Yukarı
24427

Konak’ta şeffaf belediyecilik dönemi başlayacak

22 Mart 2014 17:03

Karadeniz derneklerinin yöneticileriyle biraraya gelen CHP Konak Belediye Başkan Adayı Sema Pekdaş, Konak Belediyesi’nin bütün karar alma süreçlerini Konaklıların denetimine açacaklarını belirterek; “Konak’ta yaşayan herkes belediye yönetimine ortak olacak. Muhtarların, sivil toplum örgütlerinin doğal üye olduğu semt meclislerini kuracağız” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Konak Belediye Başkan Adayı Sema Pekdaş, Ege Sivil Toplum Birliği (ESTOP) ve Karadeniz Federasyonları Konfederasyonu (KADEKON) yönetimini ziyaret etti. Konfederasyon Başkanı Hızır Murtezaoğlu ve yönetim kurulu üyeleri tarafından ağırlanan Pekdaş, Belediye Başkanı seçildiğinde uygulayacağı yerel yönetim programı hakkında bilgi verdi. Konfederasyon yöneticilerinin sorularını da yanıtlayan Pekdaş, hemşeri derneklerinin önemine değindi.

SEMT MECLİSLERİ KURULACAK

Konak’ın Türkiye’nin farklı renklerden oluşan çok zengin bir kültürel mozaiğe sahip olduğunu dile getiren Pekdaş, bu çok çeşitliliğin belediye yönetiminde de kendisini göstereceğini söyledi. Halka dokunan bir belediyecilik anlayışını hayata geçireceklerini belirten Pekdaş, “Konak’ta yaşayan herkes belediye yönetimine ortak olacak. Muhtarların, sivil toplum örgütlerinin doğal üye olduğu semt meclislerini kuracağız. Ben yaptım oldu, olur, olacak sözleri artık olmayacak. Gezi süreci de bize bunu gösterdi. Katılımcı demokrasiyle kentte yaşayanlar hem sorunlarını dile getirecek hem de çözümün parçası olacak” dedi.

MECLİSİ TV AÇILACAK

Belediye’nin göz önünde olacağını dile getiren Pekdaş şöyle konuştu:
“Konak Belediyesi’nin bütün karar alma süreçleri Konaklıların denetimine açık olacak. Hem belediye meclis toplantılarını hem de diğer katılımcı toplantıları Konak web tv üzerinden canlı yayınlayacağız. Konak Belediyesi internet sitesi üzerinden Konaklılar istek, şikayet ve taleplerini belediyemize iletecek. Her iletiyi ciddiye alarak en kısa sürede cevaplandıracağız. Şeffaf belediyecilik anlayışını gerçeğe dönüştüreceğiz.”

GENÇLERLE İYİ NİYET SÖZLEŞMESİ

KADEKON ziyaretinin ardından mahalle gezilerine devam eden Pekdaş, Barbaros Mahallesi’ne giderek mahalle sakinleriyle kahvehane toplantısı yaptı. Burada vatandaşları dinleyen Pekdaş, 30 Mart’tan sonra Konak’ta yeni bir dönemin başlayacağını belirterek, halkın belediyesini kuracaklarını söyledi. Mahalle halkı sıkıntılarını anlattıkları Pekdaş’tan mahallelerine yürüyen merdiven yapılmasını istedi. Pekdaş, daha sonra merkez seçim ofisinde gençlerle biraraya gelerek, Ulusal Gençlik Parlamentosu ile 'İyi Niyet Sözleşmesi' imzaladı.



Yorumlar

  • Sevgili BALBAY, 'İzmir Yemini'nizi hatırlıyor musunuz? Hani şu, “AND olsun ki,” diye başlayan ve “Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş temelleri, CHP’nin ilk Genel Başkanı Mustafa Kemal Atatürk hepimizindir. Ülkemizin ortak paydasıdır. CHP hem ortak değerlerin koruyucusu hem geleceğin kurucusudur. Bunun için mücadele etmeyi siyasetteki varlık nedenlerimden biri sayacağım. ….............. Tek başına ‘M’nin, tek başına ‘B’nin bir anlamı yoktur. Ama bütün harfler bir araya gelebilirse, ‘Mustafa Kemal’ yazarız, ‘Bağımsız Türkiye’ yazarız, ‘Halk iktidarı’ yazarız. Birlikte mücadeleye bu anlatımla bakacağım. Her oy, milletvekilinin toplumsal bedenindeki bir kılcal damardır. Kendimi İzmirli seçmenlere böyle bir duyguyla bağlı hissedeceğim. İzmir’e hesap vermeyi çalışma disiplinimin doğal bir parçası sayacağım.” diye devam eden... Nesiller boyu İzmir'e kök salmış bir ailenin çocuğu, doğma, büyüme bir İzmir'li olarak, İzmir'in kurtuluşunda şehitler vermiş, savaşmış bir ailenin devamı olarak SİZDEN HESAP SORUYORUM... Tabii ki sadece sizin için değil ama sonuçta oradaki herkes kadar sizin için de geceleri yollara düşüp Silivri'ye duruşma izlemeye gitmeyi, orada sizlere bir nebzecik de olsa moral verebilmek için yıllar boyunca saymadım ama onlarca kez Silivri'de bulunmayı kendine görev edinmiş biri olarak da SİZDEN HESAP SORUYORUM... Atatürk rozeti ile türbanı aynı kategoride değerlendiren; “Hukukçularda ne Atatürk, ne Türk bayrağı” diye gazetelere demeçler veren; bizzat kendi açıklamasında da teyit etmiş olduğu gibi Cumhuriyetimizin kurucu ideolojisi ile ABD yapımı ılımlı İslam ideolojisini bir tutan; Türk Bayrağını, İzmir Barosu'nun dergisinden kaldırarak Bayrağımıza da nasıl baktığını kanıtlamış olan; İzmir Barosu Başkanlığı yaptığı dönemde Baro'nun ilanlarında “Türk” hukukçular yerine “Türkiyeli” hukukçular ifadesi kullanan yani “TÜRK” diyemeyen; Baro Başkanlığı yaptığı dönemde Ergenekon ve Askeri Casusluk Davalarına ses çıkarmazken, kendince önemli gördüğü KCK Davası’na fazlasıyla hassasiyet gösteren CHP Konak Belediye Başkan Adayının yanında fotoğrafınızı görmek istemezdim. Hatta fotoğraftan öte destek için gittiğiniz anlaşılıyor Sayın Balbay... CHP Genel Merkezi'nde Genel Başkan yardımcılığı koltuğunda oturmakta olan, Ergenekon davasında müdahil olma girişiminde bulunmuş Habur avukatının tehdit ve dayatması ile Konak'a cebren ve hile ile aday olarak dayatılmış bir kişiye destek vermek sizin işiniz olabilir mi Sevgili Balbay? Adaylık sürecinde hiç çalışmadan tepeden inme aday olarak dayatılması, aday olma sürecindeki bu haksızlık, ADALETSİZLİK te mi size, sizin gibi adaletsizliğin acısını en çok çekmiş insanlardan biri olan size hiç dokunmadı? Kendi ilinden milletvekili olamadığı için İstanbul'dan vekil yapılan ve şimdi de İzmir'i, batıda İstanbul'dan sonra 2. “Kürt” ili yapacağım diyerek İzmir'in metropol ilçesi Konak'a tehditle aday dayatan Habur avukatının neye hizmet ettiği ortada, peki siz nereye hizmet ettiğinizin farkında mısınız Sayın Balbay? ABD patentli, AKP taşeronluğundaki Türkiye'nin bölünme projesi kapsamındaki “Büyük Kürdistan”ın Akdeniz (Ege) çıkışı için İzmir'i ele geçirme planına destek olmak için mi çıktınız Silivri'den? Oysa ki Silivri'ye giriş nedeniniz de aynı projeydi... Bir dedesi Diyarbakır toprağında, diğer dedesi İzmir toprağında yatan biri olarak Aziz Kocaoğlu'nun Diyarbakır gezisinin ne anlama geldiğini en iyi yorumlayabilecek insanlardan biriyim. Atlantik ötesinde yazılan ABD patentli, AKP taşeronluğundaki “AÇILIM” ya da “BARIŞ SÜRECİ (!)” adlı Türkiye'nin bölünme oyununun bir sahnesi idi, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu'nun, Diyarbakır Belediye Başkanı Osman Baydemir'i ziyareti... Birlikte halay çekmeler ve gezinin diğer bütün ayrntısı, o büyük oyunun senaristi tarafından yazılmıştı ve orkestra şefliğini de yine aynı odaklar yapıyordu. İzmir ile Diyarbakır arasındaki köprüyü dedelerimiz yüzyıl önce kurmuşlar Sayın Balbay. Aziz Kocaoğlu, Diyarbakır'ı başka bir ülkede mi zannediyor? Hangi barıştan bahsediyor? Diyarbakır ve İzmir'de yaşayanlar aynı aileden gelmekteler, kardeştirler, akrabadırlar, arada kavga yok ki barış isteniyor... Ancak bebek katili Öcalan'ın serbest bırakılması için Türkiye Cumhuriyeti Devletine tehditler savuran Osman Baydemir ile halay çekerek, katledilen o bebeklerin ruhlarını taciz etmenin günahını biz taşıyamayız, bu günahı, “AKP'nin 64. akil insanı oldu” açıklamasına teşekkür ile karşılık veren Aziz Kocaoğlu ve destekçileri taşıyacaklardır. 12 Eylül 2010 referandumundan sonra 24 Baro'nun imzacı olduğu “DEMOKRASİ VE HUKUK DEVLETİ İÇİNKAMUOYUNA DUYURU: ÇOK GEÇ OLMADAN!” başlıklı bildiriye imza koymayan, İzmir Barosu'nun o zamanki Başkanı Sema Pekdaş'a, “'Demokrasi adına' yapıldığı ileri sürülen uygulamalarla demokrasimiz telafisi çok zor zararlara uğramadan ve kişi özgürlüklerimiz tamamen güvencesiz bırakılmadan önce duyarlı kamuoyunun bilgisine sunulan” içerikle dolu bu bildiriyi imzalamaktan neden imtina ettiğini sordunuz mu, destek vermeden önce? “Adaletin olmadığı yerde hiçbir düzen kuramazsınız.” demiştiniz 'İzmir Yemini'nizde, adaletin olmadığı bir yarışta, adalete önem vermemiş bir adayın yanında nasıl durabiliyorsunuz? Parti, adayı belirlemiş ben ne yapayım diyecekseniz eğer, baştan söyleyeyim, sizi milletvekili koltuğuna Parti yöneticileri değil, biz oturttuk Sevgili Balbay, biz... Bizim çabamızın, emeğimizin, sevgimizin, bilgimizin, fikrimizin kısacası bizim hiç mi değerimiz yok? Parti görevi diyecek olursanız, biz de size Atatürk'ün simgesine bile tahammülleri olmayanları destekleme görevi vermedik size deriz, tam tersine Atatürk'ü giderek her yerden, duruşma salonlarından bile silmek isteyenlerle mücadele etme görevi verdik... Parti disiplini diyecek olursanız Sayın Balbay, burası Atatürk'ün Partisidir, biat kültürü yoktur burada, gerektiğinde Sivas Kongresi'nde tıbbiyeli Hikmet'in yaptığı gibi Mustafa Kemal'in dahi karşısına çıkmayı göze alan ve Mustafa Kemal tarafından takdir ile karşılananların, gerektiğinde Atatürk'ün sofrasında Reşit Galip gibi Atatürk'ün karşısına çıkıp “burası milletin sofrasıdır” diyebilen ve Atatürk tarafından Bakan olarak atananların, bu düşünce yapısındakilerin ve onların önderi olabilmiş bir büyük adamın kurduğu partidir Cumhuriyet Halk Partisi... Biz size Mustafa Kemal Atatürk'ü özümsemiş olduğunuzu düşündüğümüz ve Mustafa Kemal'in yürekliliğini gösterebilecek gücünüz olduğu inancıyla inandık, destek olduk. Ama bizi hayal kırıklığına uğrattınız Sevgili Balbay. Biliyorum, yıllarca ailenizden uzakta, özgürlüğünüz elinizden alınmış, kimi zaman tek başına bir hücrede tutsak edilmiş olmak hiç te kolay değil. Elimizden gelen destek ne olursa olsun, sizin ve ailenizin çektiği sıkıntı ve acıyı paylaşmak ta istesek, ateş düştüğü yeri yakıyor biliyoruz. Ama siz de unutmayın ki bu ülkede Mustafa Kemal için, Atatürk ilkeleri için, laiklik için, bağımsızlık için canını vererek bedel ödemiş olanlar var. Bu millet için, bu ülke için yaşamını feda etmiş Mustafa Kemal Atatürk var... O'na, Onlara hiçbirimiz borcumuzu ödeyebilmiş değiliz.... Siz dahil... Lütfen bir kere daha düşünün... Bizim Balbay'ımız olmaya devam mı edeceksiniz? Yoksa artık sizi silelim mi kahramanlarımızın arasından? Kahramanlarımızın arasından silsek te Sema Pekdaş'ı, Aziz Kocaoğlu'nu destekleyerek karşımıza geçmeyin Sevgili Balbay. Siz de bize, ihanet edenlerin kervanına katılmayın lütfen... Tamam biliyoruz kin gütmeyeceksiniz ama gardiyanlarınızla kol kola girmeniz de bizim canımızı acıtıyor Balbay. Silivri duruşma salonlarında direnen, kapısında defalarca soğukta yağmurda tazyikli suyla titreyip, gaz fişekleri ile yaralanan, gaz soluyan bizlerin hiç mi değeri yok sizin nezdinizde Sevgili Balbay? 18 Şubat 2013 gününde Silvri'de kurulu barikatlar önünde direnirken üzerine sıkılan tazyikli ve kumlu su ile gözünden yaralanan Behice Kaya'nın, gözünden kanlı yaşlar akarken söylediği gibi “Gözümüz değil, kalbimiz ağrıyor” Sevgili Balbay... Kaygılarımla, Dicle Eroğul CKD MYK Üyesi
    Kadir
    20 Ekim 2016 04:27
  • Konak'ın başına geçeçeksiniz ve Konak'ı Konak yapacağınıza inanıyorum.Sizi destekliyoruz.OYUMUZ SİZE OYUMUZ CHP'YE...
    Emine Saylan
    20 Ekim 2016 04:27

Yorum Ekle


Diğer Haberler

Martı TAG İçin İstanbul'da Denetim Başlıyor

İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası’nın Martı TAG sistemine karşı yürüttüğü uzun soluklu hukuk mücadelesi, Gelir İdaresi Başkanlığı’nın kritik kararıyla yeni bir boyuta taşındı. İ...

Gaziemir Belediyesi Sosyal Market’te 322 aileye destek sağlıyor

Gaziemir Belediyesi, hayırsever yurttaşların yaptığı bağışları ihtiyaç sahiplerine ulaştırdığı Sosyal Market’te 322 aileye destek eli uzatıyor. Aileler, Sosyal Market’ten gıda, temizlik ü...


Prof. Dr. Köse, “Otizme karşı doğru dil kullanımı saygının anahtarı”

Ege Üniversitesinin yürütücülüğünde tamamlanan kapsamlı bir araştırma, otizm spektrumundaki bireyler için kullanılan dile odaklanarak, bu alanda konuşurken hangi kelimelerin seçilmesi ger...

İzmir’in sporcularından uluslararası başarı

İzmir Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü’nün başarılı tekvandocuları, Türkiye Açık Turnuvası’nda iki gümüş ve bir bronz madalya kazandı.


TARGET 10. Yılında Üye ve Dostlarıyla Bir Araya Geldi

Tarım ve gıda sisteminin kapsadığı faaliyetlerde ortaya çıkan etik konular ve sorunlar hakkında tüm toplum kesimlerinde etik farkındalık ve duyarlılık gelişmesine katkıda bulunmak amacıyl...

Sevda Erdan Kılıç eski hükümlülerin istihdamı için kanun teklifi verdi

CHP İzmir Milletvekili Av. Sevda Erdan Kılıç, 2008 yılında yapılan düzenleme sonrasında cezasını tamamlamış bireylerin iş gücü piyasasının dışına itildiğini belirterek, bu durumun hem sos...


Devir Teslim Gerçekleşti Soylu Yeni Görevine Başladı

Türk Telekom İzmir Bölge Müdürlüğü görevine atanan Menderes Belediye Eski Başkanı Bülent Soylu, gerçekleşen devir teslim töreninin ardından yeni görevine başladı.

Sağlıklı yaş almanın merkezi Menemen olacak

Her yaştan hemşehrisi için çalışmalarını en yaşanabilir kent olma hedefiyle sürdüren Menemen Belediyesi, ilçenin çınarları için yeni bir adım daha attı. Huzur Eli Projesi (HEP Yanında) il...


Çeşme Belediyesinden okullara sosyal alan desteği

Çeşme Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü, ilçedeki 28 okula toplam 90 piknik masası ve 180 bank kazandırarak öğrencilerin sosyal alanlarını güçlendirdi. Yapılan çalışma ile çocukların ...

SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Mehmet Ali Erbil’in acı günü: Annesi Yurdagül Eken hayatını kaybetti

Ünlü şovmen Mehmet Ali Erbil, bir süredir sağlık sorunlarıyla mücadele eden 84 yaşındaki annesi Yurdagül Eken’in vefatıyla sarsıldı. Yakın zamanda kalça kemiği kırığı nedeniyle tedavi gör...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

‘Çocuklarda iletişim sorunları otizmin ilk işareti olabilir’

Çocuklarda erken yaşlarda ortaya çıkan iletişim ve sosyal etkileşim sorunlarının otizmin ilk belirtileri arasında yer alabileceğini belirten uzmanlar, ailelerin çocuklarının gelişim sürecini dikkatle takip etmesi gerektiğini vurguluyor. Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Umut Balatacı, özellikle erken çocukluk döneminde görülen bazı davranışsal farklılıkların erken tanı açısından önemli ipuçları verebileceğini söyledi.

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR