Yukarı
420079

Deniz Berktay ile Kuzeyden Notlar: Kritik ülkede olağan seçimler

28 Ocak 2025 08:35

Geride bıraktığımız pazar, Doğu Avrupa’daki dengeler açısından kilit önemde olan Belarus’ta seçimler vardı. Seçimlerin resmi galibi, herkesin beklediği üzere Cumhurbaşkanı Aleksandır Lukaşenko oldu.

Belarus, Rusya’nın gölgesinde kalmış, Türkiye’den uzak sayılabilecek konumuyla genellikle dikkatlerin dışında kalan bir ülke. Bu nedenle bizim basın, orada çok büyük olaylar olmadıkça Belarus’u görmezden gelir. 

Oysaki Belarus, Rusya’yla Batı arasındaki “Büyük Satranç Tahtası”nın (Brzezinski’nin ifadesini uygun buldum) önemli taşlarından biri. Zira birincisi burası, Rusya’nın batı sınırında Rusya’yla ilişkisi iyi olan tek ülke. Estonya, Letonya, Litvanya ve Polonya, son olarak da 2022’den itibaren Finlandiya, NATO üyesi. Ukrayna’daysa sonu belirsiz bir savaş devam ediyor. İşte Belarus bu ortamda, Rusya’nın nefes alabildiği tek nokta. Diğer açıdansa ABD, İngiltere ve Polonya’nın savundukları Baltık’tan Karadeniz’e kadar Rusya karşıtı ülkelerle bir tampon bölge kurma planının uygulanamadığı tek ülke. Bu açıdan bakıldığında Belarus, (bu sefer Lenin’in tabirini kullanalım) “zincirin en zayıf halkası”. Bu çerçevede Belarus’un hangi tarafa daha yakın olacağı, bölgedeki bütün dengeleri etkileyecektir. 

DENGE POLİTİKASI

İşte Belarus’ta 1994’ten beri iktidarda olan Lukaşenko, yakın yıllara kadar bu kritik coğrafyada ülkesini bir denge politikasıyla nispeten bağımsız tutmayı başardı. Çeşitli insan hakları ihlalleri meydana geldiğinde veya başka sebeplerle Batı’yla ilişkileri bozulduğunda Lukaşenko, Batılılara “Ben gidersem Belarus doğrudan Rusya’ya bağlanır” dedi. Batı’nın yaptırımlarını kısmen veya tamamen kaldırtmayı başardı. Rusya yönetimi baskılarını artırdığındaysa Kremlin’e “Ben gidersem Batılılar burayı ele geçirir” dedi. Aslında iki iddiasında da haksız sayılmazdı. Zira Belaruslular (veya Beyaz Ruslar), Ruslarla aralarında önemli fark olmayan bir Slav halkı. Buradaki devlet geleneği ise Ukrayna’dakiyle kıyaslandığında çok daha zayıf: Ta 1200’lerdeki Polotsk Prensliği’ni ve 1918’de Almanların süngü desteğiyle birkaç ay varlığını sürdürmüş Belarus Halk Cumhuriyeti’ni saymazsak burası, 1991’e kadar devlet geleneği olmayan ve Polonyalıların, Litvanyalıların ve Rusların egemenliğinde kalmış bir ülke. Böyle bir yerin büyük güçler arasında dengede kalabilmesi, tarihte bireyin etkili olduğu nadir durumlardan. 

Lukaşenko, bu dengeyi 2020’ye kadar sürdürebildi. O yıl yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Batı yanlılarının eylemleri, iktidarın bunlara şiddet uygulaması ve Batılı ülkelerin Belarus siyasetine açıktan müdahale etmeleri, Lukaşenko’nun bu denge siyasetine son verdi. Lukaşenko’nun son anda Rusya’yla yakınlaşması ve Kremlin’in desteği, o esnada günleri sayılı görünen Lukaşenko yönetimini kurtaran en önemli etken oldu. Bu durum Lukaşenko’yu, o zamana kadar karşı çıktığı Rus askerlerini Belarus’a kabul etmek zorunda bıraktı. Buradaki Rus kuvvetlerinin savaşın başlarında Kiev’e yürümesi, Rusya-Ukrayna Savaşı’nın gidişindeki en önemli safhalardan birini oluşturuyordu. Belarus, Kiev’e sadece 150 kilometre mesafede olmasının yanı sıra Ukrayna’yla bin kilomerelik sınıra sahip. Bu nedenle Belarus’taki Rus varlığı, Ukrayna’yı bu bin kilometrelik sınırda da asker tutmak zorunda bırakıyor. 

Önemli bir rakibin olmadığı seçimlerde Lukaşenko, yedinci kez cumhurbaşkanı seçildi. Ne var ki şimdi 71 yaşında olan Lukaşenko’nun daha ne kadar bu koltukta kalabileceği, yerine kimin geleceği sadece Belarus’un değil, bütün Doğu Avrupa’nın kaderini ilgilendiren önemli bir konu. Ben de bu nedenle zaman zaman Belarus’u yazmaya devam edeceğim. Cumhuriyet



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


Diğer Haberler

'O zamanlar Ortadoğu'da petrol veya doğalgaz pompalanmıyordu'

ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’ı "Taş Devri’ne döndürme" tehdidine, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, "O zamanlar Orta Doğu'da petrol veya doğalgaz pompalanmıyordu. ABD Başkanı ve onu...

ABD’de Kara Kuvvetleri Komutanı görevden alındı

ABD Savunma Bakanlığı’nın resmi açıklamasında Kara Kuvvetleri Komutanı Randy George'un "derhal emekli olacağı" duyuruldu


ABD-İsrail, İran'daki köprüye saldırdı: İran basını o listeyi yayımladı

İran basını, Kerec kentindeki B1 Köprüsü’ne yönelik ABD-İsrail saldırısının ardından bölge ülkelerinde bulunan önemli köprülerin listesini yayımlayarak misilleme imasında bulundu.

Macron, Trump’ın planını reddetti: Gerçekçi değil

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, ABD Başkanı Donald Trump’ın Hürmüz Boğazı’na askeri müdahale çağrısını “gerçekçi değil” diyerek reddetti. Macron, çözümün askeri değil, ateşkes ve di...


Bulut hırsızlığı ve 'yağmurları çalmak' mümkün mü?

İklim silahlarına dair komplo teorilerinin arttığı bir dönemde, 'yağmur üretme' uygulamaları dünya genelinde yeniden gündemde. Yöntemlerin etkinliğine dair kanıtlar şimdilik sınırlı kalır...

Gecenin Kalbinde 'Pembe' Bir Görsel Şölen

Dünyanın farklı noktalarında aynı gece gökyüzünü süsleyen dolunay, izleyenlere görsel şölen sundu. Dünyanın farklı noktalarında dolunay manzaraları izleyenleri büyüledi.


İran’dan olası kara işgali hazırlığı: Tek bir kişi bile sağ kalmamalı

İran Genelkurmay Başkanı Emir Hatemi, ABD ve İsrail’in hareketlerinin anbean izlenmesi talimatı verdi. Hatami, olası bir kara işgaline karşı sert uyarıda bulunarak, tüm senaryolara hazırl...

İran’da sağlık merkezine saldırı: Pasteur Enstitüsü yıkıldı

İran Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Hossein Kermanpour, başkent Tahran’daki 1920 yılında kurulan tıp araştırma merkezi İran Pasteur Enstitüsü'nün ABD-İsrail saldırısında hedef alındığını açıkladı.


ABD’den İran planı: Uranyum için askeri operasyon hazırlığı

ABD ordusunun, Başkan Donald Trump'ın isteği doğrultusunda İran'daki yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyumun ele geçirilmesine yönelik kapsamlı bir plan hazırladığı öne sürüldü.

SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Rabia Soytürk ve Samet Vuruşan’dan yeni hamle

Ayrılıklarıyla magazin gündemine damga vuran Rabia Soytürk ile Samet Vuruşan cephesinde sürpriz bir gelişme yaşandı. Uzun süredir ayrı olan ikilinin, aynı yerden yaptıkları paylaşımlar ba...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

‘Çocuklarda iletişim sorunları otizmin ilk işareti olabilir’

Çocuklarda erken yaşlarda ortaya çıkan iletişim ve sosyal etkileşim sorunlarının otizmin ilk belirtileri arasında yer alabileceğini belirten uzmanlar, ailelerin çocuklarının gelişim sürecini dikkatle takip etmesi gerektiğini vurguluyor. Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Umut Balatacı, özellikle erken çocukluk döneminde görülen bazı davranışsal farklılıkların erken tanı açısından önemli ipuçları verebileceğini söyledi.

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR