'Ablamın masumiyetine güvenmek bir hataydı'
Yalova’da 6’ncı kattaki evinin penceresinden düşerek hayatını kaybeden şarkıcı Güllü’nün oğlu Tuğberk Yağız Gülter, sanal medya hesabından yaptığı açıklamada, ablası Tuğyan Ülkem Gülter’in masum olduğuna inanmadığını belirterek, soruşturma dosyasında şikayetçi sıfatıyla tüm yasal haklarını kullanacağını açıkladı.
Annesinin ölümünün ardından hakkında çok sayıda asılsız iddia ortaya atıldığını ifade eden Gülter, kamuoyunu yanıltan kişi ve paylaşımlar hakkında da hukuki süreç başlatacağını duyurdu.
"ANNEM İÇİN RAHATLIKLA 'ÖLSÜN' İFADESİNİ KULLANABİLEN BİR İNSAN..."
Yaşadığı sürecin hayatının en zor dönemi olduğunu belirten Gülter, açıklamasında ablasının masumiyetine güvenmesinin bir hata olduğunu belirterek, "Yaşadığım bu süreç, hayatımın açık ara en zor günleri ve ayları olmuştur. Ne geçmişte kalmıştır ne de kolayca geçecektir. Annemi, bir gece uykusunda kaybetmemle başlayan bu dönem, daha en başından en ağır noktadan başlamıştır. Bu kaybın hemen ardından, şahsıma yönelik ardı arkası kesilmeyen iddialar, seviyesiz ithamlar, iftiralar ve açık yalanlar ortaya atılmıştır.
Annem hayattayken onu tanıyan ya da tanımayan kişilerin, sanki her gün annemle birlikteymiş gibi anlattıkları akıl almaz hikâyeler; medyada konuşulanların büyük bir kısmının gerçek dışı olduğu kanaatini bende güçlendirmiştir. Zamanla, duygusallıktan uzaklaşıp mantıkla düşünmeye başladığımda bazı gerçekleri daha net görür hâle geldim.
Annem için rahatlıkla 'ölsün' ifadesini kullanabilen bir insanın masumiyetine güvenmek, belki de yaptığım en büyük hataydı. Ablamın anneme zarar vermiş olabileceği ihtimalini düşünmek dahi benim için son derece ağırdır. Hâlâ aşabilmiş değilim. Hâlâ kabul etmek, sizin anlayamayacağınız kadar zordur. Buna rağmen, 'Bir annenin kızı annesine nasıl zarar verebilir?' düşüncesiyle bu ihtimali reddettim ve sustum. Hakkımda ortaya atılan iddiaların tamamı asılsız ve seviyesiz olduğu için uzun süre ciddiye almadım. Ancak bu süreç bana; çevremizde, annemin hayatında ve medyada ne kadar vicdansız, ne kadar ahlaksız insanların bulunabildiğini ve güvenerek izlediğimiz haberlerin ne denli yönlendirilebilir, yalan ve iftira içerebilir olduğunu açıkça göstermiştir" ifadelerini kullandı.
"SAĞLIĞINDA YANINDA OLMAYANLAR, ÖLÜMÜNDEN SONRA PRİM YAPMAYA KALKIŞTI"
Tuğberk Yağız Gülter, bazı kişilerin ablasıyla geçmişte yapılan mesajlaşmaları daha sonra kamuoyuyla paylaştığını ancak bu süreçte annesi hayattayken herhangi bir girişimde bulunmadıklarını kaydetti.
Söz konusu kişilerin, mesajlar ortaya çıkana kadar sessiz kaldıklarını, ne kendisini ne de annesini bilgilendirdiklerini belirten Gülter, gerçekleri bildikleri hâlde sustuklarını ifade ederek, "Yetmezmiş gibi, annem ve mirası üzerinden planlar yaptığımı iddia ettiler; sanki bu dünyada annemi kaybettikten sonra maddi bir şeye ihtiyacım varmış gibi. Kendi vicdanlarındaki yükü benim üzerimden hafifletmeye çalıştılar.
Ne canlı yayından korktum ne de konuşmaktan ya da sorulara cevap vermekten kaçındım. Kimin oğlu olduğumu unutanlara açıkça hatırlatmak isterim. Hayattayken aramadığınız, zor günlerinde yanında olmadığınız annem, iki çocuğuyla birlikte haciz sonrası on karton koliyle sokakta kaldığında dahi destek olmadığınız bir insanın ardından, ölümünden sonra sanki hep yanındaymış gibi davranarak prim yapmaya çalıştınız.
Kendinizi, sözde annenizmiş gibi; sözde sizi çok seven merhume sanatçı Güllü'nün çocukları gibi tanıttınız. İftira atanların ve yalan söyleyenlerin; bana daha önce ve sonrasında gönderdikleri mesajlar, kendileriyle ilgili belgeler ve somut bilgiler elimdedir. Bunların tamamı, çok yakında yapacağım canlı yayınlarda ve tamamen yasal çerçevede kamuoyuyla paylaşılacaktır. O zaman isim isim konuşulacak; gazla yorum yaparak beni katil, hırsız, yalancı ya da başka sıfatlarla yaftalamaya çalışan herkes bu gerçekle yüzleşecektir. Hepsiyle hukuki yollarla hesaplaşacağım. Hep birlikte bu süreci izleyeceğiz" dedi.
"NE FİLM ŞİRKETİYLE GÖRÜŞTÜM NE DE ANNEMİN KOSTÜMÜNE DOKUNDURTTUM"
Gülter, annesi adına bir film şirketiyle görüştüğü ve kostümlerinin bazılarını sattığı yönündeki iddialara değinerek, "Ne film şirketleriyle görüştüm, ne annemin tek bir kostümüne başkasını dokundurdum, ne de annemden kalan herhangi bir şeyi kendi menfaatime kullandım. Bu gerçekleri ailem, yakın çevrem ve savcılık makamı eksiksiz şekilde bilmektedir. Ayrıca bu konu kimseyi ilgilendirmez; kimsenin haddine de değildir. Ortaya atılan iddiaların tamamı iğrenç iftiralardır. Kamuoyunu bilinçli şekilde yanıltan; beni annesini sevmeyen bir evlat, acı üzerinden güç gösterisi yapmaya çalışan biri ya da annesinin ölümünde payı olan biri gibi göstermeye çalışan herkesle hukuk önünde tek tek hesaplaşacağım. Şahsıma yönelik hakaret, küfür ve iftira içeren tüm paylaşımlar hakkında gerekli yasal başvurular yapılacaktır. Bu yalanların kimler tarafından, hangi amaçlarla ve neye dayanarak üretildiği de ortaya konacaktır" diye konuştu.
"ABLAMIN 'BEN YAPMADIM' BEYANI BENİM NEZDİMDE İNANDIRICILIĞINI YİTİRMİŞTİR"
Gülter, ablasının 'ben yapmadım' beyanına ilişkin kendisine artık inanmadığını belirterek "Şimdi daha kişisel ve içsel bir noktaya geliyorum. Beni karalamak ve en yakın çevremi bana karşı kışkırtmak amacıyla; söylemediğim sözleri söylemiş, yapmadığım eylemleri yapmış gibi göstererek beni kötü evlat ilan ettirmeye çalışan ablamın motivasyonunu gerçekten bilmiyorum. Annesini ani ve sarsıcı bir şekilde kaybetmiş kardeşini bu acıyla yalnız bırakmakla kalmayıp, üzerine daha fazlasını eklediğini artık net şekilde görüyorum.
Annemin acısıyla boğuştuğum bir dönemde bunları düşünebilen bir insanın sözlerine artık güvenmiyorum. Kendisi ve kızı için her zaman iyi dileklerde bulundum; elimden geldiğince destek olmaktan başka bir șey yapmadım. Cenazede 'Ben ne yapacağım?' diye ağlayan bir ablaya evimden bir oda vermek, annemin oğlu olarak boynumun borcuydu. Buna rağmen, beni insanlara yalan ve iftiralarla anlatmasının sebebini hâlâ anlayabilmiş değilim. Bu durum beni derinden düşündürmektedir.
Bugüne kadar ortaya çıkan mesajlar, ses kayıtları ve savcılık makamının değerlendirmelerine rağmen tutunmaya çalıştığım 'inşallah yapmamıştır' düşüncesi, artık tamamen kopmuştur. 'Ben yapmadım' yönündeki beyan da benim nezdimde inandırıcılığını yitirmiştir. Bu saatten itibaren kendisiyle tüm iletişimimi kestiğimi kamuoyuna saygıyla bildiririm. Çünkü aklı susturup yalnızca kalple hareket etmek, annemin hakkına girmek demektir. Ve ben annemin hakkını yedirmem, yedirmeyeceğim. Soruşturma dosyasında bu olayla ilişkili ne kadar kişi var ise sonuna kadar şikayetçi sıfatı ile annem adına tüm yasal haklarımı kullanacağım" ifadelerini kullandı.
DHA
Yorum Ekle
Diğer Haberler
Mustafa Bozbey'e saldırı girişimi
CHP'li Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'e saldırı girişimi düzenlendi. Yumrukla başkana saldırmak isteyen saldırgan ve yanındaki bir kişi, polis ve zabıta ekipleri tarafın...
MHP'den Ortak Rapor Açıklaması!
MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, "Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin ortak raporu ocak ayı içinde tamamlamayı hedefliyoruz" dedi. Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'n...
Bizzat katılacaktı: İmamoğlu'nun diploma davası Silivri'ye alındı!
Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun İstanbul Üniversitesi’ndeki yatay geçiş ve mezuniyet işlemleri ile diplomasının iptaline ilişkin açtığı dava; İstanbul 5. İdare Mahkemesi'nden, Sili...
Sosyal medyaya 'yaş kısıtlaması' geliyor!
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "15 yaş altına yönelik sosyal medya düzenlemesini de içeren torba yasa taslağımızı, bu ay sonunda Meclis'te ilgili komisyona sevk e...
Selahattin Demirtaş'a 'cumhurbaşkanına hakaret' gerekçesi ile hapis cezası
HDP eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, 'cumhurbaşkanına hakaret' suçundan yargılandığı davada 1 yıl 5 ay 15 gün hapis cezasına çarptırıldı. HDP eski Eş Genel Başkanı Selahattin De...
CHP İstanbul İl Kongresi davası başlıyor!
CHP İstanbul İl Kongresi'ne yönelik 'usulsüzlük' iddiasıyla açılan davanın ilk duruşması bugün görülüyor. Aralarında CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik'in de bulunduğu 10 isim için, bir ...
Sıcaklıklar 10 Derece Birden Düşecek...
Meteoroloji ve AKOM’dan peş peşe uyarılar geldi. Perşembe gününden itibaren hava sıcaklıklarının 8-10 derece birden düşmesi bekleniyor. Cuma günü ise İstanbul’un yüksek kesimleri başta ol...
Kapalıçarşı 'kara para' operasyonunda yeni dalga: Çok sayıda gözaltı kararı var!
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Kapalıçarşı'ya yönelik yürütülen 'kara para soruşturması' kapsamında dördüncü dalga operasyon başlattı. Operasyon kapsamında 80 kişi hakkında gözaltı kar...
Yargıda yeni hamle: Mahkemeye belge göndermeyene ceza...
Adalet Bakanlığı, mahkeme süreçlerindeki gecikmeleri azaltmak amacıyla yeni bir düzenleme hazırlıyor. Buna göre kurumlardan istenen bilgilere süre sınırı getirilecek, zamanında iletilmeye...
SOSYAL MEDYA
MAGAZİN
Hasan Can Kaya en büyük pişmanlığını açıkladı
Hasan Can Kaya, kariyerindeki en büyük pişmanlığın Nuri Bilge Ceylan’dan aldığı başrol teklifini reddetmek olduğunu söyleyerek, “Tekrar teklif gelirse hemen giderim” dedi. “Konuşanlar” pr...
TEKNOLOJİ
EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ
Karaciğer kanserine giden yol: Hepatit B’ye dikkat
Adana'da Viral Hepatitle Savaşım Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tansu Yamazhan, kan ve kan ürünleriyle bulaşan bir hepatit türü olan Hepatit B konusunda Türkiye'de 1998 yılı öncesi doğanların risk grubunda olduğuna dikkati çekerek, "Bunların bir an önce taranıp, bulunup özellikle kronik Hepatit B aşamasında olanların tedavileri gerekiyor. Ülkemizde yapılan karaciğer nakillerinin en önemli sebebi Hepatit B virüsü olmasıdır" dedi.





Yorumlar
Bu haberde yorum bulunmamaktadir.