Yukarı
245221

Atom tedavisinde, çağdaş yaklaşım

16 Nisan 2019 09:33

Nükleer Tıp Uzmanı Doç. Dr. İnanç Karapolat, radyoiyod tedavisi gören hastaların zorunlu olarak 2-3 gün tecrit edildiğini, bu durumun psikolojilerini bozduğunu söyledi. Özellikle kapalı alan korkusu olanların kilitli kalamayıp tedaviyi reddettiğini belirten Doç. Dr. Karapolat, “Bizde kilit yok, günde 3 kez yaptığımız vizitler hastalarımızı rahatlatıyor, acil bir durumda ne olacağı endişesi taşımıyor, kendilerini kapana kısılmış gibi hissetmiyorlar” dedi.
Kent Onkoloji Merkezi Nükleer Tıp Uzmanı Doç. Dr. İnanç Karapolat, halk arasında ‘atom’ olarak adlandırılan radyoiyod tedavisinin 50 yıldan beri başarıyla uygulandığını söyledi. Doç. Dr. Karapolat, tiroid bezi kanserlerinde operasyon sonrası kalan tiroid dokusunu ortadan kaldırmada ve varsa metastazların tedavisinde kullanılan radyoiyodun, yüksek radyasyon yaydığını hatırlattı. Hastaların radyasyon yaymaması için hastanede özel odalarda yatması gerektiğini belirten Doç. Dr. Karapolat, kalış süresinin uygulanan doza ve günlük ölçümlerle vücutta saptanan radyasyona göre 2-3 gün arasında değişebildiğini kaydetti.

“Hastanın kapısı açık oluyor”
Kent Onkoloji Merkezi Nükleer Tıp Bölümünde iki adet radyoiyod tedavi odasını yeni bir yaklaşımla hastaların hizmetine sunduklarını belirten Doç. Dr. Karapolat, şöyle konuştu:
“Bu tedavide hastalardan dışarıya çok yüksek doz radyasyon yayılıyor. Bu yüzden hastaların kurşunla kaplı, dışarıyla iletişimi kesilmiş odalarda radyasyon düzeyi düşene kadar kalmaları gerekiyor. Bu süre içerisinde sağlık personeli hariç, hastanın dış dünyayla bir temasının olmaması lazım. Bizim amacımız hastanın bu süreyi konforlu, rahat bir şekilde geçirmesi. İçinde televizyon, buzdolabı, tuvalet, banyo, internet erişimi olan hastaların bütün konforunu düşündüğümüz bir oda yapmaya çalıştık. Tedavi her yerde aynı, farkımız odalarımızın hem geniş olması, hem de özellikle kapıların tedavi süresince kilitli olmaması. Çünkü birçok merkezde bu tedavi süresince hasta odada kilitli halde kalıyor. Ancak acil bir durumda sağlık personeli odaya giriyor, hastayla daha çok telefonla iletişim kuruluyor. Hastanın kapısı açık oluyor ama hastaya dışarı çıkmaması gerektiğini söylüyoruz. Mutlaka tedavi süresince günde 2-3 kez ben doktor olarak hem de ilgili hemşire hastayı ziyaret ediyoruz, radyasyon ölçümlerini yapıyoruz. Şikayeti varsa, tedavi yapılacaksa ona karar veriyoruz.”

Kurşun önlükler giyiyorlar

Bu uygulamanın hastaların psikolojisi açısından önemli olduğunu vurgulayan Karapolat, “Çünkü 2-3 gün süreyle de olsa insanın kapalı bir yerde kalması psikolojisini bozuyor. Bu odalar dünyanın her yerinde güneş ışığı görmeyen bodrum katlarında yer alıyor. Hasta radyasyon düzeyi düşene kadar ne yazık ki bu şartlarda yaşamak zorunda kalıyor. Kapının açık olması, acil bir durum deprem ya da yangın gibi bir durumda hastaya hem bizim ulaşabilmemiz, hem de hastanın bunu hissetmesi bilmesi hastayı rahatlatıyor. Bazı yerlerde hasta 2-3 gün günlük yiyeceğini kendisi getiriyor. Bizim uygulamamızda hastalarımızın diyetlerine uygun bir şekilde 3 öğün yemek, limon, sakız ve su ihtiyaçları karşılanıyor. Bu süreci hastalarımızın en az psikolojik zararla atlatmalarını sağlamaya çalışıyoruz. Biz hasta yanına kurşun önlüklerimizi giyerek giriyoruz, yine hastayla yüz yüze gelecek şekilde kurşun paravanla kendimizi koruyarak görüşüyoruz. Ayrıca akşam ve gece boyunca hastalarımıza nöbetçi kat hekimleri ve hemşireler tarafından vizit yapılıyor. Geri bildirimler çok memnuniyet verici. Kapılarının kilitli olmaması önemli bir güvence, hastalarımız kendilerini kapana kısılmış hissetmediklerini, endişe duymadıklarını söylüyorlar. Bu da bizi mutlu ediyor” diye konuştu.

İHA



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


Diğer Haberler

‘Çocuklarda iletişim sorunları otizmin ilk işareti olabilir’

Çocuklarda erken yaşlarda ortaya çıkan iletişim ve sosyal etkileşim sorunlarının otizmin ilk belirtileri arasında yer alabileceğini belirten uzmanlar, ailelerin çocuklarının gelişim sürec...

Bipolar bozuklukla baş etmenin yolları

30 Mart Dünya Bipolar Günü kapsamında açıklamalarda bulunan Uzman Klinik Psikolog Öykü Recepoğlu, bipolar bozukluğun mutlaka psikiyatrik bir değerlendirme gerektirdiğini vurguladı. Recepo...


Çocuğunuzun sosyal medyada geçirdiği süreyi kısaltmanın beş yolu

ABD'de teknoloji devleri Meta ve Google'a karşı verilen emsal mahkeme kararı, sosyal medya platformlarının kasıtlı olarak bağımlılık yapıcı tasarlandığını tescilledi. Çocuklarını dijital ...

Anemi ve tiroid hastalıklarına işaret edebilir

İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Hüseyin Taşkıran, halsizlik şikayetinin basit bir yorgunluk olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, bu durumun farklı hastalıkların habercisi o...


Ani ağrıya dikkat: Böbrek taşı her 10 kişiden 1'inde görülüyor!

Böbrek taşlarının en sık 20-50 yaş arası erişkinlerde görüldüğünü işaret eden Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Kaplan, “Eskiden her 3 erkek hastaya karşılık yaklaşık 1 kadın böbrek taşı ş...

Portakal suyu kalp ve beyin sağlığını destekliyor

Kardiyoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Erhan Gönen, “Yapılan araştırmalar portakal suyunun doğru miktarda tüketildiğinde kalp ve beyin sağlığı üzerinde olumlu etkiler gösterebildiğini ortaya k...


Gerçek farkındalık empati ile başlar!

Down sendromu bir eksiklik değil, genetik bir farklılık. Bu farklılığın bir başarı hikâyesine dönüşmesi okul, aile ve toplumun oluşturduğu uyumlu ilişkiye bağlı. Dünya, 21 Mart’ta Down se...

İnsülin direncini kıran 'sihirli mekanizma'

Bir ay süren orucun ardından Ramazan Bayramı, aniden tüketilen ağır şerbetli tatlılar, pastalar ve şekerlemelerle vücudumuz için adeta biyolojik bir sınava dönüşüyor. Birçok kişi bayram z...


Beyin hakkında bildiklerinizi unutun...

Bilim dünyasında uzun yıllar hakim olan "beyin gelişimi çocuklukta tamamlanır" tezi çürüdü. Nörobilim Uzmanı Öğr. Gör. Derya Murat Özgün, beynin yaşam boyu kendini yenileyebilen "nöroplas...

SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Mehmet Ali Erbil’in acı günü: Annesi Yurdagül Eken hayatını kaybetti

Ünlü şovmen Mehmet Ali Erbil, bir süredir sağlık sorunlarıyla mücadele eden 84 yaşındaki annesi Yurdagül Eken’in vefatıyla sarsıldı. Yakın zamanda kalça kemiği kırığı nedeniyle tedavi gör...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

‘Çocuklarda iletişim sorunları otizmin ilk işareti olabilir’

Çocuklarda erken yaşlarda ortaya çıkan iletişim ve sosyal etkileşim sorunlarının otizmin ilk belirtileri arasında yer alabileceğini belirten uzmanlar, ailelerin çocuklarının gelişim sürecini dikkatle takip etmesi gerektiğini vurguluyor. Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Umut Balatacı, özellikle erken çocukluk döneminde görülen bazı davranışsal farklılıkların erken tanı açısından önemli ipuçları verebileceğini söyledi.

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR