Yukarı
421558

AB ekonomisi zorlu bir dönem yaşıyor

19 Şubat 2025 12:11

Avrupa Birliği (AB) ekonomisi, mevcut yapısal sorunlarının yanı sıra ABD'nin yeni gümrük tarifelerini içeren ticaret ve harcamaları yükseltecek savunma politikalarıyla pek çok sınamayı aynı anda yaşıyor.

AB, ekonomik durgunluk, ticarette parçalanma ve jeopolitik istikrarsızlık içeren yüksek riskli bir dönemden geçerken, ABD ile gerilen ilişkilerle kıtada devam eden ve dördüncü yılına girmek üzere olan Rusya-Ukrayna Savaşı Avrupa'yı sıkıntıya sokuyor.

ABD'de başkanlık koltuğundaki değişim Avrupa'yı da ciddi ölçüde etkiledi. ABD Başkanı Donald Trump'ın üslubu ve söylemlerindeki katılık Avrupa'da olumsuz algılanırken, AB'ye mesafeli yaklaşımı, ilişkilerde zorlu bir dönemin başlamasına neden oldu.

Yeni dönemde AB, Trump'ın ticaret ve savunma politikalarına odaklanırken, daha önce müttefik olarak gördüğü ABD ile olan yakın ilişkisi erozyona uğradı.

TARİFELER

Trump'ın "Önce Amerika" yaklaşımıyla korumacı ekonomi politikaları uygulamaya başlaması, çelik ve alüminyum ithalatına yüzde 25 gümrük vergisi uygulanmasına yönelik kararnamelerin kapsamına AB ülkelerini de sokması, Avrupa tarafında ciddi rahatsızlığa neden oldu.

AB, ABD'nin gümrük vergisi uygulamasının makul bir gerekçesinin olmadığını, bu durumda Avrupalıların haksız önlemlerden korunacağını açıkladı.

ABD'nin gümrük vergileri getirmesinin ekonomik belirsizliği artırdığı, küresel piyasaların verimliliğini ve entegrasyonunu bozduğu görüşünde olan Avrupa, Trump'ın imzaladığı ve ülkelere mütekabiliyet esasına dayalı gümrük vergileri uygulama planını da olumsuz karşıladı.

AB, Trump'ın önerdiği karşılıklı tarifeler içeren ticaret politikasını yanlış yönde atılmış bir adım olarak görürken, serbest ve adil ticarete yönelik haksız engellere karşı derhal ve sert tepki verileceğini açıkladı.

Böylece, AB, ABD'ye derhal misilleme yapılacağı ve ticaret savaşına girişmekten çekinmeyeceği mesajını verdi.

ABD Başkanı Trump'ın, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Ukrayna'da süren savaşın sona erdirilmesine ilişkin barış müzakerelerine başlanması kararı aldığı görüşme sürecine AB ülkelerini dahil etmemesi ilişkilerdeki mesafeyi daha da açtı.

Rusya ile ABD arasında Ukrayna'da barışın sağlanmasına ilişkin diplomatik müzakerelerin arttığı bir dönemde Avrupalı ülkeler masada yer almak istiyordu. Ancak bu talep ABD tarafından karşılıksız kaldı.

Ayrıca ABD Başkanı Trump, Avrupa ülkelerinin savunmaya yeterince kaynak ayırmadığını ve bunun derhal artırılması gerektiği görüşünü de taşıyor.

Halihazırda, AB ülkelerinin savunma harcamalarının ortalaması GSYH'lerinin yüzde 1,9'u seviyesinde bulunuyor. Trump, NATO üyelerinden GSYH'lerinin yüzde 5'ini savunmaya harcamalarını talep ediyor.

Bu konu da AB ile ABD arasında gerilimi artıran unsurlar arasında yer alıyor. AB ülkelerinin talep edilen savunma harcamalarındaki artış seviyesini karşılamak için bütçelerini ciddi ölçüde değiştirmeleri gerekecek. Birçok Avrupa ülkesi halihazırda yüksek kamu borcu ve bütçe açığıyla mücadele ediyor. Yavaşlayan ekonomik büyüme, nüfus artışının hız kesmesi ve artan sosyal maliyetler arasında daha fazla askeri harcama yapmak Avrupa ülkeleri için kolay bir tercih olmayacak.

Böylece, hem ticari hem de askeri konularda AB ile ABD arasındaki güven ilişkisi Trump'ın başkanlığıyla ciddi ölçüde sarsıldı.

AB YAVAŞ BÜYÜYOR

AB'nin ekonomik büyümesi de son yıllarda ABD ve Çin ile karşılaştırıldığında oldukça düşük seyrediyor. AB'nin kendi çalışmalarında 2025 büyüme beklentisi yüzde 1,5 olarak öngörülüyor.

Bazı çalışmalarda da Avro Bölgesi'nin bu yıl sadece yüzde 1 civarında büyüyeceği tahmin ediliyor. Avrupa'nın ekonomik büyümesindeki düşüklük, uzun vadede çok daha belirgin bir hal alırken, rakiplerle fark açılıyor.

Avrupa ekonomisi son 15 yılda ABD'nin çok gerisinde kaldı. ABD özellikle teknoloji ve dijital dönüşümde hızla ilerleyerek bu alanlarda öncü konuma yerleşti. Söz konusu dönemde ABD'nin GSYH'si yüzde 70 artarken, AB'de bu oran sadece yüzde 20 seviyesinde oldu. Bu fark son dönemde çok belirgin bir hal aldı.

Avrupa üretkenlik ve rekabet gücünde de ciddi kayıp yaşadı. Üretkenlik artışı yavaş seyreden ve iş gücü maliyetleri hızla yükselen Avrupa ülkeleri, sanayide rekabet gücünü ABD ve Çin gibi ülkelere kıyasla yitirdi.

Bu nedenle AB son dönemde geri kaldığı rekabetçilik alanına da daha fazla odaklanmak istiyor.

AB bu alanda, özellikle bürokratik işlemleri azaltmayı, yapay zeka gibi alanlar ile teknoloji şirketlerine yatırımı artırmayı ve enerji maliyetlerini düşürmeyi istiyor.

Ancak AB'nin burada uygulamaya hazırlandığı her tedbir ve destek paketinden çok daha güçlüsünü ABD tarafı daha hızla hayata geçirebiliyor.

BORÇ SEVİYESİ YÜKSEK

Ayrıca pek çok AB ülkesinin kamu borcu ve bütçe açıkları çok yüksek seviyelerde bulunuyor.

Birlik kuralları uyarınca, üye ülkelerin kamu borçlarının GSYH'lerinin yüzde 60'ını, bütçe açıklarının da GSYH'lerinin yüzde 3'ünü geçmemesi, belirlenen sınırlar aşıldığında uygulanacak tedbirlerin bildirilmesi ve etkin mücadelenin yapılması gerekiyor. Ancak AB ülkelerinin önemli bir kısmı çeşitli gerekçeler ve yapısal sorunlar nedeniyle AB mali kurallarına uymuyor.

Kamu borcu oranı, Yunanistan, İtalya, Fransa, Belçika ve İspanya'da yüzde 100'ü aşıyor. AB üyesi 13 ülkenin kamu borcu ise yüzde 60 sınırının üzerinde seyrediyor.

Ayrıca, İtalya, Macaristan ve Romanya'nın başı çektiği AB üyesi 10 ülkenin bütçe açığı da yüzde 3 sınırını aşmış durumda bulunuyor.

Yüksek kamu borcu ve bütçe açıkları, AB ülkelerin ekonomilerini canlandırmaları için adımları ve ihtiyaç duyulan savunma gibi alanlara kaynak aktarımını da zorlaştırıyor.

ENFLASYON HEDEFE İNMEDİ

Öte yandan, enflasyonla mücadele süreci küresel ölçekte devam ettiği gibi Avrupa'da da sürüyor. Enflasyon oranı Avrupa'da da hala yüksek seyretmeye devam ediyor. Avrupa Merkez Bankası (ECB) orta vadede yüzde 2 enflasyon hedefliyor. Ancak Avro Bölgesi'nde son birkaç aydır artış eğilimi gösteren enflasyon yüzde 3 seviyesine yakın seyrediyor.

 GAZ FİYATLARI YÜKSEK

AB enerjide de çok sorunlu bir dönemden geçiyor. AB gaz depolarındaki doluluk seviyesi son 5 yılın aynı dönemindeki ortalamasının yaklaşık yüzde 10 altında bulunuyor.

Mevcut durumda Avrupa'nın doğal gaz depolarındaki doluluk oranı yüzde 50'nin altına geriledi. Bu dönemde gaz fiyatları hava sıcaklıklarının düşük seyretmesi ve depolardaki gaz miktarının azalmasıyla son 2 yılın en yüksek seviyesine çıktı.

Bu durum da Avrupa'nın çözmesi gereken öncelik sorunlar arasında yer almasına rağmen, elinde çok fazla seçenek bulunmuyor. Sözcü



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


Diğer Haberler

TÜİK’ten yeni rapor: Üretici ve çiftçinin girdi yükü ağırlaşıyor

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Mart 2026 dönemine ilişkin Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi (YD-ÜFE) ve Şubat 2026 dönemine ilişkin Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi (Tarım-GFE) rakamlarını k...

Altın fiyatlarında 'Hürmüz' depremi

20 Nisan 2026 Pazartesi güncel altın fiyatları ve piyasa verileri netleşti. Gram altın, çeyrek altın ve Cumhuriyet altını fiyatları belli oldu. İşte serbest piyasa verileriyle hazırlanan ...


2026'nın İlk Çeyreğinde İhracatta Büyük Gerileme

Ticaret Bakanlığı 2026'nın ilk çeyreğindeki ihracat verilerini açıkladı. Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, "50 gündür devam eden Körfez savaşının olumsuz etkileri ve takvim etkisi n...

Türkiye’ye yatırım yapan İspanyol BBVA’dan uyarı

BBVA Üst Düzey Yönetici Onur Genç, “Enflasyon düşmezse faiz düşmez, faiz düşmezse yatırım gelmez. Ülkeyi normal patikasına ulaştıramayız. Program kararlılıkla sürmeli” dedi. Garanti Banka...


Altının Kaderi Baştan Yazılacak: Bankalar Tahminlerini Güncelledi

ABD-İran ateşkesi ve Hürmüz Boğazı'nda trafiğin yeniden başlaması altında düşüş trendini tersine çevirirken hafta kapanışında spot altın yüzde 1,0 artarak ons ​​başına 4 bin 838 doları, g...

Karahan Meclis'te sunum yapmaya hazırlanıyor

Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan'ın, 5 Mayıs'ta TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'ndaki sunumunda milletvekillerine Türk ekonomisi, enflasyon ve para politikası çerçevesinde bilgilendirme ...


Şimşek’ten küresel ekonomi mesajı: 'Riskleri çeşitlendirmek zorundayız'

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, küresel parçalanma risklerine karşı Türkiye’nin son 25 yıldaki 400 milyar dolarlık altyapı yatırımı ve Dünya Bankası ile imzalanan 8,1 milyar dolarl...

İcra dosyalarında tarihi rekor: Her gün 7 bin yeni mağdur!

CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, batık borçların 381 milyar liraya ulaştığı Türkiye’de icra takibindeki 4,2 milyon kişinin birçok Avrupa ülkesinin nüfusunu geçtiğini vurguladı. Kış, ne...


'Savaş başlamadan önce de işler yolunda değildi'

BBVA Research raporu, Türkiye ekonomisinin çatışmalar öncesinde de zayıf bir performans sergilediğini ortaya koydu. Savaşın etkisiyle üretim ve talep tarafındaki bozulmanın derinleştiği v...

SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Ebru Gündeş'ten 'estetik' itirafı: '10 yaş gençleşmiş miyim?'

Ünlü şarkıcı Ebru Gündeş, son dönemdeki değişimiyle ilgili merak edilen sorulara sahnede yanıt verdi. Estetik operasyon geçirdiğini samimiyetle itiraf eden Gündeş, "Yarım yüz gerdirme ame...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

Robotların insanların elinden alamayacağı 3 meslek

Teknolojik dönüşümün istihdam piyasasını kökten sarstığı 2026 yılında, birçok meslek dalı yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Uzmanlar; etik yargı, fiziksel beceri ve sorumluluk gerektiren üç temel mesleğin yapay zekaya karşı dirençli kalacağını vurguluyor.

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR