- Balçova’nın 2027 bütçesi oy birliğiyle kabul edildi! Başkan Yiğit: Her alanda çalışmalar sürecek
- OPEC, 2026 petrol talebi tahminini düşürdü: 2027 beklentisi yükseldi
- Kuşadası’nda 7/24 temizlik mesaisi
- Mersin Büyükşehir'de kazanan CHP'nin adayı oldu
- Galatasaray ve Barcelona yöneticileri, dev maç öncesi buluştu
Tarımda sistem adaletsiz
Yaş sebze ve meyve piyasasında fiyatları manipüle ederek haksız kazanç sağladıkları iddiasıyla 41 büyük dağıtıcı firmanın yöneticileri hakkında gözaltı kararı verildi. Çiftçi-Sen Başkanı Ali Bülent Erdem ve tarım ekonomisi uzmanı Prof. Tayfun Özkaya ise sorunun yalnızca piyasa manipülasyonundan ibaret olmadığını, mevcut tarım ve gıda tedarik sisteminin üretici ve tüketiciyi güçlü alıcılar karşısında savunmasız bıraktığını belirtti.
Yaş sebze ve meyve piyasasında fiyatları manipüle ederek haksız kazanç sağladıkları iddia edilen 41 büyük dağıtıcı firmanın 41 yöneticisi hakkında dün gözaltı kararı verildi. Türkiye’de hız kesmeyen yüksek gıda enflasyonu, son yıllarda tarlayla çarşı pazar arasındaki fiyat makasını en tartışmalı konu haline getirmişken bu soruşturma da mevcut gıda üretim ve tedarik sitemindeki yapısal sorunun göstergesi oldu.
Üretici kesimi ve uzmanlar, tarıma ve gıda tedarikine ilişkin politika ve yöntemlerin değişmemesi halinde çiftçinin de tüketicinin de her zaman suiistimale açık olduğunu vurguladı.
SAHTE ÜRETİCİ MAKBUZU
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ve Adalet Bakan Akın Gürlek’in dün yaptığı açıklamaya göre tarladan markete fiyat yolculuğunun mercek altına alındığı soruşturma kapsamında Hal Kayıt Sistemi ve Çiftçi Kayıt Sistemi verileri temin edilerek kapsamlı rapor hazırlandı.
1.029 çiftçinin beyanı alınarak ürünlerin üreticiden hangi bedelle çıktığı ve tedarikçilere hangi şartlarda ulaştığı incelendi.
Hallerin büyük tedarikçileri konumundaki bazı firmaların piyasadaki hâkimiyetlerini kullanarak ürün arzını olduğundan düşük, maliyetleri ise gerçeğinden yüksek gösterdikleri, sahte müstahsil makbuzları düzenleyerek gerçeğe aykırı maliyet oluşturdukları, böylece piyasada fiyatları yukarı yönlü manipüle ederek haksız kazanç sağladıkları sonucuna ulaşıldı.
Halciler Federasyonu Başkanı Yüksel Tavşan, konuya ilişkin sorularımıza yargı süreci söz konusu olduğu gerekçesiyle yanıt vermezken Çiftçi-Sen Başkanı Ali Bülent Erdem ve tarım ekonomisi uzmanı Prof. Tayfun Özkaya’ya göre ise sorunun çözümü polisiye önlemler değil çünkü zaten neoliberal politikalarla oturtulan sistemin kendisi, tüccarlara ve şirketlere “fiyat dikte etme” gücünü veriyor.
PİYASA GÜÇLÜYE ÇALIŞIYOR
Mahsülün sofraya ulaşmasında tarlanın peşine eklenen tacir, komisyoncu, sevkiyatçı, hal, halin komisyoncusu gibi her bir halka ve bu ticari operasyonun maliyetleri, ürün fiyatlarının yeniden belirlenmesi anlamına geliyor. Ancak Erdem, eklenenin sadece maliyet kalemleri olmadığının altını çizdi, “Üretici ürettiği yerde pazara ulaşamıyor, pazarlama gücünü kaybediyorsa sisteme her zaman yolsuzluklar ekleniyor. Çiftçi de tüketici de tüccara av oluyor” dedi.
Temel sorunun “tarımın şirketleşmesi” olduğunu savunan Erdem, bu düzende üreticilerin, kendi tarlalarında karar veremeden tamamen şirketlerin işçisi gibi çalışmak ile tüccarların eline kalmak arasında tercih yapmak zorunda olduğunu söyledi ve ekledi: “Yurttaşın adil fiyatla gıdaya erişimi için önce üretim sürecinde bu kadar fazla girdi kullanılmayan bir sistem kurulması gerekiyor. Bunun için de üreticilerin desteklenmesi gerekiyor. Bugün üreticinin pazarlara erişimi engellenmiş, yerel pazarlar kapatılmış durumda. Alıcı kurumlar var ama onların da fiyatları baskılanıyor. Kırkent bağının bu kadar koparıldığı, devletin çekildiği bir ortamda bu sorunlar ne yeni ne de istisna.”
Prof. Özkaya da aslında her zaman tüccarların, şirketlerin ve perakendecilerin örgütlü şekilde alım fiyatını baskılarken büyük marj elde ettiklerini savundu, “Yani iddia edildiği gibi ortada bir serbest piyasa yok. Yasalar da buna hizmet ederken operasyonun anlamı yok” dedi. Var olan destekleme sisteminin bile güçlü alıcılar lehine çalıştığını belirten Özkaya, tüketicinin makul fiyatlarla ürün tüketebilmesi isteniyorsa tüketici kooperatiflerinin, gıda gruplarının, ekolojik köylü pazarlarının desteklenmesi ve pazarlamada güçlü bir pay elde etmelerinin sağlanması gerektiğini vurguladı
Cumhuriyet
Yorum Ekle
Diğer Haberler
OPEC, 2026 petrol talebi tahminini düşürdü: 2027 beklentisi yükseldi
Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC), küresel petrol talebine ilişkin tahminlerini güncelledi. Örgüt, 2026 yılında petrol talebindeki artış beklentisini günlük 380 bin varilden 180 bin...
Petrol piyasasında yeni tablo: OPEC 2026 beklentisini revize etti
OPEC’in eylül ayı verileri, üretimde belirgin artış yaşanırken küresel petrol talebine ilişkin beklentilerin yeniden şekillendiğini ortaya koydu. Kuruluş, kısa vadeli talep görünümünü aşa...
Fon soruşturmasında 141 kişinin malvarlığı donduruldu
Fon soruşturmasında savcılığın malvarlığı tedbirleri genişlerken, çok sayıda kişi hakkında yeni adımlar atıldı. Şüpheli işlemlerin incelenmesi, taşınmaz ve diğer varlıkların tespiti ile g...
Dünyanın en zengin ülkeleri belli oldu: Üç farklı hesapta zirve değişti
Dünyanın en zengin ülkeleri, kullanılan hesaplama yöntemine göre değişiyor. Nominal gelir, satın alma gücü ve çalışma süreleri dikkate alındığında zirveye farklı ülkeler çıkarken, karşıla...
Yapay zekâ hisselerinde çatlak büyüyor
Yapay zekâ yatırımlarında yıllardır süren güçlü sermaye akışı, artan finansman maliyetleri ve zayıflayan yatırımcı iştahıyla yeni bir sınavdan geçiyor. Çip üreticilerinden veri merkezi şi...
TÜİK hayvansal üretim verilerini açıkladı: Süt ve yumurtada yükseliş
Türkiye’de süt ve kümes hayvancılığı üretimine ilişkin ağustos verileri, sektörler arasında farklı eğilimler ortaya koydu. Süt toplama ve bazı süt ürünlerinde artış yaşanırken, kümes hayv...
Altında kritik veri öncesi geri çekilme
13 Ekim 2026 Salı güncel altın fiyatları ve piyasa verileri netleşti. Gram altın, çeyrek altın ve Cumhuriyet altını fiyatları belli oldu. Spot altın yüzde 0,2 değer kaybederek ons başına ...
Türk rujları dünyaya açıldı: 5 yılda 22,6 milyon dolarlık fazla
Türkiye'nin kozmetik sektöründe ruj ihracatı öne çıkarken, göz makyajı ürünlerinde ithalat ağırlığını korudu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, 2021-2025 döneminde ruj tic...
Altın piyasasında kritik analiz: Invesco tüm riskleri sıraladı
Invesco’nun altın analizine göre, Fed’in faiz artırımı ve tahvil getirilerindeki sert yükselişe rağmen altın fiyatları üçüncü çeyrekte yükseldi. Şirket, merkez bankalarının alımlarını sür...
SOSYAL MEDYA
MAGAZİN
Ufuk Özkan'ın son haline doktorlar bile şaşırdı!
Karaciğer yetmezliği nedeniyle geçirdiği başarılı nakil operasyonunun ardından sağlığına kavuşan oyuncu Ufuk Özkan, kısa sürede setlere döndü. Yoğun tempoya erken dönüşüyle doktorlarını ş...
TEKNOLOJİ
EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ
Tükenmişlik sendromu: İş stresini eve taşımayın!
Yoğun iş temposu, süreğen stres ve dijitalleşmenin yarattığı sürekli ulaşılabilir olma baskısının tükenmişlik sendromunu tetiklediğini belirten Psikiyatri Uzmanı Dr. Talat Sarıkavak; hobi edinmek, sınır koymak, psikoterapi desteği almak ve akşam saatlerinde ekran kullanımını sınırlandırmanın zihinsel ve fiziksel sağlığı korumada kritik rol oynadığını vurguladı.





Yorumlar
Bu haberde yorum bulunmamaktadir.