Yukarı
449560

Putin’in kullandığı taktik Moskova’yı hedef aldı

19 Haziran 2026 12:04

Ukrayna, dün Moskova’ya yönelik geniş çaplı bir insansız hava aracı saldırısı düzenledi. Bu durum, başkentte hava savunmasını alarma geçirdi. Özellikle kritik bir enerji tesisinden yükselen yoğun duman, şehrin farklı noktalarından görülürken, saldırının ölçeği dikkatleri Moskova’ya çevirdi. Peki bu kadar yoğun bir saldırı karşısında Rus hava savunması nasıl zorlandı? Ukrayna, Moskova’nın hava savunmasını nasıl aşmayı başardı?

Rusya’nın yıllardır uyguladığı drone savaş taktiği tersine dönmüş gibi duruyor. Ukrayna’nın yaklaşık 1000 insansız hava aracının kullanıldığı saldırı, Moskova’nın hava savunma kapasitesine ilişkin ciddi soru işaretleri doğurdu. Peki tam olarak neler yaşandı?

Rusya-Ukrayna savaşında dün yeni bir dönüm noktası olarak değerlendirilen geniş çaplı insansız hava aracı (İHA) saldırısına sahne oldu. Ukrayna gece boyunca Moskova ve çevresini hedef aldı. Rus başkentinin semalarında yüzlerce Ukrayna İHA’sının uçtuğu saldırı sonucunda, Kremlin’e yaklaşık 15 kilometre uzaklıkta bulunan Kapotnya bölgesindeki büyük bir petrol rafinerisi ağır hasar gördü.

Moskova sakinleri, şehir genelinde yoğun duman tabakasıyla karşılaştı. Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde araçların ve binaların üzerinin yağmurla birlikte taşınan siyah partiküllerle kaplandığı görülürken, saldırının ardından yükselen dumanın başkentin birçok noktasından gözlemlendiği bildirildi. Bu saldırı Ukrayna’daki savaşın başlamasından bu yana Moskova’ya yönelik gerçekleştirilen en büyük insansız hava aracı operasyonu olarak değerlendirildi.

ÖNEMLİ BİR DETAY VAR

Yaşanan bu süreçte önemli bir detay da var: Moskova’yı hedef alan saldırıların temelinde, aslında Rusya’nın yıllar önce uygulamaya koyduğu stratejinin bulunduğu belirtiliyor. Rusya, Ekim 2022’de İran yapımı Şahid kamikaze insansız hava araçlarını ilk kez büyük ölçekte kullanarak Kiev’e yönelik yoğun saldırılar başlatmıştı. O tarihten itibaren Rus ordusu, Ukrayna hava savunmasını yıpratmak amacıyla giderek artan sayılarda düşük maliyetli mühimmat ve drone kullanmaya başladı.

Ancak şimdi görülüyor ki Moskova, kendi geliştirdiği kitlesel drone savaşı konseptinin zamanla kendisine karşı kullanılabileceğini öngöremedi. Savunma analistleri, Rusya’nın bu alandaki hazırlıklarının yetersiz kaldığını ve Ukrayna’nın hızla değişen teknolojiye daha hızlı adapte olduğunu ifade ediyor.

ABD-İRAN SAVAŞI SONA YAKLAŞIRKEN UKRAYNA’NIN BÜYÜK SALDIRISI NE MESAJ VERİYOR?

Bu soruyu Güvenlik ve Terör Uzmanı, Emekli İstihbarat Albay Coşkun Başbuğ’a yönelttiğimde, “Ukrayna’nın durduk yere bir anda bu kadar sert hamleler yapması asla tesadüf değil. Bu savaşın birdenbire yeniden alevlenmesi de düşündürücü” dedi ve ekledi:

“Putin, çok kısa süre önce yaptığı bir açıklamada Rusya-Ukrayna savaşının sona ermek üzere olduğunu söylemişti. Tam da İran’la ilgili gelişmeler yaşanırken Ukrayna’nın böyle bir saldırı düzenlemesi tesadüf olarak görülemez. Burada şu sorular akla geliyor: Acaba İsrail, İran’da elde edemediği sonucu Ukrayna-Rusya hattını hareketlendirerek ve ABD’yi farklı cephelerde zorlayarak mı elde etmeye çalışıyor? Karadeniz üzerinden Türkiye’yi de baskı altına alma amacı mı güdülüyor? Bunların hepsini düşünmek gerekir. Bu saldırıların zamanlaması oldukça manidar görünüyor.”

‘YENİ KONSEPT ARTIK SÜRÜ KAMİKAZE DRONE SALDIRISI’

Coşkun Başbuğ, sürü drone saldırılarının modern savaşlarda yeni bir konsept haline geldiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Yeni konsept artık ‘sürü kamikaze drone saldırısı’. Hava savunma sistemlerinin belirli bir kapasitesi var. Bu kapasiteyi aşmak ya da etkili bir sonuç elde etmek için, sistemin aynı anda ateşleyebileceği füze sayısından daha fazla sayıda drone’un havalandırılması gerekiyor. Örneğin bir ülkenin hava savunma sistemi aynı anda 200 füze atabiliyorsa, saldıran tarafın en az 300 drone ile saldırı gerçekleştirmesi gerekir.”

Başbuğ, bu yöntemin birçok ülke tarafından kullanıldığını vurgulayarak sözlerini şöyle sürdürdü: “Ukrayna da bunu uyguluyor, aslında hemen hemen tüm ülkeler bu konsepti kullanmaya başladı. İran da benzer bir yöntemle İsrail’in ‘Demir Kubbe’ hava savunma sistemini aşmayı başardı.”

KULLANILAN SİSTEMLERİN ÇEŞİTLİLİĞİ DİKKAT ÇEKİCİ: UKRAYNA ‘BARS’I SAHAYA SÜRDÜ


Saldırı yalnızca ölçeğiyle değil, kullanılan sistemlerin çeşitliliğiyle de dikkat çekmiş durumda. Telegraph’ta yer alan habere göre Ukrayna, önceki operasyonlarda ağırlıklı olarak kullandığı uzun menzilli pervaneli İHA’ların yanı sıra, son dönemde geliştirdiği jet motorlu hibrit drone-füze sistemi ‘Bars’ı da sahaya sürdü.

Uzmanlara göre ‘Bars’ sistemi, geleneksel pervaneli insansız hava araçlarına kıyasla çok daha yüksek hızlara ulaşabiliyor ve hava savunma sistemlerinin reaksiyon süresini önemli ölçüde kısaltıyor. Saldırı sırasında kaydedilen görüntülerde Rus hava savunma füzelerinin yoğun sis ve duman içerisinde hedef aradığı, bazı önleme füzelerinin ise yerleşim alanlarına oldukça yakın noktalarda patladığı görüldü. Görüntüler, Rus hava savunmasının saldırının yoğunluğu karşısında zorlandığı yönündeki değerlendirmeleri güçlendirdi.

‘UKRAYNA’NIN BATI DESTEĞİ OLMADAN İLERİ TEKNOLOJİ GELİŞTİRMESİ GERÇEKÇİ DEĞİL’

Coşkun Başbuğ, hem Bars hem de Ukrayna’nın askerî sanayi kapasitesiyle ilgili dikkat çeken ifadeler kullandı:

“Kiev, Sovyetler Birliği döneminde ülkenin adeta dinamosuydu. Çünkü uçak, tank ve top sanayisinin yoğunlaştığı ana merkezlerden biriydi. Rusya’nın bu bölgeye özellikle odaklanmasının nedeni de budur. Savaş boyunca birçok nokta vuruldu ancak bu kritik sanayi altyapısına doğrudan geniş çaplı bir müdahale yapılmadı. Rusya’nın burada ‘nasıl olsa bu savaşı kazanacağız, bu tesisler ileride bize kalacak’ şeklinde bir stratejik beklenti içinde olduğu değerlendirilebilir.”

Başbuğ, Ukrayna’nın mevcut teknoloji üretim kapasitesine ilişkin ise şunları söyledi: “Ukrayna’nın, Batı desteği olmadan kendi başına ileri teknoloji geliştirebilecek bir yapıda olduğunu açıkçası gerçekçi bulmuyorum. Özellikle hava savunma sistemleri açısından tamamen Batı’ya bağımlı bir yapı söz konusu. ABD desteği olmadan Ukrayna’nın bölgede nefes alması bile oldukça zor.”

Sözlerinin devamında kullanılan sistemlerin menşeine de dikkat çeken Başbuğ, şu ifadeleri kullandı:

“‘Bars’ gibi sistemlerin tamamen Ukrayna üretimi olduğu yönündeki söylemlere bakıldığında, bunların gerçekten ne kadar yerli üretim olduğu tartışmalıdır. Ben bu sistemlerin büyük ölçüde Batı desteğiyle, özellikle de ABD’nin teknik katkılarıyla geliştirildiğini düşünüyorum. Kağıt üzerinde Ukrayna üretimi dense de işin mutfağında ciddi anlamda ABD’nin bulunduğunu değerlendiriyorum.”

SALDIRILARDA DİKKAT ÇEKİCİ BİR ARTIŞ YAŞANIYOR

Telegraph’a konuşan Londra merkezli Royal United Services Institute (RUSI) bünyesinde görev yapan kıdemli araştırmacı Emily Ferris’e göre son aylarda Ukrayna’nın Rus topraklarına yönelik İHA saldırılarında dikkat çekici bir artış yaşanıyor. Ferris, Ukrayna drone'larının çoğunlukla çok alçak irtifalarda uçtuğunu ve bu nedenle Rus radarları tarafından tespit edilmelerinin zorlaştığını belirtti.

Bağımsız Rus haber kuruluşu Agentstvo’nun verilerine göre, son bir ay içerisinde 300’den fazla İHA’nın kullanıldığı Ukrayna saldırıları olağan hale geldi. Buna karşın Ocak-Nisan döneminin tamamında bu ölçekte yalnızca bir saldırı düzenlenmişti. Veriler, Kiev’in sadece saldırı kapasitesini değil, operasyonların sıklığını da önemli ölçüde artırdığını ortaya koyuyor.

AYNI HEDEFLER TEKRAR TEKRAR VURULUYOR

Yine Telegraph’ta yer alan haberde Ukrayna’nın son dönemde uyguladığı stratejilerden biri de aynı hedeflere kısa aralıklarla yeniden saldırılar düzenlemek. Analistlere göre bu yöntem sayesinde Kiev yönetimi, Rus hava savunmasının hangi noktalarda zayıf kaldığını tespit ediyor ve savunma sistemlerini sürekli aktif tutarak mühimmat stoklarının daha hızlı tükenmesine neden oluyor.

Perşembe günkü büyük saldırıdan yalnızca iki gün önce, daha küçük çaplı bir operasyon düzenlenmiş olması da bu yaklaşımın bir örneği olarak gösteriliyor. Uzmanlar, bu taktiğin hava savunma ağlarının reaksiyon sürelerini ölçmek ve yeni açıklar tespit etmek amacı taşıdığını değerlendiriyor.

Çoşkun Başbuğ ise aynı fikir değil. “Ukrayna, ABD ve İngiltere’den aldığı istihbarat desteğiyle nokta atışı operasyonlar gerçekleştiriyor” diyen Başbuğ, şöyle devam etti:

“Örneğin hedef alınan Rusya’nın en kritik petrol tesislerinden biriydi; tek bir vuruşla ciddi zarar verildi. Aynı noktayı tekrar tekrar vurmak gibi bir strateji değil, daha önce belirlenmiş ve koordinatları netleştirilmiş hedeflere yönelik planlı saldırılar yürütülüyor. Ne olursa olsun saldıralım, hasar veririz’ mantığıyla hareket edilmiyor. Aksine oldukça seçici ve hedef odaklı bir strateji var. Özellikle altyapı tesislerinin hedef alınması da bilinçli bir tercih. Zaten daha önce Ukrayna tarafı da ‘Rusya altyapımıza saldırıyor, biz de aynı şekilde karşılık vereceğiz’ açıklamasını yapmıştı.”

Putin’in kullandığı taktik Moskova’yı hedef aldı: ‘Bars’ı sahaya sürdüler Sıradaki hamle ne

UKRAYNA’NIN ‘GÖKYÜZÜ KALESİ’ SİSTEMİ DİKKAT ÇEKİYOR

Analistlerin dikkat çektiği bir diğer konu ise erken uyarı sistemleri arasındaki fark. Ukrayna, ‘Gökyüzü Kalesi’ adı verilen sistem kapsamında ülke geneline yayılmış 14 binden fazla akustik sensör kullanıyor. Bu sensörler yaklaşan drone ve füzelerin çıkardığı sesleri analiz ederek erken uyarı sağlıyor.

Rusya ise halen ağırlıklı olarak geleneksel radar sistemlerine güveniyor. Rus savaş karşıtı savunma analisti Ian Matveev de yayımladığı video analizinde bu konuda dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu. Ian Matveev’e göre büyük radarlar özellikle alçak irtifada uçan küçük hedeflerin tespitinde yetersiz kalabiliyor.

Analist ayrıca Rus ordusunun drone seslerini algılayabilecek yaygın bir akustik algılama ağına sahip olmadığını, görsel temas kurulduğunda hızlı müdahale edebilecek mobil ateş timleri ve makineli tüfek birliklerinin de yeterli sayıda bulunmadığını ifade etti.

HAVA SAVUNMASINDA MALİYET SORUNU

Uzmanlara göre Rusya’nın karşı karşıya olduğu en önemli sorunlardan biri de maliyet. Birçok hava savunma füzesinin maliyetinin, engellemek üzere ateşlendiği Ukrayna yapımı FP-1 ve FP-2 tipi uzun menzilli insansız hava araçlarından yaklaşık 10 kat daha yüksek olduğu belirtiliyor.

Bu durum, büyük sayılarla gerçekleştirilen drone saldırılarında savunma tarafını ekonomik açıdan dezavantajlı hale getiriyor. Savunma uzmanları ayrıca Rusya’nın bazı hava savunma mühimmatlarında stok sıkıntısı yaşamaya başlamış olabileceğine ilişkin işaretlerin giderek arttığını vurguluyor.

Ukraynalı yetkililer, bu hafta yaptıkları açıklamalarda Rusya’nın özellikle S-300 sistemlerinde eksiklik yaşadığını ileri sürdü. Her ne kadar S-300’ler Rus savunmasının yalnızca bir bölümünü oluştursa da sistemde yaşanan olası mühimmat sorunlarının genel savunma kapasitesini etkileyebileceği değerlendiriliyor.

Hürriyet



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


Diğer Haberler

Yenileme çalışmaları 15 milyon dolara mal olmuştu...

ABD Başkanı Donald Trump'ın büyük önem verdiği projelerden biri olan Beyaz Saray'daki Lincoln Anıtı Havuzu'nun temizlenmesi ve yenilenmesi çalışmaları, tamamlanmasından kısa süre sonra ye...

Trump savaşın altında kaldı… ABD’de mutabakat zaptı şoku

ABD ile İran arasında imzalanan mutabakat zaptı Washington’ı karıştırdı. İran anlaşmayla füze teknolojisini ve nükleer statüsünü korudu. 300 milyar dolarlık fon ve yaptırımların kaldırılm...


Fransa'da turuncu alarm: Termometreler 40 dereceyi görecek!

Ülkenin ulusal meteoroloji kuruluşu Meteo-France tarafından yapılan resmi açıklamada, sıcaklık artışları nedeniyle 26 vilayette "turuncu alarm" durumuna geçildiği duyuruldu. Uzmanlar, öze...

Suriye'de Esad dönemi ihlalleriyle suçlanan iki kişi gözaltına alındı

 Suriye güvenlik güçleri, eski Devlet Başkanı Beşar Esad döneminde sivillere yönelik ihlallere karıştıkları iddiasıyla Şam'ın Tadamon Mahallesi'nde iki kişiyi gözaltına aldı.


WSJ’den dikkat çeken iddia: Trump’ın Netanyahu’ya sabrı taştı mı?

ABD Başkanı Donald Trump ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun telefon görüşmelerinin dostane geçmediği, Lübnan hakkında son zamanlarda yaptığı telefon görüşmelerinden birinde, Trum...

Polonya'daki Rus karikatürist cinayeti: Şüpheli yakalandı

Polonya Başbakanı Donald Tusk, Putin'in karşıtlığı ile bilinen Rus karikatürist Semyon Skrepetsky’nin öldürülmesiyle bağlantılı olduğu düşünülen bir kişinin gözaltına alındığını açıkladı....


Pentagon’un 'NATO 3.0' hamlesi: Üsler ve asker konuşlanması değişebilir

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, Avrupa'daki ABD kuvvetlerinin konuşlanmasını ve üslenmesini inceleyecek 6 aylık bir "Savunma Bakanlığı Değerlendirmesi" başlattıklarını belirterek, "Bu ba...

Küba ekonomisinde yeni dönem: Komünist Parti reform için toplanıyor

Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel, "reform paketi"ni görüşmek üzere Küba Komünist Partisi'nin (PCC) "Olağanüstü Genel Kurulu"nu toplama kararı aldığını açıkladı.


SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Kenan Doğulu 'uyuşturucu testi' sonucunu paylaştı

Ünlülere yönelik "uyuşturucu soruşturması" kapsamında gözaltına alınan ve test sonucu pozitif çıktığı belirtilen şarkıcı Kenan Doğulu, kendi isteğiyle Sağlık Bakanlığı onaylı bir laboratu...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

Sınav stresi reflü ve gastriti tetikleyebilir!

Bu hafta sonu milyonlarca öğrencinin gireceği üniversite sınavı öncesinde artan stresin yalnızca zihni değil, sindirim sistemini de yorabileceğini belirten Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Nurettin Coşkun, stresin mide üzerindeki etkileri hakkında bilgi verdi. Uzm. Dr. Coşkun, “Sınav kaygısı mide yanması, şişkinlik, hazımsızlık ve reflü şikayetlerini artırabilir” dedi.

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR