunda, sağlık ve uzun ömür açısından sağladığı faydalar son derece büyüktür.
Özetle, vücudunuzda ne kadar fazla glutatyon varsa, hücreleriniz ve hücrelerin enerji kaynağı mitokondrileriniz o kadar sağlıklı olur. Glutatyon seviyesi ne kadar düşükse, hücresel bozulma, hastalık riski ve hücresel ölüm olasılığı da o kadar artar.
VÜCUTTAKİ GLUTATYON SEVİYESİ NASIL ARTTIRILIR
Sağlıklı bir yaşam için Glutatyon çok önemlidir. Vücut kendi glutatyonunun bir kısmını üretse de, yaşlanma, kötü beslenme, sigara, hava kirliliği, stres, enfeksiyonlar ve radyasyon, glutatyonun vücuttaki oranını azaltmaktadır.
Bu yüzden günlük besinlerden aldığımız oran çok önemlidir. Glutatyon seviyemizi artmasını sağlayan besinler şunlardır:
- Brokoli - Brüksel lahanası
- Lahana - Karalahana
- Karnabahar - Avokado
- Şeftali - Karpuz
- Tarçın - Kakule
- Zerdeçal - Domates
- Bezelye - Sarımsak
- Soğan - Kırmızı biber
BUNLARI DA YAPIN
Vücutta glutatyonu artırmanın diğer yollarını da şöyle sırayabiliriz:
- Ev yapımı veya antibiyotik içermeyen sütlerden yapıldığına emin olduğunuz peynirlerin suyunu tüketin. Bu büyük bir sistein kaynağıdır ve glutatyon sentezi için önemlidir.
- Egzersiz, glutatyon düzeyinizi artırır ve böylece bağışıklık sistemini güçlendirir.
- Alfa lipoik asit ve N-asetil sistein glutatyon seviyesinin artmasında önemli rol oynar.
Kırmızı et ve sakatat alfa lipoik olarak zengin besinler arasındadır. Yumurta, süt, beyaz ve kırmızı et de N-asetil sistein üretimini destekler.
- Folat, vitamin B6 ve B12 düzenli bir şekilde alınmalıdır.
- Selenyum güçlü bir anti-oksidan olarak bilinir. Besinlerden alınmalıdır.
- C ve E vitamini de glutatyonun geri dönüşümüne yardımcı olur ve hastalıkları engeller.
- İyi bir uyku da glutatyon düzeylerini artırır.
TAKVİYE OLARAK ALINABİLİR Mİ?
Glutatyon takviyeleri oral yolla, enjeksiyon ya da intravenöz (IV) infüzyon şeklinde alınabilir. En etkili yöntem genellikle IV tedavisidir, çünkü vücuda doğrudan ve hızlı bir şekilde glutatyon sağlar. Araştırmalar insülin duyarlılığını iyileştiren glutatyon desteklerinin diyabet yönetimine yardımcı olabileceğini göstermektedir.
Ancak glutatyon takviyesi, herkes için gerekli veya uygun değildir. Kişisel ihtiyaçlara göre doktor tavsiyesiyle alınması gerekir.
NEDEN AZALIR?
Kötü beslenme, enfeksiyonlar ve sürekli stres gibi faktörler, vücuttaki glutatyon seviyelerinin azalmasına yol açabilir. Yaşla birlikte glutatyon seviyelerinde doğal bir azalma gözlemlenir.
Ayrıca araştırmalar birçok kronik hastalığın glutatyon seviyelerindeki azalmayla ilişkili olduğunu bulmuştur. Bu hastalıklar şunlardır:
- Alzheimer - Kanser
- Kronik karaciğer hastalığı - Kistik fibrozis
- Diyabet - Hipertansiyon - HIV, AIDS
- Lupus - Hem kadında hem erkekte infertilite (kısırlık) - Parkinson
Sonuç olarak, glutatyon, vücudun doğal savunma mekanizmalarının önemli bir parçası olup, sağlıklı bir yaşam için bu seviyelerin korunması büyük önem taşır. Sözcü
Yorum Ekle
Diğer Haberler
Kafein faydalı mı zararlı mı?
Kahve, çay, enerji içecekleri, asitli içecekler, çikolata… Hepsi çok fazla tüketiliyor. Dolayısıyla kafein hayatımızın tam ortasında… Bu uyarıcı maddenin enerjiyi ve zihinsel performansı...
Bu alışkanlık meme kanseri riskini artırıyor
Yanlış beslenme alışkanlıklarının meme kanseri riskini artırdığını belirten Meme Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Sina Ferahman, “Sağlıklı sandığımız bazı gıdalar bile fazla tüketildiğinde hormo...
Vücudunuzdaki bu sinyaller ele veriyor...
Vücut, metabolizmanın sağlıklı şekilde çalışması için yalnızca besinlere değil, aynı zamanda temel vitamin ve minerallere ihtiyaç duyar. Özellikle kış aylarında yetersiz vitamin alımı, he...
Bağırsakları anında çalıştıran en etkili 3 gıda belirlendi!
Kabızlık için sadece lif yeterli değil. Yeni bir bilimsel çalışma, bağırsakları anında çalıştıran en etkili 3 gıda ve içeceği belirledi. 3. gün süren tuvalete çıkamama sorunuyla karşılaşt...
Çocuklarda okul başarısızlığının nedeni belli oldu
Dijital yorgunluğun, tüm ekranlar ve dijital cihazların uzun süreli kullanımına bağlı gelişen bir sorun olduğunu belirten Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Yazar, “Dijital yorgunlu...
Her gün yiyoruz meğer sağlığa zararlıymış
Simitten tatlıya kadar pek çok gıdada bulunan susam aşırı tüketildiğinde ciddi sorunlara yol açabiliyor. Uzmanlar, alerji artışından mide sorunlarına kadar uzanan etkileri nedeniyle susam...
Omega-3’ün kalbe 5 faydası
En faydalı yağlardan biri olan Omega-3, özellikle kalp-damar sağlığını çok yönlü destekleyip, koruyor… Omega-3 yağ asitleri elzem bir yağ türü olan çoklu doymamış yağlardır.İnsan vücudu t...
Günde ne kadar C vitaminine ihtiyacımız var?
Kış hastalıklarının kapıda olduğu bugünlerde C vitamini bağışıklık sistemimizi güçlendiren antioksidan olarak öne çıkıyor. İşte bu vitamini doğal yoldan ve yeteri kadar alma yolları. Kış ...
Berenizi kimseyle paylaşmayın!
Havalar soğuyor. Kış aksesuarlarının en ünlüsü taktığımız çeşit çeşit bereler. Ama işin aslı, görüntüsü kadar masum değil. Çünkü İngiliz bilim insanları saçkıran gibi son derece bulaşıcı ...
SOSYAL MEDYA
MAGAZİN
'Ata Demirer Gazinosu' 2026'da da izleyicilerle buluşacak
Gazino konseptini komedi ile birleştiren Ata Demirer, "Ata Demirer Gazinosu" programıyla 2026'da da İstanbul ve Ankara'da sanatseverlerle buluşacak. BKM organizasyonuyla kapalı gişe sahne...
TEKNOLOJİ
EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ
Kafein faydalı mı zararlı mı?
Kahve, çay, enerji içecekleri, asitli içecekler, çikolata… Hepsi çok fazla tüketiliyor. Dolayısıyla kafein hayatımızın tam ortasında… Bu uyarıcı maddenin enerjiyi ve zihinsel performansı iyileştirmeye yardımcı olabileceğine dair çalışmalar var.





Yorumlar
Bu haberde yorum bulunmamaktadir.