Yukarı
  • Dollar d8797bc80763a6ccec78dddd4bc4d62f1e9180a5f577e4fe50a07f9c32223796 DOLAR 3.556
  • Euro 88846c0ec7b5e4a29938893f6edbf2ef35fe6fd75e19ea7b4783c7102aa482c5 EURO 3.883
  • Coins 45be724445466553ce04230f4f956955311fa265af9fa5cd06677c6f53df1b65 ALTIN 476.627
  •  28 İzmir (14 ℃) 4 ℃
  •  25 İstanbul (12 ℃) 2 ℃
  • 45 Ankara (6 ℃) -7 ℃
176432

“Kadıyı kadıya şikayet etmişsin neye yarar”

21 Nisan 2017 17:23

EGE’NİN SESİ/MUKADDES AYTEMİZ- CHP İzmir Milletvekili Tacettin Bayır, Türkiye’nin gündemine oturan referandum sonucuyla ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu.  Tacettin Bayır’la, YSK kararı, Anayasa Mahkemesi sonucu, parti içindeki eleştiriler ve İzmir’in referandum tutumu gibi konularda görüşlerini belirttiği bir röportaj gerçekleştirdik.

Bayır, referandum sonucuyla ilgili: “AKP için bir hezimettir” diyerek,  İzmir’de 30 ilçenin en azından 28’inin önümüzdeki seçimlerde alınacağını ifade etti. Öte yandan YSK kararına “YSK’daki herkes istifa etmeli” yorumunda bulundu.  Anayasa Mahkemesi’ kararına ise “Kadıyı kadıya şikayet etmişsin kendini bu göreve getirene karşı bir karar verebilir mi?”dedi. Ayrıca il başkanlığı çalışmalarına 10 üzerinden 10 veremeyeceğini ve CHP örgütünün eksiklikleri olduğunu vurgulayarak, İzmirli seçmenin görüşü ne olursa olsun Atasına ve Cumhuriyetine bağlı olduğunun altını çizdi.

“BİZİM YÜZDE 48 OY ALMADIĞIMIZI HERKES BİLİYOR”

Anayasa değişikliğinin içeren halk oylamasın sonucuyla ile ilgili düşünceleriniz neler?

Türkiye geneliyle ilgili bir tahminimiz vardı.  İlk defa parti eğitmenlerinin de içinde bulunduğu bir çalışma yaptık. Türkiye genelinde seçim sonuçlarını bilen 80 sandık var,  bu sandıkların sonucu seçim sonucunu belirliyor. Tesadüfen bu sandıkların 12’si İzmir’de, 1’i Manisa’daydı. Biz İzmir’deki 12 sandık için başta eşim olmak üzere, 15 tane parti eğitmeni, 10 tane de kadın kollarından destekçiyle toplamda 25 kadın yaklaşık 1825 konuta ziyarette bulundu. Bu 1825 konutta 3000’den fazla kişiyle yüz yüze bir anket çalışması yaptılar. Fakat kendilerini CHP’li olarak tanıtmadılar “sivil toplum kuruluşundan geliyoruz” dediler. O seçim sandıklarının 8 tanesinin sonuçlarını bugün aldık. Türkiye genelini veren bu seçim sandıkları yüzde 56 “hayır” sonucunu veriyor. Diyeceksiniz ki siz seçim sonuçlarına göre yüzde 56 değil,  yüzde 48 oy oranı aldınız. Bizim yüzde 48’de kalmadığımızı herkes biliyor. Bende adım gibi eminim ki Doğu ve Güneydoğu illerinin büyük bir bölümünde mesela; Şırnak ve Hakkari’de ciddi bir oy kaybı varken, diğer doğu illerinde oyunu artırması mantıklı gelmiyor. Üç büyük kenti kaybetmiş neredeyse büyük şehirlerden 30’unu kaybetmiş durumdalar. Yani bu referandum sonucu “AKP için bir hezimettir”. Aradaki 1 buçuk puanı oradan alıp buraya verdiğiniz zaman “hayır” kazanmış olacaktı. Ben bu farkın 1 buçuk puan değil en az 5 puan olduğunu düşünüyorum ve 5 puan “hayır”ların fazla olduğunu iddia ediyorum.

“AKP, EVET BASILMIŞ OY PUSULALARINI BELİRLİ BİR BEDEL KARŞILIĞINDA SEÇMENLERİN CEBİNE KOYDURDU”

Referandum sonuçları açıklanmadan “sadece Anadolu Ajansıyla yayın yapacağız başka ajans yok” denildi. Televizyonlardan seçim sonuçları açıklanmaya başlandığında %67 “Evet”le başlayıp sonra sonuna doğru %51’lere düştüler. Açılan sandıkların neredeyse %85’i iki saatte açılırken, kalan %15’inin dört saat sürmesi AKP’nin aleyhinde olduğunun kanıtıdır. Ama ne hikmetse %85’den sonra AKP’nin aleyhinde olan iniş durdu. Sonrada mühürsüz oy pusulaları görüntüleri ortaya çıkmaya başladı. Bize de çok sayıda ihbar ve görüntü geldi. Öyle anlaşılıyor ki; İzmir, İstanbul gibi büyük kentlerde yapamadılar fakat Doğu ve Güneydoğu’nun bazı illerinde çok sayıda mühürsüz oy pusulaları var. Bu konuda bizim tahminimiz: Baştan itibaren bu oy pusulaları fazla sayıda bastırıldı ve bir kısmı AKP teşkilatlarına dağıtıldı. AKP o illerdeki görevlileri belli bedel karşılığında önceden “evet” basılmış oy pusulalarını seçmenlerin cebine koydurdu ve dedi ki “bunu atacaksın zarfın içine sana verileni de bana getireceksin ben bunun karşılığında sana 200,300 ya da 400 TL kişiye göre para vereceğim” diyerek o bölgeleri örgütledikleri anlaşılıyor. Bunu daha öncede yaptılar bu yolları biliyorlar. Bu referandumun meclisteki oylamasında da milletvekillerini denetlemek için açık oylama yaptılar. Her milletvekilinin başına bir milletvekili koyup oyları kontrol ettiler. Kritik bir süreçte 9 oyla çıktı. Çünkü AKP’nin içinde de bu referanduma “evet” demeyen ciddi bir bölüm olduğu anlaşılıyor.

“AKP 2019’DA İKTİDAR KALAMAYACAK”

Genel bir değerlendirme yapacaksak bunların bir araya geldiği AKP, MHP ve Büyük Birlik Partisi’nin son seçimde aldıkları oyları alt alta sıraladığınız da %61’e tekabül ediyor. Fakat alınan rakam %51 görünüyor. Ben onun daha da altta olduğunu söylüyorum. Öyle bile olsa şuan AKP’de en az % 15’lik bir eleme söz konusu. Bu da eğer bu yöntemle devam ederse 2019’da ben AKP’nin iktidar da kalamayacağını iddia ediyorum. Ama bunun içinde bize düşen görevler var: Cumhuriyet Halk Partisi de kendisini hem genel merkez düzeyinde hem de aşağıda ki örgütler düzeyinde bu iki buçuk yılı çok iyi değerlendirmeli; ortak üreten, ortak söylem kullanan,  ortak eylem koyan bir örgüt olmalı topluma bu güveni vermeliyiz. 

“KİRAZ, KINIK VE KEMALPAŞA’DAN ENDİŞE EDİYORDUM”

İzmir’de %75 civarında “hayır” beklenirken bu oran %68’de kaldı. Bu sonuçla birlikte İzmir’in referandum tutumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bizim tahminimiz %70’lerdi. Miktar olarak size az gelmiş olabilir fakat geneline baktığımızda geçmişte 30 ilçenin 8 tanesini farklı belediye başkanlarına kaptırmıştık. Şimdi ise sonuçlara baktığımızda 30 ilçede de “hayır” oyları önde. Endişe ettiğim Kiraz, Kınık ve Kemalpaşa vardı buralarda “evet” çıkabilir diyorduk ama “hayır” çıktı. Biz İzmir’de örgüt ve milletvekilleri olarak alanlara, köylere, kısacası her yere yetişmeye çalıştık. 

“BURADA BİR HAKSIZLIK VAR KESİN”

YSK kararı hakkındaki fikirleriniz neler? Sonrasında oluşan “Hayır Platformu” devam etmeli mi ya da ettirecek misiniz?

Burada tabi siyasetçiler toplumu yönlendiren insanlardır ama bu yönlendirmede de toplumu korumak zorundadırlar. Hiçbir siyasetçi sorun yaratan adam olmamalı tam tersi sorunları çözüm getiren insan olmalıdır. Toplum bize bu yüzden oy veriyor. Yani “böyle bir sorun var ülkede bu sorunu çözün” diye bizi seçip gönderiyorlar sorun yaratalım diye değil. Burada bir haksızlık olduğu kesin. Gezi olaylarında ki gibi insanlar sokağa dökülebilirdi. Bunun olması durumunda ne olacağı ve ne yaşanacağıyla ilgili hiç kimsenin ciddi bir öngörüsü yok. Şuan Türkiye OHAL ile yönetiliyor. Ayrıca onlarda beklemedikleri bir referandum sonucu karşısında sandıkları filmleyemeselerdi ve “hayır”lar %51 çıksaydı durum anlaşılacaktı. Belki de bu oy pusulalarında ki mühürsüzlüğü bilerek yaptılar. Bu durumu sebep gösterip seçimi iptal edeceklerdi ve bu da gerekçeleri olacaktı.

“YSK’DAKİ HERKESİN İSTİFA ETMESİ GEREKİYOR”

Eğer bu gerekçeyle seçimi iptal edemeselerdi ne olurdu: Her hangi bir biçimde tersi bir durumda bugün ki gibi %51 evet %48 hayır noktasında CHP insanları sokağa dökseydi, çıkabilecek muhtemel olaylarla ilgili bir sıkıyönetim ilan edilebilir ve insanlara sokağa çıkma yasağı getirilebilirdi.  Şimdi devletin bütün yetkilerini eline geçirmiş bir iktidar var. Yani şaibelerle kazanılmış bir %51 var. Bu seçimin sağlıklı yapıldığını düşünmüyorum. Bana göre Yüksek Seçim Kurulu inanılmaz bir şaibe altındadır. Oradaki herkesin istifa etmesi gerekiyor.

“KADIYI KADIYA ŞİKAYET ETMİŞSİN NEYE YARAR”

Anayasa Mahkemesinden beklentileriniz nelerdi? Çıkan sonuç sizi şaşırttı mı?

Beklentim; adil, tarafsız, birilerinin etkisi altında kalmadan karar vermeleriydi. Ama bizim çok büyük bir beklentimiz yoktu. Çünkü, bu hakimleri de atayan Sayın Cumhurbaşkanı olduğunu bildiğimiz için buradan bir şey çıkmayacağını az çok tahmin etmiştik. Çünkü kadıyı kadıya şikayet etmişsin neye yarar. Yani kadıyı kadıya şikayet edersen o kadıyı da o tahin etmişse kendisini o göreve getiren insana karşı bir karar verebilir mi? Mümkün değil nitekim olmadı.

“CHP İZMİR İL YÖNETİMİNİ YETERSİZ BULUYORUM”

Parti içinde oluşan bir eleştiri var “CHP örgütü hayır çalışmalarına asılmadı” doğrultusunda. Bu konuda siz neler söyleyeceksiniz?

İl yönetiminde başlangıçta farklı bir kişi vardı, sonrasında ayrıldı. Yönetim kendi içinden başkan seçti ve görevine devam ediyor. İl yönetiminin ben de yetersiz olduğunu düşünüyorum.

Bu işler deneyim, birikim ve tecrübe meselesi. Ama o deneyim ve birikime sahip değilse arkadaşlar, bu organizasyonu yapmamış olmaları sonucunda genel merkez tarafından uyarılmalı.  İl yönetimindeki bazı arkadaşları sahada aktif biçimde gördüm, İzmir’de yapılan toplantılarda il başkanımız katıldı onu da gördük. Yani sonuç itibariyle görevini yapmıştır. Ama 10 puan üzerinden 10 vermem eksikleri var hepimizin olduğu gibi. Hepimiz deneyimi yaşayarak kazandık. Hayatta satın alamayacağınız şeylerden bir tanesi de budur.

“BİR DAHAKİ SEÇİMDE KAYBEDİLEN İLÇELERİ GERİ KAZANACAĞIZ”

İzmir’de AKP’li belediyeler de dahil olmak üzere “hayır” hiç fire vermedi. Buna önce ki seçimlerde kaybedilen 8 ilçe de dahil. Önümüzdeki belediye seçimlerinde bu 8 ilçe alınabilir mi?

Bence alınmalı zaten. 8 ilçenin kaybedilmesi de bir sıkıntıydı. Doğru adaylarla, doğru belediye başkanı adaylarıyla, doğru isimlerle iyi bir çalışmayla kaybedilen 8 ilçenin kazanılmasının mümkün olacağını düşünüyorum. 30 ilçenin 30’u olmasa da 28’inin alınacağı kanaatindeyim. Geçen sefer kaybetmemizin farklı nedenleri vardı. Öncesinde uzun dönem belediye başkanlığı yapan arkadaşlarımızın bazıları aday gösterilmedi. Bunun yanında DSP faktörü vardı. Adayların belirlenmesinde tek kişinin yetkili olması doğru olmadı. Bazı yerlerde yanlış adaylar gösterildi. Bizim yapacağımız o seçimden ders alarak önümüzde ki seçimlerde aynı hatayı tekrarlamamak.

“İZMİRLİ SEÇMEN ATATÜRK’E VE CUMHURİYETİNE BAĞLIDIR”

AKP özellikle İzmir’de yoğun bir “evet” propagandası yaptı fakat buna rağmen İzmir’de çıkan sonuç büyük oranla“hayır” oldu. Bunun nedeni nedir?

İzmirli seçmen, kendi yaşamına düşkündür. Cumhuriyetine ve Atası’na bağlıdır. Aydın insanlardan oluşur, özellikle Cumhuriyet ve değerlerine karşı inanmadığı bir şeyi tek adam yetkisini tek kişiye verilmemesi konusunda siyasi görüşü farklı bile olsa özel yaşamına müdahale edilmesini istemez. Yani özgürlüğüne düşkündür, demokrasiye düşkündür, Atatürk’e bağlıdır, Cumhuriyet’e bağlıdır ve ona müdahale edildiğinde karşı refleksle cevap verir.  



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Son hâli herkesi şaşırtıyor

Bir dönemin ünlü simalarından Vildan Atasever, son yıllarda geçirdiği değişimle herkesi şaşırtıyor. Oyuncu yeni görünümüyle geçmiş yıllara meydan okuyor.Altın Portakal ödüllü oyuncu Vilda...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

Wikipedia’ya erişim engeli!

Dünyanın en büyük internet ansiklopedisi Wikipedia’ya Türkiye’den erişim engellendi. Yetkililerin henüz açıklanmayan bir nedenle erişim engellemesi üzerine sosyal medya karıştı. Yasağın nedeni tartışılıyor.

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR