Yukarı
442528

‘Bir sıfat...’, 8 Mart’a kadar görülebilir: Sıfatların rengi

19 Şubat 2026 09:22

Yahya Perviz Tan’ın figüratif ve soyut çalışmaları, şehir, toplum ve birey ekseninde kimlik arayışını ele alırken, her eseri izleyicide tamamlanan açık uçlu bir hikâyeye dönüştürüyor. Sergi 8 Mart’a kadar görülebilecek.

İnsanlık, var olanı sıfatlandırma konusunda epey hünerlidir. Her şeyin ve herkesin bir sıfatı var: insanların, hayvanların, bitkilerin nesnelerin... Peki hiç, kendi sıfatınızı sorguladığınız oldu mu? Azerbaycanlı sanatçı Yahya Perviz Tan’ın, Red Rouge Art’ta açılan solo sergisi “Bir sıfat...”ı gezdiğinizde ister istemez kendi sıfatınızı sorguluyorsunuz: Ben kimim, neyim?

FİGÜR VE SOYUT GERİLİMİ 

Sıfat, tanımlamaktır. Fakat Tan, tanımlama yapmaktan kaçınıyor yapıtlarında. Hissettirmenin önemini vurguluyor ve duyguların dünyasına kapı aralıyor. Hem soyut hem figüratif yapıtlar, bakışın doğasına, kimliğin nasıl kurulduğuna ve izleyen ile izlenen arasındaki görünmez ilişkiye odaklanıyor. Tan’a soyut ve figüratif tercihini soruyoruz, şöyle yanıtlıyor: “Bu bilinçli bir tercih. Figür ile soyut alan arasındaki gerilim, aslında benim hissettiğim şeyin karşılığı. O alan, hem görünene hem sezilene ait.”

Image

Tan’ın bu tercihi, yukarıda belirtilen sorgulamaya taşıyor izleyeni: “Neden buradayım? Bunu neden izliyorum? İzleniyor muyum?” Bu deneyimde kişi, eserlerin yanı sıra kendi bakışıyla da yüzleşmeye davet ediliyor.

İZLEYİCİDE TAMAMLANAN HİKÂYE 

Tan’a göre, bir şeyi tanımlamadan önce insanın hissettiği duygu, çoğu zaman tanımın kendisinden daha samimi. Sergideki yapıtlar, izleyenlere duygu geçişleri yaratıyor. Bazen çocukluk, bazen gençlik, bazen gerçekleşmeyen hayallerin anlatısı kulaklarda çınlıyor.

Yapıtlar sanki bir hikâyenin resmedilmiş hali. Her birinin bir hikâyesi var mı, yoksa her biri farklı bir hikâye mi, diye soruyoruz Tan’a. “Bazı tek işlerimin ve seri çalışmalarımın çıkış noktası var ama ben onları kapalı hikâyeler olarak görmüyorum” diyor ve ekliyor: Daha çok açık uçlu durumlar diyebilirim. Dolayısıyla her eser, bende başlayan ama izleyicide tamamlanan bir hikâye haline geliyor. Aynı resim, farklı insanlarda farklı anlatılara dönüşebiliyor.”

‘EŞİKTE...’ 

Zıtlıklar, kültürel kökler ve köksüzlükler üzerinden şekillenen bir üretim süreci var Tan’ın. Bu pratiğin merkezinde şehir, toplum ve birey var. Sergideki çalışmalarda şehirlerin ve toplumların çelişkileri, bireyin kimlik arayışı ve kültürel aidiyet sorunları karşımıza çıkıyor. Bu temalar, izleyiciyi kendi geçmişi ve kökleri üzerine düşünmeye davet ederken, modern dünyanın karmaşası içinde sıkışmış bireylerin içsel çatışmalarını da odağa alıyor.

Tan’a, “Serginin adı ‘Bir Sıfat’. Bu sergiyi bir ‘sıfat’ olarak tanımlamanızı istesek ne söylersiniz?” diye soruyoruz. Şu yanıtı veriyor: “‘Bir Sıfat’ benim için tanımlamakla ilgili değil, yüklemekle ilgili. Çünkü sıfat, nesne ve olgunun kendisinden çok ona nasıl baktığımızla ilgilidir. Bu sergiyi bir sıfatla tanımlayacaksam ‘eşikte’ derim. Ne tamamen içeride ne tamamen dışarıda; tam karar anında duran bir hal.”

Sergi 8 Mart’a kadar ziyaret edilebilir.

cumhuriyet



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


Diğer Haberler

Oktay Kaynarca ve Emel Müftüoğlu 'Çatlı' filminin galasında buluştu

Abdullah Çatlı’nın hayatını konu alan “Çatlı” filminin gösterimi, Taşyapı etkinlik alanında düzenlenen iftar programıyla yapıldı. Galaya katılanlar arasında, aynı gün yürütülen uyuşturucu...

Sümeyra Çakır, NHKM’de anıldı... ‘Serçelerin süvarisi’

“Ortak Hayal” kavramı, sergiyle birlikte başka bir yöne evrildi, NHKM’nin “Ortak Hayalin Çağrısı: Yürüyelim!” açıklaması, “enformasyon çağı” adı altında bireycilik ve rekabetçilikle örgüt...


Mersin Devlet Opera ve Balesi 'La Boheme' operasını sahneleyecek...

La Boheme operası Mersin Devlet Opera ve Balesi tarafından sahnelenecek. Mersin Devlet Opera ve Balesi (MDOB), İtalyan besteci Giacomo Puccini'nin başyapıtlarından "La Boheme" operasını s...

Antalya'da 'Müzikal Rönesans' konseri sanatseverlerle buluştu

Antalya Devlet Opera ve Balesi "Müzikal Rönesans" konseriyle sahne aldı. DOB'dan yapılan açıklamaya göre, Antalya'da ilk kez seslendirilen Zelenka'nın virtüöz trio sonatlarından Purcell, ...


Rock müziğin efsanesi beyazperdeye taşınıyor...

Efsanevi rock grubu Bon Jovi’nin şöhrete yükseliş hikayesi, Universal Pictures imzasıyla sinema izleyicisiyle buluşmaya hazırlanıyor. 'It's My Life' gibi unutulmaz eserlere imza atan grub...

Tophane Çeşmesi tahrip edildi: 'Caydırıcı cezalar uygulanmalı'

Tophane Çeşmesi’ndeki tahribatın ardından uzmanlar, Türkiye’de kültürel mirasa zarar verenlere yönelik cezaların caydırıcı olmadığını belirterek koruma politikalarının gözden geçirilmesi ...


Girit’ten öteye geçen yalnız insanlar değil, hafızadır

Mediha Selda Avcı, Remzi Kitabevi tarafından yayımlanan bu ilk romanında, göçün yalnızca toprağı değil, insanın kalbini, evini ve belleğini de yerinden ettiğini anlatıyor. Bazı romanlar v...

15 yıl sonra aynı projede bir araya geliyorlar!

Muhteşem Yüzyıl dizisinin başrol oyuncuları Meryem Uzerli ve Halit Ergenç, bu defa sinema projesi için bir araya geliyor. 15 yıl sonra aynı projede yer almaya hazırlanan Uzerli ve Ergenç'...


Antalya Devlet Opera ve Balesi 'Giselle' balesini sahneleyecek

Antalya Devlet Opera ve Balesi tarafından "Giselle" balesi bu sezon ilk kez sahnelenecek. Antalya DOB'dan yapılan açıklamaya göre, romantik bale türünün önemli eserlerinden "Giselle", 12 ...

SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Murat Övüç için yeni karar

Sosyal medya fenomeni Murat Övüç'ün "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" iddiasıyla 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılandığı davada, sanığın tutukluluk halinin de...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

Fazla uyku erken ölüm riskini yüzde 34 artırıyor

Bilim dünyası, uyku sağlığına dair yerleşik kanıları sarsan yeni bir araştırmaya imza attı. 13 Mart Dünya Uyku Günü öncesinde yayımlanan verilere göre, her gece 9 saatten fazla uyumak sanıldığı gibi dinlendirici değil; aksine erken ölüm riskini ciddi oranda yükselten bir alışkanlık.

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR