- Yunanistan'da 5.3 Büyüklüğünde Deprem
- İsrail Gazze'de Polis Noktasını Hedef Aldı: Çok Sayıda Ölü ve Yaralı Var
- 84 eski CHP'li vekilden daha ‘derhal kurultay’ çağrısı: İzmir'den kimler var?
- AK Parti'den Dikkat Çeken Anayasa Yorumu: Referandumla Hayat Bulacak
- Müslim Sarı'dan Özgür Özel Çıkışı: Muhtemelen İptal Edilecek
Hipertansiyona yakalanma riski ileri yaşlarda artıyor
Bayındır Söğütözü Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Mutlu Güngör, özellikle menopoz sonrası kadınlar ve 40 yaş üzeri erkeklerde hipertansiyonun daha yaygın görüldüğünü belirtti.
Hastaneden yapılan açıklamaya göre, dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen hipertansiyon, kontrol ve tedavi edilmediği takdirde kalp hastalıkları, felç, böbrek yetmezliği gibi ciddi komplikasyonlara yol açabiliyor.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Doç. Dr. Mutlu Güngör, damarlar içindeki kan basıncının sürekli normal seviyelerin üzerinde olması durumu olarak adlandırılan hipertansiyonun, yaygın görülen bir hastalık olduğunu kaydetti.
Güngör, "Normal kan basıncı, 130-80 mm Hg'nin altı olarak kabul edilir. 130-80'in üzerindeki değerler ise hipertansiyon anlamına gelir. Tansiyonun her iki değeri de önemli. Küçük tansiyon genellikle ihmal edilir, ancak her iki değerin de normal olması gerekiyor. Birinin yüksek olması bile tedavi gerektirebilir." ifadelerini kullandı.
Türkiye'de her 8 erişkinden birinin hipertansiyon hastası olduğunu ve bu hastaların yaklaşık yarısının, tansiyon hastası olduğunu bilmediğini aktaran Güngör, büyük değerin 135, küçük değerin 85'in üzerinde olması durumunda düzenli tansiyon kontrolü ve hekim kontrolünde ilaç tedavisinin gerekli olabileceğine işaret etti.
Aort anevrizması, diyabet ve kronik böbrek yetmezliği gibi hastalıklara sahip bireylerde daha sıkı tansiyon kontrolü gerektiğini vurgulayan Güngör, "Bu gibi kronik hastalıkları olan kişilerin 135-85 referans değerini beklemeden hekime başvurmaları ve ilaç kullanmaları gerekebiliyor. Çünkü bu hastalarda tansiyonun kontrol altına alınmaması durumunda çok ciddi sağlık sorunlarını ortaya çıkarabiliyor." değerlendirmesinde bulundu.
Güngör, hipertansiyonun genetik yatkınlık ve çevresel faktörlerle bağlantılı olduğunu, yaşlanmayla hipertansiyon riskinin arttığını, özellikle menopoz sonrası kadınlar ve 40 yaş üzeri erkeklerde hipertansiyonun daha yaygınlaştığını aktardı.
Birinci ve ikinci derece yakınlarında hipertansiyon öyküsü bulunan kişilerde tansiyon hastalığının daha fazla görüldüğüne değinen Güngör, fazla kilolu olmak, sağlıksız beslenme, aşırı tuz tüketimi, hareketsizlik ve stres gibi faktörlerin, yaştan bağımsız olarak hipertansiyona yol açabileceğini belirtti.
- "Genellikle belirti göstermiyor"
Güngör, hipertansiyonun genellikle belirti göstermediğine değinerek, şunları kaydetti:
"Halsizlik, baş ağrısı, yorgunluk ve nefes darlığı gibi belirtiler, hipertansiyon olabilir. Ancak hipertansiyonun en önemli semptomu, belirti göstermemesi, yani asemptomatik olması. Tansiyon, yıllar içerisinde yavaş yavaş yükseldiği için çoğunlukla klinik bulgu vermez. Bu nedenle, hipertansiyona 'sinsi düşman' deriz. Dolayısıyla sağlıklı bireylerin de düzenli olarak tansiyon ölçmesi gerekiyor."
Tansiyonun sadece belirtilerin ve şikayetlerin olduğu durumlarda ölçülmesinin, toplumda yanlış bir algı olduğunu ifade eden Güngör, düzenli tansiyon takibi sayesinde hipertansiyon tanı ve tedavisinin erken dönemde yapılabileceğini vurguladı.
Güngör, tansiyonun, sakin ve rahatken, idrara sıkışık değilken, 5 dakikalık bir dinlenme sonrasında ölçülmesi gerektiğini kaydederek, "Sağlıklı kişiler, hiçbir şikayetleri olmasa bile rutin olarak ayda bir tansiyon kontrolü yapmalı. Aort anevrizması gibi kalp hastalıkları, diyabet, böbrek gibi kronik hastalıkları olan hipertansiyon riski yüksek kişiler, daha sık tansiyon kontrolü yapmalı." ifadelerini kullandı.
Hipertansiyonun kontrol altına alınmasında hekim kontrolü ve ilaç tedavisinin önemini vurgulayan Güngör, sözlerini şöyle tamamladı:
"Hipertansiyonda ilaç tedavisi, hastanın yaşı, yandaş hastalıkları ve tansiyon değerlerine göre değişiklik gösteriyor. Bu nedenle hipertansiyon ilacı, kulaktan dolma bilgilerle ya da uzman olmayan kişilerin önerisiyle kullanılmamalı. İlaç kullanımı, her hastalıkta olduğu gibi hipertansiyonda da mutlaka uzman hekim kontrolünde olmalı. Hipertansiyon, tedavi edilmediği takdirde ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Bu nedenle düzenli tansiyon ölçümü ve kardiyoloji kontrolü, sağlıklı bir yaşam için ihmal edilmemeli."
Sözcü
Yorum Ekle
Diğer Haberler
'Beslenme programı kişiye özel olmalı'
6 Haziran Diyetisyenler Günü dolayısıyla değerlendirmelerde bulunan Diyetisyen Fatma Betül Çelebi, kişiye özel planlanması gereken beslenme programlarının ciddi bir uzmanlık gerektirdiğin...
DSÖ'den alarm veren rapor: Güvensiz gıdalar her yıl 1,5 milyon can alıyor
Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) yayımladığı yeni rapora göre, güvenli olmayan gıdalar her yıl yaklaşık 866 milyon hastalık vakasına ve 1,5 milyon ölüme neden oluyor. Raporda, en büyük risk ...
Grip sanılıyor ama alerji olabilir: Sabah saatlerine dikkat!
Havaların ısınmasıyla doğada polen yoğunluğu artarken, alerjik bünyeye sahip kişiler için zorlu dönem başladı. Dr. Öğr. Üyesi Ömer Çelikal, özellikle ilkbahar ve yaz başında havadaki pole...
Araştırma: Uykusuzluk kanser riskini artırıyor
ABD’de 18 milyondan fazla kişinin verilerinin incelendiği araştırma, uykusuzluk sorunu yaşayan 50 yaş altı bireylerde meme, bağırsak, rahim ve yumurtalık kanseri riskinin daha yüksek olab...
Kahveyi yanlış saatte içiyor olabilirsiniz
Kahve, dünyanın en sevilen ve en çok tercih edilen içecekleri arasında yer alıyor. Uzmanlara göre özellikle bilişsel performansa iyi geliyor. Bunun için de doğru zamanda tüketilmesi gerek...
Bilim insanları açıkladı: Kilo vermenin tek yolu...
Son 50 yılda dünyayı saran obezite salgınının arkasındaki en büyük etkenlerden biri büyüyen porsiyon boyutları. Uzmanlar, gıda endüstrisinin "ucuz ve büyük boy" illüzyonuna karşı uyarırke...
Gün sonunda bacaklarınız şişiyorsa dikkat!
Gün sonunda bacaklarda oluşan şişlik, ağırlık hissi ve rahatsızlık hissi, estetik bir sorundan ziyade damar sağlığına dair önemli bir sinyal olabilir. Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. ...
Uzmanlardan 'polene' karşı uyarılar
Baharın gelmesiyle birlikte, polen alerjisi şikâyetleri de arttı. Uzmanlara göre polenden korunmanın ilk adımı maruziyeti azaltmak; pencereleri kapalı tutmak, eve gelince kıyafet değiştir...
Benlerdeki değişiklikleri hafife almayın!
Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mukadder Uzar Koçak, bilinçsiz güneşlenme alışkanlıkları, güneş yanıkları ve korunmasız ultraviyole (UV) maruziyetinin dünya genelinde cilt kanseri vakalarını...
SOSYAL MEDYA
MAGAZİN
Ozan Güven'in oyunları iptal edildi
Kadıköy’de protesto edilerek mekândan ayrılmak zorunda kalan Ozan Güven, yaşananların ardından Antalya, Ankara ve İzmir’de sahnelenecek tiyatro oyunlarının “mücbir sebeplerle” iptal edild...
TEKNOLOJİ
EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ
'Beslenme programı kişiye özel olmalı'
6 Haziran Diyetisyenler Günü dolayısıyla değerlendirmelerde bulunan Diyetisyen Fatma Betül Çelebi, kişiye özel planlanması gereken beslenme programlarının ciddi bir uzmanlık gerektirdiğine dikkat çekerek; diyetisyenlerin hastalıkların yönetiminden sağlıklı yaşam alışkanlıklarının kazandırılmasına kadar hayatın her evresinde kritik bir rol üstlendiğini ifade etti.






Yorumlar
Bu haberde yorum bulunmamaktadir.