Yukarı
309486

Bilim Kurulu üyesi Kara’dan aşı açıklaması

08 Ocak 2021 12:37

Prof. Dr. Ateş Kara, bazı ülkelerde gündeme gelen corona virüs aşısının dozunu azaltma uygulamasına ilişkin, "mRNA aşısının çok yüksek antikor oluşturduğu biliniyor ama bunun dozunun yarısını verdiğimizde ya da azalttığınızda da aynı cevabı verecek mi onu bilmiyoruz. Dozu azaltmak mümkün değil" diye konuştu.

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları öğretim üyesi, Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Ateş Kara, İngiltere, Almanya ve ABD’de daha çok kişinin aşılanabilmesi için gündeme gelen koronavirüs aşının dozunu azaltma uygulamasını değerlendirdi.

Prof. Dr. Kara, mRNA aşısının çok yüksek antikor oluşturduğunun bilindiğini belirterek, “Ama bu onun dozunun yarısını verdiğimizde ya da azalttığınızda da aynı cevabı verecek mi onu bilmiyoruz. Bunun basit cevabı; asla böyle bir şey yapılmaz, olmaz. Ne zaman yapılabilir, onun yarım dozdaki formülasyonu çalışılır, yarı doz uygulandığında kişilerin ona yakın ya da aynı cevabı verdiği gösterilir o zaman o kabul edilebilir. Onun dışında dozu azaltmak mümkün değil” dedi.

‘AŞILARDA ‘BELKİLERİN’ HİÇ KULLANILMAMASI GEREKİYOR’

Prof. Dr. Kara, aslında aşı ile yapılmak istenenin vücuda mikroorganizmayı tanıtmak ve öğretmek olduğunu belirterek, “mRNA aşısına bu mikroorganizmanın sadece çıkıntısının bilgisini veriyoruz. Bizim vücut hücrelerimiz o çıkıntıyı oluşturuyor ve vücut da o çıkıntıyı tanıyarak ona cevap veriyor. Bu miktar ile çalışıldı, bu miktarda verildiğinde oluşan o çıkıntıyı vücudun tanıyarak ona cevap verdiğini biliyoruz. O nedenle de eğer miktarı azalttığımızda belki vücut hiç cevap vermeyecek veya belki vücudumuzdaki hücreler o çıkıntıdan üretmeyecek, belki de yeterli miktarda üretecek; ama bunların hepsi belki. Aşılarda ‘belki’lerin hiç kullanılmaması gerekiyor” diye konuştu.

’28 GÜNÜN KAZANCI DAHA FAZLA ANTİKOR’

Prof. Dr. Kara, Sinovac firmasınca üretilen Covid-19 aşısının birinci ve ikinci doz uygulamalarının 14 gün yerine 28 gün arayla yapılacak olmasını da değerlendirdi.

Prof. Dr. Kara, aşıyı uygulayarak vücudun mikroorganizmayı tanımasını ve öğrenmesini istediklerini belirterek, “Kullandığımız inaktif aşı ölü bir aşı, hareket etmiyor, kımıldamıyor. İlk dozu verdiğimizde vücudun buna çok ciddi ve yüksel cevap vermesini biz genelde beklemeyiz birinci dozda; çünkü vücudun aldığı şey hareket etmeyen, kımıldamayan bir mikroorganizma. Vücut bunu ancak bir kere belki iki kere daha gördükten sonra tam olarak onun tehdit olduğunu algılayıp cevap verecek. O nedenle de inaktif aşılarda bizim mutlaka tekrarlayan dozlara ihtiyacımız var. Burada önemli olan şu; ben bunu ne aralıkta vermeliyim? Ben vücuda bir kere bunu gösterdim vücut bunu gördü, ciddiye aldı ya da almadı, ikinci defa ne zaman gösterirsem bunu vücut tam tehdit olarak algılar? Biz, ‘daha yüksek antikor elde edelim, koruyuculuğu daha yüksek tutalım’ diyerek aradaki sürenin 14 gün yerine 28 gün olabileceğini kararlaştırdık. Bunun bize kazancı daha fazla antikor, bir miktar daha fazla korunma ve büyük olasılıkla biraz daha uzun süre korunma” dedi.

’28 GÜNDE BÜYÜKLERİMİZ DAHA AVANTAJLI’

Prof. Dr. Kara, inaktif aşıda yüksek antikorun birinci doz ile elde edilmediğini bildiklerini kaydederek, “Biz aslında inaktif aşıda ikinci dozu yaparak korunmayı tam sağlayacağız. Bunu da sağlamak için mümkün olduğu kadar daha çok antikorlu olsun diye aradaki süreyi biraz açıyoruz. Bir de işin büyüklerimiz kısmı var, savunma sistemini öğretmeye çalıştığımızda büyüklerimizin cevabının az olmasını bekliyoruz. Onlarda olasılık olarak elde edebileceğimiz en iyi cevabı elde etmeye çalışmamız gerekir. Öyle olunca, özellikle büyüklerimizde 28 gün biraz daha avantajlı olacak. İnaktif aşılarda aradaki süreyi açabilirseniz bir miktar o size avantaj sağlıyor. ‘4 hafta değil de 8 hafta yapsak daha iyi olabilir mi’ diye sorabilirsiniz, büyük olasılıkla daha iyi olabilir; ama 8 hafta yaptığımızda aradaki o 2 aylık periyot içinde hastalığı alma ihtimalimiz daha fazla” ifadesini kullandı. (DHA)



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


Diğer Haberler

‘Çocuklarda iletişim sorunları otizmin ilk işareti olabilir’

Çocuklarda erken yaşlarda ortaya çıkan iletişim ve sosyal etkileşim sorunlarının otizmin ilk belirtileri arasında yer alabileceğini belirten uzmanlar, ailelerin çocuklarının gelişim sürec...

Bipolar bozuklukla baş etmenin yolları

30 Mart Dünya Bipolar Günü kapsamında açıklamalarda bulunan Uzman Klinik Psikolog Öykü Recepoğlu, bipolar bozukluğun mutlaka psikiyatrik bir değerlendirme gerektirdiğini vurguladı. Recepo...


Çocuğunuzun sosyal medyada geçirdiği süreyi kısaltmanın beş yolu

ABD'de teknoloji devleri Meta ve Google'a karşı verilen emsal mahkeme kararı, sosyal medya platformlarının kasıtlı olarak bağımlılık yapıcı tasarlandığını tescilledi. Çocuklarını dijital ...

Anemi ve tiroid hastalıklarına işaret edebilir

İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Hüseyin Taşkıran, halsizlik şikayetinin basit bir yorgunluk olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, bu durumun farklı hastalıkların habercisi o...


Ani ağrıya dikkat: Böbrek taşı her 10 kişiden 1'inde görülüyor!

Böbrek taşlarının en sık 20-50 yaş arası erişkinlerde görüldüğünü işaret eden Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Kaplan, “Eskiden her 3 erkek hastaya karşılık yaklaşık 1 kadın böbrek taşı ş...

Portakal suyu kalp ve beyin sağlığını destekliyor

Kardiyoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Erhan Gönen, “Yapılan araştırmalar portakal suyunun doğru miktarda tüketildiğinde kalp ve beyin sağlığı üzerinde olumlu etkiler gösterebildiğini ortaya k...


Gerçek farkındalık empati ile başlar!

Down sendromu bir eksiklik değil, genetik bir farklılık. Bu farklılığın bir başarı hikâyesine dönüşmesi okul, aile ve toplumun oluşturduğu uyumlu ilişkiye bağlı. Dünya, 21 Mart’ta Down se...

İnsülin direncini kıran 'sihirli mekanizma'

Bir ay süren orucun ardından Ramazan Bayramı, aniden tüketilen ağır şerbetli tatlılar, pastalar ve şekerlemelerle vücudumuz için adeta biyolojik bir sınava dönüşüyor. Birçok kişi bayram z...


Beyin hakkında bildiklerinizi unutun...

Bilim dünyasında uzun yıllar hakim olan "beyin gelişimi çocuklukta tamamlanır" tezi çürüdü. Nörobilim Uzmanı Öğr. Gör. Derya Murat Özgün, beynin yaşam boyu kendini yenileyebilen "nöroplas...

SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Mehmet Ali Erbil’in acı günü: Annesi Yurdagül Eken hayatını kaybetti

Ünlü şovmen Mehmet Ali Erbil, bir süredir sağlık sorunlarıyla mücadele eden 84 yaşındaki annesi Yurdagül Eken’in vefatıyla sarsıldı. Yakın zamanda kalça kemiği kırığı nedeniyle tedavi gör...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

‘Çocuklarda iletişim sorunları otizmin ilk işareti olabilir’

Çocuklarda erken yaşlarda ortaya çıkan iletişim ve sosyal etkileşim sorunlarının otizmin ilk belirtileri arasında yer alabileceğini belirten uzmanlar, ailelerin çocuklarının gelişim sürecini dikkatle takip etmesi gerektiğini vurguluyor. Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Umut Balatacı, özellikle erken çocukluk döneminde görülen bazı davranışsal farklılıkların erken tanı açısından önemli ipuçları verebileceğini söyledi.

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR