Yukarı
251710

Sosyal medya ruh sağlığını bozuyor mu?

25 Haziran 2019 09:19

Özellikle son yıllarda dijital teknolojinin ilerlemesi ile televizyondan radyoya, bilgisayardan navigasyona, alışverişten restoran seçimine kadar birçok şeyin cep telefonuna sığdırılması, hayatı çok kolaylaştırdı. Ancak bu kolaylığın bağımlılığa dönüşmesi, birey ve toplumlarda ruhsal ve bedensel sorunları da beraberinde getiriyor. Psikiyatri Uzmanı Dr. Mahir Yeşildal, sosyal medya bağımlılığı ve dijital detoks hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu.

undefined

Malumunuz insanlar sabah uyandıklarında ilk iş telefonlarına bakıyorlar. Uyumadan önce son yaptıkları şey, telefonlarına bakmak, gece su içmek için uyandıklarında cep telefonlarına bakıyorlar. Tuvalete gittiklerinde, cep telefonları ile gidiyorlar. Alışveriş merkezleri, kafeler, yolda kırmızı ışıkta, trafikte bekleyenler, sürücüler, yolda yürüyenler… Herkes hafif kambur halde önündeki ekrana bakarak yürüyor. Burada nasıl bir komplikasyondan söz ediyoruz? İki tip insan modeli, bu dönüşüm ile birlikte çok fazla arttı.

undefined

İsmi ‘sosyal medya’ olan uygulamalar, asosyal insan yetiştirmeye başladı.Kişinin aslında hiç arkadaşı, dostu yok. Birlikte dışarıda yemek yediği, beraber maça gittiği, konsere gittiği kimse yok. Ama sosyal medyada ‘arkadaşları var’. Bu bir asosyalleşmeye neden oluyor.

undefined

Geriye doğru bir evrimleşme sürecini başlatabiliriz. Çünkü insan ilişkisi, özellikle ayna nöronlar üzerinden gelişen ve gerçekleşen bir şeydir. İnsan evriminin temelinde de bu vardır. Bu böyle devam ederse, biz ayna nöronlarımızı kaybedip, geriye doğru bir evrimleşme sürecini başlatacağız gibi geliyor.

undefined

Bir diğer insan tipi de narsist insan tipi. Ne yapıyor bu kişiler? Bir defa aynı yerde 10-20 tane fotoğraf çekip, onlar içerisindeki en güzel fotoğrafı paylaşıyor. Akşamı bir kahvaltı ile geçiştirmiş olabilir; ama güzel bir yemek yiyorsa, onu mutlaka çekip sosyal medyada arkadaşlarıyla paylaşıyor. Normalde aslında evden çıkmıyor, herhangi bir yere gitmiyor; ama diyelim ki rast gele boğazdan geçerken bir selfie paylaşıyor. Böylece sürekli bir beğenilme, like’lanma sayısını artırmaya çalışıyor ve hatta ilker narsisizmi besleyen bir tablo; dolayısı ilenarsist ve yapayalnız insanlar ortaya çıkıyor.

undefined

Bir de bunları takip eden bir üçüncü grup var. Onlar da ‘Bu arkadaşlar ne güzel yerlere gidiyorlar, ne güzel yemekler yiyorlar, ne güzel kız arkadaşları-erkek arkadaşları var. Bak benim hiçbir şeyim yok’ deyip depresyona giren kişiler. Sosyal medya ve dijital teknolojilerden uzak durmayı becerebilmemiz gerekiyor. Çünkü buradaki her bildirimle birlikte beyinde bir dopamin salgılanması ortaya çıkıyor.

undefined

Dopamin, bizim beynimizin temel nörotransmitterlerinden biri. Ama uygun şekilde salgılanmasını sağlayamazsak, bağımlılıklardan davranış sorunlarına kadar pek çok problemi beraberinde getirebiliyor. Kişi bir fotoğraf paylaşıyor, aldığı her like ile bununla ilgili bildirimler de açıksa, o dopamin salgısını küçük küçük beslemiş oluyor. Bu, bir yerden sonra haz eşiğini düşürüyor ve tıpkı alkol ya da uyuşturucu madde bağımlılığında olduğu gibi, bir bağımlılık döngüsü ortaya çıkıyor. Bu döngüyü, bir yerden kırmamız gerekiyor. Sosyal medya, alkol ya da uyuşturucu maddeler gibi bir bağımlılık nesnesi değildir; ancak bu potansiyeli içinde barındırmaktadır. Dolayısı ile düzgün kullanmamız gerekiyor.

undefined

Doğru kullanım nasıl olmalı?

* Herkes çalar saat alsın ve çalar saatlerini kurup, onunla uyanmayı öğrensinler. Çalar saatle uyanmayı öğrenmemiz ve bizim birkaç adım geriye gitmemiz gerekiyor.
* Kişi çok acil bir iş yapmıyorsa, o durumlar haricinde cep telefonu mutlaka yatak odasının dışında olmalı. Çünkü uyumadan önce mavi ışığa maruz kalmak da melatonin salgısını baskılayıp, uyku kalitesini çok ciddi anlamda bozuyor.
* Saate ekrandan değil, kol saatinden bakma alışkanlığımızı geri kazanmamız gerekiyor. Neden? Çünkü saate bakmak için telefonu elimize aldığımızda, orada sosyal medya bildirimlerini görüp, hemen sosyal medyayı açıyoruz. Buna engel olmak adına kol saati alabilirsiniz.

undefined

* Tuvalete cep telefonu ile gitme alışkanlığından vazgeçmek gerekiyor. Hem hijyenik değil, hem de orası dizi izleme yeri değil. Tuvalete cep telefonunu götürmemek gerekiyor.
* Eve gelindiği zaman, 7’den 70’e herkes cep telefonlarının bütün bildirimleri kapatabilir. Ortak alanda telefonların bir arada olması çok önemli. Neden önemli? Bugün boşanmaların önemli sebeplerinden biri sosyal medya uygulamaları.
* Ayın ya da haftanın belli günlerinde bütün sosyal medya uygulamalarınızı, hatta mümkünse, cep telefonunuzu kapatabilirsiniz.

undefined

Evde oturuyorsunuz, cep telefonunuz masada ne yapacaksınız? Eşinize, çocuğunuza gününün nasıl geçtiğini soracaksınız. Dolayısı ile bu aile içi ilişkileri artıracak. Ya da arkadaşınızla oturuyorsunuz, cep telefonları masada, elinizde değil. Onunla sohbet edeceksiniz. Beyin 3 hafta ile 6 ay arasındaki bir sürede bazı şeylere alışıyor. 21 günlük sosyal medya detoksu yapmak çok pratik olmayabilir; ama pazar günleri, cumartesi akşamdan kapatıp pazartesi sabahına kadar telefonlarınızın kapalı olmasının size ve günlük yaşantınıza çok büyük katkıları olacaktır.

undefined

Bir öğrencinin akademik başarısını etkileyen en önemli faktör, eskiden arkadaş çevresiyken, şimdi sosyal medyada geçirdiği vakit. 2-3 yaşındaki bir çocuğun teknoloji ile çok haşır neşir olması, kendi istediği çizgi filmi açıp izlemesi, o çocuğun zeki olduğunu göstermez. Bilakis, o çocuğun ilgisiz kaldığını, ihmal edildiğini gösterir ve çocukken ihmal edilen çocukların büyüdükleri zaman pek çok psikiyatrik problemle karşı karşıya kaldıklarını biliyoruz.



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


Diğer Haberler

Gece uykuda dişlerimizi neden sıkarız?

​Stres, depresyon ve yoğun aktivitelere bağlı yorgunluk, yetişkin insanlarda diş sıkma davranışını ortaya çıkarabiliyor. Stres, diş gıcırdatmayı tetikleyen faktörlerin başında geliyor. Bu...

Kimyonun faydaları nelerdir?

​Kimyon, bilimsel adı Cuminum cyminum olan bitkinin baharat yapılan tohumlarıdır. Özellikle Akdeniz ve Güneybatı Asya'daki mutfaklarda sıklıkla kullanılır. Ayrıca eski çağlardan beri şifa...


Diyeti bozmadan tatlı yemek mümkün

​Pek çok insan için diyetlerin en büyük zorluklarından biri de tatlı tüketiminin yasaklanması ya da sınırlandırılması. Birçok kişi gün içerisinde bastıran tatlı krizleri nedeniyle diyetin...

Kilo almayan insanların sırrı ortaya çıktı

Çevrenizde sürekli yemek yediği halde kilo alamayan hatta kilo alamamaktan şikayet eden pek çok insan tanımışsınızdır. Çoğu zaman yalan söylediğine inanılan bu insanların kilo alamamaları...


Mutluluğun sırrını 80 yılda keşfettiler

Harvard Üniversitesi mutlu ve mutsuz bireyleri birbirinden ayıran faktörlerin incelendiği bir araştırma yaptı.1938 yılında başlayan ve 80 yıl süren araştırmaya 721 aile katıldı. Mutluluğu...

Marulun faydalarını say say bitmez!

Güçlü bir lif ve antioksidan kaynağı olan marul, saç ve cilt hastalıkları da dahil olmak üzere sağlık açısından pek çok faydası bulunan bir sebzedir. Peki, Marul neye iyi gelir? Marulun f...


Gece yemek yeme sendromu nedir?

​Mideyi duygularımız yönetir. Bu sebeple duygu durumunda yaşanan değişimler yeme alışkanlıklarımız üzerinde belirleyici olabilir. Özellikle de duygu durum bozukluklarının tetiklediği gece...

Maydanoz sapının faydaları nelerdir?

Maydanozu kullanmadan önce ayıklayıp sapını atıyorsanız bu haberden sonra asla atmayacaksınız. Maydanoz sapı en az yaprakları kadar faydalı bir besindir. Peki maydanoz sapının faydaları n...


Türkiye’nin en büyük müzesi...

Dünyanın en eski medeniyetlerine ev sahipliği yapan Şanlıurfa’da 4 yıl önce açılan Arkeoloji Müzesi, eserleriyle ziyaretçileri insanlık tarihinde bir yolculuğa çıkarıyor...

SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Ayşe Hatun Önal'dan balkon pozu

Ayşe Hatun Önal, bornozla objektif karşısına geçti Manken-şarkıcı Ayşe Hatun Önal, New York’taki The Marmara Otel’in geceliği 1500 dolarlık penthouse odasında fotoğrafçı Selim Akar’a p...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

Antioksidanların müthiş yararları

​​Yetersiz antioksidan alımı ile vücutta biriken serbest radikaller, hücre zarlarına yapışarak, onların yıpranmasına, yaşlanmasına, hatta DNA’sını bozarak kanserojen bir özellik kazanmasına sebep olur. Bağışıklık sistemine de zarar vererek...

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR