Yukarı
430813

Fransızlar her hapşırık sonrası özür dilemeye başladı!

29 Temmuz 2025 11:12

Fransa'da başlayıp tüm dünyaya yayılan yeni bir sosyal tartışma gündemde: Hapşırdıktan sonra "özür dilerim" demek bir nezaket göstergesi mi, yoksa gereksiz bir sosyal baskı mı? Özellikle pandemi sonrası artan sağlık kaygılarıyla birlikte, bu basit refleksin yarattığı toplumsal gerilim uzmanları ikiye bölmüş durumda. Konunun kökleri ise Kara Veba salgınına kadar uzanıyor.

Sıradan bir hapşırık... Ardından gelen bir anlık sessizlik, bir "çok yaşa" beklentisi veya mahcup bir özür. Yüzyıllardır süregelen bu basit toplumsal ritüel, özellikle COVID-19 pandemisinin ardından yeniden bir nezaket bulmacasına dönüştü. Peki, kontrolümüz dışındaki bu refleks için gerçekten özür dilememiz gerekiyor mu? Uzmanlar bu konuda ikiye bölünmüş durumda.

"Hapşırık bir sorun haline geldi"

Bir toplantının ortasında, toplu taşımada veya markette aniden gelen bir hapşırık, tüm gözlerin size çevrilmesine neden olabilir. COVID-19 pandemisiyle birlikte hapşırık, masum bir refleksten potansiyel bir "biyolojik tehdit" algısına dönüştü.

Günün Trend Haberleri

Play Video

Alman Görgü Kuralları Konseyi Başkanı Evelyn Siller, "Koronavirüs pandemisi başladığından beri hapşırma, hem hapşıran kişiyi hem de çevresindekileri huzursuz eden bir sorun haline geldi," diyerek durumu özetliyor. 

Danışmanlar Susanne Schwarz ve Linda Hunziker ise, "Birçok insan için, vücutlarının çıkardığı ses nedeniyle aniden ilgi odağı haline gelmek çok rahatsız edici" diye ekliyor. Bu sosyal baskı, giderek daha fazla insanın kendini özür dilemek zorunda hissetmesine yol açıyor.

Uzmanlar uyarıyor: "Suçluluk hissetmeyin"

Peki, bu özür gerçekten gerekli mi? Sağlık psikoloğu Carlo Fabian'a göre bu durumun mantıksal bir temeli yok: "Hapşırdığınız için özür dilemek, sanki yanlış bir şey yapmışsınız gibi hissetmenize neden olur. Böylece içinizde var olmayan bir suçluluk duygusuna kapılırsınız."

İsviçre Halk Sağlığı Direktörü Corina Wirth de benzer bir görüşte: "Hatalar için özür dilemelisiniz, ancak hapşırma gibi bastırılması zor ve nadiren utanç verici olan doğal bir refleks için değil." Bazı görgü kuralları uzmanları ise, eğer özür dilenecekse bunun sessiz ve abartısız bir şekilde yapılması gerektiğini, çevredeki insanların ise bu konuda yorum yapmamasının en doğrusu olduğunu belirtiyor.

"Çok Yaşa" demenin ardındaki antik korkular

Hapşırana "çok yaşa" demek, bugün sıradan bir nezaket ifadesi gibi görünse de kökenleri binlerce yıl öncesine, batıl inançlara ve büyük salgınlara dayanıyor.

Antik çağlar: Tarih dergisi Geo'ya göre, Antik Yunan'da hapşırığın ilahi bir işaret olduğuna inanılırdı. Yunanlılar bu durumu "Zeus seni korusun!" diyerek karşılardı.

Orta Çağ: Avrupa'yı kasıp kavuran Kara Veba salgını sırasında hapşırık, hastalığın ilk belirtilerinden biri olarak görülüyordu. Kilise, ölmekte olan ruhu kutsamak ve şeytanı kovmak için "Tanrı seni korusun" ifadesini kullanırdı.

Ruhun kaçma korkusu: Bir diğer yaygın inanışa göre, ruhun başın içinde yaşadığı ve hapşırma anında ağızdan veya burundan kaçabileceği düşünülüyordu. "Çok yaşa" demek veya eliyle ağzı kapatmak, ruhu bedende tutmaya yönelik sembolik bir hareketti.

Günümüzde bu anlamlarını yitirmiş olsa da gelenek varlığını sürdürüyor. Ancak uzmanlara göre, tıpkı özür dileme ikilemi gibi, "çok yaşa" deme alışkanlığı da giderek etkisini yitiriyor.

Sonuç olarak, basit bir hapşırığın ardında yatan toplumsal dinamikler, kişisel rahatsızlık, atalardan kalma korkular ve modern sağlık kaygıları arasında bir denge bulmaya çalışıyor.

SÖZCÜ



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


Diğer Haberler

ABD basını: ABD, ayaklanma için İranlı muhalif Kürtleri silahlandırabilir

Amerikan CNN televizyonuna konuşan kaynaklar, CIA'in İran'daki planlarına ilişkin iddialarda bulundu. Kaynaklar, ABD yönetiminin, İranlı muhalif gruplar ve Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'...

İran, bir ABD F-15’ini ve Lavasan üzerinde bir İsrail savaş uçağını düşürdü

Orta Doğu'daki savaş dört bir koldan devam ederken İtalya merkezli Il Giornale d'Italia gazetesi, Tasnim üzerinde ABD'ye ait F-15'in ve Lavasan üzerinde bir İsrail savaş uçağının İran tar...


Gazze'de can kaybı 72 bin 117'ye yükseldi

Gazze Şeridi'nde İsrail saldırıları sonucu son 24 saatte 1 kişinin hayatını kaybetmesi, 3 kişinin de yaralanmasıyla İsrail'in saldırılarını başlattığı 7 Ekim 2023'ten bu yana toplam can k...

Pedro Sanchez'den Trump'a: İspanya bu savaşa karşıdır

Donald Trump'ın ticareti tamamen kesmekle tehdit ettiği İspanya'nın başbakanı Pedro Sanchez, yaptığı açıklamada Irak savaşı ile başlayan krizi hatırlatarak İran savaşına karşı olduklarını...


ABD ve İsrail saldırmaya devam ediyor: İran’da ölü sayısı bini geçti!

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısının bin 045’e yükseldiği bildirildi. İran’ın yarı resmi Tasnim haber ajansı, ölü sayısındaki artışın devam eden...

Suudi Arabistan'dan açıklama: '9 İHA'yı düşürdük'

Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, “Suudi Arabistan'ın hava sahasına giren 9 insansız hava aracı (İHA) anında düşürüldü” denildi. Suudi Arabistan Savunma Bak...


Ayetullah Ali Hamaney'in cenaze programı belli oldu

İran’ın yarı resmi ajansı Fars Haber Ajansı, ABD-İsrail saldırısında hayatını kaybeden İran lideri Ayetullah Ali Hamaney’in cenazesinin Tahran’daki törenlerin ardından Meşhed’de, İmam Rız...

İsrail duyurdu: İran genelinde geniş çaplı hava saldırısı

İsrail ordusu (IDF), İran genelinde “geniş çaplı bir saldırı dalgası” başlatıldığını duyurdu. Açıklamada saldırıların füze fırlatma noktaları, hava savunma sistemleri ve İran’a ait askeri...


Macron Talimat Verdi, Fransa da Sahaya Çıkıyor

Fransa Cumhurbaşkanı Macron, Orta Doğu’daki gerilime müdahale için Akdeniz’e uçak gemisi ve savaş gemileri gönderme talimatı verdi. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, savaşın yayılma r...

SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Biran Damla Yılmaz’ın sırtındaki dövme merak uyandırdı

Sırt dekolteli fotoğraflarını “Şu anki modum” notuyla paylaşan güzel oyuncunun sırtındaki dövme, takipçilerinin dikkatinden kaçmadı. Kısa sürede binlerce beğeni alan kareler, sosyal medya...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

Altı anneden birinde doğum sonrası depresyon görülüyor

Doğum sonrası depresyonun önemli bir halk sağlığı sorunu olduğuna dikkat çeken İlknur Okay, belirtilerin iki haftadan uzun sürmesi durumunda psikiyatriste başvurulması gerektiğini söyledi. Doğum sonrası depresyonun (DSD) hem anne hem de bebek sağlığını etkileyen önemli bir halk sağlığı sorunu olduğu belirtiliyor.

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR