Yukarı
436413

Tansiyonunuzu en son ne zaman ölçtürdünüz?

11 Kasım 2025 09:53

Yüksek tansiyon, genellikle organ hasarına neden olmadan hiçbir belirti vermiyor. Hastalığı erken teşhis etmek içinse düzenli ölçüm yapılması gerekiyor.

Hipertansiyon yani yüksek kan basıncı, ülkemizde yaygın görülen bir hastalık. Ancak ne yazık ki tansiyon hastalarının yarısı bu rahatsızlığının farkında değil. Çünkü hipertansiyon, genellikle herhangi bir şikayete yol açmıyor. Bu nedenle ‘sessiz katil’ olarak adlandırılıyor ve kontrol altına alınmadığında çok ciddi hastalıklara zemin hazırlıyor. Hatta hayati tehlike yaratabiliyor…

Dolayısıyla hipertansiyonun hafife alınmaması gerektiğinin altını çizen Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Olcay Özveren, bu konuda farkındalığın önemine işaret ederek, hayati bilgiler verdi…

Prof. Dr. Olcay Özveren

RİSK FAKTÖRLERİ

Hipertansiyon gelişiminde değiştirilebilir ve değiştirilemez risk faktörleri yer alır…

Değiştirilemez risk faktörleri:

Yaş: Hipertansiyon görülme riski yaşla birlikte artar. Özellikle 40 yaşın üzerine çıkıldıkça risk daha da yükselir.

- Cinsiyet: İstatistikler, özellikle genç yaşta erkeklerde hipertansiyon daha sık görülerken menopoz sonrasında kadınlarda riskin arttığını gösteriyor.

- Bazı hastalıkların varlığı: Diyabet, kolesterol yüksekliği, uyku apnesi, tiroid hastalıkları, böbrek hastalıkları hipertansiyonla yakın ilişkili hastalıklardır.

Değiştirilebilir risk faktörleri ise kişinin yaşam tarzıyla ilgilidir. Gerekli önlemler alınarak ve tedaviyle kontrol edilebilir. Aşırı tuz tüketimi, liften yoksun ve işlenmiş gıdaları kapsayan bir beslenme düzeni, hareketsiz yaşam, sigara ve alkol tüketimi, obezite ve fazla kilo, stresli bir yaşam hipertansiyon için değiştirilebilir risk faktörleri arasında yer alır.

Ne zaman belirti verir?

Hipertansiyon çoğunlukla belirti vermez. Dolayısıyla belirtiler ancak uzun süre kontrolsüz kalındığında ya da kan basıncı çok yükseldiğinde ortaya çıkar. Yaygın belirtileri şunlardır:

- Özellikle sabahları ense bölgesinde hissedilen baş ağrısı. 

- Kan basıncındaki artış nedeniyle kalpte çarpıntı.

- Yüksek tansiyon akciğerlerde sıvı birikmesine neden olduğu için zamanla nefes darlığı da yaratır.

- Baş dönmesi ve kulak çınlaması da gözlenebilir.

- Hipertansiyon hastalarının en sık şikayet ettikleri konulardan biri de halsizlik ve yorgunluk hissidir. Hastalar kendilerini enerjisiz hisseder.

Nasıl takip edilmeli?

Tansiyon takibi, ölçüm sıklığı, kişinin sağlık durumu, yaşı, risk faktörlerine bağlı olarak değişir...

Hipertansiyon hastaları: Hastalar kendi durumlarına ve hekimlerinin yönlendirmelerine bağlı olarak tansiyonlarını günlük veya haftalık olarak ölçmeli ve kayıt altına almalı.

Hipertansiyon riski olanlar: Obezite, diyabet, böbrek hastalığı olanlar ve ailesinde hipertansiyon öyküsü olan kişiler en az ayda bir ya da doktorunun önerisiyle daha sık şekilde tansiyonlarını ölçmeli.

Sağlıklı kişiler: 18-39 yaş arasındaki sağlıklı kişiler hipertansiyon risk düşük olsa da en az 3-5 yılda bir; 40 yaş üzerindeki sağlıklı kişiler ise yılda en az bir kez tansiyonunu ölçümü yaptırmalı.

65 yaş üzerindekiler: Tansiyon ölçümü yaşlı kişilerde daha da önem kazanır. Bu kişiler için hekimleri farklı bir şekilde yönlendirmediyse haftalık ya da aylık ölçümler yeterli olacaktır.

Doğru ölçüm nasıl yapılır? 

- Ölçümden 30 dakika önce kafein, sigara içmeyen ve ağır egzersiz yapmayın.

- Tansiyon ölçümü için rahat bir ortamda ve oturur pozisyonda olun, biraz dinlenin.

- Evde ölçüm yapılıyorsa kullanılan cihazların mutlaka önceden kalibre edildiğinden emin olun.

- Her iki koldan da ölçüm yapılarak arada fark olmadığını teyit edin.

HiPERTANSİYON-1

GİZLİ BİR TEHDİT!

Hipertansiyon genellikle anlaşılmaz. Hastalık sinsi ilerleyip belirti vermediği için toplumda birçok kişi hastalığının farkında olmadan yaşamını sürdürmektedir.

Yapılan araştırmalara göre Türkiye’deki hipertansiyon hastalarının yaklaşık yüzde 50’si hasta olduğunun farkında değil. Bu nedenle düzenli kan basıncı ölçümü çok önemlidir. Çünkü erken teşhis edilerek kontrol altına alınmazsa komplikasyonlara neden olabilir.

NORMAL DEĞERLERİ

hipertansiyon kan basıncı seviyesinin normal olarak kabul edilen değerlerin üzerine çıkması olarak tanımlanabilir. Kalp kasıldığında damarlarda oluşan basınç sistolik kan basıncı yani büyük tansiyon, kalp gevşediğinde oluşan basınç ise diyastolik kan basıncı yani küçük tansiyondur. Kan basıncı değerleri ise her iki tansiyonun birlikte ölçümü ile değerlendirilir.

Normal kan basıncı değerleri: Büyük tansiyon 120 mmHg’den düşük, küçük tansiyon ise 80 mmHg’den düşük (yani 120/80 mmHg ve altı) olarak kabul edilir.

Kontrol altına alınmazsa hangi sorunlara yol açar?

Hipertansiyon çoğu zaman belirti vermeden ilerlediği için “sessiz katil” olarak tanımlanır. Uzun vadede kalp, beyin, böbrekler, gözler gibi pek çok hayati organa zarar verir. Uzun yıllar belirti vermeden sinsice ilerlediği için bu süreçte birçok organda kalıcı hasara neden olabilir. Hastanın yaşadığı çarpıntı, nefes darlığı gibi semptomlar da günlük yaşamını olumsuz etkiler. Kontrol altına alınmayan hipertansiyon kalp durması, organ yetmezliği ve ani ölümler gibi çok ciddi sonuçlara kadar ulaşır.  Hipertansiyon tedavisi ömür boyu sürer. Bu nedenle ilaçların sürekli olarak kullanılması gerekir.

sözcü



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


Diğer Haberler

Altı anneden birinde doğum sonrası depresyon görülüyor

Doğum sonrası depresyonun önemli bir halk sağlığı sorunu olduğuna dikkat çeken İlknur Okay, belirtilerin iki haftadan uzun sürmesi durumunda psikiyatriste başvurulması gerektiğini söyledi...

Toz, akciğer hastalıklarını tetikliyor!

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Aygül Güzel, günün büyük kısmını kapalı alanlarda geçiren çalışanların gözle görülmeyen sağlık riskleri ile karşı karşıya kalabileceğini söyledi. Prof....


‘Ramazanda bağırsak tembelliğine karşı pideyi azaltın’

Ramazanda en sık karşılaşılan sorunlar olan kabızlık ve şişkinlikten korunmanın ilk kuralının iftar ve sahur arasında lifli gıda tüketimini maksimuma çıkarmak olduğunu belirten Gastroente...

Ramazan'da böbrek sağlığına dikkat

Ramazan ayında uzun süreli susuzluğun, böbrek taşı şikayetlerinde artışa neden olabileceğini belirten Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Cevper Ersöz, “Yeterli sıvı tüketilmemesi idrarın koyulaşması...


'Hurma tüketiminde ölçüyü kaçırmayın'

Ramazan ayında iftar sofralarının vazgeçilmezi olan hurmanın doğru miktarda ve uygun şekilde tüketildiğinde sağlık açısından pek çok fayda sağlayabileceğini belirten Diyetisyen Çağlasu Al...

'Reflüsü olan kişiler hemen uyumamalı'

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Özlü, Ramazan ayında artan öksürük şikayetlerine ilişkin, "Ramazan ayında orucun başlamasıyla beraber öksürükle gelen epeyce hastamız oluyor. Bu...


Genç yaşta kalp krizi riski neden artıyor?

Gençlerde ve kadınlarda kalp, damar hastalıklarının yaygın görülmeye başladığına dikkat çeken Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Deniz Çevirme, “Sigara kullanımının yaygınlaşması, dü...

İnsan vücudu o yaşlarda zirve yapıyor

Uzun yıllara yayılan bilimsel araştırma, fiziksel performansın sanılanın aksine 20’li yaşların başında değil, 30’lu yaşların ortasında en yüksek seviyeye ulaştığını ortaya koydu. Uzmanlar...


'Kronik hastalığı olanlar dikkat etmeli'

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nde görevli diyetisyen Dr. Nilgün İstek, ramazan ayının gelmesiyle vatandaşların beslenmesine ilişkin tavsiyelerde bulundu. İftar saatlerinde çok ağır ve yağlı...

SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Melek Baykal'dan o iddialara yanıt!

Ekranların bir dönemine damga vuran 'Akasya Durağı' dizisinin oyuncuları arasında ipler gerildi. Melek Baykal'ın dizi hakkındaki eleştirilerine, Ateş Fatih Uçan'ın "tokat" iddiasıyla karş...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

Altı anneden birinde doğum sonrası depresyon görülüyor

Doğum sonrası depresyonun önemli bir halk sağlığı sorunu olduğuna dikkat çeken İlknur Okay, belirtilerin iki haftadan uzun sürmesi durumunda psikiyatriste başvurulması gerektiğini söyledi. Doğum sonrası depresyonun (DSD) hem anne hem de bebek sağlığını etkileyen önemli bir halk sağlığı sorunu olduğu belirtiliyor.

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR