Turan Emeksiz nasıl öldürüldü
Bundan tam 54 yıl önceydi…
Muhalefet ve basını soruşturmak için Demokrat Parti (DP) tarafından Tahkikat Komisyonu’nun kurulması tüm ülkede geniş yankı yapmıştı.
28 Nisan 1960’da iktidarı protesto eylemi düzenlenmiş ve güvenlik güçleriyle öğrenciler arasında tam anlamıyla çatışma yaşanmıştı.
İşte iktidarı protesto eylemleri sırasında İstanbul Üniversitesi Rektörü Sıddık Sami Onar, güvenlik güçlerince saldırıya uğramış ve Orman Fakültesi öğrencisi Turan Emeksiz de aldığı kurşunla hayatını kaybetmişti.
Olaylar sonrasında Ankara ve İstanbul’da sıkıyönetim ilan edilen o gün, tarihe “28 Nisan Olayları” olarak geçti.
Eski Milletvekili Ahmet Güryüz Ketenci, İstanbul Üniversitesi'nde meydana gelen ve öğrenci Turan Emeksiz'in öldürüldüğü '28 Nisan Olayları'nda yaşananların perde arkasını Oradaydım Belgeseli’ne anlatmıştı.
REKTÖR ONAR’IN SALDIRIYA UĞRAMASI
"Saat 10.30 - 11.00 sıralarında, -üniversiteye gelme sırasında- kapıdan içeri girerken zannediyorum Zeki Şahin, evet gene orada şöhretli bir polis memuru... Ufak tefek bir adamdı Zeki Şahin; rektörü durdurur, rektör müdahale eder kendisine. Rahmetli Sıddık Sami Onar, Ordinaryüs profesörü der ki; “çekin buradan, öğrencilerime böyle davranamazsınız, çekin.”
O zamana kadar üniversiteye polis giremezdi. Menderes’in İzmir konuşmasından söz ettim. Yani neydi o? Diyordu ki; “eğer memlekete zararlı eylemler yapıyorsanız, değil üniversiteye girmek, kürsülerine kadar gideriz”.
Şimdi, bundan cesaret alarak veya bundan cüret alarak üniversitelere giriyor polis, rektörün müsaadesi olamadan… “Çıkın” diyor rektör Zeki Şahin’e, üniversiteyi terk etmesinin gerekli olduğunu söylüyor. O, rektöre saldırır ve “senin rektörlüğüne de, öğretim üyeliğine de, öğrencilerini de” diye sinkaf eder ve dolayısıyla ona yumrukla saldırır.
Rektörün kaşı patlar, yüzü kanar vaziyette yere düşer. Onu kaldırır derhal, jipe bindirirler zorla ve birinci şubeye götürürler. Bu olay bize gelir, rektörün ağır yaralandığı söylenir. Sonuç itibariyle, “biz rektörümüzü isteriz, rektörü isteriz” diye sloganlar atılmaya başlanır. Nümayiş halimiz devam ediyor...
Asker devreye girmiştir, polis geri çekilmiştir, biz orta bahçede ama kalabalık çok fazlalaşmıştır. Diğer üniversitelerden de başka öğrenciler, teknik üniversitenin, Yıldız’ın, Maçka’nın ve İktisat Ticari Bilimler Akademisi’nin, Sultanahmet’ten öğrenciler bu üniversitedeki protestolara, bu protesto eylemlerine katılmaktadır.
Kalabalık artmıştır, işte Tarık Zafer pencereden rektörün yaralı olduğunu ve geleceğini söyler. Biz bekleriz, “işte rektör”; ama müthiş bir uğultu var rektör pencereden görüldüğü zaman. Burası hemen, kaşında kocaman bir bez parçası var, bir bantlı vaziyeti var. Gömleğinin kanlı olduğu da görünür yani, hitap ediyor bize; yani iyi şeyler olmadığını, üniversiteyi polisin bastığını, polisin girmeye yetkili olmadığını söylüyor ama…
EMEKSİZ’İN ÖLDÜRÜLMESİ
Şimdi Turan Emeksiz, tam Marmara Lokali’nin önünde, durakladı. Orada öldürülüyor, orada öldürülmüşse, oradadır. Burada şöyle bir şey var, yani kütüphanenin önünden, polislerin ateş ettiğini ve alçaktan ateş ettiği biliniyor. Yani polislerin doğrudan ateş ederek öldürdükleri söz konusudur. Polis çatışması işte oradadır, silahlı çatışmalar oradadır, yaralanmalar oradadır.
Zannediyorum ki duraktadır o, Marmara’nın önündeki durakta oluyor. Cengiz Ballıkaya’nın yaralanmasıdır, Hüseyin Onur’un sonra ayağı kesildi, onun yaralanmasıdır ve Turan Emeksiz’in orada öldürülmesidir. Turan Emeksiz kütüphanenin önündeki polisler tarafından yapılan ateşle öldürüldü.
Turan Emeksiz Marmara Lokali tarafındadır, kütüphane sağdadır. Yani üniversitenin önündedir kütüphane. Çatışma var, silahlı çatışma var, bir taraf mağdur taşla toprakla çimenlerle artık; öbür taraf silah kullanıyor. Yani burada cop kullanıyor, her türlü saldırı aracı kullanıyor, silah da kullanıyor.
Silahlarla öldürüldüler, mermilerle öldürüldüler, başka türlü öldürülmediler ki. Linç diye bir şey yok, yani ezme falan değil, yani itme kakmayla düşmeyle ölmüş değiller. Silahla öldürüldüler. Bu kadar açık, yani dolayısıyla saldırı var, silahlı saldırı var. Ve işte o meşhur marş o sırada söyleniyor, yani “Gazi Osman Paşa olur mu böyle olur mu marşı, olur mu böyle olur mu kardeş kardeşi vurur mu” marşı işte ondan sonra başlıyor.
O marş 28 Nisan’ın en önemli şeylerinden bir tanesidir. Yalnız ilk başlarda söylenmez. İlk başlarda İstiklal Marşı okunur, “dağ başını duman almış” marşı okunur.
Yaralanmalar, çatışmalar başladığı zaman, ölümler olduğu söylenir; ondan sonra “olur mu böyle olur mu kardeş kardeşi vurur mu Gazi Osman Paşa” marşı 28 Nisan’a adapte edildi. Yani sözleri değiştirilerek aynı beste kullanılır, o marş bizim tarafımızdan söylenir. 28 Nisan’dan sonra bütün olaylarda bu marş artık simgeleşmiştir, ulusal marş haline dönüşür."
Odatv.com
Yorum Ekle
Diğer Haberler
Erkan Baş'tan 'NATO zirvesi' uyarısı
Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı Erkan Baş, temmuzda yapılması planlanan NATO zirvesine karşı uyarıda bulundu. Baş, "Bu memlekette halkın başına bela olan her şeyi kazıyın, altında NATO...
Van'da 5.2 büyüklüğünde deprem!
Van’ın Tuşba ilçesinde Richter ölçeğine göre 5.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem, Van’ın yanı sıra çevre illerde de hissedildi. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’nın (AFAD)...
Savaşa ve NATO’ya karşı harekete geçiyorlar
Ankara'da yapılması planlanan NATO zirvesi öncesinde aydınlar "Emperyalist saldırganlığa ve NATO'ya hayır!" başlıklı bir çağrı metni hazırladı, taleplerini sıraladı. Temmuz ayında Ankara'...
Süper El Nino Alarmı! Kavurucu Sıcaklar Geliyor!
2026 yazı için alarm verildi. El Nino ihtimalinin yüzde 62’ye çıkmasıyla birlikte Türkiye’de aşırı sıcaklar, orman yangınları ve kuraklık riski artarken; Meteoroloji’nin 34 il için yaptığ...
Bedelli askerlik 417 bin TL oldu: Torba yasa TBMM’de kabul edildi
Bedelli askerlik ücretinin ne kadar olduğu araştırılıyor. Peki, bedelli askerliğe zam mı geldi? Bedelli ne kadar oldu? Bedelli askerlik ücretini içeren torba kanun teklifi, TBMM Genel Kur...
Dilek İmamoğlu'nun kardeşi Ali Kaya hakkında yeni karar
Uyuşturucu soruşturması kapsamında tutuklanan Dilek İmamoğlu'nun kardeşi Ali Kaya hakkında tutukluluğunun devamına karar verildi. 6 Şubat tarihinde uyuşturucu soruşturması kapsamında tutu...
CHP'nin yeni miting adresi Bursa oldu: 'Mustafa Bozbey'e hep birlikte sahip çıkıyoruz'
CHP, Genel Başkan Özgür Özel liderliğinde "Bursa iradesine sahip çıkıyor" başlığı ile yarın Bursa'da miting düzenleyecek. CHP, "Bursa İradesine Sahip Çıkıyor" başlığı ile yarın (3 Nisan C...
Özgür Özel'in 'ara seçim' çağrısı: DEM Parti'den yanıt geldi
DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in 'ara seçim' çağrısına ilişkin, "Seçim tartışmaları Merkez Yürütme Kurulu’muzun gündeminde değil" dedi. Doğan, "Muhalefette...
Ümit Özdağ, Tanju Özcan'ı Sincan Cezaevi'nde ziyaret etti
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Sincan Cezaevi'nde tutuklu bulunan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan'ı ziyareti sonrasında yaptığı açıklamada, "O beni Silivri'de ziyaret etmişti. ...
SOSYAL MEDYA
MAGAZİN
Doğa Rutkay: Çocuğum olmasını hiç istemedim
DOĞA Rutkay, “Yasemin’in Penceresi” adlı programa konuk oldu. 2014 yılında Kerimcan Kamal’la evlenen, 2018 yılında da Piraye ve Rutkay Kerim adlı ikiz çocuklarını dünyaya getiren ünlü oyu...
TEKNOLOJİ
EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ
‘Çocuklarda iletişim sorunları otizmin ilk işareti olabilir’
Çocuklarda erken yaşlarda ortaya çıkan iletişim ve sosyal etkileşim sorunlarının otizmin ilk belirtileri arasında yer alabileceğini belirten uzmanlar, ailelerin çocuklarının gelişim sürecini dikkatle takip etmesi gerektiğini vurguluyor. Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Umut Balatacı, özellikle erken çocukluk döneminde görülen bazı davranışsal farklılıkların erken tanı açısından önemli ipuçları verebileceğini söyledi.





Yorumlar
Bu haberde yorum bulunmamaktadir.