- Bedelli askerlik 417 bin TL oldu: Torba yasa TBMM’de kabul edildi
- 'Bireysel başvuru ve adil yargılanma hakkı ihlal edildi!'
- Buca Belediye Başkanı Görkem Duman: “Ne eğildik, ne de bir adım geri attık”
- Ertuğrul Doğan'dan Uğurcan Çakır itirafı: 'Hayatımın en büyük şoku...'
- ABD-İsrail, İran'daki köprüye saldırdı: İran basını o listeyi yayımladı
Fatih Altaylı'dan bomba açıklamalar
Fatih Altaylı, internete düşen ses kaydıyla ilgili "Herkes medyaya baskı diye bağırıyor. Medyaya baskı budur. Biz inim inim inleyen kesimiz" dedi.
Başbakan Tayyip Erdoğan'ın, Habertürk gazetesinin 24 Eylül 2013 tarihli sayısında, 24. sayfada yer alan "Bu mu sağlıkta çağ atladığı iddiasında olanTürkiye" başlıklı sağlık haberinin ardından rahatsızlığını Ciner Medya Grubu Yöneticisi Mehmet Fatih Saraç'a ilettiği konuşmalar gündeme bomba gibi düştü.
SARAÇ, ALTAYLI'YI ARADI
Dün gece internete düşen konuşmalarda Erdoğan'ın şikayetinin ardından Saraç,Habertürk Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Fatih Altaylı'yı arayarak gereğinin yapılmasını istiyor. Konuşmaların sonunda Saraç, Başbakan'ın BaşdanışmanıYalçın Akdoğan'ı arayarak üç gazetecinin işten çıkarıldığı bilgisini veriyor.
Tüm bu iddiaların ardından eleştiri oklarının çevrildiği Fatih Altaylı, CNN Türk'te yayınlanan 5N1K programında Cüneyt Özdemir'in konuğu oldu.

CANLI YAYINDA İSYAN ETTİ
Hakkındaki ses kaydıyla ilgili açıklama yapan Altaylı "Biz neyiz, karar versinler. Biz inim inim inleyen kesimiz. Ben neyim abi? Türkiye'nin içinde bulunduğu durumun sorumlusu ben miyim? Ben bu gazeteyi onurlu şekilde çıkarmaya çalışıyorum. Bugün gazetecilik onuru ayaklar altındadır. Bugün herkes benzer baskıların altında gazetecilik yapıyor. Herkesin içinde bir korku var. Bu baskı biliniyordu. Türk halkı çok istiyorsa gider kendimi uçurumdan atarım. Bugün bana sövüyorlar. Bu kadar ağır suçlamalara dayanamıyorum" dedi.
İşte Altaylı'nın açıklamalarından satırbaşları;
Garibime giden şu oldu. Sadece bizle ilgili olan kayıtların servis edilmesi. Herkes biliyor, medyada çalışan herkesin böyle durumlarla karşılaştığı bilinen bir gerçek. Yıllardır herkes medyaya baskıdan bahsediyor. Peki medyaya baskı neydi? Nasıl yapılıyordu? İlk defa medyaya baskının etiyle kemiğiyle ortaya çıkmasıdır bu.
"BİR BASKI VAR AMA..."
Benim çalıştığım gazeteye el konuldu. Bundan daha büyük bir medyaya baskı olabilir miydi. Ben o günlerde, bana baskı yapıldı, bir danışman tarafından dedim. Kimse yazmadı. Yeni Harman dergisi hariç. Kimsenin durumunun benimkinden farklı olmadığı ortaya çıkacaktır. Bir baskı var ama önemli olan şu, ben bu baskıyı gazeteme ne kadar yansıttım.
"İSTEDİKLERİNİ YAPMAMIŞ Kİ TELEFONLAR GELİYOR"
Ben bu mesleği 32 senedir yapıyorum. Medyaya müdahale her zaman gerçekleşmiştir. Bu iktidarların gücüyle doğru orantılıdır. Koalisyonlar zamanında farklı olur. İktidarların gücü arttıkça bu baskı artar. Bu bütün dünyada var. Benim tek derdim şu. Ben bunu bu gazeteye ne kadar yansıttım. Bu gazete bugün bu kadar çok fırça yiyorsa iktidardan, bu şundan bu gazete çünkü yaramazlık yapıyor. İstediklerini yapmamış ki telefonlar geliyor. Rıza Zarraf'ı kimse tanımazken biz şoförünü manşet yapıyorsak… Uçtu uçtu altın uçtu manşetimiz. 17 Aralık'tan önce bunlar. Hemen hemen 4 ay önce yazmışız.
"DEĞİŞİKLİK YAPSAYDIM BIRAKIRDIM BU İŞİ"
O anketle ilgili bant konuşması benim Fatih Saraç'la o gün yapmış olduğumuz 3 ayrı konuşmanın ustalıkla montajlanması. Türkçe'nin akışına uygun mu manipülasyon yapayım sözü? Değiştireyim derim. Şurası doğru. Kararsızların dağıtımıyla ilgili konuşurum diyorum. Tuhaf olmaz olur mu aşırı tuhaf ama bu benden kaynaklanmıyor. Sen de gazetecisin yaşıyorsundur. Telefonda hı hı der geçersin. Direndim işte, değiştirmedim ki aynen koydum anketi. Hadi ben yalan söylüyorum. Diğer anketlerle karşılaştırsınlar. Ben eğer o ankette değişiklik yapsaydım bırakırdım bu işi. Herkes biliyor kimin neye ne kadar direndiğini. Bugün medyadaki herkesin konuşmaları ortaya dökülse ben bir yandan çok üzüleceğim bir yandan da sevineceğim çünkü herkesin bunları yaşadığı görülecek.
"BIRAKIRSAM NE OLUR?"
Ben bırakırsam ne olur? Ben bu çocukların ev taksitlerini biliyorum, masraflarını biliyorum. Benle kader birliği yapmış 400 tane arkadaşımın sıkıntılarını nasıl karşılayacağım? Benim yerime Mehmet geldi. Ben bu arkadaşla çalışmam dedi. 400 tane onurlu, şerefli, düzgün gazeteci işsiz kalmayacak mı? Yoksa elbette bırakmak kolay. Ayrıca bırakmak istemediğimi nereden biliyorlar? Onun da mı kaydı var.
"GAZETE BUGÜN GİBİ GÖZÜMÜN ÖNÜNDE"
Uludere bizim gazetenin manşetinde 9 sütuna manşet yer aldı. Nasıl bu habergörülmemiş olabilir. Gazete bugün gibi gözümün önünde. Fatih Saraç kullanmadık efendim dedi diye kullanmadık mı oluyor. Belli ki Fatih Saraç orada Başbakan'a kendini savunmaya çalışıyor. Telefon konuşmaları ciddiye alınıyor, gazeteye bakan yok. 9 sütun manşet değilse valla ben buradan çıkamayayım.
"AK PARTİ'NİN YANLIŞLARI ARTIYOR"
Sağlık Bakanlığı'yla ilgili yazılan yazıda haber kastını aşmıştı, İnanmadığım bir şeyi yazmam. AK Parti'nin yanlışlarını da söylerim. Her geçen gün de yanlışları artıyor. Neden ben Başbakan'ın uçağında yokum? Bunu soran oldu mu hiç? Başbakan'la yaptığım programda teklif benden gitmedi.
"MEDYAYA BASKI BUDUR"
Başbakan'la yaptığım programda bir alkolik diyaloğu oldu. 2 ayyaş konusu oldu. Atatürk ve İsmet İnönü mü diye sordum. Kendisi 'hayır' dedi. Medya şu anda baskı altında. Bizim farkımız bize yapılan baskının gün yüzüne çıkması. Yıllardır herkes medyaya baskı diye bağırıyor. Medyaya baskı budur. Medya patronuna baskı budur.
"BİZ İNİM İNİM İNLEYEN KESİMİZ"
Sen kaç defa kürüden fırça yedin. Ben kaç defa kürsüden fırça yedim. Biz neyiz, karar versinler. Biz inim inim inleyen kesimiz. Ben neyim abi? Türkiye'nin içinde bulunduğu durumun sorumlusu ben miyim? Ben bu gazeteyi onurlu şekilde öçıkarmaya çalışıyorum. Bugün gazetecilik onuru ayaklar altındadır. Bugün herkes benzer baskıların altında gazetecilik yapılıyor. Herkesin içinde bir korku var. Bu baskı biliniyordu.
"GİDER KENDİMİ UÇURUMDAN ATARIM"
Türk halkı çok istiyorsa gider kendimi uçurumdan atarım. Bugün bana sövüyorlar. Bu kadar ağır suçlamalara dayanamıyorum.
"20 ONURLU GAZETECİDEN BİRİYİM"
Bundan sonra yeni tape'ler yayınlanacak. Bundan sonra olacaklar umrumda değil. Ben namuslu bir gazeteci olarak bu dönemin el verdiği şartlarda elimden geleni yaptım. Ağırıma gidiyor. Aileme hakaret ediyorlar. Benim saklı bir şeyim yok. Ben buyum. Türkiye'de 20 tane onurlu gazeteci varsda onlardan biri de benim.
(Haberler.com)
Yorum Ekle
Diğer Haberler
Bedelli askerlik 417 bin TL oldu: Torba yasa TBMM’de kabul edildi
Bedelli askerlik ücretinin ne kadar olduğu araştırılıyor. Peki, bedelli askerliğe zam mı geldi? Bedelli ne kadar oldu? Bedelli askerlik ücretini içeren torba kanun teklifi, TBMM Genel Kur...
Dilek İmamoğlu'nun kardeşi Ali Kaya hakkında yeni karar
Uyuşturucu soruşturması kapsamında tutuklanan Dilek İmamoğlu'nun kardeşi Ali Kaya hakkında tutukluluğunun devamına karar verildi. 6 Şubat tarihinde uyuşturucu soruşturması kapsamında tutu...
CHP'nin yeni miting adresi Bursa oldu: 'Mustafa Bozbey'e hep birlikte sahip çıkıyoruz'
CHP, Genel Başkan Özgür Özel liderliğinde "Bursa iradesine sahip çıkıyor" başlığı ile yarın Bursa'da miting düzenleyecek. CHP, "Bursa İradesine Sahip Çıkıyor" başlığı ile yarın (3 Nisan C...
Özgür Özel'in 'ara seçim' çağrısı: DEM Parti'den yanıt geldi
DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in 'ara seçim' çağrısına ilişkin, "Seçim tartışmaları Merkez Yürütme Kurulu’muzun gündeminde değil" dedi. Doğan, "Muhalefette...
Ümit Özdağ, Tanju Özcan'ı Sincan Cezaevi'nde ziyaret etti
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Sincan Cezaevi'nde tutuklu bulunan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan'ı ziyareti sonrasında yaptığı açıklamada, "O beni Silivri'de ziyaret etmişti. ...
''Kesikköprü Hattı’nı bir yıl içerisinde tamamlamayı planlıyoruz''
ABB Başkanı Mansur Yavaş, "Ankara'nın Geleceğine Yatırım Yapıyoruz" programında "ASKİ’nin kendi dereleri dışına çıkmadan çalışmasını ve bütçeyi de gördünüz en az bütçeyle en fazla işi yap...
MSB'den 'NATO karargâhları' tartışmalarına açıklama geldi
İstanbul Boğazı'nda kurulacak Deniz Unsur Komutanlığı ve Adana'da kurulacak Çok Uluslu Kolordu Karargâhı hakkında kamuoyunda tartışılan iddialara yanıt veren MSB, ''Bölgesel sahiplik ilke...
Ümit Özdağ'dan Özgür Özel'e kritik çağrı!
Partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında konuşan Zafer Partisi lideri Ümit Özdağ "Tüm Atatürkçü muhalefet partilerinin bir araya gelmesinin çok değerli olduğunu düşünüy...
Ekrem İmamoğlu'ndan İBB davasına ilişkin 'bilirkişi' tepkisi: 'Bu ihtimal matematiğe sığmaz!'
İBB’ye yönelik davalarla ilgili sosyal medya hesabından açıklamada bulunan tutuklu CHP'nin cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, bilirkişi atamalarında aynı ismin birden fazl...
SOSYAL MEDYA
MAGAZİN
Mehmet Ali Erbil’in acı günü: Annesi Yurdagül Eken hayatını kaybetti
Ünlü şovmen Mehmet Ali Erbil, bir süredir sağlık sorunlarıyla mücadele eden 84 yaşındaki annesi Yurdagül Eken’in vefatıyla sarsıldı. Yakın zamanda kalça kemiği kırığı nedeniyle tedavi gör...
TEKNOLOJİ
EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ
‘Çocuklarda iletişim sorunları otizmin ilk işareti olabilir’
Çocuklarda erken yaşlarda ortaya çıkan iletişim ve sosyal etkileşim sorunlarının otizmin ilk belirtileri arasında yer alabileceğini belirten uzmanlar, ailelerin çocuklarının gelişim sürecini dikkatle takip etmesi gerektiğini vurguluyor. Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Umut Balatacı, özellikle erken çocukluk döneminde görülen bazı davranışsal farklılıkların erken tanı açısından önemli ipuçları verebileceğini söyledi.





Yorumlar
Bu haberde yorum bulunmamaktadir.