Yukarı
401916

Suudi Arabistan İsrail’e destek verdi mi?

16 Nisan 2024 10:06

İsrail ve ABD medyasına göre İran’ın Cumartesi gecesi düzenlediği misilleme saldırısında İran'a karşı taraf olan bölge ülkeleri Ürdün’den ibaret değildi.

İsrail’in 1 Nisan’da Suriye’nin başkenti Şam’da İran Büyükelçiliği yerleşkesine düzenlediği saldırıya İran Cumartesi günü yüzlerce kamikaze insansız hava aracı, balistik ve seyir füzesiyle karşılık verdi.

İran misillemeden 72 saat önce komşularını ve bölge ülkelerini operasyonun niteliği ve sınırları konusunda bilgilendirdiğini duyurdu.

SİHA ve füzelerin İsrail'in iddiasıyla "yüzde 99'unun" engellenmesinde İsrail’e destek ABD, İngiltere, Fransa’nın yanısıra bölge ülkelerinden Ürdün’den geldi. Ürdün hem hava sahasını ABD ve İsrail savaş uçaklarına açtı, hem de hava sahasından İsrail’e gitmekte olan SİHA ve füzeleri vurdu. Ürdün bu tutumunu “kendi hava sahamızı koruduk” diye açıklayacaktı.

Ancak bugün ABD ve İsrail basını Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkelerinin de İran’a karşı İsrail ve ABD’ye destek verdiğini iddia etti.

Wall Street Journal gazetesinde yayımlanan haberde Suudi Arabistan ve BAE’nin de aralarında olduğu bazı Körfez ülkelerinin İran’ın İsrail’e yönelik misilleme planları hakkında bilgiyi ABD’ye sızdırarak çok sayıda SİHA ve füzenin engellenmesini sağladığı belirtildi.

Gazetenin isimsiz Suudi, ABD’li ve Mısırlı yetkililere dayandırdığı haberinde, İran’ın SİHA ve füzelerinin engellenmesinde İsrail ile diplomatik ilişkileri olmayan ülkelerin de işbirliğinin etkili olduğu ifade edildi.

Habere göre işbirliğinin kapsamı İran’ın planlarının “sızdırılması”ndan ibaret değildi, bu ülkeler hava sahalarını açmış, radar trafik bilgilerini aktarmış ve “bazı durumlarda” kendi güçleriyle SİHA ve füzeleri engellemişti.

İran’ın misillemenin kapsamı ve niteliği konusunda zaten ABD’yi bilgilendirdiğine ilişkin açıklaması sözkonusu “bilgi sızdırma” argümanını zayıflatırken, Beyaz Saray bugün İran’ı yalanlayıp, “bilgilendirilmedik” iddiasında bulunmuştu.

İsrail televizyonu: Suudi isim desteği doğruladı

Suudi Arabistan’ın İsrail’e destek verdiği iddiasını Wall Street Journal’daki bu üstü kapalı haberden sonra İsrail basını bu kez daha doğrudan ifadelerle duyurdu.

İsrail televizyonu KAN, iddiasını Suudi kraliyet ailesine yakın isimsiz bir kaynağa dayandırdı. Sözkonusu kaynağın Suudi Arabistan’ın İran SİHA’larını düşürdüğünü üstü kapalı olarak doğruladığını duyurdu.

KAN’a göre sözkonusu Suudi kaynak Riyad’ın hava savunma sistemlerinin “tüm şüpheli cisimleri” otomatik olarak engellediğini söyledi.

İran’ı Gazze’de “Hamas ile İsrail arasındaki çatışmayı kışkırtmak” ve Suudi Arabistan ile İsrail arasındaki ilişkilerin normalleşmesi sürecini bozmaya çalışmakla suçlayan aynı kaynağın İran’a karşı “terörü destekliyor, dünya çok daha öncesinde onu engellemeliydi” şeklindeki ifadeleri de KAN tarafından aktarıldı.

Çin arabuluculuğunda Riyad-Tahran normalleşmesi CIA'i 'gafil avlatmıştı'

Suudi Arabistan geçen yıl Mart ayında Çin’in arabuluculuğunda İran ile normalleşme anlaşmasına varmıştı. O dönemde CIA Direktörü William Burns, Tahran-Riyad arasındaki müzakerelere ilişkin “gafil avlandıklarını” söylemişti.

ABD’nin uzun yıllardır müttefiki olan Suudi Arabistan'ın İsrail ile normalleşme adımlarıysa Gazze’de İsrail’in saldırılarının ardından görünürde durmuştu. Riyad Tel Aviv ile normalleşmeyi Filistin devletine giden yolun İsrail tarafından kabul edilmesine bağlamıştı.

   

Muhtaç hissetmeye değil, kopmaya ve yıkmaya cüret etmek lazım. Şüphesiz daha iyisini kurarız.

   

Hakan Ural’a bakıp üzülmeyin

16.04.2024

YİĞİT GÜNAY

Hakan Ural’ın gerçekten sırıttığını düşünüyor musunuz?

Cumartesi gecesi İran’ın İsrail’e saldırısının başladığı sırada Haber Global’de Çağlar Cilara’nın konuğu Hakan Ural. Haber geliyor, belli ki haber merkezi telaş halinde yayına hazırlanmaya çalışıyor, Cilara ve Ural sekiz dakika top çeviriyorlar.

Çok tepki çekti. Nasıl olur da böyle ciddi bir konuyu Hakan Ural’a yorumlatırmış bir televizyon kanalı.

Döndüm izledim. Pek yadırgamadım. Hakan Ural genelgeçer birtakım laflar ediyor, arada en azından “Sakin olmak ve konunun uzmanı akademisyenlerin ne dediğine bakmak gerekir” diye kendi sınırlarını çizip uzmanlara işaret ediyor, sonunda haber merkezi hazır olduğunda da yayını oraya devrediyorlar.

Yadırgamak bir yana, açıkça yetersiz oldukları bir konuda, üstelik elde yeterli veri de yokken, çapları el verdiğince çok büyük bir gaf yapmadan idare etmişler. “Tabii bilgi kirliliği olmaması için ben bir yandan da ayırıyorum bilgileri kenara” gibi tuhaf laflar eden “gazeteci” Çağlar Cilara’yı daha başarısız bulduğumu dahi söyleyebilirim.

Ama asıl tuhaflık burada değil. 

Televizyon kanallarındaki haber ve tartışma programlarının tümüne baktığınızda, Hakan Ural’ın gerçekten sırıttığını söyleyebilir miyiz?

Birkaç kişi saatler boyunca oturup, birbirinden tamamen farklı birikimler gerektiren alanlarda bıkıp usanmadan konuşuyor. Birbirlerini de dinlemiyorlar, biri konuşurken diğerleri telefonlarına bakıyor. Zaten moderatörler de moderatörlük değil trafik polisliği yapıyor, söz verip kronometre tutuyor. 

Muhalif kanallarda 8 Ekim saldırısı sonrası “İsrail şimdi Suriye’yi dümdüz edecek, İran’ı ortadan kaldıracak” diye atıp tutanlar, isimlerinin başında akademik unvanlar olduğu için mi o ekranlara Hakan Ural’dan daha çok yakışıyor?

Bu yazıyı yazdığım sırada bir yandan kulağım Tele1’deydi. Birden şu cümleler takıldı kulağıma: “İran’ı parçalarlar. Mahvederler. İran’ın öyle bir kabiliyeti yok. Adamlar 20-25 yıldır uçak uçuramıyorlar ya, yedek parçaları yok.” Döndüm baktım. Prof. Dr. Sait Yılmaz’mış yorumcunun ismi. NATO eğitimli bir emekli asker, şimdi akademisyen. Devamında “Amerika emperyalist değildir, hegemondur, Rusya emperyalisttir” diye devam ettirdi muazzam analizlerini.

Hadi Hakan Ural’a kızıyorsunuz. Bunlar reva mı?

Mesele Hakan Ural falan değil.

Mesele, para.

Böyle yapmak, çok ucuza geliyor.

En önemli üç dört saatlik bölmeyi, rejiyi ve haber merkezini maaşlı olduklarından bir kenara bırakırsak, iki üç kişiye verdikleri kuş kadar paralarla kapatıyorlar. Üzerinde günlerce, haftalarca çalışılmış araştırmalar, üretimi aylar süren belgeseller, emek, zaman ve para gerektiren fakat nitelikli, derinlikli ürünler, muhabirler, editörler, araştırmacılar, yönetmenler, kurgucular… Bunlara yer yok. 

Medyanın gelir modelinde sorun var. Hemen hiçbir mecra, gazetecilik/habercilik sınırları içerisindeki öz gelirleriyle kâr etmiyor. Kurumlar sırtlarını ya birtakım şirketlere, ya düzen partilerine ya da yurtdışı fonlara dayamış halde. Şirketler kârlarının, yurtdışı fonları kendi tahakküm alanlarının derdinde. Düzen partileriyse sorgulama değil curcuna istiyor.

Buradan düzgün medya çıkmaz. Halk yararına bir şey de çıkmaz. Medyadaki ekran yüzlerinde değil sorun, işin yapısında, ekonomisinde.

Bu yapının yıkılması lazım.

“Ama elimizde bir tek bunlar kaldı, bunlar da muhalefet yapmazsa ne olur” diye hiç üzülmeyelim…

Rusya’da devrim olup ülke iç savaşa sürüklendiğinde, Petrograd’da durum o kadar vahimdir ki, Bolşevikler, şehir tahliye etmeyi tartışırlar. Troçki, Lenin’in korumalığını yapan Vorontsov adlı bir işçiyle sohbet ederken, Vorontsov, gerekirse tüm kenti havaya uçurmayı önerir. Troçki, “Peki Yoldaş Vorontsov, Petrograd’a üzülmez misiniz?” diye sorar. İşçi yanıtlar: “Neden üzülecekmişim? Geri döndüğümüzde daha iyisini kurarız.”

Sonuçta Petrograd havaya uçurulmadı. Ama işçiler o cürete sahip olmasaydı, ellerinde hiçbir şey kalmayacaktı.

Muhtaç hissetmeye değil, kopmaya ve yıkmaya cüret etmek lazım. Şüphesiz daha iyisini kurarız.

SOL HABER



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


Diğer Haberler

Papa, "Tanrı'nın influencer'ını" aziz ilan edecek

İnternet becerilerini Katolik inancını yaymak için kullanan ve 2006’da 15 yaşında hayatını kaybeden Carlo Acutis, Papa Francis'in kararıyla "internet azizi" olacak.

Avustralya, Tayvan Boğazı'ndaki gelişmelerden endişeli

Avustralya Dışişleri Bakanı Penny Wong, Çin'in, Tayvan Boğazı'ndaki geniş çaplı askeri operasyonlarından son derece kaygılı olduğunu belirtti. The Straits Times gazetesine konuşan Bakan W...


İsrail polisinden Kudüs'teki 'Özgür Gazze' gösterisine sert müdahale

İsrail polisi, Batı Kudüs'teki ABD Konsolosluğu önünde İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılarına karşı düzenlenen protestolarda 7 kişiyi gözaltına aldı.  Washington'ın Gazze'de sald...

ABD'den Gürcistan'a 'yabancı ajan' cezası

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, dün yaptığı açıklamada, ABD'nin Gürcistan'a yeni vize kısıtlamaları getirdiğini ve Gürcistan parlamentosunun bu ay kabul ettiği "yabancı ajan" yasa ta...


Papua Yeni Gine'de toprak kayması... 100 kişinin öldüğü tahmin ediliyor

Güney Pasifik ülkesi Papua Yeni Gine'de, meydana gelen toprak kaymasında 100'den fazla kişinin öldüğünün tahmin edildiği bildirildi. Avustralya kamu yayın kurumu ABC'nin haberine göre, ba...

Harvard Üniversitesi'nin mezuniyet törenine öğrencilerin protestosu damga vurdu

ABD'deki Harvard Üniversitesi'nin mezuniyet töreninde 1000'den fazla öğrenci, okul yönetiminin Filistin'e destek gösterilerine katılan 13 öğrenciye diplomalarının verilmemesi kararını pro...


Rusya yeniden Harkov'u hedef aldı

Rusya'nın Ukrayna'nın Harkov bölgesine gerçekleştirdiği füzeli saldırı sonucu 7 kişi hayatını kaybetti, 17 kişi de yaralandı. Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski saldırı sonrası yaptığı açıkl...

İran Cumhurbaşkanı Reisi toprağa verildi

Helikopter kazasında yaşamını yitiren İran Cumhurbaşkanı Reisi ve diğer görevliler düzenlenen tören ile toprağa verildi. İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi ve beraberindeki 6 kişi ile geçir...


Norveç'ten Rus vatandaşlarına kısıtlama

Norveç, Rusya’nın Ukrayna’ya karşı devam eden savaşı sebebiyle Rus vatandaşlarının ülkeye girişine yönelik kısıtlamaları daha da sıkılaştırma kararı aldı. Adalet Bakanı Emilie Enger Mehl,...

SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Işıl Yücesoy'dan Zeki Müren açıklaması: 'Ona yakıştıramadım'

Sanatçı Işıl Yücesoy, Zeki Müren'in "Bir Evet Yeter" şarkısını izinsiz söylemesiyle ilgili "O sevdiyse ne büyük gurur ama keşke haber verseydi diyorum" dedi. Yönetmenliğini Arsen Gürzap'ı...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

Şaşırtıcı araştırma: Obez olmak demanstan koruyabilir mi?

Demans oranları düşerken obezite oranlarının neden arttığını merak eden uzmanlar, yaptıkları araştırmayla dikkat çekici veriler elde etti. Uzmanlar, orta yaştaki obezitenin, yaşlandıkça demans gelişmesinde önde gelen bir risk faktörü olduğunu uzun zamandır biliyorlardı. 

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR