- Emekli Amiral Türker Ertürk'ten 'Kırpılmış Video' Savunması: Mahkemeden Flaş Tutukluluk Kararı
- YENİ Parti’den Üsküdar Tepkisi! Zeynel Emre: 'Anayasal Düzen Ortadan Kaldırıldı'
- Interfresh Eurasia üçüncü kez İzmir’de sektörü buluşturdu
- Fenerbahçe-Roma Maçının Hakemi Belli Oldu
- Torbalı’da 7 Eylül Coşkusu: Fulya Atıl Konseriyle Kutlamalar Zirve Yaptı
Sosyal medyadaki vitrin beden algısını ve tatil huzurunu tehdit etmeye başladı
Yaz sezonuyla birlikte sosyal medyada artan tatil, manzara ve fit beden paylaşımları, bireyler üzerinde belirgin bir psikolojik baskı yaratıyor. Dijital mecralarda sürekli idealize edilmiş görüntülere maruz kalmak, hem beden memnuniyetsizliğini derinleştiriyor hem de tatil deneyimini bir “sosyal onay” yarışına çeviriyor.
Psikiyatri uzmanı Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, ideal beden algısının yalnızca kilo veya ölçülerden ibaret olmadığını belirtti. Dilbaz, “İdeal beden algısı; kaslılık, cilt görünümü, boy, yaşlanma belirtileri ve genel çekicilik gibi pek çok unsuru kapsar. Sorun, bu zihinsel tasarımın bireyin gerçek bedeninden uzaklaşmasıyla başlar. Algılanan beden ile idealize edilen beden arasındaki fark büyüdükçe özgüven sorunları, aşırı diyet yapma, aynadan kaçınma veya yeme bozuklukları ortaya çıkabilir” dedi. Toplum, medya, akran ilişkileri ve spor kültürünün bu algıyı şekillendirdiğini vurgulayan Dilbaz, filtreli ve dijital olarak düzenlenmiş içeriklerin ulaşılması güç standartları sanki normalmiş gibi sunduğuna dikkat çekti.
‘PERFORMATİFE EVRİLEBİLİR’
Sosyal medyanın tatil anlayışını da dönüştürdüğünü ifade eden Dilbaz, bireylerin “Ben de iyi yaşıyorum” mesajı verme çabasına girdiğini söylerken beğeni ve yorumların küçük sosyal ödüller ürettiğini belirtti. Sürecin zamanla “performatif yaşam” tehlikesine evrildiğini aktaran Dilbaz, kişinin artık yaşamını varsayılan bir izleyici kitlesi için sürdürmeye başladığını ifade etti. Tatilde, “Tadını çıkarıyor muyum” sorusunun yerini “Hangi fotoğrafı çekmeliyim, nasıl görünür?” kaygısına bıraktığını vurgulayan Dilbaz, asıl psikolojik kırılmanın, deneyimin kendi değerinin başkalarının değerlendirmesine kaymasıyla yaşandığına dikkat çekerek çağın temel sorusunun “Bir deneyimi gerçekten yaşamak mı istiyoruz, yoksa başkalarının onu yaşadığımızı görmesini mi?” olduğunu vurguladı.
Dijital detoksun teknolojiyi tamamen hayatımızdan çıkarmak anlamına gelmediğini kaydeden Dilbaz, sürdürülebilir bir “dijital sınırlandırma” modeli önerdi. Uzun vadede amaca ulaşmak için günlük alışkanlıkların kademeli olarak düzenlenmesi gerektiğini ifade eden Dilbaz, ilk aşamada üç ila yedi günlük denemelerle sosyal medya uygulamalarının geçici olarak kapatılabileceğini söyledi.
İLK VE SON 60 DAKİKA KRİTİK
Psikiyatri uzmanı Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, teknoloji kullanımında önemli detaylara dikkat çekti:
-Günün ilk 60 dakikası ile uykudan önceki son 60-90 dakika telefonsuz geçirilmeli
-Yemek masası, yürüyüş ve arkadaş buluşmaları gibi anlar“telefonsuz alanlar” ilan edilebilir.
-Bildirimlerin tamamen kapatılarak sosyal medyaya günde iki belirlenmiş zamanda bakılmalı.
-Tatilde çekilen fotoğrafların anında değil, tatil bittikten sonra paylaşılması kuralı ekran süresini azaltabilir.
-Telefonu yatak odasına sokmamak gibi pratik önlemlerin yanı sıra, ekrandan boşalan zamanın alternatiflerle doldurulması dijital bağımlılık döngüsünü kırmada hayati rol oynayabiliyor.
Cumhuriyet
Yorum Ekle
Diğer Haberler
Uzmanından ailelere 'uyku düzeni' uyarısı
Tatil döneminde geç saatlerde yatmaya alışan çocukların uyku düzeninin okul başlamadan bir anda değiştirilmemesi gerektiğini belirten Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi A...
Araştırma: Kahvaltı saati yaşam süresini etkiliyor
ABD'de 31 binden fazla yetişkinin verileriyle yapılan kapsamlı bir araştırma, ilk ile son öğün saatlerinin yaşam süresi ve kalp damar sağlığı ile doğrudan bağlantılı olabileceğini ortaya ...
'Mucizevi bir besin ve karışım yok'
Doç. Dr. Çağlar Özmen, halk arasında kalp damarlarını açtığı ve tansiyon ile kolesterolü düşürdüğüne inanılan sirke, sarımsak özü, limonlu su ve çörek otu gibi besinlerin ilaç yerine kull...
'Rafine karbonhidrat ve şeker tüketimine' dikkat!
Rafine karbonhidrat ve şeker tüketiminin cilt sağlığı üzerinde etkili olabileceğine dikkat çeken Dermatoloji Uzmanı Dr. Esra Deniz Göde, “Rafine karbonhidratların aşırı tüketimi kan şeker...
Aralıklı orucun faydaları abartılıyor mu?
Popülaritesi hızla artan aralıklı orucun sağlık üzerindeki etkilerine dair yapılan araştırmalar, insanlardan alınan veriler ile hayvan deneyleri arasında ciddi çelişkiler olduğunu ortaya ...
Karıncaların küçük beyinlerinin büyük sırrı
İnsanlar uzun uzun düşünebilme yeteneğine sahip olsa da bu her zaman doğru kararlar almamızı sağlamıyor. Karıncalar ise küçücük beyinlerime rağmen karmaşık sorunları çözerek son derece et...
'Biraz daha büyüsün' demeyin
Fizyoterapist Canan Darıcı Mehlepçi, çocukların gelişim hızlarının farklı olabileceğini ancak hareket, denge, oyun ve günlük yaşam becerilerindeki belirgin farklılıkların göz ardı edilmem...
Uzmanından miyofasyal ağrı sendromu uyarısı
Halk arasında "kulunç" olarak bilinen miyofasyal ağrı sendromunun stres, duruş bozukluğu ve klima kullanımına bağlı kas spazmlarından kaynaklanabileceği belirtildi. Fiziksel Tıp ve Rehabi...
SOSYAL MEDYA
MAGAZİN
Nebahat Çehre ile Meryem Uzerli buluştu
Bir döneme damga vuran 'Muhteşem Yüzyıl' dizisinde birlikte rol alan Nebahat Çehre ve Meryem Uzerli, uzun bir aranın ardından yeniden bir araya geldi. İki ünlü oyuncunun sosyal medyada pa...
TEKNOLOJİ
EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ
Uzmanından ailelere 'uyku düzeni' uyarısı
Tatil döneminde geç saatlerde yatmaya alışan çocukların uyku düzeninin okul başlamadan bir anda değiştirilmemesi gerektiğini belirten Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Ayberk Özkavaklı, “Çocuğun biyolojik saatinin yeniden uyum sağlaması için yatış ve özellikle sabah kalkış saatlerini kademeli olarak erkene çekmek daha doğru. Her gün 15-30 dakikalık değişiklikler çoğu çocuk için yeterli oluyor” dedi.





Yorumlar
Bu haberde yorum bulunmamaktadir.