- Bakan Kacır’dan Sıfır Atık Forumu’nda yoğun diplomasi trafiği
- Yunanistan'da 5.3 Büyüklüğünde Deprem
- İsrail Gazze'de Polis Noktasını Hedef Aldı: Çok Sayıda Ölü ve Yaralı Var
- 84 eski CHP'li vekilden daha ‘derhal kurultay’ çağrısı: İzmir'den kimler var?
- AK Parti'den Dikkat Çeken Anayasa Yorumu: Referandumla Hayat Bulacak
''İktidarın 13 Yıllık İş Sağlığı Ve Güvenliği Karnesi''
CHP İzmir Milletvekili Rahmi Aşkın Türeli, iş cinayetlerini TBMM gündemine taşıyarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’a soru önergesi verdi.
Türeli’nin açıklaması şöyle:
“Türkiye’de iş sağlığı ve güvenliği sorunu, yalnızca bürokratik aksaklık değil, her yıl binlerce işçinin yaşamını yitirdiği kronik bir toplumsal yaradır. 30 Haziran 2012 tarihinde büyük iddialarla yürürlüğe giren 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası, aradan geçen 13 yıla rağmen can kayıplarını önleyememiş, aksine bu süreçte ölümler artarak devam etmiştir. Kamuoyunda artık haklı olarak "iş cinayetleri" şeklinde adlandırılan bu tablo, yasal düzenlemelerin pratik karşılığının olmadığını göstermektedir.”
İstatistiklerin ötesinde bir bilanço
Nitekim, İSİG Meclisi verilerine göre 2013 yılında 1.235, 2014 yılında 1.886, 2015 yılında 1.730, 2016 yılında 1.970, 2017 yılında 2.006, 2018 yılında 1.923, 2019 yılında 1.736, 2020 yılında 2.427, 2021 yılında 2.170, 2022 yılında 1.843, 2023 yılında 1.932, 2024 yılında 1.897, 2025 yılında 2.105 ve 2026 yılının ilk dört ayında 189 kişi olmak üzere 2013-2026 Nisan döneminde toplam 25.049 işçi iş cinayetleri nedeniyle hayatını kaybetmiştir.
Bu veriler, 6331 Sayılı Yasa’nın iş cinayetlerini azaltmada hiçbir etkisinin olmadığını ispatlamaktadır. Yüksek ölümlü kazaların devam etmesi, kağıt üzerindeki mevzuatın sahadaki kâr hırsını ve denetimsizliği dizginleyemediğinin en somut kanıtıdır.
"Piyasa Yönelimli" denetimin iflası
Sistemin işlemesindeki temel engel, iş sağlığı ve güvenliğinin piyasa koşullarına terk edilmiş olmasıdır. İş güvenliği uzmanlarının ve işyeri hekimlerinin ücretlerini doğrudan işverenden aldığı, denetimin özel şirketler (OSGB) eliyle yürütüldüğü bu "işyeri eksenli" model, çıkar çatışması nedeniyle felç olmuştur. Kendi maaşını ödeyen işvereni denetlemek zorunda bırakılan profesyoneller, sistemin koruyucusu değil, cezasızlık zırhının bir parçası haline getirilmiştir.
Kamu katılımının sürekli ertelenmesi
Bütüncül bir sistemin kurulması gerekirken, kamu kurumlarının sisteme dahil edilmesine yönelik maddelerin yasal değişikliklerle sürekli ertelenmesi, siyasi iradenin bu sorunu çözme noktasındaki kararsızlığını göstermektedir. Kamu ayağı eksik, denetimi özel sektöre havale edilmiş ve maliyeti işçinin canıyla ödenen bu model, artık sürdürülemez bir noktadır.
Vakit kaybedilmeksizin radikal dönüşüm
Türkiye, iş sağlığı ve güvenliği sistemini temelinden revize etmelidir:
- Bağımsız denetim: İş güvenliği profesyonellerinin işverenden ekonomik olarak tamamen bağımsızlaştığı, ücretlerin kamu tarafından finanse edilen bir havuzdan ödendiği bir model kurulmalıdır.
- Sektörel uzmanlaşma: İş cinayetlerinin yoğunlaştığı inşaat, tarım ve madencilik işkolları başta olmak üzere gerekli düzenlemeler hayata geçirilmelidir.
- ILO normları: Uluslararası çalışma standartlarına (ILO) uygun, yaşam hakkını merkeze alan ve kamusal denetimin esas olduğu özerk bir otorite oluşturulmalıdır.
Sermayenin kar odağı karşısında işçinin yaşam hakkını koruyamayan piyasacı yaklaşımlar, yeni iş cinayetlerine davetiye çıkarmaktadır. Güvenli çalışma ortamı bir lütuf değil, anayasal bir zorunluluktur.
SORU ÖNERGESİNDE YER ALAN SORULAR
- Ülkemizde yüksek ölümlü iş kazalarının görülmesinin sebepleri nelerdir?
- 30 Haziran 2012 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası’nın bugüne kadar işçi sağlığı ve güvenliği açısından herhangi bir katkısı olmuş mudur?
- İş güvenliği uzmanlarının ve işyeri hekimlerinin işverenle ücret ilişkisi içinde olması ve iş sağlığı ve güvenliği sisteminin piyasa yönelimli özel şirketlerce yürütülmesine dayalı “işyeri eksenli denetim” sisteminin işlemediğine yönelik tespitlere katılıyor musunuz?
- Kamu kurumlarının iş sağlığı ve güvenliği sistemine dahil olması gerekirken yapılan yasal değişikliklerle yürürlük tarihinin sürekli olarak ertelenmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?
- Bu açıdan bakıldığında Türkiye’nin vakit kaybedilmeksizin iş sağlığı ve güvenliği sistemini yeniden gözden geçirmesi gerektiği konusundaki görüşünüz nedir?
- İş kazalarının en yoğun olduğu inşaat, tarım ve madencilik iş kollarına özel düzenlemeleri hayata geçirmeye yönelik çalışmalarınız var mıdır?
- Çalışma hayatında iş kazalarının önlenmesi amacıyla giderleri kamu tarafından finanse edilen özerk bir düzenleme ve denetleme otoritesine dayalı bir model kurulması konusundaki düşünceniz nedir?
- Çalışma hayatında iş kazalarının önlenmesi ve azaltılmasına yönelik olarak ikincil yasal ve kurumsal somut adımların atılmasına, kalıcı çözümlerin oluşturulmasına yönelik politika ve programları ne zaman hayata geçirmeyi düşünüyorsunuz?
Yorum Ekle
Diğer Haberler
Ödemiş’te İlkkurşun Direnişi’nin 107. yılı kutlandı
1919 yılında İzmir’in işgali sonrası iç kesimlere doğru yönelen işgalci Yunan ordusuna karşı Ödemiş’in o zamanki adıyla Hacı İlyas köyü yakınlarında “Yiğit Ordusu” tarafından sergilenen v...
Torbalı Belediyesi'nden 3. Çevre Festivali Coşkusu
Torbalı Belediye Başkanı Övünç Demir tarafından göreve gelmesinin ardından hayata geçirilen ve bu yıl üçüncüsü düzenlenen İzmir’in en kapsamlı Çevre ve Sıfır Atık Festivali, yüzlerce vata...
Menderes Belediyesi’nden Adaylara Psikolojik Destek
Menderes Belediyesi, LGS ve YKS’ye girecek tüm öğrenciler için ücretsiz psikolojik danışmanlık desteği verecek. Menderes Belediyesi, LGS ve YKS sınavlarına girecek öğrenciler için psiko...
Bostanlı Sahili’ne yeni padel kortları geliyor
İzmir Büyükşehir Belediyesi, Bostanlı Sahili’nde padel sporu için iki yeni kortun yapımına başladı. Yaz sonuna kadar tamamlanması planlanan cam kaplı kortlar, İzmirlilere yeni bir spor al...
Çeşme’de Pickleball heyecanı: Uluslararası turnuva ve festival peş peşe
Çeşme Belediyesi, spor turizmini geliştirme vizyonu doğrultusunda önümüzdeki hafta iki önemli organizasyona ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. 12 Haziran 2026 tarihinde ilk kez düzenlenec...
Gaziemirli çocuklar çevre sorunlarını eğlenerek öğrendi
Gaziemir Belediyesi’nin Dünya Çevre Günü’nde düzenlediği Çevre Şenliği’ne katılan çocuklar, eğlenceli etkinliklerle çevre bilinci kazandı. Atölyelerden oyun parkurlarına kadar birçok etki...
Dünya Çevre Günü’nde Körfez temizliğine gönüllü destek
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Körfez ve kıyı temizliği çalışmalarına 5 Haziran Dünya Çevre Günü ve Çevre Koruma Haftası kapsamında anlamlı destek geldi. TEMA Vakfı gönüllüleri, Büyükşeh...
Dünya Çevre Günü’nde “Çevre Muhafızları” Akkum Plajı’nı temizledi
Seferihisar Belediyesi, 5 Haziran Dünya Çevre Günü kapsamında çevre bilincini artırmak ve sıfır atık anlayışını yaygınlaştırmak amacıyla Çözüm Akademi Okulları öğrencileriyle birlikte Büy...
Buca Belediyesi'ne yönelik operasyonda 19 tutuklama!
Buca Belediyesi'ne yönelik soruşturmada ilk fasılda hakim karşısına çıkan 22 şüpheliden 19'u tutuklandı, 3 kişi adli kontrolle serbest bırakıldı. Aralarında belediye çalışanları ve iştira...
SOSYAL MEDYA
MAGAZİN
Ozan Güven'in oyunları iptal edildi
Kadıköy’de protesto edilerek mekândan ayrılmak zorunda kalan Ozan Güven, yaşananların ardından Antalya, Ankara ve İzmir’de sahnelenecek tiyatro oyunlarının “mücbir sebeplerle” iptal edild...
TEKNOLOJİ
EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ
'Beslenme programı kişiye özel olmalı'
6 Haziran Diyetisyenler Günü dolayısıyla değerlendirmelerde bulunan Diyetisyen Fatma Betül Çelebi, kişiye özel planlanması gereken beslenme programlarının ciddi bir uzmanlık gerektirdiğine dikkat çekerek; diyetisyenlerin hastalıkların yönetiminden sağlıklı yaşam alışkanlıklarının kazandırılmasına kadar hayatın her evresinde kritik bir rol üstlendiğini ifade etti.






Yorumlar
Bu haberde yorum bulunmamaktadir.