- Bedelli askerlik 417 bin TL oldu: Torba yasa TBMM’de kabul edildi
- 'Bireysel başvuru ve adil yargılanma hakkı ihlal edildi!'
- Buca Belediye Başkanı Görkem Duman: “Ne eğildik, ne de bir adım geri attık”
- Ertuğrul Doğan'dan Uğurcan Çakır itirafı: 'Hayatımın en büyük şoku...'
- ABD-İsrail, İran'daki köprüye saldırdı: İran basını o listeyi yayımladı
28 Şubat Türkiye'ye pahalıya patladı
Sabah gazetesi yazarı Okan Müderrsioğlu bugün kaleme aldığı yazıda 28 Şubat sürecinin Türkiye'ye mali yönden vermiş olduğu zarara dikkat çekti. O dönemde batan bankaların bugünkü kurla toplam maliyetinin 52 milyar dolar olduğunu belirten Sabah yazarı yazısında: "Banka batıkları olmasa bırakın GAP'ı, Doğu Anadolu ve Konya Ovası Projeleri de biterdi. 2012'de 32 milyar dolar kamu yatırımı öngören Türkiye, ülkenin dört bir yanını yeniden inşa edebilirdi." dedi.
İşte Sabah yazarının o yazısı;
Şunu açıkça iddia edebiliriz: "28 Şubat süreci Türkiye'yi fakirleştirdi."
Meşru hükümetin iktidardan uzaklaştırılması, kritik ekonomik kararların alınmasını geciktirdi. Refahyol'dan sonra 1997 yazından itibaren kurulan azınlık hükümetleri hiçbir yapısal düzenlemeye imza atamadığı gibi 1999 baharındaki seçimlere kadar ciddi işlerin hemen hepsi ertelendi. Devletin eli kolu bağlı olduğu için vurgunculara gün doğdu. En büyük oyun "bankacılık sektöründe" sahnelendi. Mali bünyesi zayıflayan finans kuruluşlarına zamanında ve düşük maliyetle müdahale edilemedi. Sonrası mı? Onu rakamlarıyla açıklayacağım. Ama önce 1997 şartlarına dönelim.
SIKINTIDA OLAN BAZI BANKALAR KAYIRILDI
54. Hükümet'in devrildiği sırada, bankacılık sektörü de denetimsiz hale geldi. O tarihte yürürlükte olan 3182 Sayılı Bankalar Kanunu'nun meşhur 64. maddesi askıya alındı. O madde, bankalara el koyma yetkisi veriyordu. Ama Anayasa Mahkemesi'nce 9 Ekim 1997 tarihinde iptal edildi. Yüksek Mahkeme, iptal kararının Resmi Gazete'de yayımlanmasından 6 ay sonra yürürlüğe girmesini hükme bağladı. Ve tuhaf biçimde gerekçeli karar 14 ay sonra 11 Aralık 1998'de ancak yayımlanabildi. Vesayetçi sistem, mali bataklığın büyümesine yol açtı. Bu arada Egebank, Türkbank, İnterbank problemlerinin üstü örtüldü. Zira, Bankalar Kanunu ancak 23 Haziran 1999 tarihinde yenilenebildi. Esbank, Egebank, Yurtbank, Yaşarbank ve Sümerbank'a Aralık 1999'da el konulurken, sıkıntıda olan başka bankalar kayırıldı. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu, Haziran 1999'daki kanundan 14 ay sonra, yani Ağustos 2000'de faaliyete geçtiğinde banka soygunları artık gizlenemez noktaya varmıştı.
Bütün bunları hatırlatmamın nedeni şu...
1999-2004 arasında 21 banka için "raf temizliği" yapıldı. Bu amaçla Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu bir yandan müstakil yönetime kavuşturuldu diğer yandan olağanüstü yetkilerle donatıldı. Banka sahip ve ortaklarının millete verdiği zararları telafi edebilmek adına tüm malvarlıkları kamulaştırıldı. Piyasa koşullarının avantajı ile satışlar yapıldı, hatırı sayılır gelirler Hazine'ye aktarıldı. Peki sonrasında ne oldu? Müthiş gayretlere rağmen tablo vahim...
HAZİNE KAYNAKLARI SEFERBER EDİLDİ
Refahyol'un silah gölgesinde iktidarı kaybetmesinin ardından başlayan zayıf hükümetler ve parçalı koalisyonlar döneminde, bankalardaki balon şişti ve 2000-2001 krizleriyle patladı. Finans sektörünün rehabilitasyonu uğruna sade vatandaşın sırtına binen borç yükü artırıldı. Hazine kaynakları seferber edildi. Sonrasını Sayıştay Raporları'ndan aktaralım.
"2008'de toplam 93.2 milyar lira Hazine alacağı, bütçenin gelir ve gider hesaplarıyla ilişkilendirilmeksizin terkin edildi..." Arada yapılan tahsilatlarla bu tutar 91.5 milyar liraya kadar indi.
GAP'IN YATIRIM DEĞERİ 32 MİLYAR DOLAR
Bugünkü kurla batan bankaların topluma maliyeti 52 milyar dolar civarında. Bu rakam cidden önemli. Güneydoğu'nun kaderini değiştirecek hatta terör riskini bertaraf edecek GAP'ın yatırım değeri 32 milyar dolar. Banka batıkları olmasa bırakın GAP'ı, Doğu Anadolu ve Konya Ovası Projeleri de biterdi. 2012'de 32 milyar dolar kamu yatırımı öngören Türkiye, ülkenin dört bir yanını yeniden inşa edebilirdi.
ÜLKEYİ FAKİRLEŞTİRDİLER
3'üncü Boğaz Köprüsü ve bağlantı yollarının 2 milyar dolara, İstanbul-İzmir otoyolu ve Körfez geçişinin 6 milyar dolara malolacağı düşünüldüğünde siyaseti dizayn etme girişimlerinin ülkeyi nasıl fakirleştirdiği daha iyi anlaşılır. İşte bu yüzden yeni anayasa ile devletteki güç dengesinin çağdaş dünyadaki gibi kurulması, özgürlüklerin genişletilmesi, siyasetin şeffaf, kurumların hesap verebilir hale dönüştürülmesi gerekiyor!
Yorum Ekle
Diğer Haberler
Savaşın faturası Merkez Bankası rezervlerini yaktı
Batı Asya’daki savaşın etkisiyle TCMB rezervlerinde düşüş eğilimi sürüyor. Döviz ve altın tarafındaki gerileme dikkat çekerken, Merkez Bankası’nın likiditeyi desteklemeye yönelik adımları...
LPG'ye Tarihi Zam: Fiyatlar Yine Değişti
Petrol fiyatları ve döviz kurundaki artış, akaryakıta zam olarak yansımaya devam ediyor. LPG'nin litre fiyatına gece yarısından itibaren geçerli olmak üzere 4 lira 50 kuruş zam geldi. Pet...
BTK yeni ücretleri açıkladı: Telefon tarifelerine zam geldi!
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun yaptığı düzenleme kapsamında mobil operatörlerin uygulayabileceği tavan ücretler yeniden belirlendi. yurtiçi ve yurtdışı aramalar ile SMS ve hiz...
Son yapılandırma başvurusu tarihi yaklaşıyor
Türkiye genelinde başlatılan borç yapılandırma sürecinde sona geliniyor. 29 Ocak 2026’da başlayan uygulamada son başvuru tarihi 29 Nisan olarak açıklandı. Türkiye genelinde binlerce yurtt...
Hazine ve Maliye Bakanlığı'ndan toplantı iddialarına yanıt
Hazine ve Maliye Bakanlığı, Bakan Mehmet Şimşek'in İstanbul Sanayi Odası (İSO) ev sahipliğinde gerçekleştirdiği toplantıya yönelik iddialara ilişkin, "Yalan unsurlarla, kamuoyuna olumsuz ...
UBS yeni raporunu duyurdu: Altın fiyatları düşecek mi?
Altın fiyatlarında son dönemde yaşanan gerileme, yatırımcıların yön arayışını artırdı. Değerli metalin yeniden yükselişe geçip geçmeyeceği merak edilirken, piyasalarda gözler küresel geli...
İstanbul'un Mart Ayı Enflasyonu Belli Oldu: İTO Verileri Açıklandı
İstanbul Ticaret Odası (İTO) İstanbul Tüketici Fiyat İndeksi, mart ayında perakende fiyat hareketlerini göstererek yükseliş kaydetti. Aylık bazda artış oranı yüzde 2,97 olarak açıklandı. ...
Mart ayı zam şampiyonu belli oldu: TZOB Başkanı artış tablosunu paylaştı
TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, mart ayına ilişkin market ve üretici fiyatlarını açıkladı. İncelenen 41 ürünün büyük çoğunluğunda fiyat artışı görülürken, özellikle karnabaharda marke...
CHP'li Yavuzyılmaz'dan Erdoğan'a çağrı!
CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz, "Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a dördüncü çağrım. Motorinin pompa fiyatı uçmaya devam ediyor. 1 Nisan 2026 itibarıyla yapılan zamla birlikte ...
SOSYAL MEDYA
MAGAZİN
Mehmet Ali Erbil’in acı günü: Annesi Yurdagül Eken hayatını kaybetti
Ünlü şovmen Mehmet Ali Erbil, bir süredir sağlık sorunlarıyla mücadele eden 84 yaşındaki annesi Yurdagül Eken’in vefatıyla sarsıldı. Yakın zamanda kalça kemiği kırığı nedeniyle tedavi gör...
TEKNOLOJİ
EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ
‘Çocuklarda iletişim sorunları otizmin ilk işareti olabilir’
Çocuklarda erken yaşlarda ortaya çıkan iletişim ve sosyal etkileşim sorunlarının otizmin ilk belirtileri arasında yer alabileceğini belirten uzmanlar, ailelerin çocuklarının gelişim sürecini dikkatle takip etmesi gerektiğini vurguluyor. Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Umut Balatacı, özellikle erken çocukluk döneminde görülen bazı davranışsal farklılıkların erken tanı açısından önemli ipuçları verebileceğini söyledi.





Yorumlar
Bu haberde yorum bulunmamaktadir.