- Başkan Erman Uzun: "Kaynaklarımızı hizmete dönüştürüyoruz"
- Tavuk eti üretimi çakıldı, yumurta rekor kırdı
- Tarkan'dan kızı Liya'nın doğum gününe özel paylaşım
- Muğla Büyükşehir Belediyesi, Su Verimliliği Yönetim Sistemi'ni hayata geçirdi
- Torbalı'da yoğun ilaçlama çalışması! Başkan Demir: "Çalışmalar aralıksız sürüyor"
Dilek İmamoğlu'ndan 'bozuk araç' tepkisi
Aile Dayanışma Ağı’nın 36. Buluşmasında konuşan Dr. Dilek Kaya İmamoğlu, "449 gündür bir mücadelenin içerisindeyiz. Sabrediyoruz, gün sayıyoruz ama artık sabretmek istemiyoruz. Artık tüm sevdiklerimiz için tahliye bekliyoruz! Tam da burada adaletin işlediğine tanık olmak istiyoruz” dedi. İmamoğlu, "Ekrem İmamoğlu’nun mahkemeye çıkmasından bile korkar hale geldiniz. Araç bozuldu gibi uydurma bahanelerle mahkeme salonunda bulunma hakkını gasp ediyorsunuz" dedi.
19 Mart sivil darbesinin mağdur yakınları tarafından kurulan Aile Dayanışma Ağı (ADA), Silivri Duruşma Salonu’nun yan tarafında bulunan otopark alanında bir araya geldi.
36’ncı buluşmaya; CHP’nin seçilmiş Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi (CAO) Millî Eğitim Politika Kurulu Başkanı Suat Özçağdaş, CHP’nin seçilmiş milletvekilleri, gazeteciler, sanatçılar ve kalabalık bir vatandaş topluluğu destek verdi.
“HİÇBİR SUÇU OLMAYAN İNSANLAR 449 GÜNDÜR ÖZGÜRLÜKLERİNDEN MAHRUM”
Bir yılı aşkın süredir hukuksuz bir şekilde Silivri’de tutulan seçilmiş İBB Başkanı ve CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dr. Dilek Kaya İmamoğlu, yaptığı konuşmada şunları söyledi:
“19 Mart’tan bugüne tam 449 gün geçti. Günleri sayıyoruz çünkü 449 gündür sevdiklerimizden ayrıyız. Hiçbir somut delil olmadan, hiçbir suçu olmayan insanlar 449 gündür özgürlüklerinden mahrum. 449 gündür, bu ülkenin güzel insanları, hak, hukuk ve adalet arıyor. 449 gündür milyonlar hiçbir taşkınlık yapmadan, huzuru bozmadan, hiç kimseye zarar vermeden iradelerine sahip çıkıyor. Demokrasiye, cumhuriyete, seçme ve seçilme haklarına sahip çıkıyorlar. Seçtikleri belediye başkanlarına, cumhurbaşkanı adaylarına sahip çıkıyorlar. Millet adaletsizliği, hukuksuzluğu, eşitsizliği görüyor. Sokaklarda, pazarlarda, meydanlarda; yaşananlardan duyduğu huzursuzluğu dile getiriyor.
Hayatın her alanında eşitsizlikle mücadele eden, ekonomik sıkıntılar içerisinde ay sonunu zor getiren millet artık değişim istiyor. Şu çok iyi bilinmelidir: Milletin değişim kararının, isteğinin önüne geçilemez, barikat kurulamaz. Bu mümkün değildir. Tarih boyunca çok kereler denenmiş; her defasında başarısızlığa uğramıştır. Yine başarısızlığa mahkûmdur. Er ya da geç milletin dediği olur. Bunu sizler de çok iyi biliyorsunuz. Er ya da geç bu sancılı sürecin biteceğini ve değişimin gerçekleşeceğini görüyorsunuz. Tüm çabalarınız bunu geciktirebilmek, mümkünse önlemek için. Ama önleyemezsiniz. Tarihin akışının önüne geçemezsiniz.”
“İMAMOĞLU’NUN MAHKEMEYE ÇIKMASINDAN BİLE KORKAR HALE GELDİNİZ”
“Siyasetçilerin görevi; halkın sesine, isteklerine kulak vermektir. Bugün milyonlar cumhurbaşkanı adaylarını yanlarında görmek istiyor. Dört duvar arasında değil, halkının yanında ülkesine hizmet ederken görmek istiyor. Milyonların sesine kulak kapatamazsınız. Milletin iradesiyle göreve gelmiş, milyonların oylarıyla cumhurbaşkanı adayı olan Ekrem İmamoğlu’nun mahkemeye çıkmasından bile korkar hale geldiniz. İki kez beraat ettiği davada üçüncü kez yargılamanız yetmezmiş gibi duruşmaya katılmasını önlemek için kendinizce oyunlar kuruyorsunuz. Araç bozuldu gibi uydurma bahanelerle mahkeme salonunda bulunma hakkını gasp ediyorsunuz. En temel ihtiyaçlarından mahrum bırakıyorsunuz.
Bir yılı aşkın süredir Silivri’de tutsak olan Ekrem İmamoğlu’nun mahkeme salonunda fiziken bulunmasından bu kadar korkma sebebiniz nedir? Bu korku mu vicdanlarınızı köreltiyor; sertliği, zulmü artırmanıza neden oluyor? Mahkeme koridorlarında jandarma personeli eliyle yaratılan o fiziksel müdahale ortamını hepimiz görüyoruz. Kontrolsüz müdahalelerin, itilme kakılma çabasının karşısında dimdik duran o irade; milyonların iradesidir. Sadece sanıklara değil ailelerine de son bir haftadır aşırıya kaçan kontroller ve çok sert müdahalelerde bulunuluyor. İnsanların doğal ve anayasal hakkı olan bu barışçıl bekleyişi zorlaştırmak; sevdiklerine uzaktan bir el sallamalarını, hatta onları görmelerini bile engellemek; buradaki annelerin, babaların, eşlerin sesini kısmaya çalışmak hangi vicdana, hangi adalete sığar? Delil bulamadıkça, ortaya bir suç koyamadıkça hıncınızı aileleri cezalandırarak mı çıkarmak istiyorsunuz?”
“YILLARCA BU ÜLKEYE DÜRÜSTÇE HİZMET ETMİŞ KADINLARA YAPILAN BU FİZİKSEL VE PSİKOLOJİK BASKI ASLA KABUL EDİLEMEZ”
“Bu dava sürecinde akıl almaz uygulamalara, kötü muamelelere, hak ihlallerine tanık oluyoruz. Bunların en ağırlarının ise ne yazık ki yine kadınlara uygulandığını görüyoruz. Kadınları zayıf, dayanıksız, dirayetsiz gören kirli zihniyet; kadınlara bedenleri üzerinden saldırmaya, annelikleri üzerinden şantaj yapmaya çekinmiyor. Masumiyet karinesi gibi hukukun en temel değerlerini ayaklar altına alanlar, toplumumuzun en kutsal değerlerini yerle bir etmekten de çekinmiyorlar.
Yıllarca bu ülkeye dürüstçe hizmet etmiş kadınlara yapılan bu fiziksel ve psikolojik baskı asla kabul edilemez. Çıplak arama bir işkencedir. Bir savcının; bir anneyi çocuklarını sosyal hizmetlere göndermekle tehdit etmesi suçtur. Toplum vicdanını ve adalet duygusunu yaralayan bu çağ dışı uygulamalar hakkında yargı derhal harekete geçmelidir.”
“BU ÜLKENİN GELECEĞİNİ HAKSIZLIKLARLA, KURMACA SENARYOLARLA ŞEKİLLENDİREMEZSİNİZ”
“Bizler hukuken tamamen geçersiz, 'yok hükmünde' sayılması gereken kararlarla mücadele ediyoruz. Adaletin, teamüllerin, kuralların, hukuk prensiplerinin yerle bir edildiği uygulamalarla sınanıyoruz. Hukuk, kişiye özel tasarlanan bu tarz senaryolarla yürütülemez. Adil yargılanma hakkının eksiksiz uygulanması anayasal bir zorunluluktur. Bu haksız yollardan derhal vazgeçilmelidir. Bu ülkenin geleceğini haksızlıklarla, kurmaca senaryolarla şekillendiremezsiniz. Millet her şeyi görüyor ve buna izin vermeyecek. Sizlerin masa başında, haritalar üzerinde aldığınız kararları millet kabul etmez, etmeyecek. Toplumun vicdanında karşılık bulan değişim iradesinin artık geri dönüşü yok.”
“ARTIK TÜM SEVDİKLERİMİZ İÇİN TAHLİYE BEKLİYORUZ!”
“449 gündür bir mücadelenin içerisindeyiz. Sabrediyoruz, gün sayıyoruz ama artık sabretmek istemiyoruz. Artık tüm sevdiklerimiz için tahliye bekliyoruz! Tam da burada adaletin işlediğine tanık olmak istiyoruz. Gelin, bu haksız süreçlerden, insanları kutuplaştıran söylem ve uygulamalardan vazgeçin. Adaleti kişisel ve siyasi hesapların üzerinde tutun. Hukuk ancak herkes için eşit işlerse toplumda karşılık bulur. Masumiyet karinesi ve lekelenmeme hakkı mutlaka korunması gereken temel ilkelerdir. Tutuksuz yargılama esas olsun. Yalanla iftirayla haksızlıkla örülmüş bu duvarlar yıkılsın. Hukuk’un üstün olduğu, hiçbir kadının eziyet görmeyeceği, hiçbir ailenin ayrı düşmeyeceği o güzel günleri görelim.”
“BİZLER KENDİMİZ VE SEVDİKLERİMİZ İÇİN DEĞİL ÜLKEMİZ İÇİN ADALET MÜCADELEMİZİ SONUNA KADAR SÜRDÜRMEKTE KARARLIYIZ”
“Unutulmamalıdır ki yargı, gücünü şahsi hesaplardan değil yalnızca milletin vicdanından ve hukuktan alır. Toplumsal huzurun, barışın ve bereketin ön koşulu herkes için eşit işleyen, adil bir hukuk sistemidir. Türkiye'nin demokrasi geleneği, bu sistemi koruyup geliştirecek güce sahiptir. Bizler kendimiz ve sevdiklerimiz için değil ülkemiz için adalet mücadelemizi sonuna kadar sürdürmekte kararlıyız.”
“HİÇBİR İKTİDAR, HİÇBİR MAKAM VE HİÇBİR TALİMAT İNSAN ONURUNDAN DAHA ÜSTÜN DEĞİLDİR”
CHP’nin seçilmiş Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi (CAO) Millî Eğitim Politika Kurulu Başkanı Suat Özçağdaş da 30 Ekim 2024 tarihinde Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’in gözaltına alınıp tutuklanması ve devamında da, 19 Mart’ta CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı ve İBB’nin seçilmiş Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile çok sayıda bürokrat, iş insanının gözaltına alınıp tutuklanması sürecinde çok sayıda hak ihalleri yaşandığına dikkat çekti.
“Her biri bu ülkenin saygın yurttaşlarıdır. Suç işlemiş olsalar bile insan onuruna uygun bir şekilde yargılanmalıydılar. Suçları ispat edilirse, yine insan onuruna yakışır bir biçimde ve yurttaşlık hakları gözetilerek cezalarını çekmeliydiler. Oysa burada bir ön cezalandırma sistemine tabi tutuldular” diyen Özçağdaş, konuşmasına şu şekilde devam etti;
“FATOŞ PINAR TÜRKER'İN MAHKEME SALONUNDA ANLATTIKLARINI OKURKEN İNSANLIĞIMIZDAN VE HUKUKTAN UTANDIM”
“Geçtiğimiz günlerde, 15 aydır cezaevinde tutuklu olan İBB Medya A.Ş. Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker'in mahkeme salonunda anlattıklarını okurken insanlığımızdan ve hukuktan utandım. Bir kadının gözaltında ve cezaevinde, yani devletin gözetimi altındayken onurunun, mahremiyetinin ve insanlık hakkının çiğnenmesi asla kabul edilemez! Çıplak arama bir güvenlik tedbiri değildir; kişinin beden bütünlüğünü, mahremiyetini ve onurunu hedef alan ağır bir insan hakları ihlalidir, işkencedir! Anayasa'nın 17. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 3. maddesi; işkenceyi, insanlık dışı ve aşağılayıcı muameleyi mutlak biçimde yasaklar. Bu yasağın hiçbir istisnası yoktur.
Siyasi hırslar ve intikam duygusuyla insanların en mahrem sınırlarını ihlal ederek onları psikolojik olarak yıkmaya çalışmak vicdansızlıktı Tehdit etmek, 'Sosyal hizmetlere gider' demek, aynı aileden karısı ve kocası tutukluysa 'Çocuklarınız sahipsiz kalır' demek, buralardan itirafçı yaratmaya çalışmak, uyutmayarak ya da avukatlarından gizlice ifadeye çağırarak her türlü yalana dolana zorlamakla bir mahkeme kazanılamaz, kazanılamamaktadır da! Bu ülkedeki insanlar, burada yaşatılan hukuksuzlukları görmektedirler. Hiçbir iktidar, hiçbir makam ve hiçbir talimat insan onurundan daha üstün değildir. İnsan onurunu çiğneyen hiçbir düzen de kalıcı olamaz. Tüm bu yaşananların hesabını hem adalet önünde hem de halk önünde vereceksiniz. Korkunun ecele faydası yok; bu hesabı mutlaka vereceksiniz!”
“FATOŞ PINAR TÜRKER'İ DİNLEYİN, ELİF ATAYMAN'I DİNLEYİN, BURADAKİ TUTUKLU ARKADAŞLARIMIZI DİNLEYİN. YÜREĞİNİZ VARSA DİNLEYİN!”
“Türkiye açısından böyle bir iddiayla muhatap olunduğunda 'Ne yapılması gerekir?' diye bir gündemimiz var. İşte İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün, işte Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın açıklamaları... Çok net iddialar değil mi? Çok yakıcı iddialar! Hukuka saygısı olan bir devlet mekanizmasının ne yapması beklenir? Ne yapması gerekir? İddiaları anında reddetmesi mi gerekir? Tam tersi! Hemen açıklama yaparak, 'Bunlar çok vahim iddialardır. Derhal soruşturma başlatılmıştır. Bütün yurttaşlarımız bize emanettir; suçları ne olursa olsun böyle bir muamele kabul edilemez' demelidir. Bunu diyemeyenler, Akın Gürlek örneğinde olduğu gibi sorulara cevap vermeyip gidenler... Aynı Adalet Bakanı, mutlak bir karar çıktığında bülbül gibi şakıyordu. Tam da senin alanınla ilgili bir soruya neden cevap vermiyorsun Sayın Adalet Bakanı? Versene cevabını! Ver cevabını! Disiplin soruşturması açtınız mı? Soruşturmacı görevlendirdiniz mi?
Kısa sürede bu iddiaların gerçekleri yansıtmadığını nasıl öğrendiniz, nasıl bildiniz? Buradan 86 milyon yurttaşımıza sesleniyorum; onların içindeki yarım avuç arınmacılara sesleniyorum: Yüreği yeten varsa Silivri'ye gelsin! Yüreği yeten varsa Silivri'ye gelsin! Sadece bir Allah'ın günü buradaki mahkemeyi dinleyin. Fatoş Pınar Türker'i dinleyin, Elif Atayman'ı dinleyin, buradaki tutuklu arkadaşlarımızı dinleyin. Yüreğiniz varsa dinleyin! Yüreğiniz yoksa, AKP yargısının zalimce cezalandırdığı bu arkadaşlarımıza utanmadan, sıkılmadan siz de bir etiket yapıştırmayın, etiket koymayın! Hiçbir karanlık sonsuza dek sürmez. Türkiye Cumhuriyeti savaş meydanlarında kazanıldı. Hiç kimse sahip olmadığı, hakkı olmadığı bir gücü bu milletin üzerinde uygulayamaz, kullanamaz. Hiç kimse unutmasın: Egemenlik, kayıtsız şartsız milletindir!”
cumhuriyet
Yorum Ekle
Diğer Haberler
Mutlak butlan yönetiminden yeni görevden alma
CHP Giresun İl Başkanı Gökhan Şenyürek ve yönetimi ile Merkez İlçe Başkanı Olcay Küçük ve yönetiminin 10 Temmuz Cuma günü görevden alınmasının ardından, İl Kadın Kolları Başkanı Ayşegül E...
İstanbul merkezli 12 ilde suç örgütlerine operasyon
İstanbul merkezli 12 ilde, liderliğini yurtdışında bulunan ve bir kısmı hakkında kırmızı bültenle yakalama kararı bulunan şüphelilerin yaptığı 4 ayrı organize silahlı suç örgütüne yönelik...
ABB'den 'AHBAP' ile imzalanan protokolle ilgili açıklama
Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından, AHBAP Derneği ile Bilim ve Sanat Kampüsü Projesi kapsamında imzalanan 2022 tarihli Ortak Hizmet Protokolü'nün, öngörülen iş ve işlemler ile birçok...
'Yenidoğan çetesi' davasında 9. duruşma devam ediyor
Kamuoyunda 'Yenidoğan Çetesi' davası olarak bilinen bebek hastaları önceden anlaştıkları özel hastanelerin yenidoğan ünitelerine sevk edip ölümlerine neden oldukları ve haksız kazanç sağl...
AHBAP soruşturması: Avukat Ece Güner'e gözaltı kararı!
AHBAP derneğine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında Avukat Ece Güner'e gözaltı kararı çıkarıldı. Güner sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada "Haluk Levent suçlu mu suçsuz mu bilm...
Bakan Çiftçi acı haberi duyurdu: Eskişehir'de Uzman Çavuş şehit düştü
İçişleri Bakanı Çiftçi, Eskişehir İl Jandarma Komutanlığı'nda görevli Uzman Jandarma Çavuş Mehmet Demirbaş'ın bir olaya müdahale sonrasında kaldırıldığı hastanede şehit olduğunu duyurdu. ...
Bolu'dan Ankara'ya 78 Can İçin Adalet Yürüyüşü
Bolu Grand Kartal Otel'deki yangında yakınlarını kaybeden aileler, Bolu'dan Ankara'ya "78 Can İçin Adalet Yürüyüşü" başlattı. Faciada üç yakınını kaybeden Oktay Akişli, Kültür ve Turizm B...
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Srebrenitsa mesajı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, tarihin gördüğü en vahşi soykırımlardan biri olan Srebrenitsa’nın 31’inci yıl dönümü dolayısıyla sosyal medya hesabından paylaşımda bulundu.
CHP'li iki belediye meclisi üyesine '15 Temmuz' soruşturması
Bahçelievler Belediyesi Meclis 1. Başkan Vekili CHP'li Nazife Aktaş ile Meclis Üyesi Gencay Özkan hakkında 15 Temmuz darbe girişimiyle ilgili kullandığı iddia edilen ifadeler üzerine soru...
SOSYAL MEDYA
MAGAZİN
Tarkan'dan kızı Liya'nın doğum gününe özel paylaşım
Megastar Tarkan, 2018 yılında dünyaya gelen ve ilk kez babalık heyecanını yaşatan kızı Liya'nın 8'inci yaş gününü ailesiyle birlikte çekildiği özel bir fotoğrafla kutladı. Sosyal medya he...
TEKNOLOJİ
EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ
Hücresel temizliğin püf noktaları
Hücresel temizlik, son yıllarda sağlıklı yaşamın öne çıkan konuları arasında yer alıyor. Bu konuda özellikle internet ortamında; beslenme modelleri, takviyeler ve doğal ürünlerle ilgili bilgi kirliliği artarken, bilimsel veriler bu konuda bilinçli ve dengeli bir yaklaşım gerektiğini gösteriyor.






Yorumlar
Bu haberde yorum bulunmamaktadir.