- Ayvalık’a Hoş Geldin Paşam…
- DEM Parti Meclisi'nin Sonuç Bildirgesi açıklandı: 'Demokrasi yalnızca seçim değil, aynı zamanda adalet ve toplumsal katılımdır'
- Özgür Özel, Küresel İlerici Seferberlik'in ilk toplantısı için Barselona'ya gidiyor
- Oyuncu Barış Arduç, İtalya'daki turnuvada altın madalya kazandı
- Ayvalık’a Hoş Geldin Paşam…
CHP’li Nalbantoğlu: Tutuklu kimlik kartı dayatması onur kırıcı bir uygulamadır
CHP İzmir Milletvekili ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Üyesi Rıfat Nalbantoğlu, cezaevlerinde uygulanmaya başlanan “Tutuklu Kimlik Kartı” dayatmasının insan hakları açısından kabul edilemez olduğu gerekçesiyle “Cezaevlerindekiler insan değil mi?” diyerek tepki gösterdi.
Uygulamaya karşı çıkan ve kimlik kartını kabul etmeyen tutuklu ve hükümlülerin açık ve kapalı görüşlere çıkarılmadığı, telefon haklarının kullandırılmadığı, sağlık hizmetlerine erişimlerinin zorlaştırıldığı ve sosyal faaliyetlerden men edildiğine de dikkat çeken Nalbantoğlu, yaşanan hak ihlallerinin infaz kanununa da aykırı olduğunu belirterek konuyu Meclis gündemine taşıdı.
“Tutuklu kimlik kartı” dayatması onur kırıcı bir uygulamadır
2017 ve 18 yıllarında da Elazığ ve Diyarbakır gibi cezaevlerinde benzer uygulamalar nedeniyle açlık grevleri yaşandığını ve uygulamanın kaldırılmasıyla grevlerin sona erdiğini hatırlatan Nalbantoğlu, açıklamasında şunlara değindi:
“CHP’li İnsan Hakları Komisyonu üyeleri olarak hem verdiğimiz önergelerle hem de yaptığımız konuşmalarla tutuklu ve hükümlülere yönelik hak ihlallerini defalarca dile getirmemize karşın, ne yazık ki artarak devam ettiğini görüyoruz. Bunun son örneği de “Tutuklu Kimlik Kartı” uygulamasıdır. Geçmişte denenmiş olan ve kaldırılan bu uygulamanın ne hikmetse bugün tekrar tutuklu ve hükümlülere dayatılıyor olması, onları ölüme sürükleme anlayışından başka bir şey değildir. Başta İzmir Şakran olmak üzere bazı cezaevlerinde başlatılan siyasi suçlulara yönelik “Tutuklu kimlik kartı” taşıma zorunluluğu uygulaması haksız, hukuksuz ve onur kırıcı bir dayatmadır. Nitekim buna karşı çıkanlara uygulanan hak ihlalleri de cezaevinden cezaevine değişmekte keyfi yaptırımlarla mağduriyetler yaşatılmaktadır. İnfaz kanununa da aykırı bu ihlaller nedeniyle bazı cezaevlerinde açlık grevleri başlamıştır. Bu grevler nedeniyle sağlık sorunları yaşayan ve bu sorunları kalıcı hale gelen tutukluların yaşamından hem cezaevleri yönetimleri hem de Adalet Bakanlığı sorumludur. Oysa sorunun çözümü son derece basittir. Cezaevlerindekilerin de insan olduğunu görmek ve soruna insani yöntemlerle yaklaşmak.”
Açlık grevlerine yol açan uygulama meclis gündemine taşındı
Ailelerin ve avukatların cezaevleri yönetimiyle yaptıkları görüşmelerde uygulamaya yönelik talimatın Adalet Bakanlığı’ndan geldiğinin ifade edildiğini ancak bakanlığa yapılan başvurulara ise cevap verilmediğini ifade eden Nalbantoğlu, konuyu soru önergesiyle Meclis gündemine de taşıdı. Adalet Bakanı Akın Gürlek’in yanıtlaması istemiyle hazırlanan önergede şu sorulara yer verildi:
“İzmir Şakran Kadın Kapalı Cezaevi'nde hükümlü ve tutuklulara yönelik getirilmiş olan zorunlu "tutuklu kimlik kartı" uygulaması (boyna asma veya sürekli taşıma dayatması) insan hakları açısından onur kırıcı bir davranış olup, uygulamaya karşı çıkan ve tepki gösteren mahkumlar ise infaz kanununa aykırı bir şekilde ciddi hak ihlalleriyle cezalandırılmaktadır. Avukatların Söz konusu uygulama ve hak ihlalleriyle ilgili görüştüğü cezaevi yönetimi ve savcılık ise sorumluluğun bakanlığınızda olduğunu ifade etmektedir. Bu bağlamda;
1. “Tutuklu kimlik kartı” uygulamasının yasal dayanağı ve gerekçesi nedir?
2. Söz konusu uygulamaya ne zaman geçilmiştir ve uygulamayla ilgili cezaevi yönetimlerine takdir hakkı tanınmış mıdır? Halen hangi cezaevlerinde uygulanmaktadır?
3. Zorunlu “tutuklu kimlik kartı” uygulaması bütün tutuklu ve hükümlülere mi yöneliktir? Uygulamadan muaf tutulanlar var mıdır? Varsa hangi tip suçlar muaf tutulmuştur?
4. Zorunlu “tutuklu kimlik kartı” uygulamasının hukukla, tutuklu ve hükümlü haklarıyla ve infaz kanunuyla bağdaşır yanı var mıdır?
5. Onur kırıcı bir fişleme olduğu gerekçesiyle “tutuklu kimlik kartı” uygulamasına karşı çıkanların çıplak arama, tecrit, disiplin cezaları ve sosyal faaliyetlerin kısıtlanması gibi hak ihlallerine maruz kalmasının infaz kanununda yeri var mıdır?
6. İzmir Şakran Cezaevinde, “tutuklu kimlik kartı” uygulamasını reddedenlere yönelik yaşanan hak ihlalleriyle ilgili bir inceleme ve araştırma başlatılacak mıdır?
7. Zorunlu “tutuklu kimlik kartı” uygulaması nedeniyle açlık grevlerine başlayanların yaşamlarını kaybetmeleri halinde sorumlusu cezaevi yönetimi mi yoksa bakanlığınız mı olacaktır?
8. İnsan haklarına da aykırı olan bu uygulamayla ilgili bakanlığınızca yeni bir değerlendirmeye gidilecek midir?”
Yorum Ekle
Diğer Haberler
Menemen, afetlere karşı hazırlıkta fark yarattı
Menemen Belediyesi, deprem, yangın ve sel başta olmak üzere her türlü afete karşı hazırlıklarını hız kesmeden sürdürüyor. Bu kapsamda arama kurtarma ekibi kadrosu 80 kişiye çıkarılırken, ...
Bornova’da kadınlar yogayla güçleniyor
Bornova Belediyesi Spor İşleri Müdürlüğü tarafından kadınlara yönelik olarak düzenlenen yoga dersleri, EVKA-3’te bulunan Kadın Dünyası’nda yoğun katılımla devam ediyor. Sağlıklı yaşamı de...
Gaziemir Belediyesi’nden istihdama tam destek: CV Bank 2 yılda 2 bin 171 kişiye iş kapısı açtı
Gaziemir Belediyesi, CV Bank biriminde yürüttüğü çalışmalarla istihdam olanaklarını genişletiyor ve işsizlikle mücadele eden yurttaşlara destek sunuyor. İş arayanlarla işverenleri aynı pl...
Emek Büyüdü, Dayanışma Güçlendi: TORKEM 1000 Üyeyi Geçti
Torbalı Belediye Başkanı Övünç Demir’in öncülüğünde hayata geçirilen Torbalı Kadın Emeği Merkezi (TORKEM), kısa sürede kadın emeğinin en güçlü örgütlü yapılarından biri haline geldi.
Yeşilova Höyüğü’nde Antikçağ filozofları günümüzle buluştu
İzmir’in ilk neolitik yerleşimlerinden biri olarak kabul edilen 8500 yıllık Yeşilova Höyüğü, Bornova Belediyesi’nin ev sahipliğinde Anadolu’nun binlerce yıllık düşünce mirasını günümüz in...
Atatürk'ün Seferihisar'a Gelişinin 92. yılı törenle kutlandı
Seferihisar tarihinin en önemli günlerinden biri olan 11 Nisan, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ilçeye gelişinin 92. yıl dönümünde düzenlenen çelenk töreniyle anıldı. İlçe protokolünün...
Bergama’nın asırlık geleneği Bornova’da hayat buldu
Anadolu’nun en köklü geleneklerinden biri olan Bergama Kılıç Kalkan kültürü, Bornova Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen özel bir sergiyle geleceğe taşınıyor. Bornova Belediyesi Alt...
23 Nisan’da kutlamaların adresi Kültürpark olacak
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamalarını kent geneline yayan İzmir Büyükşehir Belediyesi, final etkinliğini Kültürpark’ta düzenleyecek. Sahne gösterileri, konserler, oyun ...
23 Nisan coşkusu gezici sahne ile ilçelere taşındı
İzmir Büyükşehir Belediyesi, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında kentin dört bir yanını bayram yerine çevirdi. “Gezici Sahne” ile ilçeleri gezen ekipler; Bayraklı, Çiğli...
SOSYAL MEDYA
MAGAZİN
Oyuncu Barış Arduç, İtalya'daki turnuvada altın madalya kazandı
Ünlü oyuncu Barış Arduç, İtalya’nın Milano kentinde düzenlenen uluslararası Jiu-Jitsu turnuvasında 85 kilo kategorisinde altın madalya kazanarak büyük bir başarıya imza attı. Oyunculuk ka...
TEKNOLOJİ
EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ
Ameliyatsız Parkinson tedavisiyle titreme durdurulabiliyor
Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Ali Zırh, 11 Nisan Dünya Parkinson Günü kapsamında yaptığı açıklamada, tıbbi tedavinin yetersiz kaldığı durumlarda beyin pili ve akıllı ses ötesi yöntemlerinin hastaların yaşam kalitesini artırdığını vurguladı. Türkiye'de 180 binden fazla kişiyi ilgilendiren bu modern teknolojiler, hastaların günlük yaşamlarını hastalığın ilk yıllarındaki konfora geri döndürebiliyor.





Yorumlar
Bu haberde yorum bulunmamaktadir.