Yukarı
440606

Kıyamet sonrası gerilim ‘28 Yıl Sonra: Kemik Tapınağı’ ile psikolojik dram

19 Ocak 2026 08:45

Kıyamet sonrası gerilim ‘28 Yıl Sonra: Kemik Tapınağı’ ile psikolojik dram ‘Yabancı’ vizyonda.

Yirmi dört yıldır kıyamet sonrası korku-gerilim serisi “28” (2002) bu türün esin kaynağı oldu. Yönetmen Danny Boyle ile senarist Alex Garland enfekte olmuş ve olmamış insan arasındaki çizgiyi değiştirip zombi figürünü yeniden tanımladılar. Hasta annesini Doktor Kelson’a götüren Spike dönerken tarikatçı grup Jimmyler tarafından yakalanır. Kelson, Samson adını verdiği enfekte “alfanın” insani tepkilerini araştırır. Şeytana tapan Sör Lord Jimmy müritleriyle birlikte insan avlar. Sonunda ateist bilim adamıyla satanist psikopat karşılaşır. “28 Yıl Sonra: Kemik Tapınağı” daha karanlık, daha ürkütücü, radikal, acımasız, kapsamlı, korkutucudur. Nia DaCosta destanı yeniden yaratır, bu kez enfekte olanlar artık gösterinin merkezinde değil arka plandadırlar.

ORGANİZE ŞİDDET

Kaosa karşı savaşmayan, kör öfkeleri daha ürpertici, organize, ritüelleşmiş şiddetten zevk alan Jimmyler enfekte olanlardan daha korkunçturlar. Etik boşluk içindeki insan bunu acımasız şiddet, tarikatlar, mitlerle doldurur. Yozlaşmış tarikat kıyamet sonrasını nihilist bir karnavala dönüştürür. DaCosta kült seriye farklı yaklaşır. İki film de benzersiz, çılgın, kişiseldir. “Bir Danny Boyle filmi yapmadım. Çünkü bunu yapmak imkânsız. O çok özel. Aynı şaşırtıcı enerjiyi korudum” diyen yönetmen, grafik şiddeti dorukta yansıtır. Kelson’la Samson’ın buluşması enfeksiyona çözüm belirtileri içerir. Görüntü yönetmeni Sean Bobbitt’in çekimleri etkileyicidir, oyunculara takılan minyatür dijital sensörlerle onların bakış açılarından korkularını, hızlarını, şaşkınlıklarını hissederiz. Hildur Guonadottir’in güçlü, sürükleyici müziği olağanüstüdür yapım ve ses tasarımları dikkat çeker. Ralph Fiennes, Alfie Williams, Jack O’Connell, Chi LewisParry, Erin Kellyman’ın performansları başarılıdır. Karanlıkçılık ve kaderciliğe karşı uygarlık; bilim, dayanışma, paylaşma ile insanlık küllerinden yeniden doğacaktır.

HİÇBİR ŞEYİN ÖNEMİ YOK’

Albert Camus’nün “Yabancı” (1942) romanı varoluşçuluğun nihilizme yanıt verdiği en ünlü romanıdır, Camus politik bir eser yazdığını kabul etmemiştir. Cezayir’de doğan yazar Fransız sömürgeciliğinin trajedisini yaşadı, çocukluğu yoksul mahallelerde geçti. Luchino Visconti, “Yabancı”yı (1967) sinemaya uyarladı, roman bir dönemin belirsizliğine ilişkin açık bir kitaptı. Filmde Marcello Mastroianni ve Anna Karina oynadı. İkinci versiyonu (2024) çeken François Ozon sinematik dramdan çok atmosfer yaratmayı amaçladı, siyahbeyaz filmine Fransız sömürgesi olan Cezayir’e ait 1930’ların bir haber belgeseliyle başlar. Cezayir’de bir şirkette memur olan orta sınıfa ait Meursault annesinin vefat telgrafını alınca sayfiye kenti Marengo’ya gider, cenazede gözyaşı dökmez, plajda eski çalışanı flörtöz Marie’yle karşılaşır. Birlikte Fernandel’in komedisini izlerler, sinemanın girişindeki “Yerliler giremez” yazısı dikkat çeker. Ozon romandaki kadın karakterleri öne çıkarır: Meursault’nun nişanlısı Marie ve Cemile ataerkil toplumda yaşayan kadınlardır. Siyah-beyaz rengi özellikle seçen yönetmen renkli bir dünyada yaşadığımızı, siyah-beyaz objelere farklı gözle baktığımızı savunur. Bunu özellikle Meursault’nun yaşamdan kopukluğunu yansıtmak için yaptığını vurgular. Kafa sesini az kullanır, edebi ve sinemasal anlatım farkından ötürü romana duygusal yaklaşır. Duyusal deneyimle her şeyi genç adamın gözünden görürüz, duyumsarız, sesleri duyarız. 20. yüzyıl insanının yabancılaşmasını, yaşamın anlamını, insan ilişkilerini, ölümü betimleyen film zamansız, evrensel konuları sorgular. Benjamin Voisin, Rebecca Marder, Pierre Lottin, Denis Lavant’nın oynadığı filme aktarılması zor bir roman “Yabancı”yı Ozon beyaz perdeye başarıyla aktarmıştır. Anti kahraman Meursault’da Benjamin Voisin’in performansı olağanüstüdür.

 

Cumhuriyet



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


Diğer Haberler

Güney Kore dizileri Kuzey’de “suç” sayılıyor...

Uluslararası Af Örgütü’nün görüştüğü Kuzey Koreli mülteciler, Güney Kore dizileri izleyen ya da K-pop dinleyen kişilerin idam dahil ağır cezalara çarptırıldığını öne sürdü. Kuzey Kore’de,...

“Kalbimde Kimler Var?” atölyesi 14 Şubat’ta çocuklarla buluşuyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi, çocukların duygusal ve sosyal gelişimlerini desteklemek amacıyla “Kalbimde Kimler Var” adlı atölyeyi, 14 Şubat Cuma saat 11.00’de Kent Kütüphanesi’nde düzenle...


La Manchalı Don Kişot sergisi açıldı

İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde Romanyalı sanatçı Florian Doru Crihana'nın “La Manchalı Don Kişot” adlı sergisi açıldı. Sergi, 4 Mart’a kadar ücr...

Dawson's Creek dizisinin yıldızı James Van Der Beek hayatını kaybetti!

Bir döneme damgasını vuran "Dawson's Creek" adlı gençlik dizisinin yıldızı James Van Der Beek, kanserle mücadelesini kaybetti. Ünlü oyuncu, 48 yaşında yaşama veda etti. 1998-2003 yılları ...


Müziğin kültürel temsilden kültür savaşına uzanan hikâyesi

1990’lar ve 2000’lerde ekonomik çöküş, göç ve kasırgalarla büyüyen Porto Riko’nun “kriz kuşağı”, sesini dünyaya Bad Bunny ile duyuruyor. Sanatçının müziği, yalnızca popüler değil; aynı za...

Assos’ta felsefe buluşması gerçekleşti

Felsefe Sanat Bilim Derneği’nin düzenlediği Assos’ta Felsefe bu yıl 6-7 Şubat günleri, farklı üniversitelerden öğretim üyelerinin katılımıyla “Felsefe, Sanat, Bilim ve Siyaset” teması bağ...


İlerleme: Enkazın İçinden Geçen Yas

İzmir Devlet Tiyatrosu, Matei Vișniec’in yazdığı; Burak Üzen’in çevirdiği ve Yunus Emre Bozdoğan’ın yönettiği “İlerleme” ile 17–21 Şubat’ta Karşıyaka Ragıp Haykır Sahnesi’nde, “normalleşm...

'Müziğimi izinsiz kullandılar!'

Dünyaca ünlü Radiohead grubunun gitaristi Jonny Greenwood ve yönetmen Paul Thomas Anderson, ABD’nin eski First Lady’si Melania Trump’ı konu alan "Melania" belgeseline karşı hukuk mücadele...


Göbeklitepe ruhu Almanya’da!

Şanlıurfa’daki Taş Tepeler Projesi kapsamında ortaya çıkarılan ve neolitik çağa tarihlenen eserler, Berlin Müze Adası’ndaki James Simon Galerie’de sergilenmeye başladı. “Toplumun Keşfi: G...

SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Demet Şener bilinmeyenlerini anlattı

Türkiye’nin 1995 yılı tescilli güzeli Demet Şener, Ahmet Mümtaz Taylan’ın "Empati" programında hayatının dönüm noktalarını paylaştı. Babasının kaybından anneliğe, şöhretin zorluklarından ...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

Okumak ve öğrenmek riskleri azaltıyor

Dünya genelinde 2050 yılına kadar 150 milyon kişiyi etkilemesi beklenen demans tehdidine karşı bilim dünyasından umut verici bir araştırma geldi. Chicago’daki Rush Üniversitesi’nin verilerine göre; kitap okumak, müze ziyareti yapmak ve oyun oynamak gibi zihinsel faaliyetler, Alzheimer riskini %38 oranında azaltırken hastalığın başlangıcını ortalama 5 yıl geciktiriyor.

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR