Yukarı
443072

CHP'li Bağcıoğlu: İzmir Limanı'nın özelleştirilmesi milli güvenlik meselesidir

27 Şubat 2026 12:55

İzmir Alsancak Limanı'nın da Albayrak Grubu'na devredilmesine de tepki gösteren CHP Millî Savunma Bakanlığı’ndan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, limanın özelleştirilmesine tepki gösterdi. Bağcıoğlu, “ABD limanların özelleştirilmesinin durdurma kararı almış durumda. Bu ciddi bir milli güvenlik meselesidir. Bunu Cumhurbaşkanlığı aday ofisindeki ulaştırma kurul başkanlığı ve İzmir milletvekilleri ile de takip edilmelidir. Her fırsatta gündeme getireceğiz” dedi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, CHP İzmir İl Başkanlığı’nda yaptığı basın açıklamasında, Türkiye’nin güvenlik politikaları, deniz yetki alanları, askeri yargı ve şehit aileleri konularında kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye’nin güvenliği ve bölgesel istikrar konusuna değinen Bağcıoğlu, “Türkiye’nin güvenliği için Suriye’nin toprak bütünlüğü kritik; bölünmüş bir Suriye, daha fazla istikrarsızlık ve göç demektir” ifadelerini kullandı. Ayrıca Ege ve Doğu Akdeniz’deki deniz güvenliği ihlalleri, Rusya-Ukrayna Savaşı’nın etkileri, askeri personelin özlük hakları ve modern silah tedariki konularında kritik mesajlar verdi.

Yankı Bağcıoğlu, 6 yıl önce Suriye’nin İdlib bölgesinde Rusya Federasyonu tarafından düzenlenen hava saldırısında 34 askerimizin şehit düştüğünü hatırlatarak, “Yardıma giden ambulanslar bile saldırıya uğradı. Şehitlerimizi, katillerini ve olaya sebebiyet veren sorumluları unutmadık, unutmayacağız.” ifadelerini kullandı.

KORAMİRAL AYDAN EROL’UN CENAZESİ

Bağcıoğlu, Bahriye üniformasını 44 yıl boyunca şerefle taşıyan emekli Koramiral Aydan Erol’un ebediyete uğurlandığını belirtti. Cenazede askerî tören yapılmadığını ve Türk bayrağının tabutuna sarılmasının dahi çok görüldüğüne şahit olduklarını aktaran Bağcıoğlu, “Bayrağımız bir akrabası tarafından tabutuna örtüldü, üniformalı fotoğrafı ise ailesi tarafından getirildi” dedi. Koramiral Erol’un FETÖ mensubu bir savcının hazırladığı iddianameyle mahkûm edildiğini hatırlatan Bağcıoğlu, bir dönem Balyoz ve Askerî Casusluk kumpaslarında yargılanan askerlerin de benzer şekilde iftiraya uğradığını ve hapisteyken dahi vatan sevgilerini koruduklarını vurguladı. Bağcıoğlu, Rusya – Ukrayna savaşına ilişkin olarak, kara cephesindeki Rusya kazanımlarının sınırlı kaldığını, ancak Rusya’nın Ukrayna’nın enerji, ısıtma ve tarım altyapısını hedef alarak sivil ve ekonomik baskıyı artırdığını ifade etti. Ukrayna’nın ise Rusya’nın enerji tesislerine yönelik saldırılarla Moskova açısından savaşın maliyetini yükseltmeyi amaçladığını belirten Bağcıoğlu, savaşta kayıp ve zayiatların yüzde 80’inin insansız araç ve dron saldırıları sonucu meydana geldiğini söyledi. “Bu durum hem taarruz hem de kuvvet korumasında insansız araçlara karşı savunmanın önemini ortaya koyuyor” dedi. Ayrıca Karadeniz’de tanker ve ticari gemilere yönelik saldırılar ve serseri mayın tehdidinin deniz güvenliğini ciddi şekilde tehdit ettiğini kaydetti.

EGE VE DOĞU AKDENİZ’DE GERGİNLİK

Bağcıoğlu, Yunanistan’ın Ege’deki gayriaskeri statüdeki adaları silahlandırmasının ve tatbikat düzenlemesinin Lozan ve Paris Antlaşmaları’nı ihlal ettiğini söyledi. GKRY’nin siyasi ve askeri girişimleri ile Lübnan ile yapılan münhasır ekonomik bölge anlaşmasının dikkate alınması gerektiğini vurgulayan Bağcıoğlu, Yunanistan’ın Girit ve Mora açıklarındaki arama alanını 48.000 km²’den 94.000 km²’ye çıkarmasını yakından takip ettiklerini belirtti. “Deniz yetki alanlarımızda yapılacak her sismik araştırma ve sondaj, haklarımızın tescili ve uzun vadeli kazanımlar açısından hayati önem taşımaktadır” diyen Bağcıoğlu, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de “Mavi Vatan” kavramını fiilen göstermesi gerektiğini ifade etti.

AKDENİZ VE KARADENİZ’DE DENİZ GÜVENLİĞİNE ÖNEMLİ KATKI

Yankı Bağcıoğlu, Karadeniz Uyumu Harekâtı ve Akdeniz Kalkanı Harekâtı’nın Türkiye’nin deniz güvenliğindeki merkezi rolüne büyük katkı sağladığını açıkladı. Bağcıoğlu, Karadeniz Uyumu Harekâtı’nın Türk Deniz Kuvvetleri tarafından 1 Mart 2004’te BMGK kararlarına dayanılarak başlatıldığını ve Rusya-Ukrayna Savaşı nedeniyle Ukrayna’nın katılımını askıya almasına rağmen harekâtın Türkiye liderliğinde kesintisiz sürdüğünü belirtti. Akdeniz Kalkanı Harekâtı’nın ise 2006’dan bu yana Doğu Akdeniz’de barış ve güvenliği sağlamak amacıyla yürütüldüğünü aktaran Bağcıoğlu, Mısır ile 13 yıl aradan sonra gerçekleştirilen tatbikat, karargâh görüşmeleri ve Askerî Çerçeve Anlaşması’nın Doğu Akdeniz’de güvenlik ve istikrara katkı sağlayacak kritik adımlar olduğunu vurguladı.

Bağcıoğlu, “Karadeniz Uyumu Harekâtı’na benzer şekilde Akdeniz Kalkanı Harekâtı’na da uluslararası bir kimlik kazandırılması, Akdeniz’de kalıcı ve kapsayıcı bir güvenlik mimarisi oluşturacaktır” dedi.

"İSTİHBARAT ÇALIŞMALARI ARTMALI"

Yankı Bağcıoğlu, Suriye’nin toprak bütünlüğünün Türkiye’nin güvenliği açısından kritik öneme sahip olduğunu belirtti. “Bölünmüş bir Suriye; daha fazla istikrarsızlık ve göç demektir” diyen Bağcıoğlu, 30 Ocak anlaşmasının gereklerinin yerine getirilmesi gerektiğini vurguladı. Bağcıoğlu, Suriye’de tüm etnik ve inanç gruplarının eşit hak ve özgürlüklere sahip olması gerektiğini, bunun güçlü bir anayasa ve serbest seçimlerle sağlanacağını ifade etti. Ayrıca Türkiye’nin Suriye politikasında iki temel hedefi olduğunu açıkladı: Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunması ve Türkiye’ye yönelik hiçbir tehdidin engellenmesi.

DEAŞ tehdidine karşı Türkiye’de uyuyan terör hücrelerine karşı önleyici istihbarat ve farkındalık çalışmalarının artırılması gerektiğini de belirtti. Bağcıoğlu, İran’da olası gerginlik ve çatışma ortamının Türkiye’ye kitlesel göç dalgası yaratabileceğine dikkat çekti ve tedbirlerin titizlikle uygulanması gerektiğini söyledi. Avrupa’da demiryolları, havaalanları, enerji ve sağlık tesislerine yönelik siber saldırılara da işaret eden Bağcıoğlu, “Kritik altyapıların hibrit tehdit ortamında hedef alınabileceği dikkate alınarak Türkiye’nin siber savunma tedbirleri gözden geçirilmeli ve hazırlık durumu yükseltilmelidir” dedi.

"ASKERİ YARGININ KALDIRILMASI OLUMSUZLUK YARATTI"

Yankı Bağcıoğlu, Hava Harp Okulu’nda görevli bir kısım sözleşmeli erbaş/er hakkında başlatılan uyuşturucu soruşturmasını değerlendiren Bağcıoğlu, TSK’nın toplumun aynası olduğunu ve uyuşturucu kullanımının TSK’ya sirayet etmesinin üzücü ve kabul edilemez olduğunu vurguladı.

Bağcıoğlu, “Bu olayın sebeplerine yönelik kök analiz yapılmalı ve sistemsel hatalar giderilmelidir. Asker hastanelerinin kapatılması ve askeri yargının kaldırılması süreçte olumsuzluk yaratmıştır” dedi.

Deniz Kuvvetleri için inşa edilen gemilerin ihracıyla ilgili olarak Bağcıoğlu, Akhisar sınıfı Açık Deniz Karakol Gemisi’nin Romanya’ya satılmasını eleştirdi. “İhraç edilecek gemiler, Kuvvet Yapısı hedeflerine ulaşıldıktan sonra ya da millî hedeflerde gecikmeye yol açmayacak şekilde eş zamanlı inşa edilmelidir” diyen Bağcıoğlu, Milli Savunma Bakanlığı’nın bu yanlıştan dönmesini memnuniyetle karşıladığını ifade etti.

"ŞEFFAF BİLGİLENDİRİLME GEREKİR"

Bağcıoğlu, Türkiye’nin muharip uçak tedarikinde gecikmeler yaşadığını belirterek, KAAN projesi ile ANKA-3 ve Kızılelma sistemlerinin geliştirilmesinin hızlandırılması gerektiğini açıkladı. Ayrıca F-16 modernizasyonu ve Typhoon tedarik süreçlerinin planlama dâhilinde devam etmesi gerektiğini vurguladı.

CAATSA yaptırımlarının kaldırılması ve F-35 tedarik süreçlerinin tüm imkânlarla desteklenmesi gerektiğini söyleyen Bağcıoğlu, “Gerçekçi hedefler ortaya konmalı ve kamuoyu şeffaf bir şekilde bilgilendirilmelidir” dedi.

Yankı Bağcıoğlu, Anadolu amfibi hücum gemisi dahil 4 gemiden oluşan Anadolu Türk Deniz Görev Kuvveti’nin faaliyetlerine devam ettiğini belirtti. TSK’nın kurumsal hafıza ve muharip ruhla birleşen harekât kabiliyetini geliştirdiğini vurgulayan Bağcıoğlu, tarihsel tecrübelerin (Kore, 1974 Kıbrıs Harekâtı, Somali, Kardak Krizi) bugünkü operasyonel kapasiteyi sağladığını ifade etti.

"AFETLERDE ACİL MÜDAHELE GEREKİR"

Bağcıoğlu, 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depreminde hayatını kaybedenleri rahmetle anarak, afet yönetiminde TSK’nın esas çözüm ortağı olarak tanınması gerektiğini belirtti. Ayrıca afet müdahale kapasitesinin artırılması için İstanbullu deniz ekipleri, lojistik altyapı ve dijital bilgi yönetim sistemlerinin güçlendirilmesini önerdi.

Bağcıoğlu, modern silahların etkinliğinin eğitimli, liyakat sahibi ve motivasyonu yüksek personele bağlı olduğunu vurguladı. Muvazzaf ve emekli personelin düşük maaş ve barınma sorunlarının, askerlik mesleğinin tercih edilmesini risk altına aldığını ifade etti.

“Fedakâr askerimizin sınırlarında, aile ve asgari yaşam hakkı vardır. Bu hak istismar edilmemelidir” diyen Bağcıoğlu, emekli askerlerin yoksulluk sınırında maaş aldığını ve özlük haklarının iyileştirilmesi gerektiğini söyledi.

EMSAL MAAŞ HAYATA GEÇİRİLMEDİ

Yankı Bağcıoğlu, şehit aileleri ve gazilerin sorunlarının çözümü için TBMM Milli Savunma Komisyonu’nda yıllardır devam eden istişarelerin artık icra safhasına geçmesi gerektiğini açıkladı. Ortez-protez hizmetleri ve emsal maaş uygulamasının hâlâ hayata geçirilmediğini belirten Bağcıoğlu, tüm yetki ve sorumlulukların Milli Savunma Bakanlığı’na devredilmesini önerdi.

Bağcıoğlu, askeri sağlık sisteminin tasfiye edilmesinin üzerinden on yıl geçtiğini hatırlatarak, bu süreçte harekât sahasında sağlık hizmetlerinin ve tecrübenin kaybolduğunu söyledi. “Askeri Sağlık Sistemi yeniden tesis edilmeli; harp cerrahisi, KBRN savunma ve muharip sağlık personeli tecrübesi korunmalıdır” dedi.

“LİMANIN ÖZELLEŞTİRİLMESİ CİDDİ BİR GÜVENLİK MESELESİDİR”

İzmir Alsancak Limanı'nın da Albayrak Grubu'na devredilmesine de tepki gösteren Bağcıoğlu, “Türkiye’de limanların özelleştirilmesi konusunu birçok kez gündeme getirdik. Limanların özelleştirilmesi sadece Türkiye için değil tüm dünya için milli güvenlik meselesi olarak bakılıyor. ABD limanların özelleştirmesini durdurma kararı aldı. Limanların içindeki değişik devletler tarafından imal edilmiş vinçlerin bile değiştirilmesine gayret ediyor. Bu ciddi bir milli güvenlik meselesidir. Bu durumu Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi’ndeki Ulaştırma kurul başkanlığı ve İzmir Milletvekillerimiz tarafından da takip edilmektedir. Her fırsatta gündeme getireceğiz. Ne yapılması gerekiyorsa o konu üzerinde çalışacağız” dedi.

CUMHURİYET



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


Diğer Haberler

Kemalpaşa’da Nisan Ayı Meclis Toplantıları Gerçekleştirildi

Meclis Toplantılarında encümen üyeleri ve ilgili komisyon üyeleri belirlenirken, 2025 yılı faaliyet raporu da oy çokluğuyla onaylandı. Toplantılarda, ayrıca 2025 Yılı Denetim Raporu da gö...

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden YKS ücreti desteği

İzmir Büyükşehir Belediyesi, 2023 yılından bu yana yüzde 508 oranında artış gösteren Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) ücretleri karşısında ailelere önemli bir destek sağladı. Sosyal i...


Konak’tan vefa örneği: Dr. Fadıl Ünal’ın adı Güzelyalı’da ölümsüzleşti

İzmir’in yaşayan değerlerinden, Türk dünyası ile dostluk, kardeşlik ve iş birliğinin gelişmesine önemli katkılar sunmuş Dr. Fadıl Ünal’ın adı, Güzelyalı’da yaşadığı 56 Sokak’a Konak Beled...

Buca Belediyesi’nden özel çocuklar için örnek proje

Buca Belediyesi’nin özel çocukların sosyal hayata katılımını artırmak amacıyla başlattığı yüzme kursları, hem çocukların hem de ailelerin yaşamına dokunmaya devam ediyor. Buca Belediye Ba...


Martı TAG İçin İstanbul'da Denetim Başlıyor

İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası’nın Martı TAG sistemine karşı yürüttüğü uzun soluklu hukuk mücadelesi, Gelir İdaresi Başkanlığı’nın kritik kararıyla yeni bir boyuta taşındı. İ...

Gaziemir Belediyesi Sosyal Market’te 322 aileye destek sağlıyor

Gaziemir Belediyesi, hayırsever yurttaşların yaptığı bağışları ihtiyaç sahiplerine ulaştırdığı Sosyal Market’te 322 aileye destek eli uzatıyor. Aileler, Sosyal Market’ten gıda, temizlik ü...


Başkan Eşki’den dayanışma ve festival çağrısı

Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, İzmir 3. Sanayi Sitesi’nde düzenlenen Kuru Fasulye Günü etkinliğine katılarak esnafla bir araya geldi. Sanayi esnafı, Bornova Belediyesi’nin sel felake...

Karşıyaka’nın çınarlarından yürekleri ısıtan dayanışma örneği

Karşıyaka Belediyesi Bilge Çınarlar Sağlıklı Yaş Alma Merkezi örgü kursu üyeleri, kalpleri ısıtan bir sosyal sorumluluk projesine daha imza attı. Çınarlar, kurs kapsamında bir yıl boyunca...


Seferihisar’da Muhtarlar için kültürel buluşma

Seferihisar Belediyesi Muhtarlık İşleri Müdürlüğü tarafından düzenlenen kültür ve kaynaşma gezisinde, mahalle muhtarlarının görevdeki 2. yıl dönümü de coşku ve birlik duygusu içerisinde k...

SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Mehmet Ali Erbil'den açıklama geldi

Sunucu ve oyuncu Mehmet Ali Erbil'in yaşlılığa bağlı sağlık problemleri nedeniyle hayatını kaybeden annesi Yurdagül Eken, İzmir'de toprağa verildi. Mehmet Ali Erbil, bugün sessiz sedasız ...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

‘Çocuklarda iletişim sorunları otizmin ilk işareti olabilir’

Çocuklarda erken yaşlarda ortaya çıkan iletişim ve sosyal etkileşim sorunlarının otizmin ilk belirtileri arasında yer alabileceğini belirten uzmanlar, ailelerin çocuklarının gelişim sürecini dikkatle takip etmesi gerektiğini vurguluyor. Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Umut Balatacı, özellikle erken çocukluk döneminde görülen bazı davranışsal farklılıkların erken tanı açısından önemli ipuçları verebileceğini söyledi.

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR