Sıvı altın olarak biliniyor: Vücudu A'dan Z'ye yeniliyor
Covid-19, influenza ve diğer mevsimsel virüslerin aynı anda yayılımıyla ortaya çıkan kombo virüs vakalarının artışı, bağışıklık sistemini güçlü tutmanın önemini bir kez daha gündeme getirdi. Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Diyetisyen Gamze Çakaloğlu, bağışıklık sistemini güçlendirmede doğru beslenmenin kritik bir rol oynadığını belirterek, sıvı altın olarak bilinen et ve kemik suyunun bu süreçte önemli bir destekleyici olduğunu söyledi.
Et ve kemik suyunun protein ve kolajen açısından oldukça zengin bir besin olduğunu ve bağışıklık hücrelerinin yenilenmesine katkı sağlayarak enfeksiyonlara karşı direnç oluşturabileceğini söyleyen Dyt. Çakaloğlu, içerdiği mineraller ve amino asitlerle vücudu besleyerek hem enerji verdiğini hem de hastalık dönemlerinde toparlanmayı hızlandırabileceğini söyledi.
'KEMİK SUYUNUN BESLEYİCİ İÇERİĞİ'
Et ve kemik suyu gibi geleneksel ve besleyici gıdaların özellikle kış aylarında artan viral enfeksiyonlara karşı korunmada önemli bir destek sağladığının altını çizen Dyt. Gamze Çakaloğlu, insan sağlığına olan faydalarını anlattı.
Çakaloğlu, et ve kemik suyunun, uzun süre kaynatılan kemiklerden elde edilen bir sıvı olduğunu ve içerdiği yüksek miktarda kolajen, amino asitler ve minerallerle sağlıklı bir yaşam için önemli bir kaynak teşkil ettiğini belirtti.
Kolajenin cilt, kemikler, kaslar ve bağ dokularının sağlıklı yapısını desteklediğini vurgulayan Çakaloğlu, şunları söyledi:
“Et ve kemik suyunda bulunan bu proteinin cilt elastikiyetini artırarak yaşlanma belirtilerini geciktirebilir ve eklem ağrılarını hafifletmeye yardımcı olur. Et ve kemik suyu, bağışıklık sistemini destekleyen, kas fonksiyonlarını iyileştiren değerli mineraller açısından zengin bir besin.
İçeriğindeki magnezyum, potasyum ve selenyum gibi minerallerin, bağışıklık hücrelerinin daha etkili çalışmasını sağlarken, kasların enerji üretimini ve fonksiyonlarını da destekliyor. Özellikle kış aylarında artan viral enfeksiyonlara karşı vücudu güçlendirmek için bu tarz besleyici gıdalar düzenli olarak tüketilmeli. Bu geleneksel besin kaynağı, hem genel sağlık hem de bağışıklık sistemi üzerindeki olumlu etkileri nedeniyle günlük beslenme rutinine dahil edilmeli” dedi.
KİLO KONTROLÜNE YARDIMCI OLUYOR
Et ve Kemik suyu, sığır, koyun, tavuk veya hindi gibi hayvanların et ve kemiklerinin 12 ila 24 saat boyunca su içinde uzun süre kaynatılmasıyla elde edilen, son derece besleyici ve özel bir et suyu olduğunu aktaran Dyt. Gamze Çakaloğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu süre zarfında kemiklerden salınan kolajen, protein ve çeşitli mikronutrientler, kemik suyunu adeta bir besin deposuna dönüştürür. Kolajen ve protein açısından oldukça zengin olan bu besin, vücuttaki cilt, kaslar, kemikler ve bağ dokuları gibi temel yapı taşlarına güç, destek ve esneklik kazandırır.
Özellikle kolajen, cildin elastikiyetini artırarak yaşlanma belirtilerini geciktirirken, kemik ve eklem sağlığını destekleyerek hareket kabiliyetini korumaya yardımcı olur. Protein içeriği ise sadece kasları ve dokuları inşa etmekle kalmaz, aynı zamanda bağışıklık sistemi fonksiyonlarını destekler, kan basıncının düzenlenmesine katkıda bulunur, kemik yoğunluğunu korur ve uzun süre tok tutarak kilo yönetiminde etkili bir rol oynar” dedi. Sözcü
Yorum Ekle
Diğer Haberler
Her 6 kişiden biri 'sessiz katil' ile yaşıyor!
Dünyanın, bilimsel literatürde ‘Yalnızlık Salgını’ (Loneliness Epidemic) olarak tanımlanan, sessiz ama etkisi çok derin bir salgınla karşı karşıya olduğunu belirten Doç. Dr. Berke Kırıkka...
İdeal uyku süresi belli oldu
Araştırmaya göre, gecede yaklaşık 7 saat 18 dakika uyumak, özellikle bazı önemli sağlık risklerinin azaltılmasına yardımcı olabilir. Bilim insanları bu sürenin, vücudun metabolik dengesin...
Kışın yavaşlayan metabolizmayı uyandırma zamanı
Mevsim geçişlerinde yorgunluk, ödem ve halsizlik artabilir. Metabolizmanın mevsimsel adaptasyon sürecini destekleyen bahar detoksu; doğru beslenme, su tüketimi ve yaşam tarzı düzenlemeler...
Obezite ve Kilo Artışı Hangi Riskleri Taşıyor?
Obezite, yalnızca “kilo fazlalığı” olarak görülmemesi gereken, tüm vücudu etkileyen bir sağlık durumudur. Yağ dokusunun artması; kalp-damar sistemi, solunum sistemi ve sindirim sistemi üz...
Altı anneden birinde doğum sonrası depresyon görülüyor
Doğum sonrası depresyonun önemli bir halk sağlığı sorunu olduğuna dikkat çeken İlknur Okay, belirtilerin iki haftadan uzun sürmesi durumunda psikiyatriste başvurulması gerektiğini söyledi...
Toz, akciğer hastalıklarını tetikliyor!
Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Aygül Güzel, günün büyük kısmını kapalı alanlarda geçiren çalışanların gözle görülmeyen sağlık riskleri ile karşı karşıya kalabileceğini söyledi. Prof....
‘Ramazanda bağırsak tembelliğine karşı pideyi azaltın’
Ramazanda en sık karşılaşılan sorunlar olan kabızlık ve şişkinlikten korunmanın ilk kuralının iftar ve sahur arasında lifli gıda tüketimini maksimuma çıkarmak olduğunu belirten Gastroente...
Ramazan'da böbrek sağlığına dikkat
Ramazan ayında uzun süreli susuzluğun, böbrek taşı şikayetlerinde artışa neden olabileceğini belirten Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Cevper Ersöz, “Yeterli sıvı tüketilmemesi idrarın koyulaşması...
'Hurma tüketiminde ölçüyü kaçırmayın'
Ramazan ayında iftar sofralarının vazgeçilmezi olan hurmanın doğru miktarda ve uygun şekilde tüketildiğinde sağlık açısından pek çok fayda sağlayabileceğini belirten Diyetisyen Çağlasu Al...
SOSYAL MEDYA
MAGAZİN
Mehmet Ali Erbil Boşanma Sonrası Sessizliğini Bozdu
Ünlü şovmen Mehmet Ali Erbil ile kendisinden 40 yaş küçük Gülseren Ceylan’ın kısa süren evliliği resmen sona erdi. Boşanmanın ardından ilk kez konuşan Erbil, dikkat çeken bir açıklamada b...
TEKNOLOJİ
EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ
Her 6 kişiden biri 'sessiz katil' ile yaşıyor!
Dünyanın, bilimsel literatürde ‘Yalnızlık Salgını’ (Loneliness Epidemic) olarak tanımlanan, sessiz ama etkisi çok derin bir salgınla karşı karşıya olduğunu belirten Doç. Dr. Berke Kırıkkanat, “Araştırmalar, 18–25 yaş grubunda yalnızlık oranlarının bazı ülkelerde yüzde 60’a ulaştığını gösteriyor. Bu, ‘kimsem yok’ yalnızlığı değil; kalabalıklar içinde hissedilen anlaşılamama ve duygusal güvencesizlik” dedi. Doç. Dr. Oğuzhan Zahmacıoğlu da, yalnızlığın klinik etkilerinin artık görmezden gelinemeyecek düzeyde olduğunu ifade etti.





Yorumlar
Bu haberde yorum bulunmamaktadir.