- Lider Fenerbahçe Beko, Monaco'yu ağırlayacak
- İzmir Depreminin Mucizesi Ayda ile Evlatlarını Kaybeden Anne Çocuklara Depremi Anlattı
- Demirci’deki İftar Sofrası Birlik ve Bereketi Aynı Sofrada Buluşturdu
- Karabağlar Belediyesi’nden sigortasız çalıştırma iddialarına yanıt
- Müsavat Dervişoğlu: 'Türkiye asla yeni bir İran olmayacak'
Borsada Rekor Üstüne Rekor: 2026 Yaraların Sarılma Zamanı Olacak
Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, yurt içinde makroekonomik verilerin olumlu sinyaller vermesi ve Türkiye'nin borçlanma maliyetlerinin azalmasının destek vermesiyle yeni yılın ilk haftasına rekorlarla girdi. Borsa İstanbul için 2025 senesinin ciddi bir sıkışma yaşanan bir dönem olduğunu ifade eden Stratejist Cüneyt Paksoy, "2026 yılı borsa için artık yaraların sarılma zamanı olarak görülmeli" dedi.
Yıla 11.296,52 puandan başlayan BIST 100 endeksi, yılın ilk işlem haftasında rekor tazeledi. BIST 100 endeksi, geçen hafta finansal kiralama faktoring sektörü öncülüğünde yüzde 6,11 artarak 12.200,95 puanla rekor seviyeden kapandı.
Küresel piyasalar, ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz indirimlerine yönelik beklentilerin güçlü kalması, teknoloji ve yapay zeka şirketlerine dair "yüksek değerleme" endişelerindeki azalma ve petrol fiyatlarındaki gerilemenin dünya genelinde halihazırda devam eden enflasyonla mücadeleye destek vereceğine ilişkin beklentilerle pozitif seyrediyor.
ARALIK ENFLASYONU
Söz konusu gelişmelerin olumlu etkileri yurt içi piyasalarda da hissedilirken, ekonomi yönetiminin attığı adımlar ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca (TCMB) yürütülen para politikasının pozitif etkileri makroekonomik verilerde görüldü.
Türkiye'de aralık ayında enflasyon yüzde 0,89 ile beklentilerin altında geldi. Enflasyon yıllık bazda ise yüzde 30,89 ile 49 ayın en düşük seviyesine geriledi. Enflasyonun 49 ayın en düşük seviyesine gerilemesiyle TCMB'nin faiz indirimlerine gideceğine ilişkin beklentilerin güçlenmesi de borsadaki rallide etkili oldu.
Bu gelişmelere ek olarak, bölgesel gerilimlerde azalma eğilimi ve Türkiye'nin bulunduğu coğrafyadaki güçlü duruşu, yabancı yatırımcıların Türk lirası varlıklara talebini artırırken, ülkenin borçlanma maliyetleri de geriliyor.
TÜRKİYE'NİN RİSK PRİMİ
Türkiye'nin 5 yıllık kredi risk primi (CDS), 204,5 baz puana inerek Mayıs 2018'den bu yana en düşük seviyesine geriledi.
Bu arada, Türkiye'nin cari işlemler hesabı, ekimde 457 milyon dolar fazla verdi. Cari dengenin ekimde de fazla vermesiyle birlikte, cari işlemler hesabı üst üste dördüncü ayda da pozitif seyrini sürdürdü. Temmuz, ağustos, eylül ve ekim aylarını kapsayan 4 aylık dönemde toplam cari fazla 8 milyar 653 milyon dolara ulaştı.
'2026 YARALARIN SARILMA ZAMANI'
Stratejist Cüneyt Paksoy, Borsa İstanbul'un 2026'nın ilk günlerinde TL bazı rekor seviyelere ulaştığını vurguladı.
Borsa İstanbul için 2025 senesinin ciddi bir sıkışma yaşanan bir dönem olduğunu ifade eden Paksoy, bu dönemde sadece belli sayıda hissenin endeksin üzerinde getiri sağlayabildiğini ve değer yatırımcısının hem enflasyon karşısında, hem de başta altın olmak üzere diğer getiri araçları karşısında, reel anlamda ciddi kayıp yaşadığını aktardı.
Paksoy, şu değerlendirmelerde bulundu:
"2026 yılı borsa için artık yaraların sarılma zamanı olarak görülmeli. Çünkü uygulanan ekonomik politikanın özellikle bilançolar üzerinde getirdiği baskının kademe kademe normalleşmesini bekleyeceğimiz bir döneme girdik. Dezenflasyon süreci devam ediyor. Merkez Bankasının uyguladığı sıkı para politikasının ve Hazine ve Maliye Bakanlığının uyguladığı politikaların bir sonucu olarak enflasyonda kademe kademe artık yüzde 30'ların altını görme sürecinin netleşmesi ve nisan, mayıs, hazirana kadar baz etkisiyle enflasyonun yüzde 25-26 seviyelerine kadar geri çekilme ihtimali Merkez Bankasının politika faizini de daha aşağılara çekme kabiliyetini getirdi."
'BORSANIN YOLU UZUN OLACAK'
CDS'in 200 seviyelerine geldiğini ve daha da aşağı seviyelere inebileceğini belirten Paksoy, Merkez Bankası rezervlerinin yeterliliğinin artık sorgulanmaktan çıkması, ödemeler dengesine kısa orta vade adına riskleri ciddi şekilde azalması, Türkiye'nin kredi notunun da özellikle önümüzdeki ilk değerlendirmede güncelleme ihtimalini getirmesinin bardağın dolu tarafını oluşturduğunu ve bunların artık kademe kademe fiyatlanmaya başlayacağını söyledi.
Paksoy, borsanın önümüzdeki dönemde yolunun uzun olacağını ifade etti. Ancak 2026 yılının, borsaya temkinli bir iyimserlikle yaklaşılan bir dönem olacağını belirten Paksoy, bu süreçte risk yönetiminin en üst düzeyde uygulanacağı şekilde strateji belirlemenin büyük önem taşıdığını vurgulayarak, şunları kaydetti:
"Burada tabii gözümüz gösterge tahvilde olacak özellikle. Yabancı giriş orada aktifti ve biz ilk defa uzun bir süre sonra gösterge tahvilde 40'ın altında 36'lara geldik. Bu önemli uzun vadeli tahvilde de 30'ların altında 29'lara geldik. Bu da özellikle kredi kompozisyonunun da ilerideki dönem rahatlaması, reel sektörün üretim motivasyonunun korunması ve güçlenmesi adına önemli olacaktır. Zaten tahvil tarafında geri çekimler bankacılık hisselerine alım getiriyor. Bu da önemli."
Paksoy, "Yani bankacılık hisseleri TL bazlı bazı rekor kırdı. Bu durum Borsa İstanbul'da rekorun kırılmasında önemli oldu. Tabii holding başta olmak üzere diğer önemli sektörlerin de katkısı var ama gözümüz tahvil tarafına bağlı bir şekilde lokomotif olarak bankacılık endeksinde olacak ve bu dönemde genele bir yayılma da bekliyoruz" yorumunu yaptı.
- "Fiyatlamalarda yapısal reformlar önemli"
Paksoy, hisse seçiminin de çok önemli olacağını belirterek, daha çok BIST 30, BIST 50 ve BIST 100 içindeki hisselerin ağırlıklı performans göstereceği bir döneme girileceğini ifade etti. Borsada fiyatlanacak olumlu etkenlere değinen Paksoy, burada ilk sırada yapısal reformların geldiğini vurguladı.
DOĞRU HİSSE VE SEKTÖR SEİMİ
Paksoy, 2026 yılının borsada ciddi kazanımlar sunabilecek bir dönem olabileceğini ancak bunun doğru sektör ve doğru hisse seçimiyle mümkün olacağının altını çizdi. Özellikle BIST 30, BIST 50, BIST 100 ve diğer endekslerde de hikayesi güçlü olan şirketlere konsantre olmanın iyi bir portföy yönetimi, iyi bir risk yönetimi açısından çok önemli olacağını aktaran Paksoy, teknik açıdan bakıldığında ilk hedefin 12.300 üzerinde 13.000-13.500 puan seviyeleri, daha sonraki direnç hedefinin de yıl sonuna kadarki süreçte 15.000-17.000 bandı olacağını söyledi.
Paksoy, 10.500-10.800 puanın kısa vadeli destek seviyeleri olabileceğini ancak yüksek borsada yüksek momentumun korunması adına 10.000 puan seviyelerinin altına düşülmemesi gerektiğini vurguladı.
BIST 100 endeksinin dolar bazlı 271'in üzerine çıktığını ve bunun önem arz ettiğini belirten Paksoy, yabancı yatırımcının risk iştahının bulunduğunu ifade etti.
Paksoy, BIST 100 endeksinde dolar bazlı 285 puanın önemli bir direnç seviyesi olduğunu belirterek, bu seviyenin aşılması halinde ilk etapta endeksin 320 puana kadar yükselebileceğini ifade etti. Gerçek Gündem
Yorum Ekle
Diğer Haberler
Petrol fırladı, borsalar çakıldı! Küresel piyasalarda panik
Küresel piyasalar, Orta Doğu'da devam eden çatışmalara ilişkin endişelerle negatif seyrederken, gözler jeopolitik gelişmeler ve yoğun makroekonomik veri akışına çevrildi. Orta Doğu'daki ç...
Motorin zammı iptal edildi!
ABD-İran savaşı ile İran'ın dünyanın en büyük ticaret yollarından biri olan Hürmüz Boğazı'nı gemi geçişlerine kapattı. Dünya petrol sevkiyatının yüzde 20'sinin gerçekleştiği Boğaz'ın kapa...
Altın fiyatları yeniden yükselişte!
Altın fiyatları doların güçlenmesi ile dün gerilemesine karşın bugün İran-ABD savaşının yarattığı jeopolitik belirsizlikler ile yeniden yükselişe geçti. Altın fiyatları bir haftanın en dü...
‘Kur etkisi’ kişi başına geliri uçurdu!
Emekli ve emekçilerin önemli bir bölümü açlık sınırının altında aylık-ücretlerle geçinmeye çalışırken, kişi başına gelirin 18 bin 40 dolara çıkması tartışma yarattı. CHP bunun “kur etkisi...
Euro Bölgesi’nde enflasyon şoku: Veriler beklentilerin üzerinde!
Euro Bölgesi’nde enflasyon şubatta beklentilerin üzerinde gerçekleşti. Tüketici ve çekirdek fiyatlarda artış sürüyor. Euro Bölgesi’nde enflasyon, şubat ayında yıllık bazda beklentilerin ü...
Bakan Bolat verileri açıkladı: Dış ticaret açığında dev artış!
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, 2025 büyüme ve 2026 Şubat ayı dış ticaret verilerini açıkladı. Açıklamalarda ekonominin büyüme performansı ve ihracat görünümü öne çıktı. Açıklanan verilere gör...
Petkim ve Tüpraş hisselerinde pozitif ayrışma
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatması ve enerji tesislerine saldırması, Petkim ve Tüpraş hisselerinin endeksten pozitif ayrışmasını ik...
Isuzu NovoLux yenilendi
Anadolu Isuzu, turizm ve servis taşımacılığında güçlü bir konuma sahip olan yeni NovoLux’ü, yenilenen yüzüyle birlikte tasarım, donanım ve teknolojik altyapı alanındaki önemli geliştirmel...
Şubat ayı kira artış oranı belli oldu!
TÜİK tarafından enflasyon verilerinin açıklanmasıyla birlikte ev sahibi ve kiracıların merak ettiği rakam netleşti. Peki Mart 2026 kira artış oranı yüzde kaç olarak belirlendi? Bu ay kira...
SOSYAL MEDYA
MAGAZİN
Yılmaz Morgül'den Acun Ilıcalı'ya sitem: Bayhan'a var, bana yoktu
Yılmaz Morgül, Survivor konseyinde Acun Ilıcalı'nın Bayhan için aldığı karara tepki gösterdi. Ilıcalı'nın Bayhan'a beste yapması için kayıt cihazı vereceğini açıklaması sonrası Morgül, ke...
TEKNOLOJİ
EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ
Altı anneden birinde doğum sonrası depresyon görülüyor
Doğum sonrası depresyonun önemli bir halk sağlığı sorunu olduğuna dikkat çeken İlknur Okay, belirtilerin iki haftadan uzun sürmesi durumunda psikiyatriste başvurulması gerektiğini söyledi. Doğum sonrası depresyonun (DSD) hem anne hem de bebek sağlığını etkileyen önemli bir halk sağlığı sorunu olduğu belirtiliyor.





Yorumlar
Bu haberde yorum bulunmamaktadir.