Yukarı
453618

"Beni sinemaya tavsiye eden Şener ağabey oldu"

29 Ağustos 2026 14:14

Çatalca’nın yaklaşık 80 yıllık sinema mirasını ilk kez kendi film festivaliyle buluşturan 1. Çatalca Film Festivali, Türk sinemasının önemli isimlerinden İlyas Salman’ı ağırladı. Nazım Özbay Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen ve izleyicilerin yoğun ilgi gösterdiği “Türk Sineması’nda Çatalca” başlıklı panelin moderatörlüğünü Ali Gençoğlu üstlendi.

Sinema tarihçisi ve yazar Burçak Evren ile birlikte izleyicilerin karşısına çıkan Salman; çocukluk yıllarından tiyatro sahnesine, Şener Şen’le tanışmasından sinemaya geçişine, Arzu Film yıllarından Çatalca’da çekilen filmlerine kadar uzanan sanat yolculuğundan anılarını paylaştı.

Söyleşide, Salman’ın rol aldığı ve Çatalca’da çekilen “Erkek Güzeli Sefil Bilo” ile “Davaro” filmleri de gündeme geldi. Çatalca’nın köyleri, kırsal dokusu ve özellikle İnceğiz Mağaraları’nın, Yeşilçam döneminde pek çok yapım için doğal plato işlevi gördüğü hatırlatıldı.

“BEN İNSANLAŞMA AŞAMASINDAYIM”

İlyas Salman, söyleşide sanatçılığa ve kendi mesleki kimliğine bakışını da anlattı. Kendisini alışılmış sanatçı tanımlarının dışında tarif eden Salman, insan olmayı bitmeyen bir süreç olarak gördüğünü söyledi. Salman, "Ben usta değilim. Sinema oyuncusu da değilim. Tiyatro oyuncusu değilim. Şiir yazdım ama şair değilim. Ben insanlaşma aşamasındayım. Her şeyi olabilirsiniz; aktör, faktör, fabrikatör olabilirsiniz ama insan olmak çok zor. Çünkü insan olmak uzun bir süreç, sosyalleşmeyi gerektirir" dedi.

Arzu Film yıllarına da değinen Salman; Adile Naşit, Münir Özkul ve Şener Şen başta olmak üzere aynı setleri paylaştığı ustaları andı. Yeşilçam’ın unutulmaz oyuncu kadrolarından bugün çok az ismin hayatta kaldığını hatırlatan Salman, Şener Şen’e de selam gönderdi.

Şöhret ve sanatçılık kavramlarıyla kurduğu ilişkiyi anlatırken maddi birikimden çok bilgi ve sevgi biriktirmeyi tercih ettiğini belirten Salman, insanın değerinin dış görünüşüyle değil; aklı, anıları, deneyimleri ve çevresinde biriktirdiği sevgiyle ölçülebileceğini ifade etti.

ÇATALCA’DA ÇEKİLEN FİLMLERİNE DÖNDÜ

Söyleşinin önemli başlıklarından biri de İlyas Salman’ın Çatalca’yla kurduğu sinema bağı oldu. Salman’ın Şener Şen’le başrollerini paylaştığı “Erkek Güzeli Sefil Bilo” ile “Davaro”nun ilçenin Yeşilçam mirasında yer alan yapımlar arasında olduğu hatırlatıldı.

İstanbul’a yakın olmasına rağmen uzun yıllar kırsal dokusunu koruyan Çatalca; köyleri, doğal alanları ve İnceğiz Mağaraları ile Yeşilçam sinemacıları için önemli çekim noktalarından biri oldu. İlçenin farklı coğrafi özellikleri, çeşitli dönemlerde sinemacıların kameralarını bu bölgeye çevirmesinde etkili oldu.

Festivalle birlikte bu geçmişin yalnızca nostaljik bir hatıra olarak kalmaması; Çatalca’nın sinemayla kurduğu bağın yeniden görünür hâle gelmesi ve yeni kuşaklara aktarılması da söyleşinin öne çıkan konuları arasında yer aldı.

"ŞENER AĞABEY, ERTEM AĞABEYE DEMİŞ”

Salman’ın söyleşide paylaştığı en dikkat çekici anılardan biri, Şener Şen’le tanışması ve sinemaya geçiş hikayesi oldu.

Oyunculuğa ilgisinin çocukluk yıllarında başladığını anlatan Salman, ilkokul öğretmeni Hasan Doğan’ın yazdığı “Öksüz Mehmet” adlı oyunda rol alarak sahneyle tanıştığını söyledi. Köy meydanlarında, okullarda ve spor salonlarında oynadığını belirten Salman, seyircinin alkışını, kahkahasını ve gözyaşını gördükten sonra oyunculuğun eğitimini almaya karar verdiğini anlattı.

Ankara’da sınavla konservatuvara girdiğini, daha sonra İstanbul Belediyesi Şehir Tiyatroları’na geçtiğini ve Şener Şen’le burada tanıştığını aktaran Salman, Haldun Taner’in bir oyununda canlandırdığı bekçi karakteriyle ödül aldığını anlattı. Salman, sinemaya açılan kapının ardında Şener Şen’in desteğinin bulunduğunu belirterek, “Şener ağabey, Ertem ağabeye ‘Bizde mektepli biri var, yetenekli; değerlendirir misin?’ demiş. Beni sinemaya tavsiye eden Şener ağabey oldu" dedi.

Salman, Şener Şen’e duyduğu saygıyı ise “El yaştan dolayı değil, işten dolayı çalıştığı için öpülür” sözleriyle dile getirdi.

“SANAT HAYATIN AKRABASIDIR”

Söyleşi yalnızca Salman’ın kişisel sinema tarihine değil, sanat anlayışına da uzandı. Geçmişte çekilen bazı filmlerin aradan geçen yıllara rağmen hâlâ izlenmesini, ele aldıkları meselelerin güncelliğini korumasına bağlayan Salman, sanatın seyirciye hazır cevaplar vermek yerine zihninde sorular bırakması gerektiğini söyledi.

“İnsan yaşadığı dünyayı ve üstünde yaşayan insanları derinlemesine bilmezse sanat yapamaz. Çünkü sanat hayatın akrabasıdır ve süslenmiş hâlidir” diyen Salman, tiyatro, sinema, şiir ve politikayla kurduğu ilişkiyi yaşamı anlama ve anlatma çabasının farklı parçaları olarak değerlendirdi.

Salman, sinemada neden özellikle komediyle özdeşleştiğini de kendi üslubuyla anlattı. Salman, "Ben güldürmeyi seçtim… Ağlatan çok. Ben de halkımı gıdıkladım, güldürmeye çalışıyorum. Başka bir becerim yok. Onun için ben görevimi yapıyorum" ifadesini kullandı.

YEŞİLÇAM’IN GÜLDÜRÜSÜNDE TOPLUMSAL ELEŞTİRİ

Söyleşinin diğer konuğu sinema tarihçisi Burçak Evren ise Salman’ın sözlerinden hareketle Türk sinemasındaki güldürü geleneğine dikkat çekti. Komedinin dramatik sanatların en ciddi alanlarından biri olduğunu belirten Evren; Kemal Sunal, İlyas Salman ve dönemin diğer komedi oyuncularının yalnızca seyirciyi güldürmediğini, toplumun zaaflarını ve gündelik hayatın çelişkilerini de görünür kıldığını ifade etti.

"Güldüğümüz her şey kendimize gülmektir, onlara değil" diyen Evren, eleştiri kültürünün sınırlı olduğu dönemlerde güldürü sanatçılarının toplumsal eleştiriyi kahkaha üzerinden seyirciye ulaştırdığını söyledi.

Bu yönüyle Yeşilçam komedisinin yalnızca popüler bir eğlence alanı olarak değerlendirilemeyeceğine işaret eden Evren, dönemin filmlerinin toplumun gündelik hayatına ve değişen sosyal yapısına ilişkin güçlü izler taşıdığını vurguladı.

BURÇAK EVREN: “BİR YERDE FİLM ÇEKİLMESİ YETMEZ”

Burçak Evren’in üzerinde durduğu bir diğer konu ise Çatalca’nın sinema mirasının nasıl korunacağı ve geleceğe taşınacağı oldu.

Bir bölgenin yalnızca geçmişte filmlere ev sahipliği yapmasının yeterli olmadığını belirten Evren, bu birikimin kültürel bir kimliğe dönüştürülmesi gerektiğini söyledi. Evren, "Bir yerde filmin çekilmesi önemli değil. Ondan daha önemlisi o yerin bir marka haline gelmesidir" diye konuştu.

Çatalca’nın İstanbul’a yakınlığına rağmen kırsal ve doğal dokusunu önemli ölçüde korumasını sinema açısından bir avantaj olarak değerlendiren Evren, özellikle İnceğiz Mağaraları ve ilçenin doğal alanlarının yeni yapımlar açısından da güçlü olanaklar sunduğunu ifade etti.

Çatalca Film Festivali’ni ilçenin sinema geçmişini yeniden görünür kılabilecek bir başlangıç olarak değerlendiren Evren, festivalin sürekliliğinin önemine dikkati çekti. Evren, "Bir festivali başlatmak çok zor. Belki Çatalca için geç oldu ama öz oldu. En doğrusu da bunu devam ettirmektir" değerlendirmesinde bulundu.

Böylece festivalin yalnızca birkaç günlük bir etkinlik olarak kalmaması; Çatalca’nın geçmişten gelen sinema birikimini yeni filmler, yönetmenler ve seyircilerle buluşturan kalıcı bir kültür-sanat alanına dönüşmesi gerektiği mesajı öne çıktı.

“SİNEMA DOĞAMIZDA VAR”

Söyleşinin sonunda Çatalca Belediye Başkanı Erhan Güzel, festivalin ilçenin kültür-sanat yolculuğunda yeni bir dönemin başlangıcı olmasını hedeflediklerini belirtti.

Festivalin “Sinema doğamızda var” mottosuna dikkat çeken Güzel, Çatalca’nın geçmişten bugüne sinemayla kurduğu bağın festival aracılığıyla yeniden görünür hâle geldiğini ifade etti. İlyas Salman ve Burçak Evren’e katkılarından dolayı teşekkür eden Güzel, Çatalca Film Festivali’nin önümüzdeki yıllarda da devam ederek büyümesini istediklerini söyledi.

Konuşmaların ardından Erhan Güzel tarafından İlyas Salman, Burçak Evren ve Ali Gençoğlu’na, festivale ve Türk sinemasına katkılarından dolayı plaket ve çiçek takdim edildi. Söyleşi, Salman’ın Yeşilçam’dan bugüne uzanan sinema anıları ve izleyicilerle kurduğu diyalogla sona erdi.

ANKA



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


Diğer Haberler

Goran Bregović, Sardes Antik Kenti’nde Manisalılarla buluşacak

Manisa Büyükşehir Belediyesi, Lidya uygarlığının başkenti olan ve UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Sardes Antik Kenti’nde özel bir konsere ev sahipliği yapacak. Dünya müziğinin öz...

İklim Tamkan'dan Ferdi Zeyrek anısına İzmir’de konser

Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Mimar Ferdi Zeyrek’in çocukların eğitimi, gençler, kültür ve dayanışmaya verdiği önem, adını taşıyan vakfın çalışmalarıyla sürdürülüyor. Bu kapsamda piy...


ABD'den İranlı üst düzey yetkililere BM Genel Kurulu için vize

Beşinci yılında dopdolu bir programla devam eden Ayvalık Uluslararası Film Festivali’nde, Vural Sineması’nı yıl boyu aktif bir kültür merkezine dönüştürecek “Ayvalık’ta Bir Sinema” projes...

'Don Quixote Müzikali' yeni sezonda 5 şehirde sanatseverlerle buluşacak

Don Quixote Müzikali yeni sezonunda İzmir, Bursa, Antalya, İstanbul ve Ankara'da seyirciyle buluşacak. Çolpan İlhan ve Sadri Alışık Tiyatrosu ile Piu Entertainment ortak yapımı "Don Quixo...


Hrant Dink Ödülü'nü Raji Sourani ve Süheyla Doğan aldı

Uluslararası Hrant Dink Ödülü’nün on sekizincisi, 15 Eylül Salı akşamı Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde yapılan törenle sahiplerini buldu. 2026 Uluslararası Hrant Dink Ödülü'nü  Tü...

Kadir İnanır'ın vasiyeti adliyede açılıyor: Gözler Jülide Kural'da

Türk sinemasının usta ismi Kadir İnanır’ın vefatının ardından geride bıraktığı mirasa ilişkin hukuki süreçte sıcak gelişmeler yaşanıyor. Noter huzurunda hazırladığı üç ayrı vasiyetnamesin...


Özgür Eryılmaz’ın ‘Eş Zaman İnsan’ sergisi açıldı

Özgür Eryılmaz’ın “Eş Zaman İnsan” sergisi, insanın kendisiyle ve başkalarıyla kurduğu ilişkiyi resmin boşlukları ve dolulukları üzerinden ele alıyor. Sanatçı için boşluk, figürlerin çevr...

Usta oyuncudan acı haber… Münir Canar hayatını kaybetti!

Devlet Tiyatroları tarafından yapılan açıklamada, “Türk tiyatrosunun, sinemasının ve televizyon ekranlarının en değerli çınarlarından, Devlet Tiyatrolarından emekli duayen sanatçımız, hoc...


Ankara Film Festivali’nde onur ödüllerini kazananlar belli oldu

37. Ankara Film Festivali’nin onur ödüllerinin sahipleri belli oldu. Demet Akbağ, Bülent Ortaçgil ve Atilla Dorsay’ın yanı sıra Bige Önal ve Boran Kuzum ödül alacak. Dünya Kitle İletişimi...

SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Uyuşturucu operasyonunda serbest bırakılan Melis İşiten'den açıklama

Ünlülere uyuşturucu soruşturması kapsamında dün gözaltına alınan ve ardından serbest bırakılan Melis İşiten açıklama yaptı. Adli Tıp’ta verdiği testten sonra serbest kaldığının altını çiz...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

Düzenli kitap okumak Alzheimer riskini yüzde 33 azaltıyor

İngiltere’deki Cambridge Üniversitesi öncülüğünde yürütülen kapsamlı bir araştırma, düzenli kitap okumanın zihinsel sağlığı koruyarak demans ve Alzheimer riskini yaklaşık üçte bir oranında azalttığını ortaya koydu. On binlerce kişinin verilerinin incelendiği çalışmada, kurgusal bir metne ayrılan beş dakikalık sürenin bile stres seviyesini yüzde 20 düşürdüğü saptandı.

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR