- Bedelli askerlik 417 bin TL oldu: Torba yasa TBMM’de kabul edildi
- 'Bireysel başvuru ve adil yargılanma hakkı ihlal edildi!'
- Buca Belediye Başkanı Görkem Duman: “Ne eğildik, ne de bir adım geri attık”
- Ertuğrul Doğan'dan Uğurcan Çakır itirafı: 'Hayatımın en büyük şoku...'
- ABD-İsrail, İran'daki köprüye saldırdı: İran basını o listeyi yayımladı
Likya Birliği’nin başkenti: Patara
Antalya’da bulunan Patara antik kentinde kazı sezonu 2025’in aralık ayında sona erdi. Sezonun kapanmasıyla son buluntular ve devam eden çalışmalar ise dikkat çekti. Antik kentte 1988’den itibaren Prof. Dr. Fahri Işık ve Prof. Dr. Havva İşkan Işık başkanlığında yürütülen kapsamlı kazılar halen Akdeniz Üniversitesi Arkeoloji Bölümü tarafından sürdürülüyor.
Likya uygarlığının en eski ve en önemli kentlerinden biri olan Patara Likya Birliği’nin başkenti ve üç oy hakkına sahip. Ayrıca en önemli altı Likya kentinden biri olarak siyasal açıdan ayrıcalıklı bir konuma da sahip. Antik kaynaklar ve arkeolojik veriler, kentin geçmişinin kalkolitik çağa kadar uzandığını gösteriyor.
Patara antik kenti kazı başkanı Dr. Şevket Aktaş ile biten kazı sezonunu konuştuk.
NEOLİTİK VE KALKOLİTİK
Aktaş, “2024 ve 2025 kazı sezonlarında Patara antik kentinde yürütülen kazı, belgeleme ve restorasyon çalışmaları özellikle Patara Deniz Feneri, Nero Hamamı ve Kent Kapısı çevresinde gerçekleşti.
Son dönem kazı çalışmaları, Patara’nın tarihini çok daha erken dönemlere götüren önemli bulgular ortaya koydu. Özellikle neolitik ve kalkolitik dönemlere tarihlenen, hammadde halinde bulunan ve Yali Adası (Ege Denizi) kaynaklı ham meşe halinde obsidiyenler ile çakmak taşından yapılmış yontma taş aletler büyük önem taşıyor” diyor ve ekliyor, “Bu buluntular, Patara’nın tarihinin neolotik döneme kadar uzandığını ortaya koyuyor ve kentin çok katmanlı geçmişine yeni bir boyut kazandırıyor. Patara’da kazı ve restorasyon çalışmaları, bilimsel ilkelere bağlı, planlı ve eşzamanlı bir şekilde yürütülmüş, özellikle Roma İmparatoru Nero döneminde yapılmış Patara Deniz Feneri, özgün mimari elemanlarıyla büyük ölçüde ayağa kaldırılmış ve denizcilik tarihi açısından dünyada eşine az rastlanır bir anıt haline geldi. Yapının podyuma çıkan merdivenleri yapılmış olup, kulede yer alan ahşap kapı orijinal izleri dikkate alınarak yeniden yapıldı. Ayrıca fenerin çevre düzenlemesi de yapıldı.”
Apollon kehanet merkeziyle ilişkili olması, Patara’yı erken dönemlerden itibaren önemli bir dinsel merkez haline getiriyor. Ayrıca Hıristiyan dünyasında Noel Baba olarak bilinen Aziz Nikolaos’un Patara’da doğmuş olması, kentin dinsel önemini bir başka boyuta taşıyor. Bu bağlamda, Pagan dünyası için Apollon, Hıristiyanlık için ise Nikolaos, Patara’nın simgesel açıdan öne çıkan iki önemli figürü.

İMPARATOR TRAİANUS
Patara, Likya Birliği’nin başkenti olmasıyla siyasal tarih açısından özel bir konuma sahip. Roma İmparatorluğu döneminde de bu önemini korumuş, limanı ve anıtsal yapılarıyla Akdeniz dünyasının önemli merkezlerinden biri olmayı sürdürmüş. Kent, önce Likya Birliği’ne, ardından Roma İmparatorluğu döneminde Likya– Pamfilya Eyaleti’ne başkentlik yapacak kadar güçlü ve merkezi bir yerleşim.
Fener dışında İmparator Traianus onuruna yapılmış Patara Kent Kapısı’nda yapılan restorasyon çalışmalarını ise şöyle anlatıyor Aktaş, “Kentin anıtsal girişini ve mimari ihtişamını yeniden görünür oldu. 2020 yılının ‘Patara Yılı’ ilan edilmesiyle başlayan bu süreçte, Kent Kapısı’ndaki çalışmalar 2025 yılında havuzun restorasyonunun tamamlanmasıyla devam etti ve suyun antik dönemdeki gibi yeniden akıtılması sağlandı” diyor.
PATARA KENT KAPISI
Likya’nın başkenti Patara’nın en etkileyici yapılarından biri olan Patara Kent Kapısı’nın, oldukça iyi korunduğunun ve mimarisiyle günümüze ulaştığının ayrıca kentin simgelerinden biri haline geldiğinin altını çiziyor ve şöyle devam ediyor Aktaş, “Kentin kuzeyinde konumlanan bu anıtsal kapı, dört ayak üzerinde yükselmekte olup üç kemerli geçişe sahiptir. Yaklaşık 19 metre uzunluğa ve 10 metre yüksekliğe sahip olan yapı, antik dönemde kuzeyden Patara’ya karayoluyla gelenlerin giriş noktasıydı. Kapının iki uzun cephesinde toplam 12 adet konsol yer almakta, bunların 8’inde Roma’nın Likya ve Pamfilya valisi Mettius Modestus ve ailesini onurlandıran yazıtlar bulunuyor. Muhtemelen bu konsollar üzerinde ilgili kişilere ait büstler yer almaktaydı. Her cephede, ayaklar üzerine düşen iki adet niş gözlemlenmekte, bu nişlerde ise kimlere ait olduğu bilinmeyen heykeller bulunmaktaydı. Kapının üzerinde, İmparator Traian’ın heykeline ait olduğu düşünülen bir kaide de günümüze ulaşmış. Bu unsurlar, yapının yalnızca bir geçiş kapısı değil, aynı zamanda bir onurlandırma anıtı olduğunu gösteriyor” diyor ve ekliyor, “Kapının çevresinde yapılan kazılarda, Batı Stoa ile birlikte ticari amaçlı kullanılan mekânlar açığa çıkarıldı. Yapılar, anakaya üzerine inşa edilmiş ve cepheleri çeşitli renk ve formlarda mermer levhalarla kaplanmıştır. Stoa, eğimli araziye uyum sağlayacak şekilde kademeli olarak inşa edilmiş; kuzey ucunda ise sekiz basamaklı bir sokağa ulaşıldı. Bu alanlarda ele geçen çok sayıda amphora, ağırlık, kandil, sikke, heykel parçası ve pişmiş toprak kaplar, mekânların MS 3. yüzyıl sonlarına kadar kesintisiz kullanıldığını göstermektedir. Ancak zeminde rastlanan geniş yanık tabakası, bu alanların büyük bir yangınla işlevini kaybettiğini gösteriyor. İnşa sürecine dair bilgiler ise MS 141–142 yıllarında yaşanan bir deprem sonrası, Tiberius Claudius Flavianus Eudemos adlı hayırseverin bölgedeki yapıları yeniden inşa ettirdiğini belirten yazıtlardan elde edildi.”
Kültür ve Turizm Bakanlığı Patara antik kenti için özel açılış düzenlemeyi planlıyor. Kentte yeni kazı sezonu ise şubat ayında başlayacak.

‘KAÇAK YAPILAR BÜYÜK SORUN!’
Patara antik kentinde kaçak kazılar büyük sorun teşkil ediyor. Kazı başkanı Aktaş, “Bu sorun 1990’dan bu yana devam ediyor. O dönemde 1. ve 3. sit alınında yapılan bu kaçak yapılar için yine o dönemde yıkım kararı çıkmıştı. Ama yapılar günümüzde de hâlâ ayakta yıkılmadı. Doğal sit alanları da aynı şekilde bu sorunla karşı karşıya kaldığımız noktalar” diyor.
PLANSIZ...
Kültürel ve Doğal Mirası İzleme Platformu Başkanı arkeolog Nezih Başgelen ise antik kent ve çevresinin bugüne kadar 1. derece sit alanı olarak korunmaya çalışıldığını ve kazı ekibi tarafından çevresindeki kaçak yapılaşmanın canla başla mücadele verilerek engellenmek istendiğinin altını çiziyor. Başgelen, “18.01.1990 tarih ve 90/77 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile özel çevre koruma bölgesi olarak tespit ve ilan edilen Patara’da arkeolojik ve doğal sit alanlarının yanı sıra zeytinliklerin de bu kaçak yapılaşmalardan negatif etkilendiği görülüyor. Özellikle Patara ÖÇK Bölgesi sınırlarındaki pek çok yerleşimde bu plansız ve kaçak yapılaşmanın hızla arttığı izlenirken Patara antik kenti ile yalı bölgesi ve Yeşilköy Mahallesi sınırlarındaki Fırnaz Koyu arasında yoğunlaşan yapılaşmaların bölgeyi hızla betonlaştırdığını görüyoruz. Kaçak yapılaşmalar Türkiye’nin en önemli doğal ve kültürel miras alanlarından biri olan Patara Özel Çevre Koruma Bölgesinin ve dünyaca ünlü kumsalının geleceğini tehdit ediyor” diyor.
Cumhuriyet
Yorum Ekle
Diğer Haberler
'Türkiye’nin zenginlikleri fotoğraflandı'
Türkiye Foto Muhabirleri Derneği’nin (TFMD) uluslararası sergilerle dünyaya ve Kültür Yolları Festivalleri’yle kent meydanlarına taşıdığı Türkiye Güzellikleri Fotoğraf Ödülleri açıklandı....
23. Ankara Kitap Fuarı kapılarını açıyor
Kitapseverlerin heyecanla beklediği 23. Ankara Kitap Fuarı, 3 Nisan 2026 Cuma günü ATO Congresium’da kapılarını açıyor. Kitapseverlerin heyecanla beklediği 23. Ankara Kitap Fuarı, 3 Nisan...
79. Cannes Film Festivali için geri sayım!
Dünya sinemasının en prestijli buluşma noktası olan Cannes Film Festivali, bu yıl 79’uncu kez kapılarını açmaya hazırlanıyor. Sinema tutkunlarının heyecanla beklediği 79. Cannes Film Fest...
Gökyüzünden Bakmak, Yeri Susturmak
VEKAM’da açılan Kuşbakışı Filistin, Filistin’in yalnızca tarihini değil, ona yöneltilen bakışın tarihini de görünür kılıyor. Haritalar, hava fotoğrafları, arşiv belgeleri, mitler, törenle...
Oyuncu Ramazan Tetik hayatını kaybetti!
'Eşref Rüya' dizisinin oyuncularından Ramazan Tetik, aort yırtılması sonucu yaşamını yitirdi. 31 yaşındaki oyuncunun bugün İstanbul’da son yolculuğuna uğurlanacağı aktarıldı. Başrollerini...
'Satıcının Ölümü' sahnede: Willy’nin yolu...
Arthur Miller’ın “Satıcının Ölümü” adlı eseri güçlü oyuncu kadrosu ve yalın sahne tasarımıyla sahneye taşındı. Oyunun işlediği ekonomik ve toplumsal trajedi dikkat çekerken, yüksek bilet ...
Burdur'daki 2000 Yıllık Medusa Mozaiği Ziyarete Açıldı
Burdur'un Gölhisar ilçesindeki Kibyra Antik Kenti'nde yer alan ve dünyanın nadir antik eserleri arasında bulunan 2000 yıllık Medusa mozaiği kış aylarının bitmesinin ardından...
40. Uluslararası Ankara Müzik Festivali: Bir Ankara senfonisi
Türkiye’nin en köklü ve prestijli kültür sanat etkinliklerinden biri olan Uluslararası Ankara Müzik Festivali, 40.yılını kutlamanın gururuyla Başkent’i yeniden müzikal bir bahar ile buluş...
Cem Yılmaz’dan Ayumi Takano ve Okan Çabalar sürprizi!
Türk sinemasının fenomen serisi G.O.R.A., dördüncü filmiyle geri dönmeye hazırlanırken oyuncu kadrosu da netleşiyor. Cem Yılmaz, merakla beklenen "GORA 4 GORA" filmine başarılı oyuncu Oka...
SOSYAL MEDYA
MAGAZİN
Mehmet Ali Erbil’in acı günü: Annesi Yurdagül Eken hayatını kaybetti
Ünlü şovmen Mehmet Ali Erbil, bir süredir sağlık sorunlarıyla mücadele eden 84 yaşındaki annesi Yurdagül Eken’in vefatıyla sarsıldı. Yakın zamanda kalça kemiği kırığı nedeniyle tedavi gör...
TEKNOLOJİ
EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ
‘Çocuklarda iletişim sorunları otizmin ilk işareti olabilir’
Çocuklarda erken yaşlarda ortaya çıkan iletişim ve sosyal etkileşim sorunlarının otizmin ilk belirtileri arasında yer alabileceğini belirten uzmanlar, ailelerin çocuklarının gelişim sürecini dikkatle takip etmesi gerektiğini vurguluyor. Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Umut Balatacı, özellikle erken çocukluk döneminde görülen bazı davranışsal farklılıkların erken tanı açısından önemli ipuçları verebileceğini söyledi.





Yorumlar
Bu haberde yorum bulunmamaktadir.