Yukarı
12

Mehmet Atak

Şeref ve şerefe!

05 Ekim, 2017

   "Davaya inananlar gerekirse istifa ederler. Bir makama getirilirken iyi de makamı boşaltması istenirken niye yadırganıyor. 'Şerefim var' dersen, partinin de şerefi var kusura bakma. Partinin şerefi daha önemli."

   Kim söylüyor bu cümleleri?

   Sayın R.T. Erdoğan söylüyor. Hangi sıfatla? Biliyorsunuz kendileri son Anayasa değişikliği ile hem AKP'nin Genel Başkanı hem de ülkenin Cumhurbaşkanı'dır. Büyük bir ihtimalle AKP Genel Başkanı sıfatıyla.

   Peki, Sayın Erdoğan nerede söylüyor bu sözleri?

   Gazetecilerin; "Başta Ankara olmak üzere bazı Belediye Başkanlarının istifasının istendiğine dair çıkan söylentiler hakkındaki görüşlerini" sorması üzerine, İran dönüşü devletin uçağında söylüyor.

   Bilinen gerçektir, Sayın Erdoğan'ın uçağına binme şerefine erişmiş hiçbir şerefli gazeteci, O'nun istemediği soruyu soramaz, şerefi yetmez. Yani bu soru, sorulması istenmiş veya sorulmasına izin verilmiş şerefli bir sorudur.

   Peki, kime söylüyor bu sözleri?

   Anlaşılan o ki; başta İ.M. Gökçek olmak üzere, istifası istenen Belediye Başkanları ayak diretiyor. "Bundan sonra kendimi İslam'a adayacağım" (sanki bugüne kadar Budizm'e hizmet etmiş gibi) diyen İstanbul eski B.B. Başkanı Topbaş kadar şerefli davranamıyorlar.

   Gerçi Sayın İ.Melih bey; "… Recep Tayyip Erdoğan'a destek olmak ümmetin her ferdinin görevidir. Çünkü Sayın Erdoğan sadece Türkiye'nin değil ümmetin lideridir…" diyerek Sayın Erdoğan'a bir de Halifelik unvanı yakıştırdı ama koltuğu kurtaramayacağı görülüyor.

   Belli bir makama gelebilmek için sadece bir kişinin iki dudağının arasından çıkan sözle gelenler şimdi şerefli davranıp direnemiyorlar doğal olarak. Örneğin, Ankara B.B. Başkanı olmak için ne gibi kriterler gerekir? Sayın Gökçek hangi şerefli özelliğinden dolayı 15 senedir Ankara'yı şerefle yönetiyor? Bu sorunun tek bir yanıtı var: O tek kişinin Gökçek'i seçmiş olması. Yoksa Gökçek'e verilen bilmem kaç milyon halkın oyunu kim takar?

   Ya Demokrasi mi, diyorsunuz? Boşverin demokrasiyi, halkın iradesini! Demokrasi; istediğin durağa gelince, yani ülkeyi (ordu, yargı, medya, basın, meclis) istediğin kıvama getirince inilecek bir tramvay durağıdır sadece.

   Şaka bir yana, nedir bu şeref dedikleri?

   TDK sözlüğüne göre iki anlamı var:

1. Başkasının, birine gösterdiği saygının dayandığı kişisel değer, onur.

2. Toplumca benimsenmiş iyi şöhret.

3. Erdem, gözü peklik ve yetenekle kazanılmış iyi şöhret.

   Demek ki, çok ağır bir kavrammış bu şeref dedikleri.

   Makamlar için kuraldır: Ya şerefle gelir, şerefe dersin; ya da geldiğin şekilde gönderirler!

   Merak ettiniz mi, neden alkol alınırken "şerefe" denilir?

   Belediye başkanlarının Şehr-i Emin (şehrin emin kişisi)  olduğu eski dönemlerde, içki içmek bir adap, bir usül işiymiş. İçki masasına oturan ağır abiler içmeye başlamadan önce kendi aralarında şu anlaşmayı yaparlarmış:

   "Arkadaşlar bu meret şişede durduğu gibi durmaz, her ne kadar yakın ahbap olsak da, bir süre sonra çenemizin bağı çözülür ve olmadık şeyler söyleyip sonradan pişman olacağımız şeyleri anlatabiliriz. Bu masada konuşulan ve anlatılanlar sadece ve sadece bu masada kalacak, söz mü?

   Söz!..

   Şerefine mi?

   Şerefine!!.. "

   Bugünlerde, yok 'parti şerefi', yok 'şerefimizle geldik, şerefimizle gidiyoruz' gibi kavramlar çok konuşulur olduysa vardır bir sebebi. Birbirlerine söz verip, "şerefe" dediler mi bilmiyoruz ama ayran içilip pazarlık yapılan, kumpaslar kurulan masalarda konuşulanlar da yakında ortalığa dökülecek gibime geliyor.

 



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle